37054/03;37082/03;37231/03;37238/03
WyrokETPCz2007-11-20ECLI:CE:ECHR:2007:1120JUD003705403
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy niewykonanie prawomocnych orzeczeń sądów krajowych, nakazujących organowi publicznemu wypłatę należności, stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia zgodnie z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że niewykonanie prawomocnych orzeczeń sądów krajowych, nakazujących gminie wypłatę odpraw, stanowiło naruszenie prawa własności skarżących. Podkreślono, że zasada praworządności wymaga od władz publicznych przestrzegania wyroków sądowych, a roszczenie o zapłatę, którego zasadność została potwierdzona, stanowi "mienie" w rozumieniu art. 1 Protokołu nr 1. Trybunał odrzucił argument o braku środków, wskazując, że władze krajowe nie podjęły niezbędnych kroków w celu wykonania orzeczeń, co pozbawiło art. 1 Protokołu nr 1 jego znaczenia.Stan faktyczny
Czterech skarżących, Đsa Tok, ꢁerif Tuncer, Seyit Ahmet Köymen i Đsa ꢁahin, było urzędnikami w gminie Balıkesir Gölcük w Turcji. W grudniu 1999 roku zostali zwolnieni bez odpraw z powodu braku środków. Sądy pracy w Sındırgı nakazały gminie wypłatę należnych odpraw wraz z odsetkami, a orzeczenia te stały się prawomocne. Pomimo wszczęcia postępowania egzekucyjnego, majątek gminy został uznany za wyłączony spod zajęcia na mocy prawa krajowego, co uniemożliwiło wyegzekwowanie należności. Do czerwca 2007 roku żadne płatności nie zostały dokonane.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: połączył skargi; uznał skargi za dopuszczalne; stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji; zasądził odszkodowanie materialne i niematerialne; oddalił pozostałe żądania słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
TOK VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no:37054/03, 37082/03, 37231/03 ve 37238/03 )
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Kasım 2007
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup bazı
ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan ve 37054/03, 37082/03, 37231/03 ve 37238/03
numaralı baꢀvuruların nedeni dört T.C. vatandaꢀı Đsa Tok, ꢁerif Tuncer, Seyit Ahmet Köymen
ve Đsa ꢁahin’in (baꢀvuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 7 Kasım 2003
tarihinde Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları
Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Balıkesir barosu
avukatlarından E. Erbulun tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
1. DAVANIN KOꢀULLARI
Baꢀvuranlar sırasıyla 1965, 1969, 1964 ve 1968 doğumlu olup Balıkesir’de ikamet
etmektedirler.
Olayların meydana geldiği dönemde baꢀvuranlar Balıkesir Gölcük Belediyesi’nde (Đdare)
memur olarak görev yapmaktaydılar. Aralık 1999 tarihinde kaynak yetersizliği nedeniyle iꢀ sonu tazminatı ödenmeksizin
baꢀvuranlar iꢀten çıkarılmıꢀtır. Baꢀvuranlar tazminat alabilmek amacıyla dava açmıꢀtır.
Sındırgı Đꢀ Mahkemesi 18 Ekim 2001 (ꢁ.Tuncer ve S.A.Köymen için) ve 29 Kasım 2001
tarihlerinde almıꢀ olduğu dört kararla (Đ.Tok ve Đ.ꢁahin için) yasal faiziyle birlikte Đdarenin
baꢀvuranlara iꢀ sonu tazminatı ödemesine karar vermiꢀtir.
Mahkeme tarafından ödenmesi kararlaꢀtırılan (TL.) meblağların Euro olarak yaklaꢀık karꢀılığı
ve dağılımı ꢀu ꢀekildedir:
- Đ. Tok için 6.185.584.743 TL (4.800 Euro);
- ꢁ. Tuncer için 4.757.954.933 TL (3.300 Euro);
- S.A. Köymen için 4.697.641.877 TL ( 3.250 Euro);
- Đ. ꢁahin için 6.005.985.591 TL (4.650 Euro);
Bu miktarlara iꢀten çıkarılma tarihi olan 18 Aralık 1999 tarihinden itibaren geçerli olmak
üzere yasal faiz eklenmiꢀtir.
Taraflar temyize gitmediklerinden 19 Kasım 2001 ve 19 Ocak 2002 tarihlerinde kararlar nihai
hale gelmiꢀtir. Nisan 2002’de Gölcük Belediyesi aldığı bir kararla taꢀınır ve taꢀınmaz malları da dahil
olmak üzere tüm mal varlığını ve kira gelirlerini kamu yararına kullanmak için tahsis etmiꢀtir.
Baꢀvuranlar alacakları için 30 Nisan 2002 tarihinde icra takibi baꢀlatmıꢀlardır. Đdarenin kimi
taꢀınır ve taꢀınmaz mallarına ve banka hesaplarına ihtiyati haciz konmuꢀtur.
Đdare 24 Mayıs 2002 tarihinde Sındırgı Đcra Mahkemesi’nde haciz kararının iptali istemiyle
dava açmıꢀtır.
Đcra mahkemesi 19 Aralık 2002 tarihinde Đdarenin talebini yerinde bularak ihtiyati haciz
kararını iptal etmiꢀtir. Mahkeme, 1580 sayılı Belediyeler Kanunu’na göre kamu hizmeti veren
bir belediyenin mallarının hacize konu olamayacağına karar vermiꢀtir.
Yargıtay 17 Nisan 2003 tarihinde Đcra Mahkemesi’nin kararını onamıꢀtır.
Đdare 15 Ocak 2007 tarihinde Balıkesir Valiliği’ne gönderdiği bir yazıyla sözkonusu
tazminatlara değin yükümlülüklerini yerine getirecek yeterli kaynaklara sahip olmadığını,
baꢀvuranların talebi doğrultusunda sözkonusu ödemeleri mümkün olan en kısa zamanda
gerçekleꢀtireceğini belirtmiꢀtir.
Dosyada yer alan unsurlardan, 9 Haziran 2007 tarihi itibarıyla hiçbir ödemenin yapılmadığı
anlaꢀılmaktadır.
HUKUK
I. DAVALARIN BĐRLEꢀTĐRĐLMESĐ
Baꢀvuruların olaylara ve esasa iliꢀkin benzer yanlar taꢀıdığı dikkate alındığında, AĐHM
baꢀvuruların birleꢀtirilerek tek bir baꢀlık altında incelenmesine karar vermiꢀtir.
II. KABULEDĐLEBĐLĐRLĐĞE DAĐR
Hükümet, baꢀvuranların, ihtiyati haciz kararı çıkarmadan önce Belediye’nin mallarını kamu
kullanımına tahsis etmesi kararına karꢀı dava açmaları gerektiği cihetle, AĐHS’nin 35/1.
maddesinde yer alan iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunmaktadır. Hükümet idarenin
sözkonusu tazminatı ödemeye hazır olduğunu fakat baꢀvuranların bu yönde bir talepte
bulunmadıklarını ifade etmektedir.
Baꢀvuranlar bu görüꢀe karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, demokratik bir toplumun temel ilkelerinde biri olan hukukun üstünlüğü ilkesinin
AĐHS’nin tüm maddelerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve devletin ve/veya kamu erkinin
aleyhlerinde alınmıꢀ bir hükme veya karara uyma yükümlülüğünü getirdiğini vurgulamaktadır
(Bkz. Belvedere Alberghiera S.r.l.-Đtalya kararı, no: 31524/96, Amuur-Fransa kararı, 25
Haziran 1996).
AĐHM bu baꢀvuruda iç hukuktaki yargının baꢀvuranların iꢀine son veren Đdareyi tazminat
ödemeye mahkum ettiğini hatırlatmaktadır. Taraflar temyize gitmediklerinden bu kararlar
nihai hale gelmiꢀtir. Baꢀvuranlar daha sonra Đdarenin karꢀı çıkmasıyla sonuçsuz kalan icra
takibini baꢀlatmıꢀlardır. Kendilerinden makul olarak yapmaları beklenecek giriꢀimleri yapan
baꢀvuranlara, bütün bu yaptıklarının haricinde bir de kesinleꢀmiꢀ bir kararın ifasını yani
ödemenin yapılmasını sağlamak için idari bir süreç baꢀlatmadıkları için suçlanamazlar (Bkz.
mutatis mutandis Tunç-Türkiye kararı no: 54040/00).
Hükümetin itirazı kabul edilmemektedir.
Hükümet ikinci olarak baꢀvuranların gecikmeli olarak baꢀvuruda bulunduklarını
belirtmektedir. Đç hukuktaki nihai karar Yargıtay’ın 17 Nisan 2003 tarihli kararıdır, oysa
baꢀvurular altı aydan fazla geçen bir sürenin ardından 7 Kasım 2003 tarihinde yapılmıꢀtır.
Baꢀvuranlar bu hususa karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM, yerleꢀik içtihadına göre ara ve nihai kararın infazının veya herhangi bir hükmün
«davanın» bütünleyen bir parçası olarak sayılması gerektiğini hatırlatmaktadır (Bkz. sözü
edilen Hornsby kararı).
AĐHM, Đcra dairesinin 5 Kasım 2003 tarihinde düzenlediği resmi evraka göre Đdare’nin nihai
hale gelen yargı kararlarından doğan yükümlülüklerini halen yerine getirmediğini tespit
etmektedir. Baꢀvuranlar 7 Kasım 2003 tarihinde Mahkeme’ye baꢀvurmakla AĐHS’nin 35/1.
maddesinde öngörülen koꢀulu yerine getirmiꢀlerdir.
Hükümetin itirazı reddedilmektedir.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvuruların dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvurular kabuledilebilir niteliktedir.
III. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
HAKKINDA
Baꢀvuranlar, kesinleꢀmiꢀ yargı kararlarıyla Đdare tarafından kendilerine ödenmesi gereken
gelen iꢀ sonu tazminatlarının ödenmemesi nedeniyle mülkiyet haklarına riayet edilmediğinden
ꢀikayetçi olmakta, bu bağlamda Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesini ileri sürmektedirler.
Hükümet davanın esası hakkında görüꢀ bildirmemiꢀtir.
AĐHM bundan önce de bu baꢀvurudakine benzer sorunları ortaya koyan davaların ele
alındığını ve bunların Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını
kaydetmektedir (Bkz. Bourdov-Rusya kararı no: 59498/00, Romachov-Ukrayna kararı no:
67534/01 27 Temmuz 2004; sözü edilen Tunç kararı, Kuzu-Türkiye kararı no: 13062/03 17
Ocak 2006).
AĐHM’ye göre talep edilebilirliği yeterince ispat edildiği takdirde bir «alacak» Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde bir «mülk» oluꢀturabilmektedir (Bkz. Stran ve Stratis
Andreadis Yunan Rafinerileri-Yunanistan kararı, 9 Aralık 1994).
AĐHM, baꢀvuranların Sındırgı Đꢀ Mahkemesi tarafından 18 Ekim 2001 ve 29 Kasım 2001
tarihlerinde alınan kararlar uyarınca talep edilebilir alacakları olduğunu gözlemlemektedir.
Taraflarca bir baꢀvuruda bulunulmadığından mahkemenin bu kararları kesin hüküm haline
gelmiꢀ ve bir icra süreci baꢀlatılmıꢀtır. Baꢀvuranlar açısından en azından 9 Haziran 2007’ye
kadar sözkonusu mahkeme kararının ifasının sağlanamaması, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1.
maddesinin ilk paragrafının ilk cümlesinde ifadesini bulan mülkiyet haklarına yönelik bir
müdahaledir (Bkz. mutatis mutandis sözü edilen Bourdov kararı).
AĐHM, özellikle Devletin bir kurumunun yargı kararıyla kesinleꢀmiꢀ borcunu ödememek için
kaynak yetersizliği bahanesini öne süremeyeceğini hatırlatmaktadır. Bu baꢀvuruda nihai
olarak kesinleꢀen yargı kararlarına uygun gerekli önlemleri almayan ulusal merciler Ek 1
no’lu Protokol’ün 1. maddesinin anlamını ortadan kaldırmıꢀlardır.
Sonuç olarak, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI
A. Maddi ve manevi tazminat
Baꢀvuranlar aꢀağıda belirtilen miktarlarda maddi zarara uğradıklarını ileri sürmektedir:
- Đ. Tok için 27.587 YTL [yaklaꢀık 15.500 Euro];
- ꢁ. Tuncer için 23.479 YTL [yaklaꢀık 13.250 Euro];
- S.A. Köymen için 22.519 YTL [yaklaꢀık 12.700 Euro];
- Đ. ꢁahin için 30.085 YTL [yaklaꢀık 16.950Euro];
Baꢀvuranların her biri ayrıca maruz kaldıkları manevi zarar için 10.000 YTL (yaklaꢀık 5.600
Euro) talep etmektedir.
Hükümet bu miktarlara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM ilgili ekonomik verilerin ıꢀığında izleyen miktarlarda maddi tazminat ödenmesini
kararlaꢀtırmıꢀtır.
- Đ. Tok için 14.300 Euro;
- ꢁ. Tuncer için 11.200 Euro;
- S.A. Köymen için 11.000 Euro;
- Đ.ꢁahin için 13.900 Euro;
Bu meblağ, baꢀvuranların, iç hukukta talep ettikleri ve bu davada ele alınan ödenmemiꢀ
alacaklarının nihai olarak hallini teꢀkil edecektir. (Bkz. Dildar-Türkiye kararı, no: 77361/01).
Manevi tazminat konusunda, AĐHM baꢀvuranların iç hukukta sonuç alabilmek için
bekledikleri uzun süre nedeniyle zarar gördüklerini düꢀünmektedir. Bu çerçevede hakkaniyet
uygun olarak, her birine 1.000 Euro manevi tazminat ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuranlar yargı giderleri hususunda takdiri AĐHM’ye bırakmıꢀtır.
AĐHM, baꢀvuranların kanıtlayıcı hiçbir belge sunmaması doğrultusunda bu yönde bir ödeme
yapılmasını gerekli görmemektedir.
C. Gecikme faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç
puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvuruların birleꢀtirilmesine;
2. Baꢀvuruların kabuledilebilir olduğuna;
3. AĐHS’ye Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi’nin ihlal edildiğine;
4. a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve
her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından:
i. maddi tazminat olarak:
- Đsa Tok için 14.300 (on dört bin üç yüz) Euro;
- ꢁerif Tuncer için 11.200 (on bir bin iki yüz) Euro;
- Seyit Ahmet Köymen için 11.000 (on bir bin) Euro;
- Đsa ꢁahin için 13.900 (on üç bin dokuz yüz) Euro;
ii. baꢀvuranların her birine manevi tazminat olarak 1.000 (bin) Euro ödenmesine;
b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının
üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına,
5.Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragraflarına uygun olarak 20 Kasım 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
6
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 24.07.2026. · Źródło