32907/03

WyrokETPCz2007-04-10ECLI:CE:ECHR:2007:0410JUD003290703

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy nadmierna długość postępowania o odszkodowanie za niesłuszne tymczasowe aresztowanie naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie krajowe, które trwało ponad dziesięć lat i nadal było w toku, przekroczyło rozsądny termin wymagany przez art. 6 ust. 1 Konwencji. Trybunał odrzucił zarzut rządu dotyczący niewyczerpania krajowych środków odwoławczych, powołując się na swoje wcześniejsze orzecznictwo, zgodnie z którym w Turcji brak jest skutecznego środka odwoławczego w odniesieniu do skarg na przewlekłość postępowania. Trybunał zastosował standardowe kryteria oceny rozsądnego terminu, takie jak złożoność sprawy oraz zachowanie stron i władz, stwierdzając, że w tej sprawie doszło do naruszenia.
Stan faktyczny
Skarżący, Emin Yıldız, został aresztowany i tymczasowo aresztowany w maju 1994 r. pod zarzutem pomocy organizacji PKK, a następnie uniewinniony w październiku 1995 r. We wrześniu 1996 r. złożył wniosek o odszkodowanie za niesłuszne pozbawienie wolności. Sąd pierwszej instancji odrzucił wniosek jako przedawniony, ale Sąd Kasacyjny uchylił tę decyzję w styczniu 2001 r. i przekazał sprawę do ponownego rozpoznania. W momencie wydania wyroku ETPCz w kwietniu 2007 r. postępowanie krajowe w sprawie odszkodowania, trwające już ponad dziesięć lat, nadal było w toku.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Zasądził na rzecz skarżącego 1 800 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową oraz 1 000 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków. 4. Odrzucił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   EMĐN YILDIZ- TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:32907/03)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Nisan 2007   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (32907/03) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke   vatandaꢀı olan Emin Yıldız’ın (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 1   Eylül 2003 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin Temel Đnsan Haklarını güvence   altına alan 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, AĐHM önünde Đzmir Barosu avukatlarından M. Đꢀeri tarafından temsil   edilmektedir.   OLAYLAR   DAVA KOꢀULLARI   Baꢀvuran 1955 doğumlu olup Antalya’da ikamet etmektedir.   Baꢀvuran, 8 Mayıs 1994 tarihinde yasadıꢀı bir örgüt olan PKK’ya yardım ve yataklık   ettiği gerekçesiyle yakalanmıꢀ ve gözaltına alınmıꢀtır.   Mayıs 1994 tarihinde tutuklu yargılanmasına karar verilmiꢀtir.   Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, 6 Ekim 1994 tarihinde baꢀvuranın serbest   bırakılmasına karar vermiꢀtir.   Kasım 1995 tarihinde kesinleꢀen 31 Ekim 1995 tarihli bir kararla baꢀvuran beraat   etmiꢀtir.   Baꢀvuran 23 Eylül 1996 tarihinde Antalya Ağır Ceza Mahkemesi’ne baꢀvurarak,   tutuklanması nedeniyle uğradığı zararın tazmin edilmesi amacıyla 466 sayılı Kanun uyarınca   Maliye Bakanlığı aleyhinde tazminat davası açmıꢀtır.   Antalya Ağır Ceza Mahkemesi, 1 ꢁubat 2000 tarihinde, davayı süresi dıꢀında açtığı   gerekçesiyle baꢀvuruyu reddetmiꢀtir.   Baꢀvuran, 7 Temmuz 2000 tarihinde kararı temyiz etmiꢀtir.   Yargıtay, üç aylık sürenin baꢀvuranın beraatına iliꢀkin kararın tebliğ edildiği tarihten   itibaren iꢀlemeye baꢀladığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararını 22 Ocak 2001   tarihinde bozmuꢀtur. Oysa ki ilgili kiꢀinin bu türden bir tebliğname alıp almadığı hususunu   araꢀtırmayan Ağır Ceza Mahkemesi davayı eksik bir ꢀekilde incelemiꢀtir.   Hükümet görüꢀlerine göre, Ağır Ceza Mahkemesi 10 Mayıs 2001 tarihinde baꢀvuranın   talebini reddetmiꢀtir. Baꢀvuran 19 Eylül 2005 tarihinde kararı temyiz etmiꢀtir.   Dosyada yer alan unsurlardan hareketle, iꢀbu kararın alındığı tarihte davanın halen   görülüğü anlaꢀılmaktadır.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran, dava süresinin AĐHS’nin 6 § 1. maddesinde belirtilen “makul süre” ilkesini   ihlal ettiğini ileri sürmektedir.   Hükümet bu iddiaya karꢀı çıkmaktadır.   Değerlendirmeye alınacak olan dönem 23 Eylül 1996 tarihinde baꢀlamıꢀ ve halen   sonuçlanmamıꢀtır. O halde dava dört derecede incelenmiꢀ ve neredeyse on yıl altı ay   sürmüꢀtür.   A. Kabuledilebilirlik Hakkında   Hükümet, baꢀvuranın davasının ulusal mahkemelerde halen görülmekte olduğunu ve   baꢀvuranın ꢀikayetlerini ulusal mahkemeler önünde dile getirmediğini belirterek, iç hukuk   yollarının tüketilmemiꢀ olması sebebiyle AĐHM’den baꢀvurunun reddedilmesini talep   etmektedir.   Baꢀvuran bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, Türk hukukunda yargılanabilir kiꢀilerin yargılama süresi ile ilgili ꢀikayetlerini   dile getirebilmeleri amacıyla AĐHS’nin 13. maddesinde belirtildiği gibi etkili bir baꢀvuru yolu   tanınmadığı hususunu daha önce tespit etme imkanı bulmuꢀtur (Tendik ve diğerleri-Türkiye,   no: 23188/02, 22 Aralık 2005). Sonuç olarak baꢀvuranın, ꢀikayetini çözebilecek türden bir   baꢀvuru yolunu kullanabileceği hususu ortaya konulmamıꢀtır. Bu nedenle Hükümet’in   bununla ilgili olarak dile getirdiği itirazın kabuledilemez olduğuna kanaat getirilmektedir.   AĐHM baꢀvurunun AĐHS’nin 35 § 3. maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun   olmadığını tespit etmektedir. AĐHM baꢀvuruda baꢀka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi   bulunmadığı kanaatindedir.   B. Esas Hakkında   AĐHM bir yargılama süresinin makul olup olmadığının, davanın koꢀullarına göre ve   baꢀta davanın karmaꢀıklığı olmak üzere, AĐHM tarafından benimsenen kriterler ile baꢀvuran   ve yetkili mercilerin tutumları dikkate alınarak değerlendirildiğini hatırlatır (Bkz., diğerleri   arasında, Pélissier ve Sassi-Fransa, no: 25444/94).   AĐHM mevcut davadakilere benzer sorunları gündeme getiren birçok dava   incelediğini ve bunların AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiği yönünde sonuçlandığını   belirtmektedir.   AĐHM kendisine sunulan tüm unsurları incelemiꢀ ve Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde   sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıꢀtır. AĐHM bu konudaki   içtihadını dikkate alarak, mevcut davada yargılama süresinin aꢀırı uzun olduğuna ve “makul   süre” ilkesini ihlal ettiğine kanaat getirmiꢀtir.   Sonuç olarak AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuran manevi tazminat olarak 10.000 Euro talep etmektedir.   Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.   AĐHM, baꢀvuranın manevi zarara uğramıꢀ olabileceği kanaatindedir. AĐHM,   hakkaniyete uygun olarak baꢀvurana 1.800 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.   B. Masraf ve Harcamalar   Baꢀvuran, AĐHM önünde yapılan masraf ve harcamalar için 3.000 Euro, avukatlık   masrafları için de 2.360 Euro talep etmektedir. Baꢀvuran iddiaları ile ilgili olarak herhangi bir   belge sunmamaktadır.   Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir.   AĐHM’nin yerleꢀik içtihadına göre ancak gerçekten yapılan ve makul miktardaki   masraf ve harcamalar geri ödenebilmektedir. Mevcut davada ve elindeki mevcut unsurlar   dikkate alındığında AĐHM, mahkeme önünde yapılan masraf ve harcamalar için baꢀvurana   1.000 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.   C. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz   oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay   içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere ve her türlü   vergiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana manevi tazminat   için 1.800 Euro (bin sekiz yüz), masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin)   ödenmesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar,   Hükümetin, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faizi uygulamasına;   4. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine;   Karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3   maddesine uygun olarak 10 Nisan 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło