35758/03

WyrokETPCz2008-01-24ECLI:CE:ECHR:2008:0124JUD003575803

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźniona wypłata dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, która straciła na wartości z powodu wysokiej inflacji, narusza prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał potwierdził swoje wcześniejsze orzecznictwo, zgodnie z którym opóźniona wypłata odszkodowania za wywłaszczenie, zwłaszcza w warunkach wysokiej inflacji, która prowadzi do znacznej utraty wartości odszkodowania, może naruszać prawo do poszanowania mienia. W niniejszej sprawie, faktycznie wypłacona kwota stanowiła jedynie 86% wartości, jaką powinna mieć w dniu płatności, co oznaczało 14% stratę. Trybunał uznał, że taka utrata wartości przekracza dopuszczalny margines i narusza sprawiedliwą równowagę między interesem publicznym a ochroną praw własności skarżącego, nakładając na niego nadmierny i nieproporcjonalny ciężar.
Stan faktyczny
Skarżący, Hamam Korkmaz, był właścicielem nieruchomości wywłaszczonej przez tureckie Państwowe Zakłady Wodne w marcu 2000 roku. W lipcu 2000 roku skarżący złożył pozew o podwyższenie odszkodowania, ponieważ nie zgadzał się z jego wysokością. Po kilku instancjach sądowych, w maju 2002 roku sąd krajowy zasądził dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami. Wyrok ten został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny w styczniu 2003 roku. Ostateczna płatność nastąpiła w czerwcu 2005 roku, jednak z powodu wysokiej inflacji w Turcji, wartość wypłaconej kwoty była znacznie niższa niż jej pierwotna wartość.
Rozstrzygnięcie
Trybunał odrzucił wstępny zarzut Rządu dotyczący statusu ofiary, uznał skargę za dopuszczalną, stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji, uznał, że nie ma potrzeby odrębnego rozpatrywania skargi z art. 6 ust. 1 Konwencji, stwierdził, że samo stwierdzenie naruszenia art. 1 Protokołu nr 1 stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową, zasądził 1385 Euro tytułem odszkodowania majątkowego oraz odrzucił pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   KORKMAZ-TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 35758/03)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Ocak 2008   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (35758/03) no’lu davanın nedeni (T.C. vatandaꢀı)   Hamam Korkmaz’ın (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 24 Eylül 2003 tarihinde   Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları   Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, ꢁanlıurfa Barosu avukatlarından H.Tümen tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuran, 1937 doğumludur ve ꢁanlıurfa’da ikamet etmektedir.   Mart 2000 tarihinde, Devlet Su Đꢀleri Genel Müdürlüğü (idare), baꢀvurana ait taꢀınmazı   kamulaꢀtırmıꢀtır.   Temmuz 2000 tarihinde, idare tarafından ödenen tutarda anlaꢀmazlık doğması üzerine   baꢀvuran, Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bedel artırım davası açmıꢀtır.   Aralık 2000 tarihli bir karar ile iki bilirkiꢀi raporu istemesinin ardından Asliye Hukuk   Mahkemesi, baꢀvuranın talebini kısmi olarak reddetmiꢀtir.   Ocak 2002 tarihli bir karar ile Yargıtay, taꢀınmazın değerini hesaplama yönteminde   yanlıꢀlık olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmuꢀtur.   Mayıs 2002 tarihinde, dava dosyasını tekrar ele alan Asliye Hukuk Mahkemesi, idareyi,   baꢀvurana, 10 Temmuz 2000 tarihinden itibaren iꢀleyecek gecikme faizi ile birlikte   4.448.386.000 TL [yaklaꢀık 3.506 Euro] ek kamulaꢀtırma bedeli ödemeye mahkum etmiꢀtir.   Ocak 2003 tarihinde, Yargıtay, sözkonusu hükmü onamıꢀ ve 28 Nisan 2003 tarihinde karar   düzeltme baꢀvurusunu reddetmiꢀtir.   Haziran 2005 tarihinde, idare, baꢀvurana, 12.260 YTL [yaklaꢀık 7.430 Euro] tutarında bir   ödeme yapmıꢀtır.   HUKUK   I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   HAKKINDA   Baꢀvuran, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karꢀısında yetersiz kalan gecikme faizleri   nedeniyle Devlet tarafından gecikmeli olarak ödenen ek kamulaꢀtırma bedelinin değer   kaybetmesinden ꢀikayetçi olmaktadır. Bu bağlamda, baꢀvuran 1 No’lu Ek Protokol’ün 1.   maddesine atıfta bulunmaktadır.   A. Kabuledilebilirliğe iliꢀkin   Arabacı-Türkiye (65714/01, 7 Mart 2002) ve ꢁanlı ve diğerleri-Türkiye, (5043/02, 3 Temmuz   2006) davalarına atıfta bulunarak Hükümet, baꢀvuranın mağdur sıfatının bulunmadığı ve   baꢀvurunun dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle AĐHM’ye sözkonusu ꢀikayeti reddetmesi   çağrısında bulunmaktadır. Hükümet, dava konusu ek kamulaꢀtırma bedelinin tamamının idare   tarafından ödendiğini ve ꢀayet gecikmeli ödemeden kaynaklanan bir zarar sözkonusu ise de   bu zararın ilgili içtihattan doğan kriterlere uygun olduğunu savunmaktadır.   AĐHM, baꢀvuranın mağdur sıfatının belirlenmesinde kamulaꢀtırma bedelinin gecikmeli olarak   ödenmesinden kaynaklanan zarar, ilgili ekonomik verilere baꢀvurarak değerlendirilmede   bulunmayı gerektiğinden, Hükümet’in kabuledilemezliğe dair ön itirazlarının aslında esasa   iliꢀkin olduğunu saptamaktadır. Bu nedenle Hükümet’in itirazını esasa eklemek uygun   olacaktır.   Đçtihadından doğan kriterler ıꢀığında (Bkz. özellikle, sözü edilen Aka) ve olayın unsurlarını   göz önüne alarak AĐHM ꢀikayetin esas bakımından inceleme konusu yapılması gerektiği   kanaatindedir. AĐHM, hiçbir kabuledilemezlik unsurunun bulunmadığını da tespit etmektedir.   B. Esas   AĐHM, bu davadakine benzer sorunların ortaya çıktığı davaları birçok kez incelemiꢀ ve 1   No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (Bkz. sözü edilen Akkuꢀ ve   Aka).   AĐHM, mevcut davayı incelemiꢀ ve Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir   tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıꢀtır. Bununla birlikte AĐHM, Aka-Türkiye davasında   benimsenen yönteme göre, baꢀvuranın maruz kaldığı maddi zararı değerlendirmek için   baꢀvurana gerçekten yapılmıꢀ ödeme tutarı ile ödeme tutarı, kamulaꢀtırmanın gerçekleꢀtiği   andan itibaren paranın değer kaybı dikkate alınarak belirlenseydi baꢀvuranların ellerine   geçecek miktar arasındaki farkın göz önüne alınması gerektiği kanaatindedir.   Mevcut davada, Devlet Đstatistik Enstitüsü tarafından yayımlanan fiyat endeksi göz önüne   alındığında, ödeme tarihinde baꢀvurana ödenen ek kamulaꢀtırma bedeli, kendisine ödenmesi   gereken tutarın %86’sına tekabül etmektedir. Baꢀka bir değiꢀle baꢀvuranın maruz kaldığı   zarar %14’tür. AĐHM içtihadına göre bu oran hesaplama yöntemiyle belirlenen ihtiyat payının   çok üzerindedir (Bkz. Arabacı).   AĐHM ayrıca, ulusal mahkemelerin kararına göre verilen ve baꢀvuranı mülkün   kamulaꢀtırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha uğratan ek kamulaꢀtırma bedelinin   ödenmesindeki gecikmenin kamulaꢀtırmayı gerçekleꢀtiren idareye isnat edilebileceğini   belirtmektedir. Bu gecikme, AĐHM’yi baꢀvuranın toplum yararının gerektirdikleri ile   mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan,   alıꢀılmıꢀın dıꢀında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düꢀünmeye sevk   etmektedir.   Sonuç olarak, AĐHM, Hükümet’in baꢀvuranın mağdur sıfatının bulunmadığına iliꢀkin itirazını   reddetmekte ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaꢀmaktadır.   II. AĐHS’NĐN 6/1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran, yargılama süresinin AĐHS’nin 6/1. maddesine riayet etmemesinden de ꢀikayetçidir.   AĐHM, sözkonusu ꢀikayetin yukarıda incelenen ꢀikayetle ilgili ve kabuledilebilir nitelikte   olduğunu belirtmektedir. AĐHM, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında ulaꢀtığı   tespiti göz önüne alarak mevcut davada, AĐHS’nin 6. maddesi ihlal edilmiꢀ olsa dahi   sözkonusu ꢀikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuran, 30.000 Amerikan Doları değerindeki maddi zararının tanzim edilmesi gerektiğini   belirtmektedir. Baꢀvuran, ayrıca 10.000 Amerikan Doları manevi tazminat talebinde de   bulunmaktadır.   Hükümet, bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, Aka kararında benimsenen hesaplama yöntemini göz önünde bulundurarak ve ilgili   ekonomik veriler ıꢀığında baꢀvurana 1.385 Euro maddi tazminat ödenmesine karar   vermektedir.   AĐHM, bu miktarın, baꢀvuranın iç hukukta ve mevcut davada belirttiği taleplerin tamamının   nihai çözümünü teꢀkil ettiğini düꢀünmektedir (Bkz. Dildar-Türkiye, baꢀvuru no: 77361/01, 12   Aralık 2006).   Baꢀvuranın maruz kaldığı manevi tazminata iliꢀkin olarak, AĐHM, mevcut dava koꢀullarında   ihlal tespitinin kendisinin yeterli adil tatmin oluꢀturduğu kanaatindedir.   B. Yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuran, yargılama masraf ve giderlerinin ödenmesi talebinde bulunmadığını ifade   etmektedir. Buna karꢀın baꢀvuran avukatlık ücreti olarak belli bir miktar talep etmektedir.   Hükümet, baꢀvuranın talebine karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM içtihadına göre, bir baꢀvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini,   gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda oldukları ortaya konulduğu sürece elde edebilir.   AĐHM, mevcut davada baꢀvuranın avukatının çalıꢀma saatine iliꢀkin ücret makbuzu   sunmadığını ve sözü edilen giderleri belgelendirmediğini tespit etmektedir. Sonuç olarak   AĐHM, avukatlık ücreti olarak baꢀvurana belli miktar ödeme yapılmasının gerekli olmadığı   kanaatindedir.   C. Gecikme faizi   Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç   puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvuranın mağdur sıfatına iliꢀkin olarak Hükümet’in yapmıꢀ olduğu ön itirazın esasa   eklenmesine ve bu itirazın reddine;   2. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   3. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   4. AĐHS’nin 6/1. maddesi kapsamında yapılan ꢀikayetin ayrı olarak incelenmesine gerek   olmadığına;   5. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitinin, baꢀvuranın maruz   kaldığı manevi zarar için yeterli adil tatmin oluꢀturduğuna;   6. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz   kuru üzerinden YTL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından baꢀvurana   1.385 Euro (bin üç yüz seksen beꢀ Euro) maddi tazminat ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç   puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   7. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve   3. paragraflarına uygun olarak 24 Ocak 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło