36596/97

WyrokETPCz2003-10-28ECLI:CE:ECHR:2003:1028JUD003659697

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy długość tymczasowego aresztowania skarżącego naruszyła jego prawo do wolności i bezpieczeństwa osobistego, w szczególności prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie lub zwolnienia na czas postępowania, zgodnie z art. 5 ust. 3 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że zawarta między stronami ugoda jest zgodna z zasadą poszanowania praw człowieka określoną w Konwencji i jej Protokołach, zgodnie z art. 37 ust. 1 i art. 39 Konwencji. W związku z tym, po stwierdzeniu dopuszczalności skargi, Trybunał zdecydował o wykreśleniu sprawy z listy, uznając, że nie ma dalszych podstaw do jej rozpatrywania.
Stan faktyczny
Mehmet Emin Karatay, obywatel Turcji, został zatrzymany 9 lipca 1996 r. przez wydział antyterrorystyczny w Izmirze pod zarzutem działalności separatystycznej. 17 lipca 1996 r. został aresztowany przez sąd po przesłuchaniu przez prokuratora. 2 sierpnia 1996 r. prokurator wniósł przeciwko niemu sprawę, oskarżając go o przynależność do organizacji PKK.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza dopuszczalność skargi. Postanawia wykreślić sprawę z listy.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   Mehmet Emin KARATAY - TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru no: 36596/97)   DOSTANE ÇÖZÜM KARARININ ÇEVİRİSİ   OLAYLAR   doğumlu Mehmet Emin Karatay (başvuran) T.C. vatandaşı olup olayların   meydana geldiği sırada İzmir'de ikamet etmektedir.   Temmuz 1996 tarihinde başvuran, devletin bölünmez bütünlüğüne karşı bölücü   faaliyetlerde bulunduğu şüphesiyle İzmir Terörle Mücadele Şubesi tarafından   gözaltına alınmıştır.   Başvuran 17 Temmuz 1996 tarihinde, İzmir Cumhuriyet Savcısı tarafından ifadesi   alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştır.   Ağustos 1996 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı yasadışı örgüt PKK'ya mensup olduğu   suçlamasıyla başvuran hakkında dava açmıştır.   HUKUKA DAİR   AİHS'nin 5§3 maddesine atıfta bulunan başvuran gözaltı süresinin uzunluğundan   şikayette bulunmaktadır.   A. Kabuledilebilirlik hakkında   AİHM, sözkonusu şikayetin AİHS'nin 35§3 maddesi anlamında açıkça dayanaktan   yoksun olmadığını ve başvuruyu kabuledilemez bulmak için başka bir gerekçe de   bulunamadığını belirtmektedir. Sonuçta, AİHM başvuruyu kabuledilebilir bulmuştur.   B. Tarafların üzerinde uzlaşmış oldukları anlaşma   Haziran 2003 tarihinde Hükümet, 22 Mayıs tarihinde imzalanan aşağıdaki   beyanı AİHM'ye ulaştırmıştır:   "Yukarıda belirtilen davanın dostane çözüm amacıyla Türk Hükümetinin, M.E.   Karatay'a 4.000 (dörtbin) Euro tutarındaki parayı, Mahkeme'nin AİHS'nin 39.   maddesi uyarınca verdiği kararı müteakip 3 ay içinde manevi tazminat ile   beraber mahkeme masrafı olarak ödemeyi önerdiğini beyan ederim."   Mart 2003 tarihinde başvuranın temsilcisi aşağıdaki beyanı AİHM'ye sunmuştur:   "Türk Hükümeti'nin, M.E. Karatay'a 4.000 (dörtbin) Euro tutarındaki parayı,   AİHM'de henüz çözüme bağlanmamış yukarıda belirtilen başvurunun kaynağı   olan davanın dostane çözümü için, manevi tazminat ve mahkeme masrafı olarak   ödemeye hazır olduğunu saptadım.   Bu öneriyi kabul ediyor, diğer yandan sözü edilen başvuru kaynaklı olaylar   konusunda Türkiye aleyhindeki diğer her türlü talep hakkından vazgeçiyorum.   ____________________________________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2003. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür   Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve   yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür   Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Dava nihai sonuca ulaşmıştır.   İşbu beyan, Hükümet ile başvuranın üzerinde uzlaşmaya vardıkları dostane   çözüm çerçevesinde yapılmıştır."   AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları anlaşmayı dikkate almakta (Sözleşmenin 39.   maddesi) ve bu anlaşmanın, Sözleşme ve Ek Protokollerde tanımlanan insan haklarına   saygı ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleşmenin 37§1 ve İçtüzüğün   62§3 ve 4 maddeleri).   Dolayısıyla dava kayıttan düşürülmektedir.   BU NEDENLERDEN DOLAYI AİHM, OYBİRLİĞİYLE   1. Başvurunun kabul edilmesine;   2. Davanın kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.   İşbu karar, 28 Ekim 2003 tarihinde, İçtüzüğün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına   uygun bir biçimde Fransızca verilmiş ve yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło