3816/03

WyrokETPCz2009-03-31ECLI:CE:ECHR:2009:0331JUD000381603

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy znaczne opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, zasądzonego prawomocnym wyrokiem sądu krajowego, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że znaczne opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, zasądzonego prawomocnym wyrokiem sądu krajowego, naruszyło prawo skarżącego do poszanowania mienia. Trybunał stwierdził, że takie opóźnienie zakłóciło "sprawiedliwą równowagę" między wymogami interesu publicznego a ochroną prawa własności, nakładając na skarżącego nieproporcjonalne i nadmierne obciążenie. Trybunał oparł się na swojej ugruntowanej linii orzeczniczej w podobnych sprawach dotyczących Turcji, odrzucając jednocześnie zarzuty rządu dotyczące niewyczerpania krajowych środków odwoławczych i niezachowania terminu sześciu miesięcy.
Stan faktyczny
Skarżący, Memet Siret Atalay, był właścicielem gruntu wywłaszczonego przez gminę Dilovası w dniu 27 października 1999 roku. Uznając oferowane odszkodowanie za niewystarczające, wniósł sprawę do sądu krajowego, który w dniu 13 lipca 2000 roku zasądził dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami. Wyrok ten został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny w dniu 20 lutego 2001 roku. Pomimo prawomocnego orzeczenia, gmina wypłaciła należną kwotę dopiero w dniu 9 czerwca 2008 roku, po wszczęciu przez skarżącego postępowania egzekucyjnego.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Uznał, że nie ma potrzeby odrębnego badania skarg dotyczących art. 6 i 13 Konwencji. 4. Zasądził na rzecz skarżącego 3 500 EUR tytułem szkody majątkowej, płatne w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, wraz z odsetkami. 5. Oddalił pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   MEMET SĐRET ATALAY - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 3816/03)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Mart 2009   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   T.C. vatandaꢀı Memet Siret Atalay’ın (baꢀvuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine,   Aralık 2002 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin   Sözleꢀme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan   3816/03 numaralı baꢀvuru sonucu bu dava görülmektedir.   Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Kocaeli barosu avukatlarından   C. Tınarlıoğlu tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   Baꢀvuran 1934 doğumlu olup Ankara’da ikamet etmektedir.   Dilovası Belediyesi (Đdare) 27 Ekim 1999 tarihinde baꢀvurana ait araziyi kamulaꢀtırmıꢀtır.   Đdare tarafından verilen bedeli yetersiz bulan baꢀvuran ek kamulaꢀtırma tazminatı talebiyle 14   Ocak 2000 tarihinde Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi’nde (Mahkeme) dava açmıꢀtır.   Mahkeme 13 Temmuz 2000 tarihli bir karar ile baꢀvuranın bu talebini yerinde bulmuꢀ ve   taꢀınmazın idareye devrinden itibaren geçerli yasal faiziyle birlikte baꢀvurana 15.083.500.000   TL. ek kamulaꢀtırma tazminatı ödenmesine karar vermiꢀtir.   Yargıtay 20 ꢁubat 2001 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır.   Baꢀvuran Đdarenin borcunu ödemesi için icra takibi baꢀlatmıꢀtır.   Đdare 9 Haziran 2008 tarihinde baꢀvurana 65.513.500.000 TL. tazminat ödemiꢀtir.   HUKUK   I. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   HAKKINDA   Baꢀvuran yargı kararıyla ödenmesine hükmedilen ek kamulaꢀtırma bedelinin geç ödenmesi   nedeniyle mülkiyet hakkına yönelik bir ihlalin yapıldığından ꢀikayetçi olmakta, AĐHS’ye Ek 1   no’lu Protokol’ün 1. maddesine göndermede bulunmaktadır.   Hükümet AĐHS’nin 35/1 maddesine atıfta bulunarak iç hukuk yollarının tüketilmediğini   savunmaktadır. Bu bağlamda baꢀvuranın Borçlar Kanunu’nun 105. maddesinde öngörülen   baꢀvuru yolunu kullanması gerekirdi. Hükümet ayrıca baꢀvuranın Yargıtay’ın 20 ꢁubat 2001   tarihli kararından itibaren altı ay içinde AĐHM’ye baꢀvurmadığını belirtmektedir.   AĐHM daha önce de Borçlar Kanunu’nun 105. maddesinde öngörülen baꢀvuru yolunun etkisiz   olduğu sonucuna vardığını hatırlatır (Aka-Türkiye kararı, 23 Eylül 1998). Dolayısıyla bu   yönde yapılan itiraz reddedilmektedir. AĐHM altı ay kuralının gözetilmediği hususunda ise   Tiryakioğlu-Türkiye (no: 45436/99, 24 Mayıs 2005) kararında yer alan gerekçelere dayalı   olarak bu itirazı reddetmektedir.   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvuruların dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   Esasa gelince, AĐHM daha önce de mevcut baꢀvuruda dile getirilen ꢀikayetleri ortaya koyan   benzer birçok kararı incelediğini ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği   sonucuna vardığını kaydetmektedir (Bkz. Akkuꢀ-Türkiye kararı, 9 Temmuz 1997 ve sözü   edilen Aka kararı).   AĐHM mevcut davayı incelemiꢀ ve Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir   tespiti ve delili sunmadığı kanaatine varmıꢀtır. Kamulaꢀtırmayı yapan idare tarafından   baꢀvurana verilmesi gereken ek tazminatın ödenmesindeki Đdareye yüklenebilen bu gecikme   baꢀvuranı mülklerinin kamulaꢀtırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha sokmuꢀtur. Bu   gecikme, AĐHM’yi, baꢀvuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının   korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alıꢀılmıꢀın dıꢀında ve ölçüsüz   bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düꢀünmeye sevk etmektedir.   Bu nedenle Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 6. VE 13. MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran yargılama sürecinin uzunluğundan ꢀikayetçi olmakta ve AĐHS’nin 6. maddesine   atıfta bulunmaktadır. Baꢀvuran ayrıca Đdareyi borcu olan meblağı ödemeye zorlayacak   AĐHS’nin 13. maddesi uyarınca etkili bir baꢀvuru yolunun bulunmadığından yakınmaktadır.   Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca gerekçesi bulunman bu ꢀikayetleri kabuledilebilir   bulmaktadır.   Buna karꢀın Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine iliꢀkin yapılan ihlal tespiti ıꢀığında, AĐHM   mevcut baꢀvuru ile ortaya konan temel hukuki sorunun irdelenmesine itibar etmektedir.   Olayların bütünü ve tarafların argümanları ıꢀığında AĐHM, AĐHS’nin 6. maddesiyle bağlantılı   olarak 13. maddenin esasına dayalı ꢀikayetlerin ayrıca incelenmesini gerekli görmemektedir   (Bkz. Andiçi-Türkiye kararı no: 27796/03, 4 Mart 2008).   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI   Baꢀvuran maddi tazminat olarak 110.000 Euro talep etmektedir.   Hükümet bu miktara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, Akkuꢀ kararında (sözü edilen) benimsenen hesaplama yöntemi ve ilgili ekonomik   veriler ıꢀığında, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz   oranına üç puanlık bir artıꢀ eklenerek baꢀvurana maddi tazminat olarak 3.500 Euro   ödenmesini kararlaꢀtırmaktadır.   Baꢀvuran avukatlık ücreti ve AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu giderler için 3.000 Euro talep   etmektedir.   Hükümet bu meblağa karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM’nin yerleꢀik içtihadına göre bir baꢀvuran gerçekliğini, gerekliğini kanıtladığı makul   miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AĐHM bu baꢀvuruda baꢀvuranın avukatlık   giderlerine iliꢀkin herhangi bir makbuzu sunmadığını tespit etmektedir. AĐHM bu durumda   baꢀvurana avukatlık ücreti baꢀlığı altında herhangi bir meblağ ödenmesini gerekli   görmemektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. AĐHS’nin 6. ve 13. maddesi hakkındaki ꢀikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek   olmadığına;   4. a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf   tutulmak üzere Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana maddi tazminat olarak 3.500 (üç   bin beꢀ yüz) Euro ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;   5. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 31 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło