37291/04

WyrokETPCz2009-06-30ECLI:CE:ECHR:2009:0630JUD003729104

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłe tymczasowe aresztowanie skarżącego, uzasadniane przez sądy krajowe stereotypowymi i niewystarczającymi powodami, naruszyło jego prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie lub zwolnienia na czas postępowania, zgodnie z art. 5 ust. 3 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał, że uzasadnienie tymczasowego aresztowania musi być istotne i wystarczające, a jego zasadność maleje wraz z upływem czasu. Stwierdził, że sądy krajowe, przedłużając areszt skarżącego trwający 4 lata i 21 dni, konsekwentnie posługiwały się tymi samymi, stereotypowymi sformułowaniami, nie wskazując konkretnych ryzyk ani nie rozważając mniej restrykcyjnych środków zapobiegawczych, takich jak zakaz opuszczania kraju czy kaucja. W ocenie Trybunału, takie uzasadnienie nie było wystarczające do usprawiedliwienia tak długiego pozbawienia wolności, co doprowadziło do naruszenia art. 5 ust. 3 Konwencji.
Stan faktyczny
Skarżący, Mehmet Fırat, obywatel Turcji, został aresztowany 5 września 2000 r. i tymczasowo aresztowany 8 września 2000 r. pod zarzutem przynależności do zorganizowanej grupy przestępczej i udziału w porwaniu. W 2004 r. został skazany na 27 lat i 4 miesiące więzienia, jednak Sąd Najwyższy uchylił część wyroku w 2005 r. Skarżący został zwolniony z aresztu 11 listopada 2005 r., po ponad 4 latach i 20 dniach pozbawienia wolności. W 2008 r. został ponownie skazany na 12 lat 8 miesięcy i 15 dni więzienia, a sprawa nadal toczy się przed Sądem Najwyższym.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. 2. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. 3. Zasądza na rzecz skarżącego 2000 EUR (dwa tysiące euro) tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową, płatne w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, wraz z odsetkami za zwłokę. 4. Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   FIRAT/TÜRKĐYE   (Baꢀvuru no. 37291/04)   KARAR   STRAZBURG   Haziran 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın   adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri   Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari   olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 37291/04 no’lu davanın nedeni T.C.   vatandaꢀı Mehmet Fırat’ın (baꢀvuran), Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 30 Mart 2004   tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi   uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, AĐHM önünde Trabzon Barosu avukatlarından N.B. Gümrükçüoğlu   tarafından temsil edilmiꢀtir.   OLAYLAR   Baꢀvuran, 1961 doğumludur ve Đstanbul’da yaꢀamaktadır.   Eylül 2000’de organize suç örgütüne üye olduğu ve sözkonusu örgüt adına adam   kaçırma eylemine katıldığı ꢀüphesiyle yakalanarak gözaltına alınmıꢀ ve 8 Eylül 2000’de   tutuklanmıꢀtır.   Ekim 2000’de Đstanbul DGM Savcısı, yukarıda anılan suçlardan baꢀvuran ve diğer   yirmi bir kiꢀi aleyhinde bir iddianame hazırlamıꢀtır.   Kasım 2000’de baꢀvuran ve diğer yirmi bir kiꢀi aleyhindeki ceza yargılaması   Đstanbul DGM önünde baꢀlamıꢀtır. Toplam on sekiz duruꢀma yapılmıꢀtır. Yargılama süresince   avukatı, baꢀvuranın tutuksuz yargılanmasını talep etmiꢀtir. Ancak, sözkonusu talepler her   duruꢀmada, mahkemenin “baꢀvuranın itham edildiği suçların niteliği ve delillerin durumu göz   önüne alınarak” ifadesinin yer aldığı ara kararlarıyla reddedilmiꢀtir.   Baꢀvuranın avukatı, birçok kez Đstanbul DGM’nin baꢀvuranın tutukluluğunun   devamına hükmeden ara kararlarına itiraz etmiꢀtir. Đstanbul DGM, itirazları her defasında   yukarıda kaydedilen ifadeyi kullanarak reddetmiꢀtir.   Mart 2004’te Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, baꢀvuranı suçlu bularak, baꢀvuran   hakkında toplam 27 yıl 4 ay hapis cezasına hükmetmiꢀtir.   Yargıtay, 20 Nisan 2005’te yapılan duruꢀmada, ilk derece mahkemesinin, baꢀvuranın   organize suç örgütüne üyeliğine iliꢀkin kararını onamıꢀ ancak, adam kaçırma dolayısıyla   verilen hükmü bozmuꢀtur.   Ağustos 2005’te dava, Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiꢀtir.   Kasım 2005’te Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, baꢀvuranın tutuksuz yargılanmasına   karar vermiꢀtir. Baꢀvuran, sonraki gün serbest bırakılmıꢀtır.   ꢁubat 2008’de Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, baꢀvuranı suçlu bularak toplam on   iki yıl, sekiz ay, on beꢀ gün hapis cezasına çarptırmıꢀtır.   Dava halen Yargıtay önünde derdesttir.   HUKUK   Baꢀvuran, serbest bırakılma taleplerinin dava boyunca, AĐHS’nin 5. maddesinin 1. ve   3. paragraflarını ihlal edecek ꢀekilde, özgürlüğünden mahrum bırakılmasını haklı çıkaran ilgili   ve yeterli dayanağı teꢀkil etmeyen aynı ve basmakalıp gerekçelerle reddedildiğinden ꢀikayetçi   olmuꢀtur.   AĐHM, sözkonusu ꢀikayetin sadece, AĐHS’nin 5. maddesinin 3. paragrafı yönünden   incelenmesi gerektiği kanısındadır.   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde sözkonusu ꢀikayetin dayanaktan   yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik   unsuru taꢀımadığını tespit eder. Bu nedenle, sözkonusu ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.   Hükümet, ulusal makamların baꢀvuranın serbest bırakılma talebini değerlendirirken   itina gösterdiğini ileri sürmüꢀtür. Ayrıca, suçun ciddiyetinin ve davanın özel koꢀullarının,   baꢀvuranın yaklaꢀık beꢀ yıl boyunca tutuklu yargılanmasını haklı çıkardığını iddia etmiꢀtir.   Baꢀvuran, iddialarını yinelemiꢀtir.   AĐHM, AĐHS’nin 5. maddesinin 3. paragrafına iliꢀkin kararlarında ortaya konan temel   ilkeleri hatırlatır (bkz. özellikle, Sevgin ve Đnce/Türkiye, no. 46262/99, 61. paragraf, 20 Eylül   2005; Ilijkov/Bulgaristan, no. 33977/96, 77. paragraf, 26 Temmuz 2001; Labita/Đtalya [BD],   no. 26772/95, paragraflar 152-153, AĐHM 2000-IV; Kudla/Polonya [BD], no. 30210/96, 110.   paragraf, AĐHM 2000-XI; Smirnova/Rusya, no. 46133/99 ve 48183/99, 59. paragraf, AĐHM   2003-IX (özetler); ve Letellier/Fransa, 26 Haziran 1991, 43. paragraf, A Serisi no. 207).   AĐHM, mevcut davayı sözkonusu ilkeler ıꢀığında inceleyecektir.   AĐHM, baꢀvuranın tutuklu yargılanma sürecinin iki dönemden oluꢀtuğunu ve toplam   olarak dört yıl yirmi günden fazla sürdüğünü kaydeder (bkz., özellikle, Solmaz/Türkiye, no.   27561/02, paragraflar 23-36, 16 Ocak 2007, tutuklu yargılanma sürelerinin hesaplanmasına   iliꢀkin). AĐHM ayrıca dava dosyasındaki unsurlardan, DGM’nin her duruꢀma sonunda   baꢀvuranın tutukluluğunu değerlendirdiği ve birbiriyle aynı ve basmakalıp ifadeler kullanarak   tutukluluğun devamına karar verdiğini tespit etmiꢀtir. Baꢀvuranın sözkonusu ara kararlara   itirazları da benzer ifadelerle reddedilmiꢀtir.   AĐHM sıklıkla mevcut baꢀvurudaki konulara benzer konuların ortaya konduğu   davalarda AĐHS’nin 5. maddesinin 3. paragrafının ihlal edildiği sonucuna varmıꢀtır. (bkz.,   örneğin, Getiren/Türkiye, no. 10301/03, 108. paragraf, 22 Temmuz 2008; Çetin   Ağdaꢀ/Türkiye, no. 77331/01, 28. paragraf, 19 Eylül 2006; ve Mehmet Yavuz/Türkiye, no.   47043/99, 39. paragraf, 24 Temmuz 2007).   Sunulan delilleri inceleyen AĐHM, Hükümet’in mevcut davada, daha önceki   kararlarından ayrılmasını gerektirecek bir kanıt ya da ikna edici bir iddia ortaya koymadığı   kanısındadır. Bu bağlamda ulusal mahkemelerin, belirli bir zaman geçtikten sonra, özellikle   de yargılamanın ileriki aꢀamalarında baꢀvuranın serbest bırakılmasının ne ölçüde bir risk   oluꢀturacağını belirtmediklerini gözlemler (bkz. Demirel/Türkiye, no. 39324/98, 60. paragraf,   Ocak 2003). Ayrıca, ilk derece mahkemesi baꢀvuranın tutukluluğunu devam ettirmek   yerine ülkeyi terk etme yasağı getirmek ya da kefaletle serbest bırakmak gibi önleyici   tedbirler almayı düꢀünmemiꢀtir (bkz. Mehmet Yavuz, 40. paragraf).   AĐHM, yukarıda kaydedilenler ıꢀığında, ilk derece mahkemesinin basmakalıp   gerekçelerinin, baꢀvuranın 4 yıl 21 gün boyunca tutuklu yargılanmasını haklı çıkarmayacağı   sonucuna varmıꢀtır (bkz. Çetin Ağdaꢀ, 33. paragraf).   Dolayısıyla, AĐHS’nin 5. paragrafının 3. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   Baꢀvuran, AĐHS’nin 41. maddesi bağlamındaki adil tatmine iliꢀkin, öncelikle maddi   tazminat olarak 144,491 Euro talep etmiꢀtir. Bu meblağ, aleyhinde baꢀlatılan cezai takibat   sonucu ordudan erken emekli olması nedeniyle uğradığı kayıplar için talep edilmiꢀtir. Ayrıca,   baꢀvuran manevi tazminat olarak 125,000 Euro talep etmiꢀtir. Baꢀvuran, meblağ   belirtmeksizin, yasal temsilcisinin ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde yaptığı harcamaların   tazminini talep etmiꢀtir. Bu hususta, Trabzon Barolar Birliği’nin ücret çizelgesine atıfta   bulunmuꢀtur. Hükümet, sözkonusu taleplere itiraz etmiꢀtir.   AĐHM, tespit edilen ihlal ve iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı   kanaatindedir. Bu nedenle,baꢀvuranın madditazminat talebini reddeder. Ancak, hakkaniyet   temelinde, baꢀvurana manevi tazminat olarak 2,000 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.   AĐHM, masraf ve harcamalar hususunda, belirlenen süre içerisinde destekleyici   deliller ya da belgelerin sunulmaması nedeniyle, baꢀvuranın bu baꢀlık altındaki talebinin   dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varır. Dolayısıyla, talebi reddeder.   AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere   uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun   olduğuna karar vermiꢀtir.   BU NEDENLERLE, AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna,   2. AĐHS’nin 5. maddesinin 3. paragrafının ihlal edildiğine,   3. (a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç   ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve   uygulanabilecek her tür vergi ile birlikte Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana 2,000   Euro (iki bin Euro) ödenmesine;   (b) Yukarıda kaydedilmiꢀ olan üç aylık sürenin bitiminden ödeme gününe kadar, Avrupa   Merkez Bankası’nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluꢀacak faiz   oranına göre yukarıda belirtilen miktarlarda ödenecek basit faizi ödemekle yükümlü   olduğuna ,   4. Adil tatmin iliꢀkin diğer taleplerin reddine karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. Maddesi’nin 2. ve   3. fıkraları uyarınca 30 Haziran 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   AĐHS’nin 45 § 2 maddesi ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 74 § 2 maddesine uygun   olarak, aꢀağıda yer alan yargıç Cabral Barreto’nun muhalefet ꢀerhi bu karara eklenmiꢀtir.   YARGIÇ CABRAL BARRETO’NUN MUHALEFET ꢁERHĐ   Kanaatimce, baꢀvuranın Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanarak, çeꢀitli suçlar   sebebiyle, yasadıꢀı örgüte üye olmaktan aldığı ve Yargıtay tarafından onanan üç yıl dört aylık   hapis cezası da dahil olmak üzere farklı hapis cezalarına mahkum edilmesinde, AĐHS’nin 5.   maddesinin 3. paragrafının ihlali bakımından göz önüne alınması gereken süre,   yakalanmasından ilk derece mahkemesinde mahkum edilmesine kadar geçen üç buçuk yıllık   süredir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło