39428/98
WyrokETPCz2001-10-30ECLI:CE:ECHR:2001:1030JUD003942898
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania karnego prowadzonego przeciwko skarżącemu naruszyła jego prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie karne przeciwko skarżącemu, trwające ponad dwadzieścia lat (lub czternaście lat i osiem miesięcy od daty uznania przez Turcję prawa do skargi indywidualnej), przekroczyło wymóg „rozsądnego terminu” z art. 6 ust. 1 Konwencji. Stwierdzono znaczące opóźnienia zarówno na etapie pierwszej instancji (sąd wojskowy), jak i w postępowaniu odwoławczym (Wojskowy Sąd Kasacyjny, a następnie Sąd Kasacyjny), których nie można było uzasadnić złożonością sprawy, pomimo dużej liczby oskarżonych. Trybunał uznał władze krajowe za odpowiedzialne za te opóźnienia.Stan faktyczny
Skarżący, Bünyamin Đnan, został aresztowany 1 grudnia 1980 roku pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji zbrojnej Dev-Yol. W lutym 1982 roku został oskarżony o próbę obalenia porządku konstytucyjnego. Sąd Wojskowy w Ankarze skazał go 19 lipca 1989 roku na 15 lat więzienia. Po apelacji i zniesieniu sądów wojskowych, sprawa trafiła do Sądu Kasacyjnego, który 27 grudnia 1995 roku uchylił wyrok i przekazał sprawę do ponownego rozpoznania Sądowi Karnemu w Ankarze, gdzie postępowanie nadal trwało w momencie wydania wyroku ETPCz.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Zdecydował o rozdzieleniu niniejszej skargi od innych.
2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji z powodu przewlekłości postępowania karnego.
3. Zasądził, że państwo pozwane ma zapłacić skarżącemu w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia wyroku:
a. 100 000 (sto tysięcy) franków francuskich tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe.
b. 8 000 (osiem tysięcy) franków francuskich tytułem kosztów i wydatków, powiększonych o wszelkie należne podatki.
c. Odsetki w wysokości 4,26% rocznie od kwot należnych po upływie trzymiesięcznego terminu, aż do dnia zapłaty.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYİ
ĐNAN / TÜRKĐYE DAVASI
(39428/98)
(39428/98)
Strazburg Ekim 2001
USULĐ ĐꢀLEMLER
1. Davanın nedeni, Türk vatandaꢁı Bünyamin Đnan'ın ("baꢁvuran"), 18 Ağustos 1997 tarihinde,
Đnsan Haklarını ve Temel Hakları Korumaya Dair Sözleꢁme'nin ("Sözleꢁme") eski 25.maddesi
uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa Đnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon") yaptığı
baꢁvurudur (baꢁvuru no. 39428/98).
2. Baꢁvuran Ankara'da mesleğini ifa eden avukat Oya Ersoy Ataman tarafından temsil
edilmiꢁtir. Türk Hükümeti bu davaya yönelik kendisini temsil edecek bir Ajan tayin
etmemiꢁtir.
3. Baꢁvuran, kendisine karꢁı yürütülen ceza yargılamasının uzunluğu hakkında Sözleꢁme'nin 6.
maddesinin 1. bendini gündeme getirmiꢁtir.
4. Baꢁvuru, 1 Kasım 1998 tarihinde, Sözleꢁme'nin 11 No'lu Protokolü yürürlüğe girdiğinde,
anılan Protokol'ün 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Mahkeme'ye gönderilmiꢁtir.
5. Baꢁvuru, Mahkeme'nin Birinci Kısmına verilmiꢁtir (Đçtüzük, 52. madde, 1.fıkra). Bu bölüm
içinde davayı inceleyecek olan daire (Sözleꢁme'nin 27§1 Maddesi), Đçtüzüğün 26§1
maddesine uygun olarak teꢁekkül etmiꢁtir. Mahkeme'de Türkiye'yi temsil eden Sn. Yargıç
Rıza Türmen davadan çekilmiꢁtir (Đçtüzük 28.madde). Bunun üzerine Hükümet Sn. Feyyaz
Gölcüklü'yü Sn. Rıza Türmen'in yerine ad hoc yargıç olarak atamıꢁtır (Sözleꢁme'nin 27§2 ve
Đçtüzüğün 29§1 maddeleri).
6. Adaletin düzgün bir ꢁekilde yerine gelmesi için Heyet Baꢁkanı, bu baꢁvuruyu Davalı
Devlete karꢁı aynı ꢁikayetlerle yapılan baꢁvurulara (baꢁvuru no 26480/95, 28291/95,
29280/95, 26699/96, 29700/96, 29701/96, 29702/96, 29703/96, 29911/96, 29912/96,
29913/96, 31831/96, 31834/96, 31853/96, 31880/96, 31891/96, 31960/96, 32964/96,
32987/96, 32900/96, 33362//96, 33369/96, 33645/96, 34591/96, 34687/96, 39428/96 ve
43362/96 ( Đçtüzük 43 § 2) eklemeye karar vermiꢁtir.
7. Mahkeme, tarafların görüꢁlerini inceledikten sonra 31 Ağustos 1999 tarihli bir kararla
baꢁvuruyu kabul edilebilir bulmuꢁtur.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2001. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Siyasî İşler
Genel Müdürlüğü tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam
olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı
Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan
amaçlarla alıntılanabilir.
8. Gerek baꢁvuran gerekse de Hükümet esaslara iliꢁkin olarak görüꢁ bildirmiꢁlerdir (Đçtüzük
59/1).
OLAYLAR
I. DAVAYA ESAS TEꢀKĐL EDEN OLAYLAR
• Baꢁvuranın yakalanması ve tutuklanması
9. 1 Aralık 1980 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis memurları baꢁvuranı
yasadıꢁı silahlı örgüt Dev- Yol üyesi olduğu ꢁüphesiyle tutuklamıꢁlardır.
10. 2 Mart 1981 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi baꢁvuranın tutuklu yargılanmasına
karar vermiꢁtir.
B. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki Yargılama
11. 26 ꢀubat 1982 yılında Askeri Savcı, baꢁvuran ve diğer 722 kiꢁi hakkındaki iddianamesini
Sıkıyönetim Mahkemesi'ne sunmuꢁtur. Savcı, baꢁvuranı, amacı Türk anayasal düzenini
yıkarak yerine Marksist-Leninist bir rejim kurmak olan yasadıꢁı silahlı örgüt Dev-Yol'a üye
olmakla suçlamıꢁtır. Savcılık, Türk Ceza Kanunu'nun 146/1 hükmü uyarınca ölüm cezası
talep etmiꢁtir.
12. 14 Eylül 1988 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi baꢁvuranın ꢁartlı salıverilmesine
karar vermiꢁtir.
13. 19 Temmuz 1989 tarihli bir kararla, Sıkıyönetim Mahkemesi, baꢁvuranı Dev-Yol üyesi
olduğu için yargılamıꢁtır. Baꢁvuranı TCK'nun 146/3 maddesi uyarınca 15 yıl hapse mahkum
etmiꢁ ve kamu hizmetlerinden men etmiꢁtir.
C. Temyiz Đꢁlemleri
14. Baꢁvuran Askeri Yargıtay'a baꢁvuruda bulunmuꢁtur.
15. Sıkıyönetim mahkemelerini ilga eden 27 Aralık 1993 tarihli Kanunun yürürlüğe
girmesinin ardından, davaya bakma yetkisi Yargıtay'a geçmiꢁ ve dosya da 26 Aralık 1994'te
Yargıtay'a gönderilmiꢁtir. 16. Yargıtay, 27 Aralık 1995 tarihinde, baꢁvuranın Türk Ceza
Kanunu'nun 146. maddesinin 1. fıkrası gereğince yargılanmıꢁ olması gerektiğini belirterek
hakkındaki mahkumiyet kararını bozmuꢁtur. Dava Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'ne
gönderilmiꢁtir ve halen bu mahkemede devam etmektedir. II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE
UYGULAMA 17. Türk Ceza Kanunu'nun 146. maddesinin 1. ve 3.fıkraları aꢁağıdaki gibidir:
"Türkiye Cumhuriyeti Teꢁkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve
tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teꢁekkül etmiꢁ olan Büyük Millet Meclisini iskata veya
vazifesini yapmaktan men'e cebren teꢁebbüs edenler, idam cezasına mahküm olur.
Birinci fıkrada yazılı suça ikinci fıkrada gösterilenden gayri surette iꢁtirak eden fer'i ꢁerikler
hakkında beꢁ seneden onbeꢁ seneye kadar ağır hapis ve amme hizmetlerinden müebbeden
memnuiyet cezası hükmolunur.”
HUKUK
I. SÖZLEꢀMENĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
18. Baꢁvuran, kendisine karꢁı baꢁlatılan ceza davasının uzun sürmesi konusunda ꢁikayetçi
olmuꢁtur. Sözleꢁme'nin 6/1 hükmünün ihlal edildiğini öne sürmektedir. Anılan hüküm
aꢁağıdaki gibidir:
"Herkes, ... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, ...bir
mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde...görülmesini istemek hakkına sahiptir ."
19. Hükümet, baꢁvuranın iddialarını çürütmüꢁtür. Baꢁvurana karꢁı yöneltilen suçlamaların
niteliğine ve her birinin de Dev- Yol ile bağlantılarının tespit edilmesi gereken baꢁvuran da
dahil 723 davalının sözkonusu olduğu geniꢁ kapsamlı bir davayı inceleme ihtiyacına bağlı
olarak davanın karmaꢁık olduğunu öne sürmüꢁtür. Bu faktörlerin yargılamanın uzunluğuna
açıklık kazandırdığını ve herhangibir ihmal ya da gecikmeden dolayı adli makamların
sorumlu tutulamayacağını savunmuꢁlardır. • Sürenin Dikkate Alınması Gerekliliği 20.
Mahkeme, yargılamanın, baꢁvuranın tutuklandığı 1 Aralık 1980 tarihinde baꢁladığını ve halen
Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde sürmekte olduğunu belirtmiꢁtir. Dolayısıyla, yirmi yıldan
fazla sürmüꢁtür. 21. Bununla birlikte Mahkeme, Türkiye'nin bireysel baꢁvuru hakkını
tanıdığına iliꢁkin bildirimde bulunduğu 28 Ocak 1987 tarihinden beri geçen ondört yıl sekiz
aylık dönemi inceleyebilmektedir (bkz. 20 ꢀubat 2001 tarihli Cankoçak/ Türkiye Kararı, no.
25182/94, ve 26956/95, prg. 26). Yine de Mahkeme, üstte anılan bildirimin yapıldığı sırada
yargılamanın ne durumda olduğunu dikkate almak zorundadır. (ibid, prg. 25). Söz konusu
tarihte, yargılama altı yıl sürmüꢁtü. (b) Yargılama süresinin uygunluğu
22. Bu bağlamda Mahkeme, Sıkıyönetim Mahkemesi'nin yaklaꢁık sekiz yıl yedi ayda karar
verebildiğini gözlemlemektedir. Askeri Yargıtay'ın temyiz incelemesi de dört yıldan uzun
sürmüꢁtür. Ayrıca, Yargıtay davanın kendisine geçmesinden yaklaꢁık bir yıl sonra, 27 Aralık tarihinde karar vermiꢁtir. Bu kararın ardından dava Ankara Ağır Ceza Mahkemesine
gönderilmiꢁtir ve halen bu mahkemede devam etmektedir; yargılama altı yıldan fazla
sürmüꢁtür. Mahkeme hem ilk derece mahkemesinde hem de temyiz sırasında yaꢁanan
gecikmelerin davanın karmaꢁıklığına bağlanamayacağı ve bu gecikmelerden ulusal
makamların sorumlu olduğu görüꢁündedir.
23. Mahkeme, kendisine sunulan kanıtlara ve konu ile ilgili içtihatlarına bağlı olarak (bkz.
AĐHM 2001'de yayınlanması planlanan 4 Eylül 2001 tarihli 29279/95 no'lu ꢀahiner/ Türkiye
Kararı), yargılamanın uzunluğunun “makul süre” kuralına uymadığına karar vermiꢁtir. 24.
Dolayısıyla, Sözleꢁme'nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢁtir.
II. SÖZLEꢀMENĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
25. Sözleꢁme'nin 41. Maddesi aꢁağıdaki gibidir: "Mahkeme iꢁbu Sözleꢁme ve protokollerinin
ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢁmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak
kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar
gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Zarar:
26. Baꢁvuran, bu baꢁlık altında bir talepte bulunmamıꢁtır. Kendisi hakkında devam eden
yargılamanın uzun sürmesinden olumsuz etkilenmesi sebebiyle Mahkemenin maddi ve
manevi tazminata hükmetmesi talebinde olduğunu belirtmiꢁtir. 27. Hükümet, baꢁvuranın
iddiasıyla ilgili herhangi bir yorum yapmamıꢁtır. 28. Baꢁvuranın yargılamasının toplam
süresinin uzunluğunu dikkate alan Mahkeme, kendisinin belli bir sıkıntıya düꢁtüğünü
düꢁünmektedir. Hakkaniyet ilkesi temelinde kendisine 100,000 Fransız Frangı ödenmesine
karar vermiꢁtir. B. Masraflar 29. Baꢁvuran yasal masraf ve harcamalar için bir meblağ talep
etmemiꢁtir. Meblağın belirlenmesini Mahkemeye bırakmıꢁtır. 30. Hükümet, bu baꢁlık altında
da herhangi bir görüꢁ belirtmemiꢁtir. 31. Baꢁvuranın Mahkeme önündeki davada birtakım
masraflara girdiği açık seçik ortadadır. Mahkeme, baꢁvuranın masrafları için 8,000 Fransız
Frangı ödenmesini uygun bulmuꢁtur. C. Temürrüt Faizi 32. Mahkemenin önündeki mevcut
bilgilere göre, iꢁbu kararın benimsendiği tarihte Fransa'daki yasal faiz oranı yıllık % 4,26'dır.
BU SEBEPLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Đç Tüzüğün 43. maddesinin 1. paragrafı gereğince, bu baꢁvurunun diğerlerinden
ayrılmasına;
2. Ceza yargılamasının uzunluğu nedeniyle Sözleꢁme'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Sözleꢁme'nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleꢁtiği tarihten itibaren 3 ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL'sına çevrilmek üzere aꢁağıdaki miktarların davalı
Devlet tarafından baꢁvurana ödenmesine;
(i) Manevi tazminat tutarı olarak 100,000 (yüzbin) Fransız Frangı;
(ii) Masraflar için miktara yansıtılabilecek her türlü vergiyle birlikte, 8.000 (sekiz bin )
Fransız Frangı;
(b) Üç aylık süreden sonra yapılan ödemeler için, ödeme tarihine kadar yıllık % 4,26 faiz
uygulanmasına;
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢁbu karar Đngilizce olarak verilmiꢁ ve 30 Ekim 2001 tarihinde, Đçtüzüğün 77. maddesinin 2.
ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiꢁtir.
Michael o'Boyle Elisabeth Palm
Sekreter Baꢁkan
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło