32987/96
WyrokETPCz2001-10-30ECLI:CE:ECHR:2001:1030JUD003298796
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego trwającego ponad szesnaście lat, zakończonego przedawnieniem, naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie karne przeciwko skarżącemu, trwające około szesnastu lat i siedmiu miesięcy, było nadmiernie długie. Stwierdził znaczące opóźnienia zarówno na etapie pierwszej instancji, jak i w postępowaniu odwoławczym, których nie można było uzasadnić złożonością sprawy. Odpowiedzialność za przedłużające się postępowanie została przypisana władzom krajowym, co doprowadziło do naruszenia wymogu "rozsądnego terminu" z art. 6 ust. 1 Konwencji.Stan faktyczny
Skarżący, Hüsamettin Keskin, został aresztowany 3 listopada 1980 roku pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji Dev-Yol. Oskarżono go o próbę obalenia porządku konstytucyjnego i zażądano kary śmierci. W 1988 roku Sąd Wojenny skazał go na dożywocie. Po uchyleniu wyroku przez Sąd Kasacyjny i przekazaniu sprawy do sądu cywilnego, postępowanie zostało ostatecznie zakończone 24 czerwca 1997 roku z powodu przedawnienia. Całe postępowanie trwało około 16 lat i 7 miesięcy.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Postanowił oddzielić niniejszą skargę od innych skarg połączonych na podstawie art. 43 § 1 Regulaminu.
2. Stwierdził naruszenie art. 6 § 1 Konwencji z powodu długości postępowania karnego.
3. Zasądził na rzecz skarżącego 100 000 franków francuskich tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową oraz 10 000 franków francuskich tytułem zwrotu kosztów i wydatków, płatne w ciągu 3 miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, wraz z odsetkami w wysokości 4,26% rocznie po upływie tego terminu.
4. Oddalił pozostałe żądania skarżącego dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYİ
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi Kararı
KESKĐN/Türkiye Davası
Baꢀvuru no: 32987/96
Strazburg Ekim 2001
USULĐ ĐꢁLEMLER
1. Davanın nedeni, Türk vatandaꢀı olan Hüsamettin Keskin’in ("baꢀvuran"), 25
Haziran 1996 tarihinde, Đnsan Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleꢀme'nin
("Sözleꢀme") eski 25.maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları
Komisyonu'na ("Komisyon") yaptığı baꢀvurudur (baꢀvuru no. 32987/96).
2. Baꢀvuranı Ordu’da faaliyet gösteren avukat Haluk Türkmen temsil etmiꢀtir. Bu
davaya yönelik olarak Türk Hükümeti bir Ajan tayin etmemiꢀtir.
3. Baꢀvuran, kendisine karꢀı yürütülen ceza yargılamasının Sözleꢀmenin 6 § 1 maddesi
uyarınca “makul sürede” sonuçlanmadığını öne sürmektedir.
4. Baꢀvuru, 1 Kasım 1998 tarihinde, Sözleꢀme'nin 11 No'lu Protokolü yürürlüğe
girdiğinde, anılan Protokol'ün 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Mahkeme’ye gönderilmiꢀtir.
5. Baꢀvuru, Mahkeme'nin Birinci Kısmına verilmiꢀ (Đçtüzük, 52. madde, 1.fıkra) ve bu
bölüm içinde davayı inceleyecek olan daire (Sözleꢀme'nin 27 §1 Maddesi), Đçtüzüğün 26§1
maddesine uygun olarak teꢀekkül etmiꢀtir. Mahkeme'de Türkiye'yi temsil eden Sn. Yargıç
Rıza Türmen davadan çekilmiꢀtir (Đçtüzük 28.madde). Bunun üzerine Hükümet Sn. Feyyaz
Gölcüklü'yü Sn. Rıza Türmen'in yerine ad hoc yargıç olarak atamıꢀtır (Sözleꢀme'nin 27§2 ve
Đçtüzüğün 29§1 maddeleri).
6. Daire Baꢀkanı baꢀvurunun Davalı Devlet aleyhine yapılan diğer baꢀvurularla
birleꢀirilmesine karar vermiꢀtir.
7. Daire 31 Ağustos 1999 tarihli bir kararla baꢀvuruyu kabuledilebilir bulmuꢀtur.
8. Gerek baꢀvuran gerekse de Hükümet esaslara iliꢀkin olarak görüꢀ bildirmiꢀlerdir
(Đçtüzük 59 § 1).
OLAYLAR
I. DAVAYA ESAS TEꢁKĐL EDEN OLAYLAR
A. Baꢀvuranın yakalanması ve tutuklanması
9. 3 Kasım 1980 tarihinde, Fatsa Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis memurları
baꢀvuranı yasadıꢀı Dev-Yol örgütüne üye olduğu ꢀüphesiyle tutuklamıꢀlardır.
10. 30 Ocak 1981 tarihinde Erzincan Sıkıyönetim Mahkemesi, baꢀvuranın tutukluluk
halinin devamına karar vermiꢀtir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2001. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Çok taraflı Siyasî İşler
Genel Müdürlüğü tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam
olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı
Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan
amaçlarla alıntılanabilir.
B. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki Yargılama
11. 10 Mayıs 1982 tarihinde, Askeri Savcı, baꢀvuran ve diğer 722 davalı hakkındaki
iddianamesini Sıkıyönetim Mahkemesi'ne sunmuꢀtur. Savcı, baꢀvuranı, amacı Türk anayasal
düzenini yıkarak yerine Marksist-Leninist bir rejim kurmak olan yasadıꢀı silahlı örgüt Dev-
Yol'a üye olmakla suçlamıꢀtır. Savcılık, Türk Ceza Kanunu'nun 146§1 hükmü uyarınca ölüm
cezası talep etmiꢀtir.
12. 24 Ağustos 1988 tarihinde, Sıkıyönetim Mahkemesi, baꢀvuranı Dev-Yol üyesi
olduğu için suçlu bulmuꢀtur. Mahkeme baꢀvuranı TCK'nın 146§3 maddesi uyarınca ömür
boyu hapis cezasına çarptırmıꢀ ve kendisini sürekli olarak bir kamu hzimeti mesleği icra
etmekten men ederek adli vesayet altına koymuꢀtur.
C. Temyiz Đꢀlemleri
13. Baꢀvuranın Askeri Yargıtay’a itirazda bulunmuꢀtur.
14. Sıkıyönetim mahkemelerini ilga eden 27 Aralık 1993 tarihli Kanunun yürürlüğe
girmesinin ardından, davaya bakma yetkisi Yargıtay'a geçmiꢀ ve 26 Aralık 1994 tarihinde
dosya Yargıtay'a gönderilmiꢀtir.
15. 4 Temmuz 1995 tarihinde, Yargıtay, baꢀvuranın TCK 146§1 maddesi uyarınca
yargılanması gerektiği gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozmuꢀtur. Dava Ankara Ağır Ceza
Mahkemesine gönderilmiꢀtir.
16. 24 Haziran 1997 tarihinde Ankara Ağır Ceza Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu 102.
maddesi uyarınca, yargılama zaman aꢀımına uğradığı gerekçesiyle baꢀvuran aleyhindeki
kovuꢀturmanın sona erdirilmesine karar vermiꢀtir.
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMA
A. Ceza Hukuku
17. Türk Ceza Kanunu'nun 146 §§ 1 ve 3. hükmü aꢀağıdaki gibidir:
"Türkiye Cumhuriyeti Teꢀkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve tebdil veya
ilgaya ve bu kanun ile teꢀekkül etmiꢀ olan Büyük Millet Meclisini iskata veya vazifesini yapmaktan
men'e cebren teꢀebbüs edenler, idam cezasına mahküm olur.
.......
Birinci fıkrada yazılı suça ikinci fıkrada gösterilenden gayri surette iꢀtirak eden fer’i ꢀerikler hakkında
beꢀ seneden on beꢀ seneye kadar ağır hapis cezası ve amme hizmetlerinden müebbeden memnuniyet
cezası hükmolunur.”
HUKUK
I. SÖZLEꢁMENĐN 6 § 1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
18. Baꢀvuran, aleyhinde yürütülen cezai kovuꢀturmasının süresinin uzunluğundan
yakınmıꢀtır. Bu bağlamda Sözleꢀme'nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini idda etmektedir.
Anılan madde aꢀağıdaki gibidir:
"Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, ...bir mahkeme
tarafından davasının makul bir süre içinde...görülmesini istemek hakkına sahiptir."
19. Hükümet baꢀvuranın iddialarını reddetmiꢀtir. Baꢀvurana yöneltilen
suçlamalar bakımından davanın karmaꢀık olduğunu ve Dev-Yol eylemlerine karıꢀtıkları
ꢀüphesiyle suçlanan 723 davalının söz konusu olduğu bir duruꢀmanın hazırlanmasının
güçlüğünü ifade etmiꢀtir.Bu etmenlerin iꢀlemlerin uzamasında etkili olduğunu ve yargı
makamlarının ihmal ve gecikmesinden söz edilemeyeceğini iddia etmiꢀlerdir.
A. Dikkate alınacak dönem
20. Mahkeme, yargılamanın, baꢀvuranın yakalandığı 3 Kasım 1980 tarihinde baꢀlayıp Haziran 1997 tarihinde sona erdiğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla, baꢀvuranın
yargılanması yaklaꢀık on altı yıl yedi ay sürmüꢀtür.
21. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel baꢀvuru hakkını tanıdığına iliꢀkin
bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen on yıl beꢀ aylık dönemi
inceleyebilmektedir. Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı sırada yargılamanın
ne durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. Söz konusu tarihte, yargılama altı yıldır
sürmekteydi.
(b) Yargılama süresinin makuliyeti
22. Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesinin yedi yıl dokuz ayda karara vardığını
gözlemlemektedir. Askeri Yargıtay itirazı beꢀ yıl dört ay sonra ele almıꢀtır. Askeri Yargıtay
davayı ele aldıktan yaklaꢀık yedi ay sonra, 4 Temmuz 1995 tarihinde, karara varmıꢀtır. Bu
kararı müteakiben dava Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye baꢀlanmıꢀ ve bu
mahkeme de zaman aꢀımına bağlı olarak yargılamanın sona erdirilmesine karar vermiꢀtir.
Mahkeme, gerek ilk derece mahkemesinde gerek temyiz sürecinde önemli gecikmeler olduğu
kanısındadır. Bu gecikmeler davanın karmaꢀıklığı ile açıklanamaz ve baꢀvurana karꢀı
yürütülen cezai kovuꢀturmanın uzamasının sorumluluğu ulusal makamlara atfedilmelidir.
23. Mahkeme, kendisindeki delillere ve konu hakkındaki içtihadına dayanarak, ceza
yargılamasının uzun sürmesinin "makul süre" yükümlülüğünün yerine getirilmemesine yol
açtığı sonucuna varmıꢀtır.
24. Dolayısıyla, Sözleꢀmenin 6 § 1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. SÖZLEꢁMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
25. Sözleꢀme'nin 41. Maddesi aꢀağıdaki gibidir:
"Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Zarar
26. Baꢀvuran, maddi ve manevi tazminat olarak 80,000 Amerikan Doları talep
etmiꢀtir. Bu bağlamda baꢀvuran, yargılamanın çok uzun sürmesinden kaynaklanan birçok
sıkıntıya maruz kaldığına değinmiꢀtir.
27. Hükümet, baꢀvuranın iddialarıyla ilgili herhangi bir yorum yapmamıꢀtır.
28. Baꢀvuranın yargılamasının toplam süresinin uzunluğunu dikkate alan Mahkeme,
kendisinin belli bir sıkıntıya düꢀtüğünü düꢀünmektedir. Hakkaniyet ilkesi temelinde kendisine
100,000 Fransız Frangı ödenmesine karar vermiꢀtir.
B. Masraflar
29. Baꢀvuran, yasal harcamalar için herhangi bir talepte bulunmamıꢀ, takdiri
Mahkemeye bırakmıꢀtır.
30. Hükümet, bu baꢀlık altında da herhangi bir görüꢀ belirtmemiꢀtir.
31. Mahkeme, baꢀvuranın Sözleꢀme iꢀlemleri sürecinde bazı harcamalarda
bulunduğunu göz önüne alarak, yaptığı masraflar için baꢀvurana 10,000 Frank ödenmesinin
makul olduğuna karar vermiꢀtir.
C. Temürrüt Faizi
32. Mahkeme önündeki mevcut bilgilere göre, iꢀbu kararın benimsendiği tarihte
Fransa'daki yasal faiz oranı yıllık % 4,26'dır.
BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Đçtüzük 43§1 maddesi uyarınca birleꢀtirilen diğer baꢀvurulardan ayırmaya;
2. ceza yargılamasının uzunluğu nedeniyle Sözleꢀmenin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;
3.
(a) Sözleꢀme’nin 44 § 2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren 3 ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’sına çevrilerek davalı Devlet tarafından,
(i) Manevi tazminat tutarı olarak 100,000 (yüzbin) Fransız Frangı
(ii) Masraflar için 10,000 (on bin) Fransız Frangının
ödenmesi gerekebilecek her türlü vergiyle birlikte baꢀvurana ödenmesine;
(b) üç aylık süre sonunda yapılan ödemeler için, ödeme tarihine kadar yıllık % 4,26 faiz
uygulanmasına
4. Oybirliğiyle baꢀvuranın adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerinin reddine
KARAR VERMĐꢁTĐR.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak verilmiꢀ ve 30 Ekim 2001 tarihinde, Đçtüzüğün 77.maddesinin 2.ve
3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
Michael O'BOYLE
Elisabeth PALM
Sekreter
Baꢀkan
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło