3884/04
WyrokETPCz2010-01-19ECLI:CE:ECHR:2010:0119JUD000388404
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego trwającego osiem lat i siedem miesięcy naruszyła prawo skarżącego do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji, uznając, że postępowanie karne przeciwko skarżącemu, które trwało osiem lat i siedem miesięcy na dwóch instancjach, było nadmiernie długie. Trybunał odwołał się do swojego ugruntowanego orzecznictwa w podobnych sprawach, w których często stwierdzał naruszenie prawa do rozsądnego terminu. Nie znalazł żadnych szczególnych okoliczności w niniejszej sprawie, które uzasadniałyby odmienne rozstrzygnięcie. W konsekwencji uznał, że państwo pozwane nie zapewniło skarżącemu rozpoznania jego sprawy w rozsądnym terminie.Stan faktyczny
Skarżący, Ejder Aslantürk, urodzony w 1951 roku, był wykonawcą budowlanym. 11 sierpnia 1994 roku został oskarżony przez prokuratora w Ardahan o fałszowanie dokumentów urzędowych w celu uzyskania korzyści finansowych. Postępowanie karne rozpoczęło się 18 października 1994 roku przed Sądem Karnym w Ardahan. W trakcie postępowania połączono sprawę skarżącego ze sprawą inżyniera budownictwa, a ostateczny wyrok skazujący został wydany przez Sąd Karny w Ardahan 13 lutego 2001 roku. Wyrok ten został podtrzymany przez Sąd Kasacyjny 15 listopada 2002 roku, a następnie przez Generalną Izbę Karną Sądu Kasacyjnego 1 kwietnia 2003 roku, po odrzuceniu sprzeciwu Prokuratora Generalnego.Rozstrzygnięcie
Skarga dotycząca przewlekłości postępowania uznana za dopuszczalną, pozostała część skargi za niedopuszczalną. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Zasądza na rzecz skarżącego 4200 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe, powiększone o wszelkie należne podatki. Zasądza odsetki za zwłokę. Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
ASLANTÜRK/TÜRKĐYE
(Baꢀvuru no. 3884/04)
KARAR
STRAZBURG Ocak 2010
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USULĐ ĐꢀLEMLER
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 3884/04 no’lu davanın nedeni T.C.
vatandaꢀı Ejder Aslantürk’ün (“baꢀvuran”), Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 3 Eylül tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleꢀmesi’nin (“AĐHS”) 34.
maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Ankara Barosu avukatlarından B. Mungan ve A. Aslantürk ile Strazburg
Barosu avukatlarından G. Doyduk tarafından temsil edilmiꢀtir.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢀULLARI
Baꢀvuran, 1951 doğumludur ve Ankara’da yaꢀamaktadır.
Đnꢀaat müteahhidi olan baꢀvuran 11 Ağustos 1994 tarihinde Ardahan Cumhuriyet
Savcısı tarafından idari makamları zarara uğratacak ꢀekilde kendi mali çıkarı için resmi
belgelerde sahtecilik yapmakla suçlanmıꢀtır. Ekim 1994’te Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi, davanın esasına iliꢀkin ilk
duruꢀmayı gerçekleꢀtirmiꢀtir (dava no. 1994/47). Kasım 1994’te düzenlenen ikinci duruꢀma sırasında Ardahan Ağır Ceza
Mahkemesi, Kars Valiliği’nde çalıꢀan bir inꢀaat mühendisi aleyhinde baꢀlatılan idari takibatın
sonucunu bekletmeye karar vermiꢀtir. Mayıs 1998’de yukarıda anılan inꢀaat mühendisi aleyhinde baꢀlatılan cezai takibat
ile baꢀvuran aleyhinde açılan dava birleꢀtirilmiꢀtir. Mart 1999’da inꢀaat mühendisi aleyhinde baꢀlatılan cezai takibatın sonucu ilk derece
mahkemesine tebliğ edilmiꢀtir. ꢁubat 2001’de Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi, baꢀvuranı suçlu bularak mahkum
etmiꢀtir. Kasım 2002’de Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır. Ocak 2003’te Yargıtay Baꢀsavcısı inter alia ilk derece mahkemesinin, sahte
oldukları iddia edilen belgelerin grafolojik incelemesini yapmadığını ileri sürerek Yargıtay’ın
kararına itiraz etmiꢀtir. Nisan 2003’te Yargıtay Ceza Genel Kurulu, dava olaylarının bu tür bir incelemeyi
haklı çıkarmadığı sonucuna vararak Baꢀsavcı’nın grafolojik incelemeye iliꢀkin itirazını
reddetmiꢀ ve 13 ꢁubat 2001 tarihli kararı düzelterek onamıꢀtır. Haziran 2003’te Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararı, ilk derece mahkemesi
sekretaryasına tevdi edilmiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 7. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, AĐHS’nin 7. maddesine dayanarak imzasını taꢀımayan ve sorumluluğu
altında hazırlanmayan belgelerin sahteciliğini yapmakla haksız yere suçlandığından ꢀikayetçi
olmuꢀtur.
Hükümet, baꢀvurunun sözkonusu kısmının dayanaktan yoksun olduğunu kaydetmiꢀtir.
AĐHM bu ꢀikayetin, AĐHS’nin 6/1 maddesi açısından incelenmesi gerektiği
kanaatindedir. AĐHM bu bağlamda keyfilik sözkonusu olmadığı takdirde, yargılama sonucunu
inceleme yetkisine sahip olmadığını hatırlatır. Mevcut davada, ulusal mahkemelerin
gerçekleri saptarken ve kanunları yorumlarken, keyfi ya da makul olmayan bir ꢀekilde hareket
ettikleri sonucuna varması için gerekçe bulunmadığı sonucuna varır.
Sonuç olarak baꢀvurunun sözkonusu kısmı, AĐHS’nin 3. ve 4. maddeleri bağlamında
dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddedilmelidir.
II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran yargılama süresinin, AĐHS’nin 6/1 maddesinde ortaya konan “makul süre”
gereğine uygun olmadığından ꢀikayetçi olmuꢀtur.
Hükümet, baꢀvuranın ꢀikayetlerini ulusal makamlar önünde dile getirmemesi
nedeniyle iç hukuk yollarını tüketmemiꢀ olduğunu ileri sürmüꢀtür.
AĐHM önceki davalarda iç hukuk yollarının tüketilmediği iddiaları hususunda
Hükümet’inkine benzer itirazları incelemiꢀ ve reddetmiꢀtir. AĐHM, mevcut davada
Karakullukçu davasında vardığı sonuçtan farklı bir sonuca varmasını gerektiren özel koꢀullar
tespit etmemektedir. Bu nedenle, Hükümet’in itirazını reddeder ve baꢀvurunun sözkonusu
kısmının kabuledilebilir olduğu sonucuna varır.
AĐHM, baꢀvuranın ꢀikayetinin esası hususunda, göz önüne alınması gereken sürenin,
savcının baꢀvuranı suçlayan bir iddianame sunduğu 11 Ağustos 1994 tarihinde baꢀlayıp
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını onadığı 1 Nisan
2003’te sona erdiğini gözlemler. Bu nedenle göz önüne alınan süre iki aꢀamalı yargılamada
sekiz yıl yedi ay sürmüꢀtür.
AĐHM, mevcut davadakine benzer konuların ortaya konduğu davalarda sıklıkla
AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıꢀtır. Mevcut davada bu tür bir sonuca
varmamak için sebep tespit etmemiꢀtir. Sonuç olarak, baꢀvuran aleyhinde baꢀlatılan cezai
takibatın aꢀırı uzun sürmesi hususunda AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre:
“Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci
Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete
uygun bir surette, zarar gören tarafın adil tazminine hükmeder.”
A. Tazminat
Baꢀvuran, mahkum edildikten sonra inꢀaat mühendisi olarak çalıꢀamaması nedeniyle
yıllık 50,000 Türk Lirası1 maddi tazminat talep etmiꢀtir. Ayrıca, mahkum edildikten sonra
mesleki yükümlülüklerini yerine getirememiꢀ olması nedeniyle aylık 1,3002 Türk Lirası talep
etmiꢀtir.
Baꢀvuran, 50,000 Türk Lirası3 manevi tazminat talep etmiꢀtir.
Hükümet, bu taleplere itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, baꢀvuranın uğradığını iddia ettiği maddi zarara iliꢀkin olarak, baꢀvuranın
talebini destekleyen bir sunmadığını ve dolayısıyla AĐHM’nin talebi reddettiğini gözlemler.
Ancak, baꢀvuranın yalnızca ihlal bulgusu ile telafi edilemeyecek bir manevi zarara
uğramıꢀ olduğunu kabul eder. Sonuç olarak, dava koꢀullarını ve içtihadını göz önüne alan
AĐHM, baꢀvurana 4,200 Euro tazminat ödenmesine karar vermiꢀtir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran ayrıca ulusal mahkemeler önünde yaptığı harcamalar için 34,000 Türk
Lirası4 ve AĐHM önünde yaptığı harcamalar için 15,950 Türk Lirası5 talep etmiꢀtir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmiꢀtir.
AĐHM içtihadına göre, baꢀvuran gerçekten gerekli oldukları için yapıldıklarını ve
meblağların makul olduğunu kanıtladığı müddetçe masraf ve harcamaların tazminine hak
kazanmaktadır. AĐHM mevcut davada, baꢀvuranın taleplerini destekleyen hiçbir belge
sunmadığını gözlemler. Dolayısıyla, AĐHM bu baꢀlık altında tazminat ödenmemesine karar
vermiꢀtir.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına
uyguladığı orana yüzde üç puanlık bir ekleme yapılarak belirlenmesi gerektiği kanaatindedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Yargılamanın aꢀırı uzun sürdüğüne iliꢀkin ꢀikayetin kabuledilebilir ve baꢀvurunun kalan
kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere Sorumlu Yaklaꢀık 23,360 Euro Yaklaꢀık 607 Euro Yaklaꢀık 23,360 Euro Yaklaꢀık 15,885 Euro Yaklaꢀık 7,450 Euro
Devlet tarafından baꢀvurana 4,200 Euro (dört bin iki yüz Euro) manevi tazminat ve buna ek
olarak ödeme gününde uygulanabilecek her tür verginin ödenmesine;
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının
üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddedilmesine;
KARAR VERMĐꢁTĐR.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragrafları gereğince 19 Ocak 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło