32940/08;41626/08;43616/08

WyrokETPCz2010-04-13ECLI:CE:ECHR:2010:0413JUD003294008

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy warunki detencji cudzoziemców oczekujących na deportację, legalność ich zatrzymania, ryzyko wydalenia do kraju pochodzenia oraz brak skutecznych środków odwoławczych naruszyły artykuły 3, 5 i 13 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że zatrzymanie skarżących było niezgodne z prawem ze względu na brak jasnych przepisów prawnych regulujących decyzje o zatrzymaniu, jego przedłużaniu oraz limitów czasowych. Stwierdził również, że brak natychmiastowego skutku zawieszającego odwołań od decyzji o deportacji oraz brak skutecznego środka prawnego do szybkiej kontroli legalności zatrzymania naruszyły prawa skarżących. Ponadto, warunki detencji w ośrodku Tunca zostały uznane za nieludzkie i poniżające ze względu na przeludnienie i brak higieny, co stanowiło naruszenie art. 3 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, obywatele Iranu, byli byłymi członkami Ludowych Mudżahedinów Iranu (HMÖ), uznanymi przez UNHCR za uchodźców. Zostali zatrzymani w Turcji po nielegalnym przekroczeniu granicy, oczekując na deportację. Skarżyli się na warunki w ośrodkach dla cudzoziemców (Tunca, Didim, Kırklareli), legalność ich zatrzymania oraz ryzyko wydalenia do Iranu lub Iraku, gdzie groziło im złe traktowanie lub śmierć. Jeden ze skarżących (41626/08) początkowo chciał wycofać skargę, ale Trybunał odmówił, uznając, że wymaga tego poszanowanie praw człowieka.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie odrzucił wniosek skarżącego 41626/08 o wycofanie skargi i kontynuował jej rozpatrywanie. Jednogłośnie połączono skargi. Skarga dotycząca warunków fizycznych w Didim (art. 3) została uznana za niedopuszczalną, a pozostałe skargi za dopuszczalne. Stwierdzono jednogłośnie naruszenie art. 3 Konwencji w przypadku deportacji skarżących do Iraku lub Iranu. Stwierdzono jednogłośnie naruszenie art. 13 Konwencji w związku ze skargami dotyczącymi możliwości deportacji na podstawie art. 3. Stwierdzono jednogłośnie brak naruszenia art. 3 Konwencji w odniesieniu do warunków fizycznych w ośrodku Kırklareli. Stwierdzono naruszenie art. 3 Konwencji w odniesieniu do warunków fizycznych w ośrodku Tunca (6 głosów za, 1 przeciw). Stwierdzono jednogłośnie naruszenie art. 5 § 1 i § 4 Konwencji. Uznano, że nie ma potrzeby osobnego rozpatrywania skarg na podstawie art. 5 § 2 i 8, ani art. 13 w związku z art. 3 dotyczącym warunków detencji. Zasądzono odszkodowania za szkody niemajątkowe i koszty, a także zobowiązano państwo do zapewnienia natychmiastowego zwolnienia dwóch skarżących i zapobieżenia ponownemu zatrzymaniu dwóch pozostałych.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   TEHRANI ve DĐĞERLERĐ/TÜRKĐYE   (Baꢀvuru no. 32940/08, 41626/08, 43616/08)   KARAR   STRAZBURG   Nisan 2010   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USULĐ ĐꢀLEMLER   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan davaların (no. 32940/08, 41626/08 ve   43616/08) nedeni Đran vatandaꢀları Mohammad Javad Tehrani, Parviz Norouzi, Nader   Kazempour Marand ve Parviz Ranjbar Shorehdel’in (“baꢀvuranlar”), Avrupa Đnsan Hakları   Mahkemesi’ne Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleꢀmesi’nin (“AĐHS”) 34.   maddesi uyarınca sırasıyla 14 Temmuz, 2 Eylül ve 15 Eylül 2008 tarihlerinde yapmıꢀ   oldukları baꢀvurulardır.   Adli yardım alan baꢀvuranlar, New York’taki sivil toplum kuruluꢀu Đranlı Göçmen   Đttifakı’nın yöneticisi D. Abadi tarafından temsil edilmiꢀtir.   OLAYLAR   I. DAVA KOꢀULLARI   A. Olayların Geçmiꢁi   1. 32940/08 No’lu Baꢀvuru   Baꢀvuran 1969 doğumludur ve halen Kırklareli Yabancılar Misafirhanesi’nde   tutulmaktadır.   Baꢀvuran, Đran’ı 30 Aralık 2002 tarihinde terk etmiꢀ ve 11 Ocak 2003’te Irak’taki Al-   Ashaf kampında bulunan Halkın Mücahitleri Örgütü’ne (“HMÖ”) katılmıꢀtır. HMÖ’nün 3   Haziran 2004 tarihinde silahsızlanmasının ardından yine Irak’ta bulunan Geçici Uluslararası   Mevcudiyet’te (“the TIPF”) yaꢀamaya baꢀlamıꢀtır. 5 Mayıs 2006’da Irak’ta bulunan BMMYK   baꢀvuranın mülteci olduğunu kabul etmiꢀtir.   Baꢀvuran, bir insan kaçakçısının yardımıyla Haziran sonunda Irak’ı terk etmiꢀtir.   Baꢀvuru formunda 4 Temmuz 2008’de yakalandığını belirtmiꢀ ancak Türk makamlarına   müteakiben verdiği iki ifadede 7 Temmuz 2008’de Türkiye’de yakalandığını kaydetmiꢀtir.   Hükümet tarafından sunulan belgeler arasında 7 Temmuz 2008’de yakalanan kiꢀilerin listesi   bulunmaktadır ve baꢀvuranın ismi de bunlar arasında yer almaktadır.   Baꢀvuran, yakalanmasını müteakiben öncelikle polis karakoluna götürülmüꢀtür.   Hükümet’in sunduğu belgelerden, bu karakolda 5 Temmuz 2008 tarihinde baꢀvuranın parmak   izlerinin alındığı ve 7 Temmuz 2008’de yapılan sorgulaması sırasında ülkeye yasadıꢀı giriꢀ   yaptığı için yakalandığının kendisine bildirildiği anlaꢀılmaktadır. 7 Temmuz 2008 tarihli ifade   formunda baꢀvuranın ve tercümanın imzaları bulunmaktadır.   Temmuz 2008’de baꢀvuran, Edirne’deki Tunca Yabancılar Misafirhanesi’ne   gönderilmiꢀtir. Burada 22 Temmuz 2008 tarihinde Türkiye’ye giriꢀi, siyasi geçmiꢀi ve   anavatanından kaçıꢀ nedenlerine iliꢀkin sorgulanmıꢀtır.   Aralık 2008’de yetkili makamlar baꢀvuranı öncelikle Tunca Yabancılar   Misafirhanesi’nde daha geniꢀ bir binaya; daha sonra da 1 Haziran 2009’da Kırklareli   Yabancılar Misafirhanesi’ne göndermiꢀlerdir.   2. 41626/08 No’lu Baꢀvuru   Đran vatandaꢀı olan baꢀvuran 1951 doğumludur ve halen Kırklareli Yabancılar   Misafirhanesi’nde tutulmaktadır.   Baꢀvuran, HMÖ’ye katıldığında eꢀi ve beꢀ çocuğuyla Đran’da yaꢀamaktaydı. 1990’da   BMMYK tarafından mülteci olarak kabul edildiği Türkiye’ye kaçmıꢀtır. O tarihte baꢀvuranın   eꢀi altıncı çocuğuna hamileydi. Baꢀvuran ve ailesi 1992’de yeniden Finlandiya’ya   yerleꢀmiꢀlerdir. Ertesi yıl baꢀvuran, Irak’ta bulunan HMÖ’ye katılmak üzere Finlandiya’yı   terk etmiꢀtir. 2004’te HMÖ’den kaçmıꢀ, önce TIPF’de daha sonra da 2008’e kadar Al-Ashaf   kampında kalmıꢀtır.   2008’in baꢀlarında baꢀvuran Finlandiya’daki ailesiyle yeniden iletiꢀim kurmuꢀ ve 4   Mart 2008’de Al-Ashaf kampını terk etmiꢀtir. Bir insan kaçakçısının yardımıyla Mayıs ya da   Haziran 2008’de yasadıꢀı yollardan Türkiye’ye girmiꢀ ve Đstanbul’a gitmiꢀtir. Finlandiya’ya   giriꢀi vizesi almak için Türkiye’deki Fin makamlarına baꢀvurmuꢀtur. Baꢀvuran, sonucu   beklerken Yunanistan’a kaçmaya karar vermiꢀtir.   Baꢀvuran AĐHM önünde, 4 Ağustos 2008 gecesi Türk makamlarınca yakalandığını ve   Aydın’a bağlı Didim’de bulunan bir jandarma karakoluna götürüldüğünü; burada sığınma ve   Türkiye’de kalmak için geçici izin talebinde bulunduğunu belirtmiꢀtir. Aynı gece Didim   Jandarma Karakolu’nca kullanılan terk edilmiꢀ bir depoya götürülmüꢀ ve 15 Ağustos 2008’de   Didim’deki tutukevine götürülmeden önce 10 gün süreyle burada tutulmuꢀtur. Baꢀvuran   burada yirmi gün süreyle tutulmuꢀtur.   Hükümet görüꢀlerinde baꢀvuranın, yakalanmasını müteakiben Aydın Emniyet   Müdürlüğü müꢀtemilatı içerisinde yer alan yabancılar misafirhanesinde (“Didim Yabancılar   Misafirhanesi”) tutulduğu belirtilmiꢀtir. Hükümet tarafından sunulan belgeler arasında 4   Ağustos 2008’de yakalanan yirmi iki yabancının isimlerinin listelendiği bir yakalama tutanağı   bulunmaktadır. Bu isimler arasında altmıꢀ altı yaꢀında bir Đran vatandaꢀı olan Perviz   Muhammed’in ismi de yer almaktadır. 14 Ağustos 2008 tarihli bir nakil belgesinde aralarında   Perviz Muhammed’in de bulunduğu on yedi Đran vatandaꢀının ismi yer almaktadır ancak,   Perviz Muhammed’in 5 Ağustos 2008’de yakalandığı kaydedilmektedir. Bu belgeden ayrıca   sözkonusu on yedi kiꢀinin, jandarma karakolundan Didim Yabancılar Misafirhanesi’ne   nakledildiği anlaꢀılmaktadır.   Ağustos 2008’de Fin yetkili makamları baꢀvurana Finlandiya’ya girmesi için vize   vermiꢀlerdir. 4 Eylül 2008’de baꢀvurana ayrıca Finlandiya’da çalıꢀması ve ikamet etmesi için   de izin verilmiꢀtir.   Eylül 2008’de yetkili makamlar baꢀvuranı o tarihten beri tutulduğu Kırklareli   Yabancılar Misafirhanesi’ne nakletmiꢀlerdir.   Eylül 2008’de, Didim veya Kırklareli’de, bir polis memuru baꢀvuranın sığınma   prosedürüne iliꢀkin ifadesini almıꢀtır. Baꢀvuran, kendisi ve ailesinin on altı yıl önce BMMYK   tarafından Finlandiya’ya yerleꢀtirildiklerini belirtmiꢀtir. Daha sonra baꢀvuran görevli olarak   Irak’a dönmüꢀtür. Görevini tamamladıktan sonra Finlandiya’ya dönmeye çalıꢀırken Türk   makamlarınca yakalanmıꢀtır.   Ocak 2010’da AĐHM baꢀvurandan, baꢀvurusunu geri çekmeyi talep ettiği bir yazı   almıꢀtır. 22 Ocak 2010’da baꢀvuranın avukatı AĐHM’ye baꢀvuranın baꢀvurusunu devam   ettirmek istediğini bildirmiꢀtir. 11 ꢁubat 2010’da baꢀvuranın avukatı AĐHM’ye, baꢀvuran   tarafından 7 ꢁubat 2010’da Đngilizce ve Türkçe olarak yazılan iki mektup yollamıꢀtır.   Baꢀvuran bu yazılarda on yedi ay boyunca tutuklu bulunduğunu ve hayatının tehlikeye   gireceği Đran’a gönderilmek üzere sınır dıꢀı edilmesini istediğini kaydetmiꢀtir. Baꢀvuranın   avukatı ayrıca serbest çalıꢀan bir psikolog olduğu anlaꢀılan C.S. tarafından hazırlanan   psikolojik durum raporu sunmuꢀtur. Raporda baꢀvuranın depresyon, stres ve kaygı bozukluğu   belirtileri gösterdiği ve acil psikolojik ve psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyduğu belirtilmiꢀtir.   Ayrıca bu bağlamda baꢀvuranın, Đran’a gönderilmesini isteyerek intihara teꢀebbüs ettiği ve   bunun, mevcut durumunun belirsizliğinden daha iyi olduğu kanısında olduğu kaydedilmiꢀtir.   AĐHM’nin baꢀvuranın psikolojik durumuna tam teçhizatlı bir devlet hastanesinde tanı   konulmasını talep eden geçici tedbirini müteakiben Hükümet 5 Mart 2010’da, 1 Mart 2010’da   bir psikiyatrist tarafından hazırlanan sağlık raporunu sunmuꢀtur. Tek paragraflık bu raporda   baꢀvuranın psikoz semptomlar göstermediği, durumunun iç yüzünü kavrayabildiği ve ayrıca   tam bir psikiyatrik muayeneden geçmeyi reddetmesi nedeniyle tanı konulamadığı   kaydedilmektedir.   3. 43616/08 No’lu Baꢀvuru   Baꢀvuranlar sırasıyla 1960 ve 1966 doğumludur. Halen geçici ikamet belgeleri ile   Kırklareli’nde yaꢀamaktadırlar.   Birinci baꢀvuran (K.M.) 1980’lerin baꢀlarında, 1978 ve 1986 yılları arasında yaꢀamıꢀ   olduğu Đngiltere’de okurken HMÖ’ye katılmıꢀtır. Daha sonra Irak’a gitmiꢀ, HMÖ tarafından   kabul edilmiꢀ ve 19 Kasım 2006’a kadar Al-Ashraf kampında yaꢀamıꢀtır. Al-Ashraf   kampından ayrıldıktan sonra, BMMYK’nın 16 Ekim 2007’de mültecilik statüsünü tanıdığı   TIPF’ye gitmiꢀtir. Baꢀvuran 23 Aralık 2007’de TIPF’yi terk etmiꢀ ve ikinci baꢀvuranla   karꢀılaꢀtığı Erbil’e gitmiꢀtir.   Đkinci baꢀvuran (P.R.S.) 1990’da Irak’taki HMÖ’ye katılmıꢀtır. Nisan 2004’te örgütten   kaçmıꢀ ve BMMYK’nın kendisini 5 Mayıs 2006’da mülteci olarak tanıdığı TIPF’ye gitmiꢀtir.   2008’de baꢀvuranlar Irak’tan kaçmaya ve Đngiltere’ye gitmeye karar vermiꢀler; insan   kaçakçılarına 7,000 Amerikan Doları ödemiꢀlerdir. 11 Eylül 2008’de Türkiye’den sınırı   geçerek yakalanıp geri gönderildikleri Yunanistan’a gitmiꢀlerdir. Aynı gün Türk topraklarına   geri döndüklerinde, Türk sınır yetkilileri baꢀvuranı diğer kiꢀilerle birlikte yakalamıꢀ ve altmıꢀ   yedi yabancının isimlerini içeren bir liste hazırlamıꢀlardır. Bu belgede ayrıca, tercüman   bulunmaması nedeniyle listede adı geçenlerin Pasaport Kanunu ihlaline iliꢀkin olarak   sorgulanamadıkları belirtilmektedir. Ertesi gün yetkili makamlar baꢀvuranları Tunca   Yabancılar Misafirhanesi’ne götürmüꢀlerdir.   Eylül 2008’de Pasaport Yabancılar ꢁube Müdürlüğü yetkilileri, baꢀvuranları   sorguya çekmiꢀtir. Soruꢀturma sırasında hazırlanan ifade formlarından, Türkçe konuꢀtuklarını   ifade eden baꢀvuranların tercüman istemedikleri ve geçmiꢀleri ve Yunanistan’a yaptıkları   yolculuk hakkında kısaca bilgi verdikleri anlaꢀılmaktadır. Đfade formlarından ayrıca   baꢀvuranların, Türkiye’ye yasadıꢀı yollardan girmeleri nedeniyle aleyhlerinde yapılan   yargılamayı müteakiben sözkonusu müdürlüğe nakledildikleri anlaꢀılmaktadır.   Ekim 2008’de baꢀvuranlar, Kırklareli Yabancılar Misafirhanesi’ne   nakledilmiꢀlerdir.   Mayıs 2009’da baꢀvuranlar, Đçiꢀleri Bakanlığı’ndan kendilerini serbest bırakmasını   talep etmiꢀlerdir.   Ankara Đdare Mahkemesi sırasıyla 7 ve 27 Ekim 2009 tarihlerinde baꢀvuranların   serbest bırakılmasını öngörmüꢀtür. Yetkili makamlar 25 Kasım 2009’da baꢀvuranları serbest   bırakmıꢀ ve kendilerine beꢀ ay süreyle geçerli geçici ikamet izni vermiꢀtir. Emniyet Genel   Müdürlüğü’nün itirazı üzerine Ankara Bölge Đdare Mahkemesi 11 Kasım 2009 tarihli   kararıyla Ankara Đdare Mahkemesi’nin birinci baꢀvuran hususunda verdiği kararı bozmuꢀtur.   Mahkeme kararını, baꢀvuranın önceki HMÖ üyeliği nedeniyle kamu düzeni ve genel güvenlik   gerekçelerine dayandırmıꢀtır. Kararın hazırlanması aꢀamasında baꢀvuran henüz Kırklareli   Yabancılar Misafirhanesi’ne geri alınmamıꢀtır.   B. Tunca Yabancılar Misafirhanesi koꢁulları (32940/08 ve 43616/08 no’lu baꢁvurular   hususunda)   1. Baꢀvuraların açıklamaları   Baꢀvuranlar 32940/08 ve 43616/08 no’lu baꢀvurularında, esas olarak, aꢀırı kalabalık   odalardan, yetersiz hijyenden, kalitesiz yemeklerden, içme suyu ve tıbbi yardım   yetersizliğinden, yıkanma için yeterli sıcak suyun mevcut olmayıꢀından, kamuya açık yeterli   telefon bulunmamasından, yeterince temiz hava alamamaktan ve egzersiz yapamamaktan   ꢀikayetçi olmuꢀlardır.   Bu bağlamda baꢀvuran, 32940/08 no’lu baꢀvurusunda yabancılar misafirhanesinin   büyüklüğüne ve kapasitesine iliꢀkin değiꢀen değerler sunmuꢀtur. Dolayısıyla ilk baꢀvuru   formunda, her biri 20-25 metre karelik, yirmi yatak kapasiteli ve 160 tutukluyu barındıran üç   odalı bir binada tutulduğunu (“birinci bina”) iddia etmiꢀtir. Bu nedenle, bir ranzaya yerleꢀene   kadar üç gece boyunca yerde uyumak durumunda kalmıꢀtır. Daha büyük bir binaya (“ikinci   bina”) nakledilmesi ardından bu yeni yerin, 30 ila 280 arasında insanı barındırma kapasitesi   olan yaklaꢀık 250 metre karelik bir yer olduğunu belirtmiꢀtir. Baꢀvuran AĐHM’ye sunduğu   son ifadesinde, birinci binadaki erkekler bölümünün, 169 metre karesi uyuma kısmı olmak   üzere 233 metre kare olduğunu ve bu bölümde, 120 ila 150 kiꢀi barındırmak üzere 55 yatak   bulunduğunu belirtmiꢀtir. Baꢀvuran ayrıca ikinci binanın 288 metre karesi uyuma kısmı   olmak üzere 408 metre kare ve havalandırma ve yeterli ıꢀık koꢀullarına sahip olmaksızın 250   ila 300 kiꢀi barındırma kapasitesine sahip olduğunu kaydetmiꢀtir. Đkinci binaya nakledilmesini   takip eden iki ay boyunca hiç yatak bulunmadığını ve orada kalanların, yerde yeterli sayıda   olmayan kirli battaniyeler ve minderler üzerinde uyumak durumunda kaldıklarını belirtmiꢀtir.   Sonradan misafirhaneye 90 ranza getirilmiꢀtir. Binada ayrıca ısıtma sistemi de mevcut değildi.   Sifonu bulunmayan üç tuvalet, yetersiz sıcak su bulunmakta; çalıꢀan duꢀ ise   bulunmamaktaydı. Tunca Yabancılar Misafirhanesi’ndeki on bir aylık kalma sürecinde   baꢀvurana sekiz kez açık havaya çıkma izni verilmiꢀtir.   Baꢀvuran 32940/08 no’lu baꢀvurusunda, ilk olarak bulundurulduğu birinci binaya ait   on dört fotoğraf sunmuꢀtur. Fotoğraflar cep telefonu ile çekilmiꢀtir. Fotoğrafların aynı odaya   mı farklı odalara mı ait oldukları belli değildir. Odanın duvarlarına paralel olarak yan yana   dizilmiꢀ, üzerlerinde çarꢀaflar, örtüler ya da yastıklar bulunmayan; bazılarında battaniyeler   bulunan ranzalar mevcuttur. Tüm fotoğraflarda odanın ortasında, birbirlerine dokunacak kadar   yakın olarak yerde yatan ya da yere serilmiꢀ battaniyelerin üzerinde oturan ve sayıları   anlaꢀılmayan adamlar görülmektedir. Bazı adamlar, yatmakta olan adamları çevresinde   yürümektedirler. Fotoğraflardan birinde, duvardaki kamuya açık telefona doğru uzanmak için   yerde yatanların üzerine yaslanan adamlar görülmektedir. Bir baꢀka fotoğrafta bir grup adam   dirsek dirseğe oturarak yemeklerini yemekte; diğerleri de odanın öteki ucunda yemek sırası   beklemektedir.   Baꢀvuran 32940/08 no’lu baꢀvuruda, kendisi ayrıldıktan sonra bir baꢀka kiꢀinin   telefonuna kaydedilen ikinci binaya ait video görüntülerini ve bu görüntülerden elde edilen   fotoğrafları sunmuꢀtur. Bu görüntülerden, sözkonusu kiꢀilerin duvarlara paralel olarak yan   yana dizilen ranzaların bulunduğu hangar benzeri bir salonda tutuldukları ve çok sayıda kirli   minderin üzerlerinde çarꢀaf, yastık ya da battaniye bulunmaksızın odanın ortasına yayıldığı   anlaꢀılmaktadır. Fotoğraflarda ve video görüntülerinde yeterince ıꢀık mevcut değildir.   Günıꢀığı odaya eğimli yüksek çatının ve demir parmaklıklar ardındaki salon giriꢀinin   yakınında bulunan pencerelerden girmektedir. Kapının önüne arkadaki görüntüyü kapayan bir   bez asılmıꢀ olduğu için tuvaletlerin ve duꢀların tam sayısı belli olmamaktadır. Ancak, tespit   edilebildiği kadarıyla, iki lekeli tuvalet, kırık bir duꢀ ve duvarın yakınında ayak yıkamak için   konmuꢀ olması muhtemel iki sıra musluk mevcuttur. Bina genel olarak eski ve pis   görünmektedir. Görsel kaynaklarda çekmece, masa, sandalye ya da herhangi bir kiꢀisel eꢀya   görülmemektedir.   Baꢀvuranlar, 43616/08 no’lu baꢀvuruda, 32940/08 no’lu baꢀvuruya iliꢀkin olarak   yukarıda tasvir edilen on dört fotoğrafı sunmuꢀtur. Baꢀvuru formlarında, bulundukları tesisin   yaklaꢀık 120 kiꢀi ve 44 yatak kapasiteli, toplamda 130 metre kare gelen üç oda ve bir   banyodan oluꢀtuğunu kaydetmiꢀlerdir. Daha sonraki ifadelerinde, tesisin 120 ila 150 kiꢀi ve   toplam 55 yatak kapasitesi ile yine toplamda 233 metre kare geldiğini belirtmiꢀlerdir.   Baꢀvuranlar, sonuç olarak, birçok kiꢀinin yatak bulunmaması nedeniyle yerde uyumak   durumunda kaldıklarını ileri sürmüꢀlerdir. Odaların yeteri kadar ıꢀığa ve havalandırmaya   sahip olmadığını iddia etmiꢀlerdir. Ayrıca, açık havada zaman geçirmelerine izin   verilmemiꢀtir ve odalarda sigara içilmesi nedeniyle buna katlanmak zor olmuꢀtur.   Baꢀvuranlar, Hükümet’in aꢀağıda özetlenen cevaplarına itiraz etmiꢀlerdir.   2. Hükümet’in görüꢀü   Hükümet yasadıꢀı göçmenlerin tutulması için toplam kapasitesi 300 kiꢀi olan iki bina   bulunduğunu ileri sürmüꢀtür. Hükümet bu bağlamda, baꢀvuranların sunduğu fotoğrafların   yeni gelenlerin, ön görüꢀme, görüꢀme ve sağlık taraması aꢀamaları için toplandıkları iki   saatlik süre içinde çekildiğini belirtmiꢀtir. Bu süreyi müteakiben odalarına geri   yerleꢀtirilmiꢀlerdir.   Misafirhanede dağıtılan yemekler, üç kaptı ve bir yemek ꢀirketi tarafından   yapılmaktaydı. Yıkanmak için sürekli sıcak su ve içme suyu için su arıtıcı bulunmaktaydı.   Misafirhanede klinik mevcut olmamakla birlikte revir bulunmaktaydı. Hastalananlar, yerel   hastanelere götürülmekteydiler. Hijyen sağlanması için koğuꢀlar düzenli olarak dezenfekte   edilmekteydi.   Hükümet, iddialarını desteklemek için büyük bir cam ilaç dolabının, halen plastik   kılıflarında bulunan yeni minderleri ve bir köꢀeye yığılmıꢀ yastıklarıyla, yan yana dizilmiꢀ   ranzaların, kapısı ya da perdesi olmayan bir duꢀun, kamuya açık bir telefonun, tepsi üzerinde   sunulan üç kap yemeğin, su artıcısının, tesis içi bir dükkanın, çocuklar için oyun alanının ve   küçük bir futbol sahasının görüldüğü on fotoğraf sunmuꢀtur.   C. Kırklareli Yabancılar Misafirhanesi koꢁulları (üç baꢁvuran açısından)   1. Baꢀvuranların görüꢀü   32940/08 no’lu baꢀvuruda baꢀvuran, 43616/08 no’lu baꢀvurudaki baꢀvuranın   ifadelerine atıfta bulunmuꢀ ve daha az tutuklu bulunması ve açık havada zaman geçirilmesi   nedeniyle Kırklareli Yabancılar Misafirhanesi koꢀullarının daha iyi olduğunu ileri sürmüꢀtür.   Ancak, dağıtılan yemeğin besin ve kalori değeri açısından yetersiz olması, suyun içilebilir   olmaması, düzenli olarak sıcak su verilmemesi, iꢀ ve eğitim faaliyetleri sağlanmaması ve   asgari tıbbi destek sağlanması nedeniyle tesiste kalmanın katlanılmaz olduğunu ileri   sürmüꢀtür.   Baꢀvuranlar AĐHM’ye sundukları görüꢀlerinde, 43616/08 no’lu baꢀvuruda Kırklareli   Yabancılar Misafirhanesi’ndeki fiziksel koꢀulların Avrupa Đꢀkenceyi Önleme Komitesi   (“AĐÖK”) tarafından konulan minimum standartların altında olduğunu ileri sürmüꢀtür. Bu   hususta, 14.2 metre kare olduğunu iddia ettikleri bir odanın çizimini sunmuꢀlardır. Çeꢀitli   fotoğraflar sunan baꢀvuranlar, özellikle hijyenin ve tutuklulara servis edilen yemeğin kalitesiz   ve içme suyunun aꢀırı derecede kireçli olduğundan ꢀikayetçi olmuꢀtur. Bu nedenle, fiyatları   çok yüksek tesis içi dükkandan yiyecek almak zorunda kalmıꢀlardır. Baꢀvuranlar ayrıca duꢀ   almak için yeterli sıcak su bulunmadığından ꢀikayetçi olmuꢀlardır. Buna ek olarak, Kırklareli   Yabancılar Misafirhanesi’nin yeterli dinlenme ve egzersiz alanına sahip olmadığından ve   yeterli sağlık hizmetleri sunmadığından ꢀikayetçi olmuꢀlardır. Yalnızca öğlen ve 17.00 arası   açık havada egzersiz yapabilmiꢀlerdir.   Baꢀvuranların sundukları fotoğraflarda çorba, karıꢀık sebze, bulgur, fasulye, nohut,   mercimek, ekmek ve reçel seçeneklerinden oluꢀan üç kaplık yemek görülmektedir. Bir bardak   suyun dibinde, beyaz kirecimsi bir madde görülmektedir. Büyük kazanlardaki yemekler,   salondaki masaların üzerinde görülmektedir. Bakımsız ve kullanılmayan bir mutfağın   fotoğrafları görülmektedir. Bazı fotoğraflarda, personel tarafından ve tutuklular tarafından   dağıtılan yemekler görülmektedir. Fotoğraflardan birinde yemek dağıtan personel görevlisinin   plastik eldiven taktığı görülmektedir. Yemek sırası bulunmamaktadır. Baꢀvuranlar ayrıca   kapalı kabinlerdeki iki duꢀun fotoğraflarını sunmuꢀlardır. Duꢀlardan birinin kırık olduğu   görülmektedir. Birinde koyu lekeler bulunan, diğeri temiz görünen iki alaturka tuvaletin   fotoğrafları da mevcuttur. Baꢀvuranlar ayrıca misafirhaneyi çevreleyen dikenli telin,   pencerelerin dıꢀındaki metal çubukların, yukarı yerleꢀtirilmiꢀ su deposunun, yerlere yayılmıꢀ   çok sayıda karton, kağıt ve plastik poꢀet arasındaki çöp kutularının, kırık plastik bir   sandalyenin ve üzeri çim kaplı voleybol sahasının fotoğraflarını sunmuꢀtur. Devlet   yetkililerinin ve misafirhane sakinlerinin etrafında toplandığı yuvarlak masanın, dini törenin,   müteakip et dağıtımının ve selamlaꢀmaların fotoğrafları da mevcuttur.   Baꢀvuranlar, Hükümet’in aꢀağıda kaydedilen cevaplarına itiraz etmiꢀtir.   2. Hükümet’in görüꢀü   Hükümet, odaların dört kiꢀi kapasiteli ve 35 metre karelik standart büyüklükte   olduklarını kaydetmiꢀtir. Baꢀvuranların sunduğu fotoğraflarda görülen mutfağın   kullanılmadığını ve yemeğin, bir yemek ꢀirketi aracılığıyla dıꢀarıdan getirildiğini ileri   sürmüꢀtür. Hükümet, musluk suyuna iliꢀkin olarak personelin aynı su ꢀebekesini kullandığını   ve bu ꢀebekenin kullanılmasından kaynaklanan herhangi bir sağlık sorunu olmadığını   kaydetmiꢀtir. Hükümet ayrıca misafirhanede düzenlenen çeꢀitli sosyal olayların fotoğraflarını   sunmuꢀtur. Diğer fotoğraflarda tesiste bulunan sağlık merkezi, voleybol oynayan, bahçede   dolaꢀan ve karda oynayan kiꢀiler, açık havada bisiklet süren üç yaꢀlarında bir kız, yemek   dağıtımı, tuvaletler ve musluklar, ibadethane, futbol sahası, televizyon odası ve masa tenisi   görülmektedir. Odalardan birinde tuvalet ve duꢀ bulunmaktadır. Diğer fotoğraflarda ayrı bir   duꢀ ve tuvalet alanı ve ortak kullanıma açık bir çamaꢀır makinesi görülmektedir. Diğer   fotoğraflarda tuval üzerinde resim yapan bir kiꢀi ya da bir odada çay içen iki kiꢀi gibi günlük   yaꢀam görüntüleri mevcuttur. Odalar, büyük pencerelerden gelen doğal ıꢀığı almaktadır. Đster   ranza ister yatak olsun, tüm yatakların üzerinde yastık, battaniye ve örtü bulunmaktadır.   Fotoğraflarda odalarda perdeler, tavan ıꢀıkları, büyük ꢀahsi çekmeceler ve merkezi dilimli   radyatörler olduğu görülmektedir. Yerlerde halılar ya da duvarlarda posterler gibi tutuklulara   ait ꢀahsi eꢀyalarla dekore edilmiꢀlerdir. Bazı odalarda plastik masalar ve sandalyeler   bulunmaktadır. Fotoğraflardan birinde bir bilgisayar, vantilatör ve küçük bir Noel ağacı   görülmektedir. Hükümet ayrıca misafirhaneyi çevreleyen dikenli telin, boꢀ çöp kutularının,   çöplerin belediye personelince temizlenmesinin ve misafirhane sakinlerine hediyeler dağıtan   bir görevlinin fotoğraflarını sunmuꢀtur.   D. Didim’deki koꢁullar (41626/08 no’lu baꢁvuru hususunda)   1. Baꢀvuranın görüꢀü   Baꢀvuran 41626/08 no’lu baꢀvurusunda ilk olarak Didim Jandarma Karakolu’nca   kullanılan aꢀırı kalabalık bir ambarda kötü koꢀullar altında on gün süreyle tutuklu   bulundurulduğundan ꢀikayetçi olmuꢀtur. Hijyensiz koꢀullarda; yeterli gün ıꢀığı ve   havalandırma olmaksızın, yeterli sağlık hizmeti almaksızın, yatak, güvenli içme suyu, yeterli   yemek, sağlık yardımı, yeterli sıcak su, herhangi bir kapalı ya da açık alan aktivitesi ya da   dıꢀarıdaki dünyayla herhangi bir bağlantı olmaksızın tutuklu bulundurulduğunu iddia etmiꢀtir.   Baꢀvuran, Didim Yabancılar Misafirhanesi’ndeki koꢀullara iliꢀkin olarak, altı kiꢀiyle   bir koğuꢀu paylaꢀtığını ve kendine özel zaman ayıramadığını iddia etmiꢀtir. Yeterli temiz hava   alamamıꢀ, yeterli yiyecek yiyememiꢀ, yeterli su içememiꢀ, yatakta yatamamıꢀ, temiz kıyafet   bulamamıꢀ, yeterli hijyenik koꢀullar ve sıcak su bulamamıꢀ ve sağlık hizmeti alamamıꢀtır.   Kaldığı süre boyunca toplam 60 yatak ve 60 misafirhane sakini gözlemlemiꢀtir. Temiz hava   almasına ve dıꢀ dünyayla iletiꢀim kurmasına izin verilmemiꢀtir.   Baꢀvuran ayrıca Hükümet’in aꢀağıda özetlenen cevaplarına itiraz etmiꢀtir.   2. Hükümet’in görüꢀü   Hükümet baꢀvuranın, yakalanmasını müteakiben Didim Yabancılar Misafirhanesi’ne   götürüldüğünü ileri sürmüꢀ ve baꢀvuranın Didim Jandarma Karakolu’nca kullanılan ambarda   tutuklu bulundurulmasına iliꢀkin iddialarına cevap vermemiꢀtir. Hükümet Didim Yabancılar   Misafirhanesi hususunda ranzaların bulunduğu on koğuꢀun mevcut olduğunu ileri sürmüꢀtür.   Mümkün olan hallerde aileler, ayrı koğuꢀlarda tutulmuꢀtur. Tüm odaların dıꢀarı açılan   pencereleri mevcuttur. Tesiste bir mutfak, bir ibadethane, bir yemek salonu, bir televizyon   odası, tuvalet, banyo ve yirmi dört saat sıcak su mevcuttur. Hükümet; musluk suyunun   içilebildiğini ve misafirhanedeki yemeklerin bir yemek ꢀirketi tarafından yapıldığını   kaydetmiꢀtir. Misafirhane sakinleri aylık sağlık kontrollerinden geçmiꢀ ve kendilerine Devlet   tarafından ilaç sağlanmıꢀtır. Aynı ꢀekilde, Aydın Emniyet Müdürlüğü tarafından deterjan,   sabun ve çamaꢀır suyu gibi temizlik maddeleri de sağlanmıꢀtır. Hükümet bu bağlamda bir   yemek ꢀirketine, fırına, markete ve süt ürünleri ꢀirketine yapılan ödemeleri gösteren   makbuzlar sunmuꢀtur. Hükümet ayrıca Temmuz ve Aralık 2008 tarihleri arasında yabancılar   misafirhanesinde servis edilen menüyü sunmuꢀtur. Menüde haftanın her günü iki ya da üç   çeꢀit yemek çıktığı görülmüꢀtür. Yemekler, çorba ve sebzeler; makarna veya köfte ve kuru   fasulye ve yoğurt ꢀeklinde değiꢀmiꢀtir. Hükümet aynı zamanda toplam otuz sekiz reçete için   bir eczaneye yapılan ödemeyi gösteren 7 ve 8 Ağustos 2008 tarihli iki makbuz sunmuꢀtur.   Hükümet Didim Yabancılar Misafirhanesi’ne iliꢀkin on üç fotoğraf sunmuꢀtur. Đki   ailenin kaldığı anlaꢀılan iki ayrı odanın fotoğrafları mevcuttur. Odalarda perdeleri ve demir   çubukları olan geniꢀ pencereler, merkezi dilimli radyatörler ve beyaz yatakların ve   battaniyelerin bulunduğu ranzalar görülmektedir. Elektrik ocaklı bir mutfağın, alaturka bir   tuvaletin, elektrikli bir su ısıtıcısının, küçük bir lavabonun ve misafirhanenin ana giriꢀinin   fotoğrafları da mevcuttur.   HUKUK   I. AĐHM’NĐN DEĞERLENDĐRMESĐ   AĐHM 41626/08 no’lu baꢀvuruda baꢀvuranın ilk olarak, AĐHM’ye baꢀvurusunu geri   çekmek isteğini bildirdiğini ve daha sonra yaꢀamının tehlikeye gireceği Đran’a geri   gönderilmesini talep ettiğini kaydetmektedir. Ayrıca avukatı tarafından sunulan ve baꢀvuranın   tedaviye ihtiyacı olduğunu belirten psikoloji raporu ile Hükümet tarafından sunulan ve   baꢀvuranın psikolojik bir hastalığı olmadığını ancak kendileriyle iꢀbirliği yapmaması   nedeniyle baꢀka bir teꢀhis konulamadığını belirten psikiyatri raporu arasındaki çeliꢀki   AĐHM’nin dikkatini çekmektedir.   Ancak AĐHS’nin 37. maddesini hatırlatan AĐHM, aꢀağıda kaydedilen nedenlerden   ötürü davayı inceleme hususunda yetki sahibi olduğu kanaatindedir.   AĐHS’nin 34. maddesi bağlamında, “ihlal mağduru” olunması, diğer bir deyiꢀle, AĐHS   kapsamındaki bir hakkın ihlalinden etkilenilmesi, AĐHS’nin koruma mekanizmasının devreye   sokulmasını kaçınılmaz kılar. Ancak, bu kriter tüm yargılama süresince katı, mekanik ve   esnek olmayan bir ꢀekilde uygulanamaz. Kural olarak ve öncelikle baꢀvuranın yaꢀamı ya da   fiziksel sağlığı için risk içeren durumlarda, baꢀvuranın daha sonra baꢀvurusunu devam   ettirmek istemesi tek kriter olarak kabul edilemez. AĐHS’nin 2. ya da 3. maddelerinin   ihlallerinin telafi edilmesinin daha fazla mümkün olmayabileceği, baꢀvurunun incelenmesine   devam edilip edilmemesine karar verilirken göz önüne alınmalıdır.   AĐHM, baꢀvuranın iddialarından birinin Đran’a iade edilmesi halinde ölme ya da kötü   muamele görme riskine iliꢀkin olduğunu kaydetmektedir. Bu ꢀikayetin daha fazla   incelenmesine halel getirmeksizin, baꢀvuranın baꢀvurusunu geri çekme isteğini kabul etmek   ve davayı kayıttan düꢀürmek, kiꢀinin yaꢀama hakkı ve fiziksel sağlığı gibi önemli hususlarda   AĐHM tarafından sağlanan korumayı artıracaktır. AĐHM, mevcut baꢀvuruda baꢀvuranın ruhsal   durumuna iliꢀkin mevcut ꢀüpheyi ve taraflarca sunulan raporlar arasındaki farklılığı dikkate   değer görmektedir.   Bu koꢀullar altında AĐHM, AĐHM ve ek protokollerinde tanımlandığı ꢀekliyle insan   haklarına riayet edilmesinin, 41626/08 no’lu baꢀvurunun incelenmesine devam edilmesini   gerektirdiği kanaatindedir (AĐHS’nin 37/1 maddesi). Bu nedenle AĐHM, baꢀvuranın geri   çekme isteğini reddetmekte ve baꢀvurunun incelenmesine devam edilmesine karar   vermektedir.   II. BAꢀVURULARIN BĐRLEꢀTĐRĐLMESĐ   Olaylar ve hukuk açısından benzerliklerini göz önüne alan AĐHM, baꢀvuruları   birleꢀtirmesini uygun görmektedir.   III.   SINIR DIꢀI ĐꢀLEMLERĐ HUSUSUNDA AĐHS’NĐN 2., 3. VE 13.   MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar AĐHS’nin 2. ve 3. maddelerine dayanarak Đran ya da Irak’a sınır dıꢀı   edilmelerinin, kendilerini ölüm ya da kötü muamele riskiyle yüz yüze getireceğinden   ꢀikayetçi olmuꢀlardır. Ayrıca, AĐHS’nin 13. maddesine dayanarak AĐHS’nin 2. ve 3.   maddeleri bağlamındaki iddialarını ortaya koyabilecekleri etkin bir iç hukuk yolunun mevcut   olmadığını iddia etmiꢀlerdir.   AĐHM, baꢀvuranların 2. ve 3. madde kapsamındaki ꢀikayetlerinin yalnızca 3. madde   açısından incelenmesinin daha uygun olduğu kanısındadır (bkz. Abdolkhani ve Karimnia, 62.   paragraf, ve N.A./Đngiltere, no. 25904/07, 95. paragraf, 17 Temmuz 2008).   A. Kabuledilebilirlik   Hükümet, baꢀvuranların AĐHS’nin 35/1 maddesi bağlamında mevcut iç hukuk   yollarını tüketmediklerini iddia etmiꢀtir. Sınır dıꢀı edilecek yabancıların, idari mahkemelere   baꢀvurabildiklerini ve sınır dıꢀı iꢀlemlerinin iptalini isteyebildiklerini iddia etmiꢀtir.   AĐHM, Türk hukuku uyarınca, bir sınır dıꢀı emrinin bozulmasını talep etmenin,   otomatik olarak erteleyici bir etkisi bulunmadığını ve bu nedenle, baꢀvuranların AĐHS’nin   35/1 maddesinde öngörüldüğü ꢀekliyle iç hukuk yollarını tüketmek için idari mahkemelere   baꢀvurmalarının gerekli olmadığını yinelemektedir (bkz. Abdolkhani ve Karimnia, 59.   paragraf). Dolayısıyla AĐHM, Hükümet’in itirazlarını reddetmektedir.   AĐHM, baꢀvurunun bu kısmının AĐHS’nin 35/3 maddesi bağlamında dayanaktan   yoksun olmadığını kaydetmiꢀtir. Ayrıca, kabuledilemez olduğu sonuca varmak için gerekçe   bulunmamaktadır. Bu nedenle, kabuledilebilir olduğu sonucuna varılmalıdır.   B. Esas   Türkiye’nin Mültecilerin Hukuku Statüsüne Đliꢀkin Sözleꢀme’ye ve buna ek 1967   Protokolü’ne getirdiği coğrafi sınırlamayı hatırlatan Hükümet, baꢀvuranların Amerika Birleꢀik   Devletleri ve Avrupa Birliği tarafından terörist örgüt olarak adlandırılan HMÖ’ye üye   olduklarını ileri sürmüꢀtür. Bu nedenle, baꢀvuranlar da dahil olmak üzere bu örgüte üye olan   kiꢀilerin Türkiye’de kalmalarına izin verilmesi ulusal güvenlik, kamu güvenliği ve düzeni için   risk teꢀkil edecektir.   AĐHM, hem AĐHS’nin 3. maddesine iliꢀkin genel ilkeleri hem de Abdolkhani ve   Karimnia davasında belirtilen Đran ve Irak’a iliꢀkin ülke bilgilerini yinelemektedir. AĐHM,   mevcut baꢀvuruların, AĐHM’nin baꢀvuranların Đran veya Irak’a gönderilmelerinin AĐHS’nin   3. maddesini ihlal edeceğini tespit ettiği yukarıda belirtilen davadakine benzer meseleleri ele   aldığına iꢀaret etmektedir. AĐHM ayrıca yukarıda belirtilen davada, ulusal makamların   baꢀvuranların sığınma taleplerini incelememesi ve sınırdıꢀı kararının iptal edilmesi talebinin   anında askıya alma etkisi bulunmaması nedeniyle, AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğine   karar vermiꢀtir.   AĐHM, kendisine sunulan tüm verileri göz önünde bulundurarak, Hükümet’in, bu   davalarda farklı bir sonuca ulaꢀmasını sağlayabilecek hiçbir delil veya görüꢀ sunmadığı   kanısına varmıꢀtır. AĐHM, AĐHS’nin 3. maddesiyle iliꢀkili olarak, özellikle, baꢀvuranların   BMMYK’nın mülteci olarak tanıdığı HMÖ’nün eski üyesi olduklarını ve Đran ve Irak’taki   durumun AĐHM’nin Abdolkhani ve Karimnia kararından bu yana değiꢀmediğini   kaydetmektedir. AĐHS’nin 13. maddesine iliꢀkin olarak, AĐHM, tarafların savlarından, ulusal   makamların baꢀvuranların zulüm görme korkularını araꢀtırıp araꢀtırmadıklarının, araꢀtırdılarsa   ne derece araꢀtırdıklarının anlaꢀılmadığını kaydetmektedir. Her durumda, AĐHM,   Türkiye’deki sınırdıꢀı davalarının yargı denetimlerinin, sınırdıꢀı kararının iptal edilmesi   baꢀvurularının anında askıya alma etkisi bulunmaması nedeniyle mevcut uygulamalara göre   etkili iç hukuk yolu olarak değerlendirilemeyeceğini yinelemektedir (bkz. Abdolkhani ve   Karimnia ve Jabari – Türkiye, 40035/98).   AĐHM, eldeki bu bilgilerle içtihadını göz önünde bulundurarak, baꢀvuranların Đran   veya Irak’a gönderilmeleri durumunda AĐHS’nin 3. maddesinin ihlal edileceğine karar   vermiꢀtir. AĐHM ayrıca, Türkiye’nin sığınmacı prosedüründe anında askıya alma etkisi   bulunmaması nedeniyle AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğine karar vermektedir.   IV. AĐHS’NĐN 5/1 MADDESĐ ĐLE 4. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 5/1 ve 4. maddelerine dayanarak, tutukluluklarının kanuna   uygun olmadığı yönünde itiraz etme olanakları bulunmadan kanuna aykırı biçimde tutulu   bulundurulduklarından ꢀikayetçi olmuꢀtur.   A. Kabuledilebilirlik   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde bu ꢀikayetin dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esas   1. 5/1 madde   AĐHM,   Abdolkhani ve Karimnia davasında aynı mağduriyetleri incelediğini   yinelemektedir. Bu davada baꢀvuranların Kırklareli Yabancılar Misafirhanesi’ne   yerleꢀtirilmeleri sonucu hürriyetlerinden mahrum edildikleri kanısındadır. AĐHM, sınırdıꢀı   etme maksadıyla tutukluluk kararına ve tutukluluğun uzatılmasına ve tutukluluk için süre   sınırı koyulmasına iliꢀkin usulü belirleyen açık yasal hükümler bulunmazken, baꢀvuranların   hürriyetlerinden mahrum bırakılmalarının AĐHS’nin 5/1 maddesinde belirtilen amaçlar   doğrultusunda “yasal” olmadığı sonucuna varmıꢀtır.   AĐHM, mevcut üç davada, baꢀvuranların Didim, Tunca ve Kırklareli Yabancılar   Misafirhanesi’ne, Abdolkhani ve Karimnia davasındaki baꢀvuranların yerleꢀtirilmeleriyle aynı   sebeplerle yerleꢀtirildiklerini kaydetmektedir. 32940/08 ve 41626/08 no’lu baꢀvurulardaki   baꢀvuranlar Kırklareli misafirhanesinde kalmaya devam etmektedirler. Bu nedenle AĐHM,   baꢀvuranları bu tür yerlerde tutmanın onları hürriyetlerinden mahrum etmek olduğuna karar   vermektedir.   AĐHM ayrıca mevcut üç baꢀvuruda, ulusal makamların baꢀvuranları ilk olarak nerede   ve ne zaman gözaltına aldıklarına iliꢀkin yakalama tutanağı bulunmadığını gözlemlemektedir.   32940/08 no’lu baꢀvuruda, baꢀvuranın tam yakalanma tarihine iliꢀkin bilgiler tutarlı değildir.   41626/08 no’lu baꢀvuruda, altmıꢀ altı yaꢀındaki “Perviz Muhammed” olarak kaydedilen   ꢀahsın gerçekten mevcut baꢀvurudaki ꢀahıs olup olmadığı açık değildir. Ek olarak, bu ꢀahsın   yakalanmasına iliꢀkin iki ayrı tarih kaydedilmiꢀ ve baꢀvuranın 14 Ağustos 2008 tarihinde   Didim Yabancılar Misafirhanesi’ne nakledilmeden önce on gün boyunca nerede tutulduğuna   iliꢀkin bilgiler de çeliꢀkilidir. 43616/08 no’lu baꢀvuru sahibi baꢀvuranlara iliꢀkin olarak,   memurların düzenlediği listeye göre, aralarında baꢀvuranların da bulunduğu altmıꢀ yedi kiꢀi   Eylül 2008 tarihinde yakalanmıꢀlar ancak çevirmen bulunmadığı için   sorgulanamamıꢀlardır. Öte yandan, baꢀvuranların ne zaman, nerede ve nasıl yakalandıklarına   ve 17 Eylül 2008 tarihine dek nerede tutulduklarına iliꢀkin bilgi bulunmamaktadır. 17 Eylül   tarihinde düzenlenen ifade tutanaklarına göre baꢀvuranlar Türkiye’ye yasadıꢀı yollardan   girdikleri gerekçesiyle yargılanmıꢀlardır ancak yargılamanın sonucuna iliꢀkin dava   dosyasında bilgi bulunmamaktadır.   AĐHM, kendisine iletilen tüm bilgi ve belgeler ıꢀığında, mevcut davada, Hükümet’in,   Abdolkhani ve Karimnia davasında vardığı karardan farklı bir sonuca ulaꢀmasını sağlayacak   delil veya görüꢀ sunmadığı kanısındadır. Özellikle, hem baꢀvuranların yakalanması ve   tutulmasına iliꢀkin yukarıda belirtilen eksiklikler hem de hürriyetlerinden mahrum   bırakılmalarına iliꢀkin açık yasal hükümler bulunmayıꢀı göz önünde bulundurulduğunda,   AĐHM, AĐHS’nin 5/1 maddesinin ihlal edildiği kanısına varmaktadır.   2. 5/4 madde   Hükümet, Türkiye’ye yasadıꢀı yollardan giriꢀ yapan ve Kırklareli Yabancılar   Misafirhanesi’nde tutulan A.A. isimli Đranlı ꢀahsın, tutulmasına ve sınırdıꢀı edilmesi   ihtimaline karꢀı idare mahkemelerinde itirazda bulunduğunu belirtmiꢀtir. Bunun sonucunda   kendisine geçici oturma izni verilmiꢀtir. Bu nedenle, Hükümet’e göre, idari yargı, AĐHS’nin   5/4 maddesinin amaçları doğrultusunda etkili bir çözüm yolu teꢀkil etmektedir.   Baꢀvuranlar, idare mahkemelerinin A.A.’nın açmıꢀ olduğu davayla ilgili karar   vermelerinin yaklaꢀık iki ay sürdüğünü kaydetmiꢀtir. Đki aylık bu gecikme 5/4 maddede   öngörülen “kısa süre içinde karar verilmesi” koꢀulunu karꢀılamamaktadır. Bu ꢀahsın serbest   bırakılması da gecikmiꢀtir; ꢀahıs, idare mahkemesinin serbest bırakılması kararının ardından   bir ay tutulu kalmıꢀtır.   AĐHM, AĐHS’nin 5/4 maddesinin amacının, yakalanan ve tutuklanan kiꢀilerin, maruz   kaldıkları tedbirin yasaya uygunluğu hakkında mahkemeye baꢀvurma hakkını güvence altına   almak olduğunu yinelemektedir (bkz. mutatis mutandis, De Wilde, Oom ve Versyp - Belçika).   Bir kiꢀinin tutukluluğu esnasında, tutukluluğunun yasaya uygunluğu konusunda ivedi olarak   yargısal denetime baꢀvurabilmesini sağlayacak bir hukuk yolu bulunmalıdır. Sözkonusu   yargısal denetim, yeri geldiğinde serbest bırakma ile sonuçlanabilmelidir. AĐHS’nin 5/4   maddesinin gerektirdiği hukuk yolunun varlığı sadece teoride değil uygulamada da yeterince   kesin olmalıdır. Aksi halde, söz konusu hükmün amaçları açısından gerekli olan eriꢀilebilirlik   ve etkili olma özelliğinden yoksun olacaktır (bkz, mutatis mutandis, Stoichkov – Bulgaristan,   9808/02; Vachev – Bulgaristan, 42987/98).   AĐHM, A.A.’nın serbest bırakılmak için ilk olarak 14 Temmuz 2008 tarihinde Đçiꢀleri   Bakanlığı’na baꢀvurduğunu gözlemler. Peꢀinden 6 Ağustos 2008 tarihinde Ankara Đdare   Mahkemesi’nde dava açmıꢀtır. Đdare Mahkemesi A.A.’nın tutukluk kararının uygulanmasını   askıya almıꢀ, 17 Eylül 2008 tarihinde serbest bırakılmasına karar vermiꢀtir. A.A. 17 Ekim   tarihinde yabancılar misafirhanesinden salıverilmiꢀtir. Böylece idare mahkemesinin   incelemesi kırk iki gün sürmüꢀ, A.A., tutukluluğunun yasallığına idare mahkemesinde itiraz   etmesinden yetmiꢀ iki gün sonra serbest bırakılmıꢀtır.   AĐHM, eldeki bu bilgilerle ve ivedilik koꢀuluyla ilgili içtihadına atıfta bulunarak (bkz.   Ramishvili ve Kokhreidze – Gürcistan, 1704/06 ve Kadem – Malta, 55263/00, AĐHM bu   baꢀvurularda tutukluluğun uzun olması ile ilgili yapılan itirazların incelenmesi için otuz sekiz   ve on yedi günlük sürelerin çok uzun olduğu kanısına varmıꢀtır), A.A. davasındaki yargısal   denetimin, A.A.’nın talebinin ivedilikle yanıtlandığı biçiminde değerlendirilemeyeceği   kanısına varmıꢀtır. Ayrıca idari makamlar, mahkemenin serbest bırakılması yönündeki   kararına karꢀılık, A.A.’yı otuz gün daha tutmuꢀlardır.   AĐHM ayrıca, Hükümet’in, idare mahkemelerinin, yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle   bir sığınmacıya iliꢀkin davayı ivedilikle inceleyip, serbest bırakılmasına karar verdiği baꢀka   örnekler sunmadığını gözlemlemektedir. Bu bağlamda AĐHM, 43616/08 no’lu baꢀvuru sahibi   baꢀvuranların, taleplerinden yaklaꢀık beꢀ ay sonra serbest bırakıldıklarını kaydetmektedir. Bu   nedenle AĐHM, Türk hukuk sisteminin, baꢀvuranların AĐHS’nin 5/4 maddesi çerçevesinde   tutuklu bulunmalarının yasaya uygunluğu konusunda ivedi olarak yargısal denetimden sonuç   alabilecekleri bir hukuk yolu sunmadığı kanısına varmaktadır.   Yukarıda belirtilenler ıꢀığında, AĐHM, mevcut davalarda AĐHS’nin 5/4 maddesinin   ihlal edildiğine karar vermektedir.   V. BAꢀVURANLARIN TUTUKLULUK KOꢀULLARI ÇERÇEVESĐNDE AĐHS’NĐN 3.   MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar AĐHS’nin 3. maddesine dayanarak, Didim, Tunca ve Kırklareli’deki   tutukluluk koꢀullarından ꢀikayetçi olmuꢀlardır. Hükümet bu iddialara itiraz etmiꢀtir.   A. Kabuledilebilirlik   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde bu ꢀikayetlerin dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayetler kabuledilebilir niteliktedir.   B. Genel ilkeler   AĐHM, daha önceki davalarda, tutuklu bir kimsenin, sırf tutuklandığı için, AĐHS’nin   teminatını verdiği haklarını kaybetmeyeceğini vurgulamıꢀtır. Aksine, gözaltındaki kiꢀiler   savunmasız olup, makamlar ise bu kiꢀileri korumakla görevlidir. AĐHS’nin 3. maddesi   kapsamında, Devlet, kiꢀileri, insanlık onuruyla bağdaꢀan koꢀullarda tutuklu tutmalı, alınan   tedbirlerin infaz edilme usul ve yöntemlerinin, kiꢀiyi tutukluluğun doğasında var olan   kaçınılmaz ıstırap düzeyini aꢀacak ꢀiddette bir sıkıntı veya zorluğa maruz bırakmamasını   temin etmeli, hapsetmenin uygulamaya iliꢀkin gereklilikleri göz önünde bulundurulduğunda,   tutuklunun sağlığının yanı sıra esenliğini de yeterli bir ꢀekilde sağlamalıdır (bkz. Valašinas –   Litvanya, 44558/98 ve Kudla – Polonya, [BD], 30210/96).   AĐHM, tutukluluk koꢀullarıyla ilgili ve baꢀvuranların 3 metrekarelik kiꢀisel alanları   bulunan önceki davalarda, insan sayısının, AĐHS’nin 3. maddesinin ihlal edildiğinin tespit   edilmesini haklı çıkaracak ölçüde aꢀırı olduğu kanısına varmıꢀtır (diğerlerinin yanı sıra bkz.   Lind – Rusya, 25664/05, Kantyrev – Rusya, 37213/02; Labzov – Rusya, 62208/00). Buna   göre, hapishane hücrelerinin alanlarının aꢀırı küçük olması, tutukluluk koꢀullarının, 3. madde   bakımından “onur kırıcı” olup olmadığının belirlenmesinde göz önünde bulundurulacak   önemli bir özelliktir (bkz. Orchowski – Polonya, 17885/04).   AĐHM, baꢀvuranların hürriyetlerinden mahrum edildiklerine iliꢀkin yukarıdaki   tespitlerini anımsamaktadır. Devlet gözetimi altında ve iradeleri dıꢀında yabancılar   misafirhanelerinde tutuldukları göz önünde bulundurulduğunda, bu misafirhanelerdeki   fiziksel koꢀullar, AĐHS’nin 3. maddesinde öngörülen koꢀullarla uyumlu olmalıdır. Bu   bağlamda, aꢀırı dar alan, AĐHS’nin 3. maddesiyle bağdaꢀıp bağdaꢀmadığı hususunda ana   ölçütlerden biri olmaya devam etmektedir.   1. Didim Yabancılar Misafirhanesi (41626/08 no’lu baꢀvuruya iliꢀkin olarak)   AĐHM, Hükümet’in 41623/08 no’lu baꢀvuru için sağladığı belgelerin, baꢀvuranın 4 ya   da 5 Ağustos 2008 tarihinde yakalandığını, peꢀinden Jandarma Komutanlığı’ndan 14 Ağustos   tarihinde Didim Yabancılar Misafirhanesi’ne nakledildiğini gösterdiğini   kaydetmektedir.   Hükümet, baꢀvuranın, yakalandıktan sonra Didim Yabancılar Misafirhanesi’ne   nakledildiğini ileri sürmüꢀ ancak 14 Ağustos 2008 tarihinden önce nerede tutulduğuna iliꢀkin   bilgi vermemiꢀtir. AĐHM, baꢀvuranın da tutulduğu yerin koꢀullarına iliꢀkin olarak yeterli bilgi   vermediğini gözlemler. Baꢀvuranın ifadeleri genel nitelikte olup, iddiaların doğrulanması için   hiçbir delille desteklenmemiꢀtir.   Didim Yabancılar Misafirhanesi’nin fiziksel koꢀullarıyla ilgili olarak AĐHM,   yabancılar misafirhanesinin genel yaꢀam koꢀullarıyla ilgili genel mahiyetteki benzer iddialara   ek olarak, baꢀvuranın, altı kiꢀiyle beraber yedi yataklı bir yatakhanede tutulduğunu, bunun da   kendisini mahremiyetinden tamamen yoksun bıraktığını iddia ettiğini gözlemlemektedir.   Ayrıntılı bilgiler ve Hükümet’in sunduğu fotoğraflar ıꢀığında, AĐHM, baꢀvuranın   Didim Yabancılar Misafirhanesi’nin koꢀullarıyla ilgili iddialarını belgeleyemediğini   kaydeder. Ayrıca maruz kalmıꢀ olabileceği sıkıntıların, AĐHS’nin 3. maddesine ters düꢀecek,   insanlık dıꢀı ve onur kırıcı muameleye eꢀdeğer olabilecek yeterlilikte olmadığı anlaꢀılmıꢀtır.   Bu nedenlerle, AĐHM, baꢀvuranın Didim Yabancılar Misafirhanesi’ne   nakledilmesinden önce ve burada karꢀılaꢀtığı fiziksel koꢀullara iliꢀkin ꢀikayetlerinin,   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. fıkralarıyla uyumlu olarak açıkça dayanaktan yoksun   oldukları gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği kanısına varmaktadır.   2. Tunca Yabancılar Misafirhanesi (32940/08 ve 43616/08 no’lu baꢀvurulara iliꢀkin)   Tarafların savlarına dayanarak, AĐHM, Tunca Yabancılar Misafirhanesi’nin iki   binadan ve hücreler yerine bölmelerden oluꢀtuğunu gözlemlemektedir. Tarafların fiziksel   koꢀullara, özellikle de bölmelere yerleꢀtirilen kiꢀi sayısına ve bölmelerin büyüklüğüne iliꢀkin   savları çeliꢀmektedir.   AĐHM, Hükümet’in, Tunca Yabancılar Misafirhanesi’ndeki bir odanın içine ait   yalnızca bir fotoğraf sunduğunu, fotoğrafta birbirlerine yakın yerleꢀtirilmiꢀ ranzalarla,   üzerlerinde çarꢀaf veya battaniye bulunmayan, plastik ambalajlarından bile çıkarılmamıꢀ,   kullanılmamıꢀ döꢀekler göründüğünü gözlemlemektedir. Öte yandan baꢀvuranların sunduğu   fotoğraflar, sayılamayacak kadar çok kiꢀinin, birbirlerine dokunacak mesafede yerde   yattıklarını veya battaniyeler üzerinde oturduklarını göstermektedir. Benzer biçimde, yemek   saatinde çekilmiꢀ fotoğraflar, birbirleriyle dirsek dirseğe oturmuꢀ insanların aynı bölmede   yerde oturarak yemek yerken, diğerlerinin yemek için sırada beklediklerini göstermektedir.   Yabancılar misafirhanesine ait fotoğraflardaki genel görüntü, aꢀırı kalabalığı ve genel düzen   ve hijyen bulunmadığını göstermektedir.   AĐHM, Hükümet’in, baꢀvuranların sunduğu fotoğrafların, yeni gelenler odalarına   yerleꢀtirilmeden önce ön görüꢀme, görüꢀme ve sağlık taraması için toplandıkları sırada, iki   saat içinde çekildiğini ifade ettiğini kaydetmektedir. Bunun doğru olduğunun varsayılması   halinde bile, AĐHM, fotoğraflarda yansıtılan koꢀulların, özellikle de aꢀırı kalabalığın olduğu   ve düzen ve hijyenin olmadığı ortamın, 2 saat kadar kısa bir süre için bile olsa insanların   yaꢀamasına elveriꢀli olmadığını ve AĐHS’nin 3. maddesinin vahamet sınırları içinde olduğunu   ifade eden Đnsan Hakları Đzleme Örgütü Raporu’yla aynı fikirdedir.   Yukarıda ifade edilen etkenler, baꢀvuranların Tunca Yabancılar Misafirhanesi’nin   büyüklüğü ve kapasitesiyle ilgili değiꢀken ifadelerine bakılmaksızın, AĐHM’nin, ꢀikayetin   diğer yanlarını araꢀtırmadan, Tunca Yabancılar Misafirhanesi’nin fiziksel koꢀullarının   AĐHS’nin 3. maddesini ihlal teꢀkil ettiği sonucuna varması için yeterlidir.   3. Kırklareli Yabancılar Misafirhanesi (üç baꢀvurunun tamamına iliꢀkin olarak)   AĐHM, Kırklareli Yabancılar Misafirhanesi’nin fiziksel koꢀullarıyla ilgili benzer   ꢀikayetleri Z.N.S. – Türkiye kararında incelediğini ve buradaki tutukluluk koꢀulları nedeniyle   AĐHS’nin 3. maddesinin ihlal edildiğini kaydetmektedir.   AĐHM, kendisine sunulan tüm bilgi ve belgeler ıꢀığında, baꢀvuranların, mevcut davada   farklı bir sonuca ulaꢀmasını sağlayacak yeni bir argüman sunmadıkları kanısına varmaktadır.   AĐHM özellikle, Hükümet’in, Z.N.S. – Türkiye davasında sunulan fotoğraflara ek olarak, bu   davada Kırklareli Yabancılar Misafirhanesi’ndeki günlük yaꢀam ve hayat koꢀullarına iliꢀkin   baꢀka fotoğraflar sunduğunu kaydetmektedir. Bu yeni fotoğraflar Kırklareli Yabancılar   Misafirhanesi’ndeki fiziksel koꢀulların, AĐHS’nin öngördüğü asgari vahamet seviyesini   aꢀmamıꢀtır.   Yukarıdakiler ıꢀığında, AĐHM, mevcut   davada Kırklareli Yabancılar   Misafirhanesi’nde AĐHS’nin 3. maddesinin ihlal edilmediğine karar vermiꢀtir.   VI. TUTUKLULUK KOꢀULLARINA ĐLĐꢀKĐN OLARAK AĐHS’NĐN 3.   MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ꢀĐKAYETĐYLE BAĞLANTILI OLARAK 13.   MADDENĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuranlar, doldurdukları ilk baꢀvuru formlarında AĐHS’nin 3. maddesine dayanarak,   üç yabancılar misafirhanesindeki koꢀullardan ꢀikayetçi olmuꢀtur. Baꢀvurunun bildirilmesi   aꢀamasının ardından Hükümet’in görüꢀlerine verdikleri yanıtlarda, AĐHS’nin 3. maddesiyle   bağlantılı olarak 1. maddesine atıfta bulunmuꢀlar, tutuldukları yabancılar misafirhanesindeki   olumsuz koꢀullara iliꢀkin ꢀikayetleriyle ilgili etkili baꢀvuru yolu bulunmadığını ileri   sürmüꢀlerdir. Hükümet baꢀlangıç aꢀamasında kendisine bildirilmeyen bu ꢀikayetlere yanıt   vermemiꢀtir.   Yukarıda belirtilenler ve baꢀvuranların Tunca Yabancılar Misafirhanesi’nin fiziksel   koꢀullarına iliꢀkin ꢀikayetleriyle ilgili AĐHS’nin 3. maddesi kapsamındaki ihlal tespiti   ıꢀığında, AĐHM, 13. madde kapsamında bu ꢀikayetlerin kabuledilebilirliğine ve esasına iliꢀkin   ayrı bir inceleme yapılmasının gerekmediği kanısındadır.   VII. AĐHS’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐA EDĐLEN DĐĞER MADDELERĐ   Baꢀvuranların tümü AĐHS’nin 5/2 maddesi kapsamında tutukluk sebepleriyle ilgili   olarak ivedilikle bilgilendirilmediklerinden ꢀikayetçi olmuꢀlardır. 41626/08 no’lu baꢀvuru   sahibi baꢀvuran, AĐHS’nin 8. maddesi kapsamında, makamların Türkiye’den çıkıꢀ yapıp   Finlandiya’daki ailesine katılmasına izin vermemesi ile Đran veya Irak’a gönderilmesi   olasılığının özel hayatına ve aile hayatına haksız müdahale teꢀkil ettiğinden ꢀikayetçi   olmuꢀtur.   Davanın olayları, tarafların savları ve AĐHS’nin yukarıda tespit edilen 3, 13 ve 5/1   maddelerinin ihlalleriyle ilgili olarak, AĐHM, mevcut baꢀvurularda öne sürülen temel hukuki   soruları incelemiꢀtir. Bu nedenle, baꢀvuranların AĐHS kapsamında geri kalan ꢀikayetleriyle   ilgili ayrı bir karar vermenin gerekli olmadığı sonucuna varmıꢀtır (bkz. örneğin, Kamil Uzun –   Türkiye, 37410/97; Çelik – Türkiye (no. 1), 39324/02; Juhnke – Türkiye, 52515/99; Getiren –   Türkiye, 10301/03; Mehmet Eren – Türkiye, 32347/02).   VIII. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   A. Tazminat ve mahkeme masrafları   Baꢀvuranlar maddi tazminata iliꢀkin bir talepte bulunmamıꢀtır. Manevi tazminat   olarak, sınır dıꢀı edilme olasılıklarıyla ilgili olarak haklarının ihlal edilmesinin sonucunda   maruz kaldıkları zarar için 20.000’er Euro talep etmiꢀlerdir. Bu meblağa ek olarak, kanuna   aykırı olarak tutuldukları her gün için 100 Euro, Tunca Yabancılar Misafirhanesi’nin ikinci   binasında ve Didim’deki “depoda” kaldıkları her gün için 150 Euro, Tunca Yabancılar   Misafirhanesi’nin birinci binasında geçirdikleri her gün için 100 Euro ve Kırklareli   Yabancılar Misafirhanesi’ndeki her gün için 25 Euro talep etmiꢀlerdir.   Baꢀvuranlar Hükümet’ten, Türkiye’yi terk etmeleri için kanuna göre ön koꢀul olarak   öne sürülen ikamet ücreti ile gecikme zamlarından vazgeçmesini talep etmiꢀtir. Son olarak   AĐHMönündeki yargılama masrafları için 32940/08 no’lu baꢀvuru sahibi baꢀvuran 6920   Euro, 41626/08 no’lu baꢀvuru sahibi baꢀvuran 5775 Euro, 43616/08 no’lu baꢀvuru sahibi   baꢀvuranlar ise 6925 Euro talep etmiꢀlerdir. Bu bağlamda avukatlarının harcadığı mesaiyi   gösteren bir mesai çizelgesi ile yargılama masraflarını gösteren bir tablo sunmuꢀlardır.   Hükümet bu taleplere, aꢀırı oldukları ve yalnızca gerçekten meydana gelen masraflar   ödenebileceği için itiraz etmiꢀtir.   AĐHM, baꢀvuranların yalnızca ihlalin tespit edilmesiyle telafi edilemeyecek bir   manevi zarara uğradıkları kanısındadır. Đhlallerin vahameti, tutukluluk süresi ve yeri ile adil   bedel unsurunu göz önünde bulundurarak, bu baꢀlık altında 32940/08 no’lu baꢀvuru sahibi   baꢀvurana 26.000 Euro, 41626/08 no’lu baꢀvuru sahibi baꢀvurana 20.000 Euro, 43616/08   no’lu baꢀvuru sahibi baꢀvuranların her birine ise 21.000 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.   Baꢀvuranların ikamet ücreti ile zammından vazgeçilmesine iliꢀkin olarak ise AĐHM, bu   meselenin AĐHS’nin 41. maddesi kapsamına girmediğini kaydeder ve bu nedenle bu talebi   reddetmektedir.   AĐHM’nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği   kanıtlandığı ve makul bir meblağ olduğu takdirde baꢀvurana geri ödenmektedir. Bu davada,   AĐHM, sahip olduğu belgeler ve yukarıda belirtilen ölçütler ıꢀığında, mahkeme masrafları için   baꢀvuranların her birine 3500’er Euro ödenmesinin makul olduğu sonucuna varmıꢀtır. Avrupa   Konseyi’nin adli yardım çizelgesine göre adli yardım olarak verilen 850 Euro, bu meblağdan   düꢀülmelidir.   AĐHM, davanın özel koꢀulları ile AĐHS’nin 5/1 maddesinin ihlal edildiğinin tespit   edilmesi ve bu ihlalin bir an önce sona ermesi kapsamında, Savunmacı Devlet’in, halen   Kırklareli Yabancılar Misafirhanesi’nde tutulan (32940/08 ile 41626/08 no’lu baꢀvuru sahibi)   iki baꢀvuranın olabildiğince erken serbest bırakılmasını sağlaması, daha önce serbest bırakılan   (43616/08 no’lu baꢀvuru sahibi) diğer iki baꢀvuranın ise yeniden alıkonulmalarının önüne   geçmesi gerektiği kanısındadır (bkz. Assanidze - Gürcistan [BD], 71503/01).   B. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz   oranına üç puanlık bir artıꢀın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiꢀtir.   AĐHM YUKARIDAKĐ GEREKÇELERE DAYANARAK,   1. Oybirliğiyle, 41626/08 no’lu baꢀvuru sahibi baꢀvuranın geri çekme talebinin   reddedilmesine ve baꢀvurunun incelenmesine devam edilmesine;   2. Oybirliğiyle, baꢀvuruları birleꢀtirmeye;   3. AĐHS’nin 3. maddesi kapsamında, 41626/08 no’lu baꢀvuru sahibi baꢀvuranın Didim’de   tutulduğu fiziksel koꢀullara iliꢀkin ꢀikayetin kabuledilemez, üç baꢀvurudaki ꢀikayetlerin   geri kalan tamamının oybirliğiyle kabuledilebilir olduğuna;   4. Oybirliğiyle, baꢀvuranların Irak veya Đran’a sınırdıꢀı edilmelerinin AĐHS’nin 3. maddesini   ihlal edeceğine;   5. Oybirliğiyle, baꢀvuranların AĐHS’nin 3. maddesi kapsamındaki sınırdıꢀı edilme olasılığı   ꢀikayetleriyle bağlantılı olarak 13. maddesinin ihlal edildiğine;   6. Oybirliğiyle, Kırklareli Yabancılar Misafirhanesi’ndeki fiziksel koꢀullar nedeniyle   AĐHS’nin 3. maddesinin ihlal edilmediğine;   7. 1’e karꢀı 6 oyla (32940/08 ve 43616/08 no’lu baꢀvurularla ilgili) Tunca Yabancılar   Misafirhanesi’ndeki fiziksel koꢀullar nedeniyle AĐHS’nin 3. maddesinin ihlal edildiğine;   8. Oybirliğiyle, AĐHS’nin 5. maddesinin 1. ve 4. fıkralarının ihlal edildiğine;   9. Oybirliğiyle, hem AĐHS’nin 5/2 ve 8. maddeleri kapsamında hem de tutukluluk   koꢀullarıyla ilgili olarak AĐHS’nin 3. maddesi kapsamında yapılan ꢀikayetlerle bağlantılı   olarak AĐHS’nin 13. maddesi kapsamında yapılan ꢀikayetlerin ayrı incelenmesine gerek   olmadığına;   10. Oybirliğiyle,   (a) Savunmacı Devlet’in, halen Kırklareli Yabancılar Misafirhanesi’nde tutulan (32940/08   ile 41626/08 no’lu baꢀvuru sahibi) iki baꢀvuranın serbest bırakılmasını sağlamasına,   daha önce serbest bırakılan (43616/08 no’lu baꢀvuru sahibi) diğer iki baꢀvuranın ise   yeniden alıkonulmamalarına;   (b) Savunmacı Devlet’in AĐHS’nin 44. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararın kesinleꢀtiği   tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Türk   Lirası’na çevirerek izleyen meblağları ödemesine:   (i) uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber, 32940/08 no’lu baꢀvuru sahibi   baꢀvurana 26.000 Euro (yirmi altı bin Euro), 41626/08 no’lu baꢀvuru sahibi   baꢀvurana 20.000 Euro (yirmi bin Euro), 43616/08 no’lu baꢀvuru sahibi   baꢀvuranların her birine ise 21.000 Euro (yirmi bir bin Euro) manevi tazminat;   (ii) uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber, yargılama masrafı olarak   32940/08 ve 41626/08 no’lu baꢀvuru sahibi baꢀvuranların her birine, adli   yardım olarak verilen 850 Euro (sekiz yüz elli Euro) düꢀülmek suretiyle 3500   Euro (üç bin beꢀ yüz Euro) ve 43616/08 no’lu baꢀvuru sahibi baꢀvuranlara   ortaklaꢀa aynı miktar;   (c) Yukarıda anılan üç aylık sürenin aꢀılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için   Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek   suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;   11. Baꢀvuranların adil tazmin taleplerinin kalan kısmının reddine,   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Đngilizce hazırlanmıꢀ, AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.   fıkraları uyarınca 13 Nisan 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Françoise Elens-Passos   Zabıt Katibi Yardımcısı   Françoise Tulkens   Baꢀkan

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 16.07.2026. · Źródło