34656/03

WyrokETPCz2009-09-22ECLI:CE:ECHR:2009:0922JUD003465603

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowań sądowych dotyczących roszczenia o rejestrację nieruchomości naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że długość postępowania sądowego w dwóch instancjach (21 lat w Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi i 5 lat 9 miesięcy w Erdek Kadastro Mahkemesi) była nadmierna i nie spełniała wymogu „rozsądnego terminu” z art. 6 ust. 1 Konwencji. W przypadku pierwszego postępowania, Trybunał zauważył, że akta sprawy zaginęły, co uniemożliwiło rozpatrzenie wniosku o sprostowanie przez Sąd Kasacyjny. W drugim postępowaniu, pomimo braku złożoności sprawy, Trybunał odnotował znaczne opóźnienia, w tym 3 lata i 5 miesięcy w sądzie pierwszej instancji, gdzie oględziny miejsca odbyły się dopiero po prawie 3 latach od wszczęcia sprawy. Trybunał powołał się na swoje wcześniejsze orzecznictwo w podobnych sprawach, stwierdzając, że Rząd nie przedstawił przekonujących argumentów ani dowodów, które mogłyby prowadzić do odmiennego wniosku.
Stan faktyczny
Skarżący, Cüneyt Mehmet Barker, urodzony w 1949 roku, mieszka w Stambule. 15 sierpnia 1988 roku wniósł pozew do Sądu Cywilnego w Erdek przeciwko Skarbowi Państwa o rejestrację działki na jego nazwisko. Sąd pierwszej instancji uwzględnił jego żądanie 17 kwietnia 1990 roku, ale Skarb Państwa złożył apelację. W 1998 roku skarżący dowiedział się, że postępowanie apelacyjne zakończyło się już 28 października 1992 roku, a akta sprawy zaginęły, co uniemożliwiło dalsze rozpatrzenie. W 2001 roku skarżący złożył kolejny pozew w Sądzie Katastralnym w Erdek, kwestionując rejestrację tej samej działki na rzecz innej osoby i Skarbu Państwa. To postępowanie zakończyło się 26 lutego 2007 roku.
Rozstrzygnięcie
Trybunał stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Zasądza na rzecz skarżącego 21 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową. Odrzuca pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   OF EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   BARKER – TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no. 34656/03)   KARAR   STRAZBURG   Eylül 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde   kesinleꢀecektir. ꢁekli düzeltmelere tâbi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   BARKER – TÜRKĐYE KARARI   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 34656/03 no’lu davanın nedeni Cüneyt Mehmet   Barker adlı T.C. vatandaꢀının (“baꢀvuran”) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (“AĐHM”) 9   Temmuz 2003 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Đliꢀkin   Sözleꢀme’nin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, AĐHM önünde Đstanbul Barosu avukatlarından K. Koç tarafından temsil   edilmiꢀtir.   OLAYLAR   DAVA KOꢁULLARI   Baꢀvuran 1949 doğumludur ve Đstanbul’da yaꢀamaktadır. 15 Ağustos 1988 tarihinde   Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Hazine’ye karꢀı bir dava açarak bir arsanın adına tescil   edilmesini talep etmiꢀtir.   Nisan 1990 tarihinde mahkeme baꢀvuranın talebini kabul etmiꢀ, Hazine temyize   gitmiꢀtir.   Baꢀvuran temyiz davasının akıbetini her sorduğunda birinci derece mahkemesi   kendisine davanın halen sürdüğü bilgisini vermiꢀtir. Ancak 1998 yılında baꢀvuran, temyiz   yargılamasının aslında çok önce, 28 Ekim 1992’de sonuçlandığını Yargıtay’dan öğrenmiꢀtir.   Baꢀvuranın yazdığı dilekçeye cevaben Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi, dava dosyasının   kendilerine gönderilmediğini ve sonrasında kayıp görünen dava dosyasını yeniden   oluꢀturmaya çalıꢀtıklarını belirtmiꢀtir.   Mayıs 1998 tarihinde Hazine, 28 Ekim 1992 tarihli kararın düzeltilmesi talebiyle   Yargıtay’a baꢀvurmuꢀtur. 28 Eylül 1998 tarihinde Yargıtay, yeniden oluꢀturulan dava   dosyasının yeterli olmadığı ve böyle bir inceleme yapılması için dava dosyasının aslının   bulunması gerektiği gerekçesiyle Hazine’nin talebinin incelenemeyeceğine karar vererek dava   dosyasını Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi’ne geri göndermiꢀtir. Tarafların ilettiği bilgiye   göre dava halen sürmektedir.   yılında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne bağlı Tapu Tescil Komisyonu bir   tapulama tescili yaparak ilgili arsayı K.T. adlı ꢀahıs ve Hazine adına kaydetmiꢀtir.   Mayıs 2001 tarihinde baꢀvuran Erdek Kadastro Mahkemesi’nde bir dava açarak   tapulama tespit çalıꢀmasına itiraz etmiꢀtir. 18 Mayıs 2004 tarihinde arsa üzerinde bir inceleme   yapılmıꢀ, 20 Ekim 2004 tarihinde Erdek Kadastro Mahkemesi baꢀvuranın talebini kısmen   kabul etmiꢀtir.   Kasım 2005 tarihinde Yargıtay sözkonusu kararı onamıꢀ ve Hazine’nin kararın   düzeltilmesi talebini 26 ꢁubat 2007 tarihinde reddetmiꢀtir.   BARKER – TÜRKĐYE KARARI   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuran, Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi ve Erdek Kadastro Mahkemesi’nde görülen   yargılama sürelerinin AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen “makul süre” ꢀartına   uymamasından ꢀikâyetçi olmuꢀ, Hükümet iddiaya karꢀı çıkmıꢀtır.   Dava dosyasındaki unsurlardan, Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davanın 15   Ağustos 1988’de baꢀladığı ve henüz sonuçlanmadığı anlaꢀılmaktadır. Bu haliyle dava iki   aꢀamalı yargıda 21 yıl sürmüꢀ durumdadır.   AĐHM, Erdek Kadastro Mahkemesi önündeki davaya iliꢀkin olarak yargılamanın 30   Mayıs 2001 tarihinde baꢀlayıp 26 ꢁubat 2007 tarihinde sona erdiğini kaydeder. Bu nedenle   dikkate alınması gereken süre iki yargı aꢀamasında 5 yıl 9 aydır.   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik   unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   Esasa iliꢀkin olarak AĐHM, Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi önündeki davayla ilgili   olarak dava dosyasının aslının kayıp olduğunun ve yargılamanın, yeniden oluꢀturulan dava   dosyasının eksik olması nedeniyle Hazine’nin düzeltme talebini inceleyemediği görülen   Yargıtay’da derdest olduğunun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığını kaydeder.   Erdek Kadastro Mahkemesi’ndeki yargılamaya iliꢀkin olarak ise AĐHM davanın,   karmaꢀık olmayan yapısına rağmen sözkonusu birinci derece mahkemesinde yaklaꢀık 3 yıl 5   ay sürdüğünü kaydeder. AĐHM özellikle davanın 30 Mayıs 2001’de açılmıꢀ olmasına karꢀın   keꢀfin ancak 18 Mayıs 2004 tarihinde yapılmıꢀ olduğunu, bu süreçte yetkililer tarafından   hiçbir önemli iꢀlem yapılmadığını belirtir.   AĐHM, somut baꢀvurudakine benzer sorunlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla   AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (bkz. Talipoğlu – Türkiye, no.   64236/01).   Tarafına sunulan tüm delilleri inceleyen AĐHM, somut davada farklı bir sonuca   ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı   kanaatindedir. Konu ile ilgili içtihadını dikkate alarak somut davada yargılama süresinin hem   Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi hem Erdek Kadastro Mahkemesi önünde aꢀırı olduğu ve   AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen “makul süre” ꢀartına uymadığı görüꢀündedir.   Bu nedenle AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI   AĐHS’nin 41. maddesine göre:   “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,   hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   BARKER – TÜRKĐYE KARARI   A. Tazminat ve yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuran maddi ve manevi tazminat olarak toplam 70,000 Euro ödenmesini talep etmiꢀ,   Hükümet talebe karꢀı çıkmıꢀtır.   Maddi tazminat talebine iliꢀkin olarak AĐHM, baꢀvuranın talebini destekler nitelikte   herhangi bir belge sunmamıꢀ olması nedeniyle talebi reddeder.   Bununla birlikte baꢀvuranın sadece ihlal tespiti ile yeterli olarak tazmin edilemeyecek   manevi zarara uğradığını kabul etmektedir. Somut dava koꢀulları ve içtihadını dikkate alarak   baꢀvurana 21,000 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.   Baꢀvuran yargılama masraf ve giderlerinin ödenmesi konusunda herhangi bir talepte   bulunmamıꢀtır. Bu nedenle bu baꢀlık altında ödeme yapılmaması uygundur.   B. Gecikme faizi   AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi faizlerine   uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar   vermiꢀtir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. (a) Sorumlu devletin baꢀvurana, AĐHS’nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢀtiği   tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk lirasına   çevrilmek üzere:   (i) 21,000 (yirmi bir bin) Euro manevi tazminat;   (ii) bu miktara uygulanabilecek her tür vergiyi ödemesine;   (b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa   Merkez Bankası’nın marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle   elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragrafları uyarınca 22 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   3

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło