35528/03
WyrokETPCz2009-04-28ECLI:CE:ECHR:2009:0428JUD003552803
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy niewykonanie prawomocnych orzeczeń sądów krajowych zasądzających odszkodowania na rzecz skarżących stanowi naruszenie prawa do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał przypomniał, że prawo do sądu, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji, obejmuje prawo do wykonania prawomocnego orzeczenia sądowego, a niewykonanie lub znaczne opóźnienie w wykonaniu takiego orzeczenia narusza to prawo. Państwo nie może powoływać się na brak środków finansowych jako usprawiedliwienie dla niewykonania orzeczenia sądowego wydanego przeciwko jego instytucji. W przypadku skarżących, którzy zawarli ugody z gminą, Trybunał uznał, że zrzekli się oni statusu ofiary, ponieważ ugody te obejmowały zarówno roszczenia majątkowe, jak i niemajątkowe, co doprowadziło do uznania ich skarg za niedopuszczalne.Stan faktyczny
Szesnastu skarżących, pracowników gminy Adana Sofulu, zostało zwolnionych 28 września 2001 roku. Wnieśli oni sprawy do Sądu Pracy w Adanie, domagając się odszkodowań za zwolnienie. Sąd Pracy częściowo uwzględnił ich roszczenia, a orzeczenia stały się prawomocne (z wyjątkiem jednego skarżącego, którego sprawa trafiła do Sądu Kasacyjnego). Pomimo prawomocności, gmina nie wykonała orzeczeń, a wszczęte postępowania egzekucyjne pozostały bezskuteczne. Dwunastu skarżących zawarło później ugody z gminą, zrzekając się części roszczeń w zamian za płatność, natomiast czterech skarżących nie zawarło takich ugód.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargi skarżących Kansu, Cingöz, Gülbahar i Ağca za dopuszczalne, a skargi pozostałych skarżących za niedopuszczalne. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji w odniesieniu do skarżących Kansu, Cingöz, Gülbahar i Ağca. 3. Zobowiązał Rząd pozwany do podjęcia niezbędnych środków w celu zapewnienia wykonania prawomocnych orzeczeń sądów krajowych w sprawie skarżących Kansu, Cingöz, Gülbahar i Ağca w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku. 4. Zasądził na rzecz każdego ze skarżących Kansu, Cingöz, Gülbahar i Ağca kwotę 3 000 euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe, płatną w ciągu trzech miesięcy. 5. Odrzucił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ DAİRE
ARICI VE DĠĞERLERĠ - TÜRKĠYE DAVASI
(Başvuru no: 35528/03)
KARARIN ÖZET ÇEVĠRĠSĠ
STRAZBURG Nisan 2009
İşbu karar AİHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup, şekli
bazı düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
T.C. vatandaşları Kemal Arıcı, Bilal Karaköse, Ahmet Konur, Ahmet Gök, Hacı Kütük,
İbrahim Özel, Şevket Cingöz, Niyazi Karaağaç, Adem Okuducu, Yaşar Kul, Amir Kansu,
İsmet Şimşek, Yücel Ağca, Kazım Gülbahar, Battal Sarı ve Atilla Altıkardeş (başvuranlar)
tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 28 Ağustos 2003 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel
Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS)
34. maddesi uyarınca yapılan 35528/03 numaralı başvuru sonucu bu dava görülmektedir.
Başvuranlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Adana barosu avukatlarından
F. Adamhasan ve Ş. Adamhasan tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOġULLARI
Başvuranlar sırasıyla 1959, 1957, 1961, 1978, 1955, 1970, 1968, 1966, 1974, 1963, 1975,
1953, 1966, 1971, 1972 ve 1966 doğumlu olup Adana’da ikamet etmektedir.
Adana Sofulu Belediyesi’nde ücretli olarak çalışan başvuranlar 28 Eylül 2001 tarihinde işten
çıkarılmıştır.
Başvuranlar yasa ile öngörüldüğü şekliyle belediyeyi iş sonu tazminatı ödemeye mahkûm
etmek amacıyla Adana İş Mahkemesi’nde dava açmıştır.
Bilirkişi raporlarının değerlendiren mahkeme başvuranları kısmi olarak haklı bulmuştur.
Her başvuranın dâhil olduğu yargı sürecine ilişkin ayrıtılar aşağıda tabloda yer almaktadır:
BaĢvuranların adları
Adana ĠĢ Mahkemesine
baĢvuru tarihi
Karar tarihleri
Toplam tazminat
miktarı (değiĢen yasal
faiz oranları ile birlikte
(TL) olarak)
Kemal Arıcı
30.10.2001
30.10.2001
23.10.2002
21.10.2002
20.482.063.653 TL
(12.657 Euro)
25.884.936.131 TL
(16.048 Euro)
Bilal Karaköse
Ahmet Konur
Ahmet Gök
03.10.2001
30.10.2001
30.10.2001
30.10.2001
30.10.2001
30.10.2001
06.02.2002
23.10.2002
21.10.2002
21.10.2002
23.10.2002
23.10.2002
23.10.2002
20.355.946.750 TL
(12.579 Euro)
6.224.888.915 TL
(3.859 Euro)
15.900.068.816 TL
(9.858 Euro)
20.219.192.903 TL
(12.495 Euro)
19.452.877.943 TL
(12.021 Euro)
19.395.734.953 TL
(11.986 Euro)
13.825.993.285 TL
(8.211 Euro)
Hacı Kütük
İbrahim Özel
Şevket Cingöz
Niyazi Karaağaç
Adem Okuducu
06.06.2003
20.09.2004
(Yargıtay)
21.10.2002
Yaşar Kul
30.10.2001
30.10.2001
8.008.485.666 TL
(4.965 Euro)
8.649.184.456 TL
(5.345 Euro)
Amir Kansu
23.10.2002
İsmet Şimşek
30.10.2001
04.02.2003
21.10.2002
01.05.2003
488.370.000 TL (302
Euro)
16.385.601.449 TL
(9.469 Euro)
Yücel Ağca
Kazım Gülbahar
Battal Sarı
30.10.2001
30.10.2001
23.10.2002
24.05.2002
19.346.834.953 TL
(11.955 Euro)
25.720.586.051 TL
(16.481 Euro)
504.380.000 TL (283
Euro)
30.10.2001
21.02.2003
24.10.2003
30.06.2003
17.739.874.743 TL
(11.022 Euro)
Atilla Altıkardeş
30.10.2001
21.10.2002
18.046.029.788 TL
(11.188 Euro)
A. Okuducu hariç, diğerleri açısından ilk derece mahkemesinin kararları nihai hale gelmiştir.
Yalnızca A. Okuducu temyize başvurmuş ve Yargıtay’ın kararı iç hukuktaki nihai kararı
oluşturmuştur (tarihler konusunda yukarıdaki tabloya bakınız).
Kararlar nihai ve icra edilebilir olmasına rağmen belediye tarafından başvuranlara herhangi
bir ödeme yapılmamıştır.
Başvuranlar tarafından başlatılan icra süreci sonuçsuz kalmıştır.
Başvuranlar 9 Nisan 2003 tarihinde Yüreğir Kaymakamlığı’na giderek Sofulu Belediyesi
görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunmuşlardır.
Sofulu Belediyesi ile varılan mutabakat uyarınca 27 Temmuz, 15 Ağustos, 21 Ekim ve 16
Aralık 2004, 1 Şubat, 31 Mart, 5 Nisan, 4 Mayıs ve 12 Mayıs 2005, 1 ve 16 Şubat 2006 ve 28
Haziran 2007 tarihlerinde başvuranlar Gök, Karaağaç, Arıcı, Özel, Karaköse, Kütük,
Altıkardeş, Konur, Okuducu, Şimşek, Sarı ve Kul, Sofulu Belediyesi’nin her biri için
belirlenmiş olan tazminat miktarlarını tespit edilen süre içinde ödemeleri karşılığında
alacaklarının bir kısmından ve olabilecek diğer taleplerden vazgeçmişlerdir.
On iki başvuranın Ağustos 2007’de imzaladıkları belgelere göre başvuranlara bu meblağlar
ödenmiş ve ihtilaf sona ermiştir.
Sulhname imzalamayan dört başvuran Kansu, Cingöz, Gülbahar ve Ağca için Adana İş
Mahkemesi tarafından alınan kararlar ulusal yetkililer tarafından şu ana kadar ifa
edilmemiştir.
HUKUK
I. AĠHS’NĠN 6/1 MADDESĠ’NĠN ĠHLAL EDĠLDĠĞĠ ĠDDĠASI HAKKINDA
Başvuranlar Adana İş Mahkemesi’nin kendi lehlerinde vermiş olduğu kararların ifa
edilmediğinden şikayetçi olmakta, AİHS’nin 5., 6., ve 14. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.
Başvuranlar tarafından yapıldığı şekliyle Mahkeme bu şikâyeti AİHS’nin 6. maddesi
çerçevesinde irdeleyecektir.
A. BaĢvuranlar Gök, Karaağaç, Arıcı, Özel, Karaköse, Kütük, AltıkardeĢ, Konur,
Okuducu, ġimĢek, Sarı ve Kul hakkında
Kabuledilebilirliğe dair
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmakta, yukarıda adları yer alan başvuranların idare ile dostane
çözüm anlaşmasına vardıklarını ve protokol imzaladıklarını ifade etmektedir. Hükümet
Mahkeme’yi taraflar arasında yapılan bu anlaşmaları dikkate almaya ve mağdur sıfatının
bulunmaması nedeniyle başvuruları kabuledilemez ilan etmeye davet etmektedir.
Başvuranlar şikâyetlerini yinelemekte ve sözkonusu kararların ifa edilmemesinden dolayı
maddi olduğu kadar manevi açıdan da zarara uğradıklarını öne sürmektedir.
Mahkeme, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca yapılan maddi tazminat taleplerini
incelediği benzer başvurularda başvuranların imzaladığı gibi protokollerin olması durumunda
mağdur statülerinin bulunmadığını tespit ettiğini hatırlatır.
Mahkeme’ ye göre, bu başvuruda olduğu gibi imzalanan protokoller başvuranların ihtilafa son
verme arzularının bir göstergesidir. Başvuranların alacaklı oldukları meblağı ve ödeme şeklini
kabul etmeleri Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde öne sürmüş oldukları
taleplerini büyük ölçüde karşılamıştır (Bkz. Guerrera ve Fusco- İtalya no: 40601/98, 3 Nisan
2003; Folcheri-İtalya no: 61839/00, 3 Haziran 2004; Ortiz Ortiz vd.-İspanya no: 50146/99, 15
Mart 2001; Calvelli ve Ciglio-İtalya no: 32967/96, Yıldırım ve Durman-Türkiye no:
49507/99, 3 Mayıs 2005; Hüseyin Sarı-Türkiye no: 14798/03, 29 Eylül 2005; Kırten ve
Üveyik-Türkiye no: 9016/03, 13 Mart 2007; Mustafa Tokatlı vd-Türkiye no: 9588/03, 28
Haziran 2007).
Mahkeme mevcut başvuruda başvurunun yalnızca yargı kararlarının ifa edilmemesine ilişkin
olduğunu ve sadece AİHS’ nin 6/1 maddesini ilgilendirdiğini not eder. Bununla birlikte
Mahkeme’nin benzer durumlarda daha önce dile getirdiği üzere, belediye ve başvuranlar
arasında varılan uzlaşma sadece maddi tazminata değin şikâyetleri sonlandırmamakta, aynı
zamanda manevi tazminatla ilgili her türlü talepten vazgeçildiği anlamına da gelmektedir.
Yapılan anlaşma dikkate alındığında, başvuranlar lehlerine alınan yargı kararlarının ifasının
gecikmesi sonucu manevi zarara uğradıklarını ve mağdur olduklarını ileri süremezler (Bkz.
Gürleşen vd.-Türkiye kararı, no: 15573/03, 29 Nisan 2008). Bu durumda sözleşmeye imza
atan on iki başvuran tarafından yapılan şikâyetin dayanaktan yoksun bulunması nedeniyle
AİHS’nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragraflarına uygun olarak reddedilmesi gerekir.
B. BaĢvuranlar Kansu, Cingöz, Gülbahar ve Ağca hakkında
1. Kabuledilebilirliğe dair
AİHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden Mahkeme, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik
unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvurular kabuledilebilir niteliktedir.
2. Esas hakkında
Hükümet bahse konu başvuranlarla ilgili olarak Sofulu Belediyesi’nin dostane çözüm yoluyla
uzlaşma sağlanması çabalarının halen devam ettiği bilgisini vermektedir. 27 Ağustos 2007
tarihli müfettiş raporuna göre dört başvuran belediyenin mali gücünün çok üzerinde miktarlar
talep etmişlerdir.
Mahkeme daha önce benzer bu başvuruya benzer başvurular incelediğini ve bunların sözü
edilen hükümlerin ihlali ile sonuçlandığı hususunu yineler (Bkz. örneğin Burdov-Rusya
kararı, no: 59498/00 ve Ramachov-Ukrayna no: 67534/01, 27 Temmuz 2004).
Mahkeme, özellikle devletin bir kurumunun yargı kararıyla kesinleşmiş borcunu ödememek
için kaynak yetersizliği bahanesini öne süremeyeceğini ve bu yargı kararının ifasındaki hatırı
sayılır gecikmenin AİHS ile Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi hükümleri ile güvence altına
alınan hakların ihlali anlamına geldiğini hatırlatmaktadır (Bkz. sözü edilen Burdov kararı).
Mahkeme başvuranlar lehine alınan yargı kararlarının altı yıldan fazla bir süreden bu yana ifa
edilemediğini hatırlatmaktadır. Böylelikle bu başvuruya konu davada kesinleşmiş yargı
kararına uygun olarak uzun yıllar boyunca gerekli önlemleri almaktan kaçınan yetkililer,
AİHS’nin 6/1 maddesinin faydasını kısmen ortadan kaldırmışlardır. AİHM ayrıca daha önce
incelediği benzer davalarda vardığından farklı bir neticeye ulaşılmasını sağlayacak herhangi
bir delilin veya argümanın yer almadığını hatırlatır.
Mahkeme, AİHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varır (Bkz. diğerleri arasında
Çoban vd. kararı, 24 Ocak 2008)
II. AĠHS’NĠN 41. MADDESĠ’NĠN UYGULANMASI
A. Tazminat
Başvuranlar Kansu, Cingöz, Gülbahar ve Ağca’nın her biri 50.000 avro maddi tazminat ve
50.000 avro manevi tazminat talep etmektedir. Başvuranlar özellikle işten çıkarıldıklarından
bu yana gelir kaybına uğradıklarını ve psikolojilerinin bozulduğunu ileri sürmektedir.
Başvuranlar bu taleplerini kanıtlayıcı herhangi bir belge sunmamıştır.
Hükümet bu talepleri aşırı ve ispat edilmemiş olarak nitelendirmektedir.
Mahkeme tespit edilen ihlal kararı ile öne sürülen maddi tazminat talebi arasında herhangi bir
illiyet bağı kuramamakta ve bu talebi reddetmektedir.
Mahkeme bu başvuruda başvuranlar lehine kesinleşmiş nihai yargı kararlarının ifa edilmemesi
nedeniyle AİHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini hatırlatır. Mahkeme sonuç olarak
Savunmacı Devletin idarenin yargı kararlarının ifasını sağlaması adına gerekli önlemleri
alması gerektiği kanısındadır.
Mahkeme manevi tazminat ile ilgili olarak hakkaniyete uygun olarak başvuranlar Kansu,
Cingöz, Gülbahar ve Ağca’nın her birine 3.000 avro manevi tazminat ödenmesini uygun
görmektedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuranlar herhangi bir rakam belirtmeksizin ve bu taleplerini ispat edici belge sunmaksızın
yargılama masraf ve giderlerinin karşılanmasını talep etmektedir. Mahkeme başvuranlara bu
başlık altında bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç
puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĠHM, OYBĠRLĠĞĠYLE,
1. Başvuranlar Kansu, Cingöz, Gülbahar ve Ağca’nın şikâyetlerinin kabuledilebilir, diğer
başvuranların şikâyetlerinin kabuledilemez olduğuna;
2. Başvuranlar Kansu, Cingöz, Gülbahar ve Ağca açısından AİHS’nin 6/1 maddesinin ihlal
edildiğine;
3. a) AİHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,
Savunmacı Hükümet tarafından Adana İş Mahkemesi’nin almış olduğu ve bu dava konusunu
teşkil eden nihai yargı kararlarının ifasını sağlayacak gerekli önlemlerin alınmasının
sağlanmasına;
b) Savunmacı Hükümet tarafından aynı üç aylık dönemde ödeme tarihindeki döviz kuru
üzerinden TL.’ ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf tutulmak üzere başvuranlar Kansu,
Cingöz, Gülbahar ve Ağca’nın her birine manevi tazminat olarak 3.000 (üç bin) avro
ödenmesine;
c) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, bu meblağlara
Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit
faizin uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMĠġTĠR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve Mahkeme iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragraflarına uygun olarak 28 Nisan 2009 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.
9
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło