39994/04
WyrokETPCz2009-10-27ECLI:CE:ECHR:2009:1027JUD003999404
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy niewykonanie prawomocnego orzeczenia sądu krajowego zasądzającego odszkodowanie od jednostki samorządu terytorialnego stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że prawomocne orzeczenie sądu krajowego zasądzające odszkodowanie stanowi "mienie" w rozumieniu art. 1 Protokołu nr 1. Niewykonanie takiego orzeczenia przez władze krajowe, pomimo wszczęcia postępowania egzekucyjnego, stanowi nadmierną ingerencję w prawo skarżącego do poszanowania mienia. Trybunał podkreślił, że opóźnienie w wypłacie odszkodowania znacząco umniejsza jego wartość i pozostawia skarżącego w niepewności, co czyni ingerencję nieuzasadnioną.Stan faktyczny
Skarżący, Murat Yılmaz, zawarł umowę z gminą Ankara Keçiören na zakup działki w ramach projektu, za którą zapłacił. Gmina jednostronnie odstąpiła od projektu. Sąd krajowy zasądził na rzecz skarżącego odszkodowanie, co zostało potwierdzone przez Sąd Kasacyjny. Pomimo prawomocnego wyroku i wszczęcia postępowania egzekucyjnego, gmina nie wypłaciła pełnej kwoty odszkodowania, co doprowadziło do skargi do ETPCz.Rozstrzygnięcie
Stwierdza, jednogłośnie, że skarga jest dopuszczalna.
Stwierdza, jednogłośnie, naruszenie art. 1 Protokołu nr 1.
Stwierdza, jednogłośnie, że nie ma potrzeby odrębnego badania pozostałych skarg.
Orzeka, jednogłośnie, że zgodnie z art. 44 ust. 2 Konwencji, w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, Rząd pozwanego państwa musi podjąć niezbędne środki w celu zapewnienia wykonania wyroku Sądu Cywilnego w Ankarze z dnia 3 lipca 2003 r. (który stał się ostateczny w dniu 5 kwietnia 2004 r.).
Oddala, jednogłośnie, pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
M. YILMAZ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 39994/04)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Ekim 2010
Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup
ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (39994/04) numaralı baꢀvurunun nedeni
Murat Yılmaz tarafından (baꢀvuran) 28 Eylül 2004 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları
Mahkemesi’ne Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan
baꢀvurudur.
Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Ankara Barosu avukatlarından
C. Emir ve G. Tanrıverdi tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢁULLARI
Baꢀvuran 1967 doğumlu olup Ankara’da ikamet etmektedir.
Baꢀvuran Ankara Keçiören Belediyesi’nin yürüttüğü proje kapsamındaki bir arazinin parsel
satıꢀı için belediye ile sözleꢀme imzalamıꢀ ve bedelini ödemiꢀtir. Belediye tek taraflı olarak
almıꢀ olduğu bir karar ile bu projeden vazgeçmiꢀtir. Asliye hukuk mahkemesi 3 Temmuz tarihinde baꢀvuranın yapmıꢀ olduğu itirazı yerinde bulmuꢀ ve Belediyeyi baꢀvurana 17
Ocak 2003 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 7.000.000.000 TL1 ve 9 Haziran 2003
tarihinden geçerli olacak yasal faizi ile birlikte 2.200.000.000 TL2 ödemeye mahkum etmiꢀtir. Nisan 2004 tarihinde Yargıtay ilk derece mahkemesinin bu hükmünü onamıꢀtır. Đdarenin
borçlu olduğu meblağı ödememesi üzerine baꢀvuran icra takibi baꢀlatmıꢀtır. Baꢀvuranın
avukatları Belediye ile uzlaꢀma sağlayan bir protokol imzalamıꢀtır.
Đdare 2 Nisan 2008 tarihinde baꢀvuranın banka hesabına 10.000 YTL3 tutarındaki bir meblağı
yatırmıꢀtır. Đdare 15 Eylül 2008 tarihinde baꢀvurana 10.000 YTL4 ödemiꢀtir. 22 Aralık 2008
tarihinde baꢀvuranın avukatı AĐHM’ye icra müdürlüğünden alınan bir belgeye göre
baꢀvuranın alacağının o tarihte 11.263 YTL5 olduğunu bildiren bir yazıyı iletmiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ
ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran iç hukuktaki mahkemeler tarafından kendisine ödenmesi gereken tazminatların
ödenmediğinden ve alıcısı olduğu arazinin maliki olamadığından yakınmakta ve Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesini öne sürmektedir.
Hükümet bu iddiaya karꢀı çıkmaktadır. Yaklaꢀık 4.396 Euro Yaklaꢀık 1.381 Euro Yaklaꢀık 4.842 Euro Ocak 2005 tarihinde eski Türk Lirası’nın yerini Yeni Türk Lirası alarak yürürlüğe girmiꢀtir. 1 YTL 1 milyon
TL’ye karꢀılık gelmektedir. Yaklaꢀık 5.654 Euro Yaklaꢀık 5.326 Euro
A. Kabuledilebilirliğe iliꢀkin
Hükümet, baꢀvuranın Belediyenin yürütmüꢀ olduğu gayrimenkul projesine katılmasının bu
proje kapsamında yer alan ilgili araziler üzerinde hiçbir surette bir mülkiyet hakkını
oluꢀturmadığını savunmaktadır. Hükümet baꢀvuranın avukatlarının baꢀvuran adına belediye ile
uzlaꢀma sağlayan ve buna göre borçların sıraya konulduğu bir protokole imza attıklarını ifade
etmektedir. Çelikay-Türkiye no: 44576/04, 18 Ekim 2007, Dağdelen ve Durakcan-Türkiye no:
45218/04 ve 9098/05, 18 Ekim 2007 ve Çavdar-Türkiye no: 5816/04, 18 Ekim 2007 kararlarına
atıfta bulunan Hükümet imzalanan protokolün ihtilaf konusunu sona erdirdiğini ve dolayısıyla
AĐHS’nin 31. maddesinin 1 b) bendi uyarınca davanın kayıttan düꢀürülmesi gerektiğini
savunmaktadır.
Baꢀvuran böylesi bir protokole imza attığını yadsımakta ve bu protokolün ona kesin surette
imza atan kimseleri kapsadığını ileri sürmektedir. Baꢀvurana göre bu protokole imza
atmadığından, belediye halen kendisine karꢀı borçlu konumdadır.
AĐHM öncelikle dosyada yer alan unsurlar ıꢀığında, baꢀvuranın belediyenin konut yapımı
iꢀinden vazgeçmesiyle birlikte zarara uğradığını iddia etse de, bu zararın ulusal mahkemeler
tarafından kabul edildiğini ve adı geçene uğradığı zararın giderilmesi bakımından maddi ve
manevi tazminatın ödendiğini gözlemlemektedir. Baꢀvuranın mezkur taꢀınmazın maliki
olamadığı yönündeki ꢀikayeti dayanaktan yoksun bulunmaktadır ve bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35.
maddesinin 3. ve 4. paragraflarına uygun olarak reddedilmelidir.
AĐHM ulusal yargı kararlarının icrasının gerçekleꢀtirilmediği ꢀikayetine iliꢀkin ise Hükümetin
baꢀvuranın avukatları tarafından imzalanan uzlaꢀma protokolünün bir nüshasını sunduğunu
kaydetmektedir. Bu nedenle, bu protokolün hükümlerine göre yasal temsilcileri aracılığıyla
kendi rızaları ile imza atan alacaklıları bağlamaktadır. Zira, baꢀvuran böylesi bir uzlaꢀmayı
kabul etmediğini iddia etmektedir. Bu bağlamda AĐHM, Hükümetin baꢀvuranın mezkur sürecin
kesin olarak sona erdirilmesi talebine karꢀılık gelecek ꢀekilde bir uzlaꢀma sağlayan protokolün
etkili biçimde gerçekleꢀtirildiğini kanıtlayıcı herhangi bir belge ile ortaya koyamadığını
saptamaktadır. Üstelik baꢀvuran alacaklı olduğu meblağı halen alamadığından ihtilaf
konusunun çözümlendiği söylenememektedir. Hükümetin itirazı bu noktada reddedilmektedir.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde ꢀikayetin dayanaktan yoksun olmadığını
kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayet kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esasa dair
AĐHM esas ile ilgili olarak yerleꢀik içtihadından ileri gelen kıstas uyarınca talep edilebilirliği
yeterince ispat edildiği takdirde bir «alacağın» Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi
çerçevesinde bir «mülkü» oluꢀturacağını hatırlatır (Bkz. Stran ve Stratis Andreadis Yunan
Rafinerileri-Yunanistan kararı, 9 Aralık 1994, A serisi no: 301-B, sözü edilen Bourdov-Rusya
kararı no: 59498/00, 7 Mayıs 2002 ve Bourdov-Rusya (no2), no: 33509/04, 15 Ocak 2009).
Bu ilke mevcut baꢀvuruya da uygulanabilmektedir.
AĐHM ayrıca Yüksek Sözleꢀmeye taraf Devlet tarafından bir alacağın ödenmesindeki
gecikmenin ödemenin uygun niteliğini hatırı sayılır ölçüde azalttığını ve bilhassa paranın kimi
ülkelerde değer kaybettiği hususunun baꢀvuranı belirsizlikte bıraktığının altını çizmektedir
(Bkz. Akkuꢀ-Türkiye kararı, 9 Temmuz 1997).
Bu baꢀvuruda, AĐHM dava dosyasında yer alan unsurlardan ve taraflardan edinilen bilgilerden
ve icra takibine rağmen baꢀvuranın alacaklı olduğu miktarın tamamını elde edemediğinin
anlaꢀıldığını ifade etmektedir. Baꢀvuran açısından 3 Temmuz 2003 tarihli hükmün icrasının
yerine getirilmemesi Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin birinci paragrafının ilk cümlesinde
yer alan mülkiyet hakkına riayet edilmesi önünde aꢀırı bir müdahaleyi teꢀkil etmektedir.
Asliye hukuk mahkemesinin kararına riayet etmeyen ulusal yetkililer baꢀvuranın makul olarak
elde etmeyi umduğu tazminatın ödenmesine engel olmuꢀtur. AĐHM bu müdahalenin meꢀru
olmadığı kanaatindedir. Dolayısıyla Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 17. ve 18. MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran aynı olaylara dayalı olarak AĐHS’nin 17. ve 18. maddelerinin ihlal edildiğini ileri
sürmektedir.
AĐHM bu ꢀikayetlerin yukarıda incelenen madde ile ilintili olduğunu belirterek, ꢀikayetleri
kabuledilebilir ilan etmektedir.
AĐHM bununla birlikte, baꢀvuranın mülkiyet hakkına yönelik bir ihlalin yapıldığı tespitinin
ıꢀığında bu ꢀikayetleri ayrıca incelemeyi gerekli görmemektedir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Baꢀvuran 25.000 Euro maddi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu meblağa karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM bu baꢀvuruda Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. Maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını
hatırlatarak Savunmacı Devlete düꢀen yükümlülüğün iç hukuk mercilerinin Ankara Asliye
Hukuk Mahkemesi’nin 3 Temmuz 2003 tarihli kararının (5 Nisan 2004’te nihai hale
gelmiꢀtir) icrasını yerine getirmeleri için gerekli tedbirlerin alınması sağlamak olduğunu
kaydetmektedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargılama giderleri için 5.500 Euro talep etmekte, bu
yönde kanıtlayıcı herhangi bir belge sunmamaktadır.
Hükümet bu meblağa karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM’nin yerleꢀik içtihadına göre bir baꢀvuran gerçekliğini, gerekliliğini kanıtladığı makul
miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. Bu baꢀvuruda ilgili kanıtlayıcı belgelerin
yokluğunda ve sözü edilen kıstaslar ıꢀığında AĐHM, yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin
talepleri reddetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Baꢀvuranın diğer ꢀikayetlerinin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;
4. AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde
Savunmacı Hükümet tarafından Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 3 Temmuz 2003 tarihli
kararının (5 Nisan 2004 tarihinde nihai hale gelmiꢀtir) icrasının sağlanması için gerekli
tedbirlerin alınmasına;
5. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢁTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragraflarına uygun olarak 27 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło