38861/03

WyrokETPCz2005-10-20ECLI:CE:ECHR:2005:1020JUD003886103

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie odszkodowania zasądzonego przez sądy krajowe oraz niewystarczające stopy odsetek za zwłokę naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że roszczenie o zapłatę odszkodowania, które zostało prawomocnie zasądzone przez sądy krajowe, stanowi „mienie” w rozumieniu art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji. Opóźnienie w wypłacie tego odszkodowania przez władze państwowe, zwłaszcza w kontekście dewaluacji waluty, zwiększa straty finansowe osoby uprawnionej i stawia ją w niepewnej sytuacji. W niniejszej sprawie, opóźnienie w wypłacie odszkodowania przez gminę Keçiören, bez przedstawienia przez rząd żadnego uzasadnienia dla braku płatności, spowodowało wyraźną szkodę dla skarżącej, co doprowadziło do naruszenia jej prawa do poszanowania mienia.
Stan faktyczny
Skarżąca, Suzi Uludağ, w 1992 roku przystąpiła do projektu mieszkaniowego gminy Keçiören, wpłacając 8 500 000 T.L. Gmina przydzieliła jej działkę w 1994 roku, ale w 1995 roku jednostronnie anulowała projekt i rozwiązała umowy sprzedaży. W 2000 roku skarżąca wniosła pozew o odszkodowanie, a sąd krajowy zasądził na jej rzecz 3 347 110 000 T.L. wraz z odsetkami. Pomimo prawomocnego wyroku i wszczęcia postępowania egzekucyjnego, gmina dokonała jedynie częściowych płatności w marcu 2004 i marcu 2005 roku, co doprowadziło do złożenia skargi do ETPCz z powodu opóźnienia w wypłacie odszkodowania.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji. 3. Uznał, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. 4. Zasądził od Państwa pozwanego na rzecz skarżącej: a) 2 105 EUR tytułem szkody majątkowej; b) 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. 5. Odrzucił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ULUDAĞ - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 38861 /03)   KARAR   STRAZBURG   Ekim 2005   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (38861/03) baꢀvuru no’lu davanın   nedeni bu ülke vatandaꢀı olan Suzi Uludağ’ın (baꢀvuran) 18 Kasım 2003 tarihinde Avrupa   Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM), Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34.   maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran AĐHM önünde Ankara Barosu avukatlarından O. Polat tarafından temsil   edilmektedir   OLAYLAR   Baꢀvuran Ankara’da ikamet etmektedir.   yılında, ev sahibi olmak amacıyla Keçiören Belediyesi (Đdare) tarafından   baꢀlatılan bir projeye dahil olmuꢀtur.   Bu nedenle baꢀvuran, birkaç taksitte Đdare tarafından belirlenen 8.500.000 T.L.   tutarında ödeme yapmıꢀtır.   Mart 1994 tarihli bir kararla, Đdare baꢀvurana bir arsa tahsis etmiꢀtir.   Ekim 1995 tarihinde, Đdare baꢀlatılan projeyi iptal etmiꢀ ve arsa satıꢀ   sözleꢀmelerinin tamamını tek taraflı olarak feshetmiꢀtir.   Temmuz 2000 tarihinde, baꢀvuran tazminat ödenmesi için Đdare aleyhine Ankara   Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açmıꢀtır.   Mart 2001 tarihli bir kararla, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi, Đdare tarafından   baꢀvurana tazminat olarak 27 Temmuz 2000 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, gecikme   faizi ile birlikte 3.347.110.000 T.L. ödenmesine karar vermiꢀtir.   Ekim 2001 tarihinde, Đdare’nin ödemeyi yapmaması üzerine baꢀvuran icra davası   açmıꢀtır.   Mart 2002 tarihli bir kararla, Yargıtay ilk derece mahkemesi kararını onamıꢀtır.   Mart 2004 tarihinde, Đdare baꢀvurana 5.000.000.000 T.L. tutarında, 14 Mart 2005   tarihinde ise 977.410.000 T.L tutarında (977.41 YTL) ödeme yapmıꢀtır.   HUKUK AÇISINDAN   I. 1 NO’LU EK PROTOKOLÜ’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ   ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran bir yandan adli bir kararla kendisine verilmiꢀ olan tazminatın ödenmesinde   Đdare’nin geç kalmasından ve öte yandan Devletin borçlarına uygulanan gecikme faizi   oranlarının yetersiz oluꢀundan ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran 1 No’lu Ek Protokol’ün 1.   maddesini ileri sürmektedir.   A. Kabuledilebilirlik Hakkında   AĐHM, içtihatlarından doğan kriterler ıꢀığında (Bkz., özellikle Akkuꢀ, adıgeçen karar)   ve elindeki mevcut unsurların tümünü gözönüne alarak, baꢀvurunun esastan incelenmesi   gerektiği kanaatine varmıꢀtır. AĐHM baꢀvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile   karꢀılaꢀılmadığını tespit etmiꢀtir.   B. Esas Hakkında   AĐHM, daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren baꢀka davalar da   incelemiꢀ ve I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıꢀtır (Bkz.,   Akkuꢀ, adıgeçen karar, s. 1317, § 31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).   AĐHM, mevcut davayı incelemiꢀ ve Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde sonuçlandıracak   hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıꢀtır.   AĐHM, içtihatlarından doğan ilke uyarınca, istenilebilir olduğu yeterince ortaya   koyulduğunda, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi uyarınca, bir “alacak”, “mülk” olarak   nitelendirilebilir ( Bkz. Yunanistan rafinerileri Stran ve Stratis Andreadis-Yunanistan. 9   Aralık 1994 tarihli karar, A serisi, no: 301-B, s. 84, § 59, ve Bourdov-Rusya, no: 59498/00,   §40, CEDH 2002-II). Mevcut davada bu durum sözkonusudur.   AĐHM ayrıca, Yüksek Sözleꢀmeci Taraf’ın borcunu ödemede gecikmesinin, talep   edilebilir bir “alacağı” olan kiꢀinin finansal kaybını arttırdığını ve özellikle bazı Devletlerde   paranın değer kaybetmesi göz önüne alındığında, bu durumun kiꢀiyi belirsiz bir duruma   soktuğunu vurgulamaktadır (Bkz. Akkuꢀ, adıgeçen karar, s. 1310, § 29).   Olayda, AĐHM, ulusal mahkemelerin baꢀvurana ödenmesine karar verdiği tazminatın   ödenmesindeki gecikmenin Đdare’den kaynaklandığını gözlemlemektedir. Uygulanan hesap   yönteminden yola çıkarak (Bkz. Akkuꢀ, adıgeçen), alacağın ödenmesindeki gecikmenin   baꢀvuranı açık bir zarara uğrattığını gözlemlemektedir. Bu açıdan, Hükümet ödemenin   yapılmamıꢀ olmasını haklı kılacak hiçbir açıklama yapmamaktadır.   Sonuç olarak, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   AĐHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar   A. Maddi ve Manevi Tazminat   Baꢀvuran, 5.092 Euro değerinde maddi zarara uğradığını iddia etmektedir. Ayrıca,   2.958 Euro değerinde manevi tazminat talep etmektedir.   Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, Akkuꢀ kararında benimsenen hesaplama yöntemini gözönünde bulundurarak ve   ilgili ekonomik veriler ıꢀığında, baꢀvurana maddi tazminat olarak 2.105 (iki bin yüz beꢀ) Euro   ödenmesine karar vermiꢀtir.   Manevi tazminat hususunda ise AĐHM, mevcut dava koꢀullarında, bir ihlalin varlığının   tespitinin adil tazmin için baꢀlı baꢀına yeterli olduğuna kanaat getirmiꢀtir.   B. Masraf ve Harcamalar   Baꢀvuran AĐHM nezdinde yaptığı harcamalar için 1.562 Euro talep etmektedir.   Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   Mahkemenin bu konudaki içtihadı ve mevcut unsurlar doğrultusunda, AĐHM,   baꢀvurana tüm masraflarla birlikte 1.000 (Bin) Euro ödenmesinin makul olduğuna kanaat   getirmiꢀtir.   C. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz   oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE ,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. Manevi tazminatla ilgili olarak, mevcut kararının kendisinin adil tazmin için baꢀlı   baꢀına yeterli olduğuna;   4. a) AĐHS’nin 44§2 maddesi uyarınca, kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay   içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere   miktara yansıtılacak her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Devlet tarafından   baꢀvurana:   i. maddi tazminat olarak 2.105 ( iki bin yüz beꢀ) Euro ödenmesine;   ii. masraf ve harcamalar için 1.000 (bin) Euro ödenmesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar,   Hükümet’in Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç   puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   5.Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   Karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77§§2 ve 3.   maddesine uygun olarak 20 Ekim 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło