36424/06
WyrokETPCz2009-01-13ECLI:CE:ECHR:2009:0113JUD003642406
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie odszkodowania za wywłaszczenie wraz z niewystarczającymi odsetkami oraz przewlekłość postępowania i niewykonanie orzeczeń sądowych naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 oraz prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie odszkodowania za wywłaszczenie, w połączeniu z wysoką inflacją i niewystarczającymi odsetkami, stanowiło naruszenie prawa do poszanowania mienia. Opóźnienie to było przypisane administracji, która nie przedstawiła żadnego uzasadnienia. W odniesieniu do art. 6 ust. 1, Trybunał podkreślił, że wykonanie orzeczenia sądowego jest integralną częścią „postępowania”. Prawo dostępu do sądu byłoby iluzoryczne, gdyby państwo pozwalało na niewykonanie prawomocnego orzeczenia. Administracja nie może powoływać się na brak zasobów, a okres jednego roku i ośmiu miesięcy na wykonanie orzeczenia uznano za nierozsądny.Stan faktyczny
W 1998 roku nieruchomości skarżącego zostały wywłaszczone pod budowę tamy Birecik. Skarżący, niezadowolony z początkowej kwoty odszkodowania, wniósł sprawę o podwyższenie odszkodowania do sądu krajowego. Sąd pierwszej instancji i Sąd Kasacyjny orzekły na jego korzyść, nakazując wypłatę dodatkowego odszkodowania. Administracja wypłaciła dodatkowe odszkodowanie, ale z opóźnieniem wynoszącym jeden rok i osiem miesięcy, a odsetki były niewystarczające w obliczu wysokiej inflacji.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Stwierdza dopuszczalność skargi. 2. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 4. Zasądza na rzecz skarżącego 15 000 EUR tytułem szkody majątkowej i 750 EUR tytułem szkody niemajątkowej. 5. Oddala pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL
AVRUPA
DE L’EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
KEMAL KILIÇ -TÜRKĐYE DAVASI
(Başvuru no:36424/06)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Ocak 2009
Đşbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir.
Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (36424/06) no’lu davanın nedeni (T.C.
vatandaşı) Kemal Kılıç’ın (başvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 1 Nisan 2003
tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin
(Avrupa Đnsan Hakları Sözleşmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu
başvurudur.
Başvuran, Gaziantep Barosu avukatlarından M.Türkmen tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI Mayıs 1998 tarihinde, Birecik barajının inşası için Enerji ve Tabi Kaynaklar
Bakanlığı, başvurana ait taşınmazları kamulaştırmıştır.
Bilirkişi Komisyonu sözkonusu taşınmazların değerini belirlemiş ve kamulaştırma bedeli
başvurana devir tarihinde ödenmiştir.
Đdare tarafından ödenen meblağdan tatmin olmayan başvuran, Nizip Asliye Hukuk
Mahkemesi’nde her bir taşınmazı için bedel artırım davası açmıştır.
Mahkeme başvuranı kısmen haklı bulmuş ve idareyi başvurana ek kamulaştırma bedeli
ödemeye mahkum etmiştir.
Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararlarını onamıştır.
Đdare tazminatları ödemiştir.
Ödemeye ilişkin ayrıntılar aşağıdaki tabloda yer almaktadır:
Parsel
Numaraları
Gecikme faizi hesabı
başlangıç tarihleri
Yargıtay karar
tarihleri
Ek Kamulaştırma
bedelleri (TL olarak)
Ödeme tarihleri
Ödeme Miktarları
(TL olarak)
108/699-
109/677
26.3.1999
28.2.1999
28.2.1999
28.2.1999
16.4.2001
16.4.2001
16.4.2001
16.4.2001 327 923 922 343 350 500 272 913 250 779 200 000
25.12.2002
25.12.2002
25.12.2002
25.12.2002 599 095 122 715 431 916 291 446 610 772 939 680
110/735
110/747
110/750
HUKUK
I. 1. NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
HAKKINDA
Başvuran, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizleri
nedeniyle Devlet tarafından kamulaştırma bedellerinin gecikmeli olarak ödenmesinden
dolayı mallarına saygı hakkının ihlalinden şikayetçidir. Bu bağlamda başvuran 1 No’lu
Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunmaktadır. Başvuran kamulaştırmayı
gerçekleştiren idare hakkında icra takibi başlatmamıştır.
AĐHM, hukuki bir kararın ardından Devlet karşısında alacaklı konuma gelen bir kimsenin
tazminat alabilmesi için icra takibi başlatmasının şart koşulmasının uygun bulunmadığını
daha önce birçok kez yinelemiştir (Ak-Türkiye, başvuru no: 27150/02, 31 Temmuz 2007).
Dolayısıyla, Hükümet’in ön itirazını reddetmek uygun olacaktır.
AĐHM, hiçbir kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit etmektedir. Dolayısıyla
şikayet kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
AĐHM, mevcut davadaki sorunlara benzer sorunları ortaya koyan çok sayıda dava
incelemiş ve 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitine ulaşmıştır
(Bkz, sözü edilen Akkuş ve Aka).
AĐHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in, sözü edilen kararlarda ulaşılan
sonuçlardan farklı şekilde hareket etmeyi gerektiren hiçbir delil sunmadığına kanaat
getirmiştir. AĐHM, ulusal mahkemeler tarafından başvurana ödenmesine hükmedilen
tazminat ve faizlerin tamamını ödenmesindeki gecikmenin idareye isnat edilebileceğini
gözlemlemektedir. Benimsenen hesaplama yöntemini kullanarak AĐHM, sözkonusu
gecikmenin ilgiliyi belli bir zarara uğrattığını tespit etmektedir. Hükümet, böyle bir
gecikmeyi haklı kılacak hiçbir açıklamada bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Başvuran, tazminat davalarının çok uzun sürmesinden özellikle de lehine verilen
kararların idare tarafından uzun bir süre yerine getirilmemesinden şikayetçidir. Bu
bağlamda başvuran, ulusal hukukta ihtilaflı durumu çözebilecek bir mekanizmanın
bulunmamasından şikayetçi olmaktadır. Başvuran, AĐHS’nin 6/1 maddesine atıfta
bulunmaktadır.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Đçtihadından çıkan kriterler ışığında ve sahip olduğu unsurların tamamını göz önüne
alarak AĐHM, sözkonusu şikayetin esastan inceleme konusu yapılması gerektiği
kanaatindedir. AĐHM, hiçbir kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit etmektedir.
B. Esas
Hükümet başvuranın iddiasına karşı çıkmaktadır. Hükümet, başvuranın davasının ulusal
mahkemeler tarafından “makul bir sürede” görüldüğünü savunmaktadır.
Başvuran iddialarını yinelemektedir.
AĐHM, karar ne olursa olsun bir mahkeme kararının icrasının AĐHS’nin 6/1 maddesi
kapsamındaki “yargılamanın” parçası olarak düşünülmesi gerektiği kanaatindedir
(Hornsby-Yunanistan, 19 Mart 1997, Metaxas-Yunanistan, başvuru no: 8415/02, 27
Mayıs 2004). Sözleşmeye taraf bir ülkenin iç hukukunun nihai ve zorunlu bir yargı
kararının taraflardan birinin hilafına yerine getirilmemesine seyirci kalması halinde
AĐHS’nin 6/1 maddesi ile güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkı hayali olurdu.
Yargılanabilir kişinin etkin korunması, idarenin yargı kararlarına uyması zorunluluğunu
gerektirmektedir. Devlet’in bir makamı, hukuki karara dayanan bir borcu ödememek için
kaynak eksikliğini bahane edemez (Bkz, Bourdov-Rusya, başvuru no: 59498/00).
AĐHM, ödemeyi gerçekleştirmeden önce hiç kuşkusuz idarenin belli bir süreye ihtiyacı
olabileceğini kabul etmektedir ancak sözkonusu sürenin makul süreyi geçmemesi
gerekmektedir.
Mevcut davada, AĐHM, nihai iç hukuk kararından itibaren idarenin başvurana borcunu
bir yıl sekiz aydan sonra ödediğini belirtmektedir. AĐHM’ye göre, sözkonusu süre makul
olarak değerlendirilemez.
Sonuç olarak AĐHM, nihai hukuk kararlarını makul sürede yerine getirmeyen ulusal
makamların, AĐHS’nin 6/1 maddesinin hükümlerini etkinlikten kısmen yoksun
bıraktıkları kanaatindedir.
Sonuç olarak sözkonusu hüküm ihlal edilmiştir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A.Tazminat
Başvuran, 58.000 Euro maddi ve 1000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet süresi içinde konuya ilişkin görüşlerini sunmamıştır.
Akkuş kararında benimsenen hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik
veriler ışığında AĐHM, başvurana 15.000 Euro maddi tazminat ödenmesi gerektiği
kanaatindedir.
Ayrıca AĐHM, ödeme zamanının belirsizliği nedeniyle başvuranın, sadece ihlal tespitinin
yeterince telafi edemeyeceği belli bir manevi sıkıntı yaşadığını da kabul etmektedir.
AĐHM, hakkaniyete uygun olarak başvurana 750 Euro manevi tazminat ödenmesine karar
vermektedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran, yapmış olduğu yargılama masraf ve giderleri için 2.000 Euro talep etmektedir.
AĐHM içtihadına göre bir başvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini
ancak gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul olduğu ortaya konduğu sürece elde
edebilir. Mevcut davada, sözkonusu talep ne ayrıntılı olarak ortaya konmuş ne de
belgelerle desteklenmiştir. Dolayısıyla AĐHM, sözkonusu talebi kabul edememektedir.
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana
üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE;
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
4. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay
içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ ye çevrilmek üzere, her
türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından başvurana 15.000
Euro (on beş bin Euro) maddi ve 750 Euro (yedi yüz elli Euro) manevi tazminat
ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar
Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz
oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMĐŞTĐR.
Đşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve
3. paragraflarına uygun olarak 13 Ocak 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
6
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło