34395/04
WyrokETPCz2010-03-02ECLI:CE:ECHR:2010:0302JUD003439504
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania cywilnego o odszkodowanie, trwającego ponad sześć lat i cztery miesiące, naruszyła prawo skarżącego do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że postępowanie cywilne, które trwało sześć lat i cztery miesiące w dwóch instancjach, było nadmiernie długie. Kluczowe opóźnienia wystąpiły na etapie pierwszej instancji, gdzie sąd wielokrotnie odkładał rozprawy w oczekiwaniu na informacje i dokumenty od instytucji publicznych, które nie działały z należytą starannością. Trybunał uznał, że państwo ponosi odpowiedzialność za te opóźnienia, co doprowadziło do naruszenia wymogu "rozsądnego terminu" z art. 6 ust. 1 Konwencji.Stan faktyczny
Skarżący, Cemil Akkaya, został częściowo niepełnosprawny w wyniku wypadku w pracy. Wniósł pozew o odszkodowanie materialne i niematerialne przeciwko swojemu pracodawcy do tureckich sądów pracy. Postępowanie trwało od czerwca 1998 r. do listopada 2004 r., czyli sześć lat i cztery miesiące, w dwóch instancjach. Sąd pierwszej instancji wielokrotnie odkładał rozprawy z powodu oczekiwania na dokumenty i ekspertyzy od instytucji publicznych.Rozstrzygnięcie
Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna.
Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji.
Zasądza na rzecz skarżącego 3 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową oraz 500 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków, powiększone o odsetki za zwłokę.
Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
OF EUROPE
AVRUPA
KONSEYĐ
EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ D A ĐRE
AKKAYA – TÜRKĐYE DAVASI
(B a ꢀvuru no. 34395/04)
KARAR
STRAZBURG Mart 2010
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde
kesinleꢀecektir. ꢁekli düzeltmelere tâbi olabilir.
____________________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları
Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıꢀ olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam
olarak belirtilmiꢀ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koꢀulu ile Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa
Konseyi ve Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla
alıntılanabilir.
AKKAYA – TÜRKĐYE KARARI
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 34395/04 no’lu davanın nedeni Cemil Akkaya adlı
T.C. vatandaꢀının (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AĐHM”) 14 Haziran tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Đliꢀkin Sözleꢀme’nin
(“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, AĐHM önünde Ankara Barosu avukatlarından G. C. Ekꢀioğlu tarafından
temsil edilmiꢀtir.
OLAYLAR
Baꢀvuran 1964 doğumludur ve Ankara’da yaꢀamaktadır. Özel bir ꢀirkette
çalıꢀmaktayken geçirdiği iꢀ kazası sonucunda kısmen sakat kalmıꢀtır.
Baꢀvuran iꢀveren aleyhine Ankara Đꢀ Mahkemesi’nde 19 Haziran 1998 tarihinde maddi, Nisan 2003 tarihinde ise manevi tazminat davaları açmıꢀ, mahkeme 27 Mayıs 2003
tarihinde davaları birleꢀtirmiꢀtir.
Yargılama sırasında ilk derece mahkemesi, savcılık ve SSK gibi birtakım kamu
kurumlarından bilgi ve belgelerin ve mahkemenin tayin ettiği bilirkiꢀilerin raporlarının
beklenmesi nedeniyle duruꢀmaları ertelemiꢀtir.
Mahkeme, 21 Haziran 2004 tarihinde baꢀvuranın taleplerini kısmen kabul etmiꢀ ve
kendisine, olay tarihinden itibaren iꢀletilmek üzere yasal faiziyle birlikte manevi tazminat
ödenmesine karar vermiꢀtir. Kasım 2004 tarihinde Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararını onamıꢀtır.
Baꢀvuran, 4 Ağustos 2008 ve 29 Mayıs 2009 tarihli dilekçelerinde, geç ödeme
nedeniyle maruz kaldığı zarardan dolayı Ankara Đꢀ Mahkemesi’nde ꢀirket aleyhine munzam
zarar davası açtığını AĐHM'ye bildirmiꢀtir. Sözkonusu dava mahkeme tarafından 21 Nisan tarihinde reddedilmiꢀtir.
AĐHM'ye gönderdiği 7 Ağustos 2009 tarihli dilekçesinde baꢀvuran, ilk derece
mahkemesinin munzam zarara hükmetmemesinin AĐHS’ye ek 1 no’lu Protokolün 1. maddesi
ile güvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal ettiğini öne sürmüꢀtür.
Baꢀvuranın 1 no’lu Protokolün 1. maddesine dayalı ꢀikâyeti sözkonusu baꢀvurudan
ayrılmıꢀ ve baꢀvuru no. 53791/09 olarak kaydedilmiꢀtir.
HUKUK
Baꢀvuran, yargılama süresinin AĐHS'nin 6/1 maddesinde öngörülen “makul süre”
ꢀartına uygun olmadığını öne sürmüꢀ, Hükümet ise iddiayı reddetmiꢀtir.
AKKAYA – TÜRKĐYE KARARI
Dikkate alınması gereken süre, baꢀvuranın Ankara Đꢀ Mahkemesi’nde dava açtığı 19
Haziran 1998 tarihinde baꢀlayıp Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi kararını onadığı 4 Kasım tarihinde sona ermektedir. Dolayısıyla süre, iki yargı aꢀamasında 6 yıl 4 aydır.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde sözkonusu ꢀikâyetin açıkça
dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ꢀikâyetin baꢀka açılardan bakıldığında da
kabuledilemezlik unsuru taꢀımadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikâyet kabuledilebilir
niteliktedir.
Esasa iliꢀkin olarak AĐHM, davayla ilgili karar vermesi 6 yıldan fazla süren ilk derece
mahkemesinde kayda değer bir gecikme olduğunu gözlemler. Mahkeme, bu süre içerisinde
ilgili kurumlardan bilgi beklediği için duruꢀmaları ertelemiꢀtir. Bu kurumlar dava ile özenli
bir ꢀekilde ilgilenmemiꢀ ve önemli bir gecikmeye neden olmuꢀtur.
AĐHM, yukarıda belirtilenler ıꢀığında ve içtihadını dikkate alarak (bkz. örneğin
Bahçeyaka – Türkiye, no. 74463/01; Latif Fuat Öztürk – Türkiye, no. 54673/00) somut davada
yargılamanın gereğinden fazla uzun sürdüğü ve “makul süre” ꢀartına uymadığı kanaatindedir.
Buna göre AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
Baꢀvuran, AĐHS'nin 41. maddesine dayanarak 100,000 Euro maddi, 75,000 Euro
manevi tazminat talebinde bulunmuꢀ, Hükümet miktarlara itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı
kuramamaktadır; bu nedenle talebi reddeder. Ancak hakkaniyete uygun bir değerlendirmeyle
baꢀvurana 3,000 Euro manevi tazminat ödenmesini uygun bulmaktadır.
Baꢀvuran ayrıca ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde yapılan masraf ve giderler için
30,000 Euro, avukat ücreti olarak ise 40,000 Euro talep etmiꢀtir. Taleplerini desteklemek
üzere ulusal mahkemelerde tahakkuk eden masrafların makbuzlarını ibraz etmiꢀtir. Hükümet,
taleplere itiraz etmiꢀtir.
AĐHM’nin içtihadına göre bir baꢀvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için
yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmıꢀ ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır.
Sözkonusu davada elindeki bilgileri ve yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak AĐHM
baꢀvurana yargılama masraf ve giderleri için 500 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.
AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine
uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar
vermiꢀtir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Savunmacı devletin baꢀvurana, AĐHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği
tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirasına
AKKAYA – TÜRKĐYE KARARI
çevrilmek üzere:
(i) 3,000 (üç bin) Euro manevi tazminat;
(ii) 500 (beꢀ yüz) Euro yargılama masraf ve giderleri;
(iii) bu miktarlara uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa
Merkez Bankası’nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle
elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragrafları uyarınca 2 Mart 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
3
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło