37215/04

WyrokETPCz2009-09-22ECLI:CE:ECHR:2009:0922JUD003721504

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy brak publicznej rozprawy i niedoręczenie aktu oskarżenia w postępowaniu karnym naruszyło prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał, że publiczne prowadzenie rozpraw jest podstawową zasadą przewidzianą w art. 6 ust. 1 Konwencji. Wskazał, że w podobnych sprawach często stwierdzano naruszenie tego artykułu z powodu braku rozprawy. W niniejszej sprawie, brak rozprawy i w konsekwencji niemożność skutecznego uczestnictwa skarżącego w postępowaniu karnym, doprowadziły do naruszenia art. 6 ust. 1. Trybunał nie znalazł podstaw do odstąpienia od tej ugruntowanej praktyki.
Stan faktyczny
Skarżący, Mehmet Aldemir, został ugodzony nożem przez F.Ç. 27 lipca 2003 r. Obaj zostali oskarżeni o spowodowanie obrażeń, a akt oskarżenia nie został doręczony skarżącemu. 21 listopada 2003 r. Sąd Karny Pokoju w Bakırköy skazał skarżącego i F.Ç. na grzywny w uproszczonym postępowaniu, bez rozprawy. Odwołanie skarżącego od tego wyroku zostało odrzucone bez rozprawy 30 stycznia 2004 r.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznaje skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Stwierdza, że stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. 4. Zasądza skarżącemu 1000 Euro na pokrycie kosztów i wydatków. 5. Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYİ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   ALDEMĐR – TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 37215/04)   KARAR   STRAZBURG   Eylül 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı Mehmet Aldemir’in (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları   Mahkemesi’ne, 17 Mayıs 2004 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına   Dair Sözleꢀme’nin (“AĐHS”) 34. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine yaptığı 37215/04 sayılı   baꢀvurudur.   Baꢀvuran, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (“AĐHM”) önünde, Đstanbul Barosu   avukatlarından A. Ertunç tarafından temsil edilmiꢀtir.   OLAYLAR   Baꢀvuran, 1978 doğumludur ve Đstanbul’da ikamet etmektedir.   Baꢀvuran, 27 Temmuz 2003 tarihinde F.Ç. isimli kiꢀi tarafından bıçaklanmıꢀtır. Aynı   gün, polis F.Ç. ile baꢀvuranın ayrı ayrı ifadelerini almıꢀtır. Her ikisi de yaralı olup birbirlerini   kavgayı baꢀlatmakla suçlamıꢀlardır. 29 Temmuz 2003 tarihinde Bakırköy Adli Tıp Kurumu   tarafından düzenlenen raporda baꢀvuranın 10 gün F.Ç.'nin ise 7 gün iꢀ göremezliği tespit   edilmiꢀtir. 31 Temmuz 2003 tarihinde, Bakırköy Cumhuriyet Savcısı, baꢀvuran ile F.Ç.’yi   yaralanmaya sebebiyet vermek suçuyla itham eden bir iddianame hazırlamıꢀtır. Sözkonusu   iddianame baꢀvuran ile F.Ç.’ye tebliğ edilmemiꢀtir. 21 Kasım 2003 tarihinde, Bakırköy Sulh   Ceza Mahkemesi, duruꢀma yapmaksızın bir ceza kararnamesiyle baꢀvuran ve F.Ç.’yi itham   edildikleri suçlardan mahkum etmiꢀtir. Mahkeme, baꢀvuran ile F.Ç.’yi ayrı ayrı 462,377,000   TL’lik1 para cezasına çarptırmıꢀtır. Mahkeme bu ꢀekilde, Ceza Muhakemeleri Usulü   Kanunu’nun 386. maddesinde nispeten hafif suçlar için öngörülen “basitleꢀtirilmiꢀ usul”ü   uygulamıꢀtır. 14 Ocak 2004 tarihinde, baꢀvuran Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi önünde   sözkonusu karara itiraz etmiꢀtir. 30 Ocak 2004 tarihinde, Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi,   duruꢀma yapmaksızın baꢀvuranın itirazını reddetmiꢀtir.   HUKUK   Baꢀvuran, davasına iliꢀkin açık duruꢀma yapılmaması nedeniyle kendisini bizzat veya   avukat aracılığıyla savunamadığı konusunda ꢀikayetçi olmuꢀtur. Baꢀvuran, ayrıca,   Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan iddianamenin kendisine tebliğ edilmediğini ileri   sürmüꢀtür. Baꢀvuran, bu ꢀikayetleri AĐHS’nin 6/1, 6/2 ve 6/3 (a), (b) ve (d) maddelerine   dayandırmıꢀtır.   AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca bu baꢀvurunun açıkça dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   AĐHM, sözkonusu davada, sorunların niteliğinin örtüꢀmesi ve AĐHS’nin 6/3   maddesinin alt paragraflarının ilk paragrafta yer alan adil yargılanma teminatının belirli   yönleri olarak kabul edilebileceği gerekçesiyle, baꢀvuranın ꢀikayetlerinin tamamının   AĐHS’nin 6/1 maddesi uyarınca incelenmesini uygun görmektedir (Piroğlu ve Karakaya /   Türkiye, no. 36370/02 ve 37581/02).   Sözkonusu zamanda yaklaꢀık 264 Euro.   AĐHM, duruꢀmaların halka açık yapılmasının AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen   temel bir ilke olduğunu hatırlatır (Stefanelli / San Marino, no. 35396/97). AĐHM, sözkonusu   baꢀvurudakine benzer sorunlar içeren davalarda, sıklıkla AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlalini   tespit ettiğini hatırlatır (Karahanoğlu / Türkiye, no. 74341/01; Evrenos Önen / Türkiye, no.   29782/02; Nurhan Yılmaz / Türkiye (no. 2), no. 16741/04; Günseli Kaya / Türkiye (no. 2), no.   40886/02). AĐHM, sözkonusu davada, bu kararından ayrılmasını gerektirecek herhangi bir   gerekçe görmemektedir. Sonuç olarak, baꢀvuranın davasına iliꢀkin duruꢀma yapılmaması ve   bunun sonucunda baꢀvuranın aleyhindeki ceza yargılamasına etkili bir ꢀekilde katılamadığı   gerekçesiyle AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   AĐHS’nin 41. maddesi kapsamındaki adil tatmin konusuyla ilgili olarak, baꢀvuran,   aldığı yaralar nedeniyle bir ayı aꢀkın bir süre boyunca çalıꢀamadığını ve hatta iꢀinde eskisi   gibi üretken olamadığı için maaꢀının düꢀürüldüğünü iddia etmiꢀtir. Baꢀvuran, ayrıca, ileride   yeni iꢀler bulmasını zorlaꢀtıracak bir sabıka kaydının bulunduğunu iddia etmiꢀtir. Bu nedenle,   baꢀvuran, maddi tazminat olarak 20,000 Euro, manevi tazminat olarak 35,000 Euro talep   etmiꢀtir.   Baꢀvuran, sağlık harcamaları, ödediği para cezası, avukatlık ücreti ve çeviri   giderlerinin tamamı için yargılama masraf ve giderleri baꢀlığı altında 5,000 Euro talep   etmiꢀtir. Baꢀvuran, avukatıyla imzaladığı sözleꢀme ile birlikte birkaç adet fatura ibraz   etmiꢀtir.   Hükümet, bu taleplere itiraz etmiꢀtir.   AĐHM, maddi tazminat konusuyla ilgili olarak, AĐHS’nin 6. maddesi ile uyumlu   yargılamanın neticesinin ne olacağı konusunda tahminde bulunamayacağını kaydeder. Buna   göre, AĐHM, bu baꢀlık altında herhangi bir ödeme yapılmamasına karar verir (Karahanoğlu /   Türkiye, yukarıda kaydedilen).   Ayrıca, AĐHM, tespit edilen ihlalin baꢀvuranın görmüꢀ olduğu manevi zarar için tek   baꢀına yeterli adil tatmin oluꢀturduğu kanaatindedir.   Son olarak, AĐHM, içtihadını göz önünde bulundurarak ve hakkaniyete uygun olarak,   yargılama masraf ve giderleri için baꢀvurana 1,000 Euro ödenmesine karar verir.   AĐHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına   uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. Tespit edilen ihlalin baꢀvuranın görmüꢀ olduğu manevi zarar için tek baꢀına yeterli   adil tatmin oluꢀturduğuna;   4. (a)AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten   itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na   çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet   tarafından baꢀvurana yargılama masraf ve giderleri için 1,000 Euro (bin Euro)   ödenmesine;   (b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin   yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal   kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   5. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragrafları gereğince 22 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło