36686/07

WyrokETPCz2009-02-17ECLI:CE:ECHR:2009:0217JUD003668607

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał, że rozsądny termin postępowania musi być oceniany w świetle okoliczności danej sprawy. Stwierdził, że postępowanie karne przeciwko skarżącemu trwało około ośmiu lat i siedmiu miesięcy w dwóch instancjach. Biorąc pod uwagę całkowity czas trwania, Trybunał uznał, że postępowanie nie zostało przeprowadzone w rozsądnym terminie, co doprowadziło do naruszenia art. 6 ust. 1 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Mehmet Koç, urodzony w 1979 roku, mieszka w Diyarbakır. Został aresztowany 27 kwietnia 1999 roku. 24 maja 1999 roku prokurator wniósł akt oskarżenia na podstawie art. 125 starego Kodeksu Karnego. Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Diyarbakır skazał go 13 grudnia 2002 roku, ale Sąd Kasacyjny uchylił ten wyrok 7 października 2003 roku. Po zniesieniu sądów bezpieczeństwa państwa, Sąd Karny w Diyarbakır przejął sprawę i ponownie skazał skarżącego 19 kwietnia 2007 roku. Sąd Kasacyjny podtrzymał ten wyrok 12 grudnia 2007 roku.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Oddalił pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   MEHMET KOÇ – TÜRKĐYE   (Baꢀvuru no. 36686/07)   KARAR   STRAZBURG   ꢁubat 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   T.C. vatandaꢀı Mehmet Koç (“baꢀvuran”) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine,   Temmuz 2007 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin   Sözleꢀme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan   36686/07 numaralı baꢀvuru sonucu bu dava görülmektedir. Baꢀvuran, Diyarbakır Barosu   avukatlarından F. Danıꢀ tarafından temsil edilmiꢀtir.   OLAYLAR   Baꢀvuran 1979 doğumludur ve Diyarbakır’da ikamet etmektedir. 27 Nisan 1999   tarihinde yakalanmıꢀtır. 24 Mayıs 1999 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı, baꢀvuranı eski Ceza   Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca suçlayan bir iddianame sunmuꢀtur. 13 Aralık 2002   tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, baꢀvuranı iddia makamının talebine uygun   biçimde suçlu bulmuꢀtur. 7 Ekim 2003 tarihinde, Yargıtay bu kararı bozmuꢀtur. 2004 yılında   devlet güvenlik mahkemelerinin kaldırılmasını müteakip, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi   davayı devralmıꢀ ve 19 Nisan 2007 tarihinde baꢀvuranı mahkum etmiꢀtir. Baꢀvuran temyiz   baꢀvurusunda bulunmuꢀtur. 12 Aralık 2007 tarihinde, Yargıtay söz konusu kararı onamıꢀtır.   HUKUK   Baꢀvuran, davasına ait cezai yargılama süresinin AĐHS’nin 6/1 maddesinde ortaya   konan “makul süre” ꢀartına uymadığı konusunda ꢀikayetçi olmuꢀtur. Hükümet bu iddiayı   reddetmiꢀtir.   AĐHM, baꢀvuran hakkındaki cezai kovuꢀturmanın, yakalandığı tarih olan 27 Nisan   tarihinde baꢀladığını ve Yargıtay’ın baꢀvuran hakkındaki mahkumiyet kararını onadığı   Aralık 2007 tarihinde sona erdiğini gözlemlemiꢀtir. Dolayısıyla, kovuꢀturma süresi, iki   aꢀamalı bir yargıda yaklaꢀık sekiz yıl yedi ay sürmüꢀtür.   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀvurunun baꢀka açılardan bakıldığında da   kabuledilemezlik unsuru taꢀımadığını tespit etmiꢀtir. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir   niteliktedir.   AĐHM yargılama süresinin uygunluğunun, davanın ꢀartları ıꢀığında değerlendirilmesi   gerektiğini yinelemiꢀtir (bkz., diğer pek çok kararın yanı sıra, Pélissier Sassi – Fransa [BD],   no. 25444/94). Somut davada, ilk derece mahkemesi önünde görülen davanın toplam süresini   göz önünde bulunduran AĐHM, yargılamanın makul süre içinde yapıldığı konusunda ikna   olmamıꢀtır. Yukarıda belirtilenler ıꢀığında, AĐHM, AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği   kararını vermiꢀtir.   AĐHM, adil tatmine iliꢀkin olarak, baꢀvuranın kendisine tanınan süre içinde tazminat   taleplerini sunmamıꢀ olması nedeniyle tazminat ödenmemesine karar vermiꢀtir (bkz., Taner –   Türkiye, no. 38414/02, 15 ꢁubat 2007).   BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve   3. paragrafları gereğince 17 ꢁubat 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   Sally Dollé   Zabıt Katibi   Françoise Tulkens   Baꢀkan   2

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło