35064/97

WyrokETPCz2005-12-22ECLI:CE:ECHR:2005:1222JUD003506497

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy zatrzymanie skarżącego na 20 dni bez postawienia go przed sędzią i bez powiadomienia rodziny naruszyło prawo do natychmiastowego postawienia przed sędzią lub innym urzędnikiem uprawnionym do wykonywania funkcji sądowych, zgodnie z art. 5 ust. 3 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że 20-dniowe zatrzymanie skarżącego bez postawienia go przed sędzią, dodatkowo w warunkach „incommunicado” (bez powiadomienia rodziny), było rażąco nieproporcjonalne i nie mogło być uznane za konieczne, nawet w obliczu zarzutów o terroryzm. Trybunał przypomniał, że władze nie mają nieograniczonego prawa do zatrzymywania podejrzanych bez kontroli sądowej, a nawet krótsze okresy zatrzymania (np. 4 dni i 6 godzin w sprawie Brogan) zostały uznane za naruszające art. 5 ust. 3 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Mehmet Hanefi Işık, został zatrzymany 8 sierpnia 1996 roku przez policję cywilną w Diyarbakır pod zarzutem przynależności do PKK. Przez pierwsze sześć dni zatrzymania jego rodzina ani Stowarzyszenie Praw Człowieka w Diyarbakır nie zostali poinformowani o jego losie. Został przesłuchany przez prokuratora 27 sierpnia 1996 roku, a następnie tego samego dnia postawiony przed sędzią DGM, który zarządził areszt tymczasowy. Łącznie był zatrzymany przez 20 dni przed postawieniem przed sędzią. Ostatecznie został uniewinniony 27 marca 1997 roku i otrzymał odszkodowanie krajowe.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie stwierdził naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. Trybunał uznał, że nie ma potrzeby zasądzania słusznego zadośćuczynienia, ponieważ skarżący nie złożył wniosku w tej sprawie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   IꢀIK - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no:35064/97)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   ARALIK 2005   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde   kesinleꢀecek olup ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 35064/97 baꢀvuru no’lu davanın nedeni, Türk   vatandaꢀı Mehmet Hanefi Iꢀık’ın (Baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM)   Ocak 1997 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleꢀmesi’nin (AĐHS)   eski 25. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran, Diyarbakır Barosu avukatı S.   Tanrıkulu tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   doğumlu baꢀvuran, Diyarbakır’da oturmaktadır.   Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı sivil polisler, 8 Ağustos 1996 tarihinde, ihbar   üzerine yapılan kimlik kontrolü sırasında baꢀvuranı yakalamıꢀlardır. PKK mensubu olmakla   suçlanan baꢀvuran, gözaltına alınmıꢀtır.   Gözaltının ilk altı günü, ne baꢀvuranın yakınlarına ne de baꢀvuranın akıbeti hakkında   bilgi almak isteyen Diyarbakır Đnsan Hakları Derneği’ne baꢀvuranın yakalandığına dair bilgi   verilmiꢀtir.   Baꢀvuran, 27 Ağustos 1996 tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi   Cumhuriyet Baꢀsavcısı tarafından sorgulanmıꢀtır. Baꢀvuran Cumhuriyet Baꢀsavcısı önünde   polislere yaptığı itirafları reddetmiꢀtir.   Baꢀvuran, aynı gün DGM yedek hakimi önüne çıkarılmıꢀtır. DGM hakimi, Ceza   Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 104. maddesi uyarınca PKK’ya yardım yaptığından   ꢀüphelenilmesi için önemli nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle baꢀvuranın tutuklu   yargılanmasına karar vermiꢀtir. Böylece baꢀvuran, Diyarbakır Cezaevi’ne hapsedilmiꢀtir.   Cumhuriyet Baꢀsavcısı 5 Eylül 1996 tarihinde baꢀvuranın Türk Ceza Kanunu’nun   (TCK) 169. maddesi gereğince mahkum edilmesini istemiꢀtir.   Ekim 1996 tarihinde yapılan ilk duruꢀmada, baꢀvuranın geçici olarak serbest   bırakılmasına karar verilmiꢀtir.   DGM, 27 Mart 1997 tarihli kararla yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gerekçesiyle   baꢀvuranın beraatine karar vermiꢀtir.   Temyize gidilmediğinden, sözkonusu karar 4 Nisan 1997 tarihinde kesinleꢀmiꢀtir.   Baꢀvuran 9 Mayıs 1997 tarihinde, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi’nde haksız yere   tutulu bulundurulduğundan dolayı 466 sayılı Kanun gereğince tazminat davası açmıꢀtır.   Baꢀvuran manevi tazminat olarak 600.000.000 TL istemiꢀtir. Ağır Ceza Mahkemesi   baꢀvurana 100.000.000 TL ödenmesine karar vermiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 5§3 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   Baꢀvuran, yakalanmasının ardından “hemen hakim önüne çıkarılmamasından”   ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran, yirmi gün boyunca gözaltında tutulmuꢀ ve gözaltına   alındığına dair ailesine bilgi verilmediğinden dolayı her türlü adli denetimden uzak kalmıꢀtır.   Sözkonusu ꢀikayetler AĐHS’nin 5§3 maddesi açısından incelenecektir.   Hükümet, gözaltı süresinin sözkonusu tedbirlerin alındığı dönemdeki mevzuata uygun   olduğunu ileri sürmektedir. Hükümet ek görüꢀlerinde, AĐHS’nin hükümleriyle uyumlu olarak   gözaltı süresini değiꢀtiren 3 Ekim 2001 tarihli Anayasa değiꢀikliğine ve gözaltına iliꢀkin   yönetmeliğe getirilen 3 Ocak 2004 yasa değiꢀikliğine dikkati çekmektedir.   AĐHM, terör suçlarıyla ilgili olarak yürütülen soruꢀturmaların hiç kuꢀkusuz yetkili   makamları özel bir takım sorunlarla karꢀı karꢀıya bıraktığını daha önce kabul etmiꢀtir (Bkz.   Brogan ve diğerleri-Birleꢀik Krallık, 29 Kasım 1988 tarihli karar, A serisi no: 145-B, § 61;   Murray-Birleꢀik Krallık, 28 Ekim 1994 tarihli karar, A serisi no: 300-A, § 58; Aksoy-   Türkiye,18 Aralık 1996 tarihli karar, 1996-VI, s. 2282, §78 Ancak bu, yetkili makamların,   terör suçu bulunduğunu belirttikleri her durumda yerel mahkemeler ve AĐHM tarafından   yapılacak her türlü denetiminden uzak bir ꢀekilde ꢀüphelileri yakalayıp gözaltına alma   hakkına sahip oldukları anlamına gelmemektedir (Bkz. Sakık ve diğerleri-Türkiye, no:   23878/94, 26 Kasım 1997 tarihli karar, Derleme 1997-VII, s. 2623-2624, § 44).   AĐHM, sözkonusu gözaltı süresinin baꢀvuranın 8 Ağustos 1996 tarihinde   yakalanmasıyla baꢀladığını ortaya koymaktadır. Baꢀvuran, Diyarbakır DGM yedek hakimi   karꢀısına ilk kez 27 Ağustos 1996 tarihinde çıkmıꢀtır. Hakim önüne çıkarılmadan önce,   baꢀvuranın toplam gözaltı süresi yirmi gündür. Baꢀvuranın yakınlarına, gözaltına alınmasına   dair bilgi verilmemesi, bu davada alınan tedbirin incommunicado niteliğinin bulunduğunu   göstermektedir.   AĐHM, Brogan ve diğerleri kararında toplumu teröre karꢀı koruma amacı gütse de,   ilgilinin hakim karꢀısına çıkartılmadan dört gün ve altı saat gözaltında tutulmasının AĐHS’nin   5§3 maddesinde belirtilen süreyi aꢀtığına karar verdiğini hatırlatmaktadır (Brogan ve   diğerleri, § 62).   Baꢀvurana atılı fiiller terör tehdidi gibi görülmüꢀ olsa da, AĐHM, baꢀvuranın hiçbir   adli müdahale olmadan yirmi gün boyunca tutulu bulundurulmasının gerekli olduğunu kabul   edemez.   Dolayısıyla AĐHS’nin 5§3 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   Eylül 2003 tarihinde baꢀvuran, gönderilen mektupta, AĐHS’nin 41. maddesi   bakımından yapılacak her türlü adil tazmin talebinin esas hakkında sunulan yazılı görüꢀlerde   dile getirilmesi gerektiğini içeren AĐHM Đçtüzüğü’nün 60. maddesine dikkati çekilmesine   rağmen, baꢀvuran kabul edilebilirlik kararından sonra hiçbir adil tazmin talebinde   bulunmamıꢀtır. Dolayısıyla, baꢀvuran hiçbir adil tazmin talebinde bulunmadığından, AĐHM   bu bakımdan herhangi bir ödemenin yapılmasına gerek olmadığına kanaat getirmektedir   (Willekens-Belçika, no: 50859/99, § 27, 24 Nisan 2003 ve Roobaert-Belçika, no: 52231/99, §   24, 29 Temmuz 2004).   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   AĐHS’nin 5§3 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3   maddesine uygun olarak 22 Aralık 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło