40/02;41/02;42/02
WyrokETPCz2008-03-18ECLI:CE:ECHR:2008:0318JUD000004002
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy pozbawienie skarżących prawa własności do nieruchomości, które nabyli w dobrej wierze i na których zbudowali domy, bez wypłaty odszkodowania, stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia chronionego przez art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że pozbawienie skarżących prawa własności do nieruchomości, które nabyli w dobrej wierze, bez wypłaty odszkodowania, stanowi naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. Trybunał odwołał się do swoich wcześniejszych orzeczeń w podobnych sprawach, w których stwierdzono naruszenie tego artykułu w przypadku unieważnienia aktów własności i zwrotu nieruchomości Skarbowi Państwa bez rekompensaty. Podkreślono, że nawet jeśli pozbawienie własności było zgodne z prawem krajowym, brak odszkodowania narusza równowagę między interesem publicznym a ochroną praw jednostki.Stan faktyczny
Skarżący, Tevfik Gümüşoğlu, Hasan Süslü i Münip Uslu, nabyli działki w pobliżu wybrzeża Hatay i zbudowali na nich domy. W 1995 roku Ministerstwo Finansów wszczęło postępowanie sądowe w celu unieważnienia ich aktów własności, argumentując, że grunty te leżą w pasie nadbrzeżnym i nie mogą być przedmiotem własności prywatnej. Sąd pierwszej instancji w Samandağ unieważnił akty własności, a decyzja ta została podtrzymana przez Sąd Kasacyjny, bez przyznania skarżącym żadnego odszkodowania.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: połączył skargi; uznał skargę dotyczącą art. 1 Protokołu nr 1 za dopuszczalną, a pozostałą część skarg za niedopuszczalną; stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1; uznał, że stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową; zasądził odszkodowanie za szkodę majątkową i koszty; odrzucił pozostałą część roszczeń o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
C O U N C I L O F
E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
GÜMÜꢀOĞLU VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢁvuru no: 40/02, 41/02 ve 42/02)
KARAR
STRAZBURG Mart 2008
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 40/02, 41/02 ve 42/02 no’lu davanın
nedeni, T.C. vatandaꢀları Tevfik Gümüꢀoğlu, Hasan Süslü ve Münip Uslu’nun (baꢀvuranlar),
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne, 7 Kasım 2001 tarihinde, Temel Đnsan Hakları ve
Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (“AĐHS”) 34.
maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları üç adet baꢀvurudur.
Baꢀvuranlar, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Hatay Barosu
avukatlarından Z. Iꢀık tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOꢀULLARI
Baꢀvuranlar, sırasıyla 1955, 1935 ve 1950 doğumludur ve Hatay’da ikamet
etmektedir.
Baꢀvuranlar, değiꢀik tarihlerde, Hatay sahili yakınlarında arsa (sırasıyla 1233, 1230 ve numaralı) satın almıꢀlardır. Baꢀvuranların her biri arsaları üzerinde ev yaptırmıꢀtır.1 yılında, Maliye Bakanlığı Samandağ Đlk Derece Mahkemesi’ne dava açmıꢀ ve
kıyı ꢀeridinde yer aldıkları gerekçesiyle baꢀvuranların arsalarına ait tapuların iptalini talep
etmiꢀtir. Aralık 1999 (no. 40/02 ve 41/02) ve 9 Aralık 1999 (42/02) tarihlerinde, Samandağ
Đlk Derece Mahkemesi, bilirkiꢀi raporlarına dayanarak Maliye Bakanlığı’nın talebini
onaylamıꢀ ve baꢀvuranlara ait arsa tapularının iptaline karar vermiꢀtir. Mahkeme, vermiꢀ
olduğu kararlarda, iç hukuk uyarınca, kıyı ꢀeridinin özel mülkiyete tabi tutulamayacağını ve
bu nedenle, baꢀvuranların iyi niyetle hareket ettikleri veya bu alan üzerine bina inꢀa ettikleri
iddiasına dayanamayacakları sonucuna varmıꢀtır.
Baꢀvuranlar, değiꢀik tarihlerde karara itiraz etmiꢀtir. Baꢀvuranlar, dilekçelerinde
mülkiyet hakkının –bir insan hakları normu- anayasada ve iç hukukta güvence altına
alındığını, yerel mahkemelerin düzgün bir inceleme yapmadan ve tazminat ödenmeksizin
kendilerini mülkiyet hakkından mahrum bıraktıklarını ifade etmiꢀlerdir. 3 Ekim 2000
tarihinde, baꢀvuranların yapmıꢀ olduğu itirazlar Yargıtay tarafından reddedilmiꢀtir.
Baꢀvuranlar, değiꢀik tarihlerde, Yargıtay’dan kararın düzeltilmesini talep etmiꢀtir.
Yargıtay, 2 Mayıs 2001 (no. 40/42 ve 42/02) ve 19 Nisan 2001 (no. 41/02) tarihlerinde
baꢀvuranların taleplerini reddetmiꢀtir. Bu kararlar, 6 Haziran 2001 (no. 40/02 ve 42/02) ve 23
Mayıs 2001 (41/02) tarihlerinde baꢀvuranlara bildirilmiꢀtir. Baꢀvuranlar fotoğraf sunmuꢀlardır.
HUKUK
AĐHM, üç baꢀvurunun benzerliğini göz önüne alarak, baꢀvuruları birleꢀtirmeye karar
vermiꢀtir.
I. 1 NO.LU PROTOKOL’UN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuranlar, makamların tazminat ödemeksizin kendilerini mülkiyet hakkından
mahrum bıraktıkları konusunda ꢀikayetçi olmuꢀ ve bu durumun 1 No.lu Protokol’ün 1.
maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüꢀlerdir.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin
Hükümet, baꢀvuranların iç hukukta yer alan idari ve medeni hukuk yollarından
gerektiği ꢀekilde yararlanmamıꢀ olmaları nedeniyle, AĐHS’nin 35/1 maddesinin gerektirdiği
ꢀekilde iç hukuk yollarını tüketmediklerini ileri sürmüꢀtür. Hükümet, ayrıca, baꢀvuranların
yerel mahkemeler huzurunda ꢀikayetlerinin esasına değinmediklerini iddia etmiꢀtir.
Baꢀvuranlar, Hükümet’in iddialarına itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, ilk olarak, baꢀvuranların yerel mahkemeler huzurunda ꢀikayetlerinin esasını
dile getirdiklerini kaydetmektedir. AĐHM, ikinci olarak, önceki davalarda Hükümet’in iç
hukuk yollarının tüketilmemesi konusundaki itirazlarını inceleyip reddettiğini hatırlatmaktadır
(bkz. Doğrusöz ve Aslan, yukarıda kaydedilen, Asfuroğlu ve Diğerleri / Türkiye, no.
36166/02). AĐHM, bu davalarda, yukarıda bahsedilen baꢀvurulara iliꢀkin saptamalarından
ayrılmasını gerektirecek hiçbir özel koꢀul görmemektedir. Bu nedenle, AĐHM, Hükümet’in bu
baꢀlık altında yapmıꢀ olduğu itirazları reddeder.
AĐHS’nin 35/3 maddesi çerçevesinde baꢀvuruların dayanaktan yoksun olmadığını
kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvurular kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esasa iliꢁkin
Hükümet, özellikle, Anayasa’ya göre sahillerin Devlet’e ait olduğunu ve kesinlikle
özel mülkiyet olarak edinilemeyeceklerini ileri sürmüꢀtür. Hükümet, Devlet’e ait sahil
bölgesinde bulunan bir arazinin özel mülkiyete tabi tutulamayacağını baꢀvuranların biliyor
olması gerektiğini iddia etmiꢀtir. Bu nedenle, tapunun baꢀvuranların adına kaydedilmesi,
Anayasa’ya ve söz konusu zamanda yürürlükte olan yasalara aykırı bir durum oluꢀturmuꢀ ve
bu yasadıꢀı iꢀlem Samandağ Đlk Derece Mahkemesi tarafından düzeltilmiꢀtir.
Baꢀvuranlar, iddialarında ısrar etmiꢀtir.
AĐHM, daha önce benzer davalar incelemiꢀ ve iyi niyetle edinilmiꢀ, ancak tazminat
ödenmeden Hazine’ye iade edilmiꢀ olan tapuların iptaliyle ilgili olarak, 1 No.lu Protokol’ün 1.
Maddesi’nin ihlal edildiğini saptamıꢀtır (bkz. Doğrusöz ve Aslan, yukarıda kaydedilen ve
Aslan ve Özsoy / Türkiye, no. 35973/02). AĐHM, bu davalarda, varmıꢀ olduğu sonuçtan
ayrılması için hiçbir gerekçe görmemektedir.
Buna göre, AĐHM, 1 No.lu Protokol’ün 1. Maddesi’nin ihlal edildiğine karar
vermiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuranlar, ayrıca, yerel mahkeme kararlarının adaletsiz, tarafgir, yeterli
motivasyondan uzak ve hem iç hem uluslararası hukuk hükümlerine aykırı olduğu konusunda
ꢀikayetçi olmuꢀ ve bu durumun AĐHS’nin 6. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüꢀtür.
Hükümet, bu iddialara itiraz etmiꢀtir.
Ancak, AĐHM elindeki verileri inceledikten sonra bu hükmün ihlal edildiğine dair
herhangi bir bulguya rastlamamıꢀtır. AĐHM, baꢀvurunun bu kısmının dayanaktan yoksun
olduğu ve AĐHS’nin 35/3 ve 4. maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıꢀtır.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal
edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen
telafi edebiliyorsa, AĐHS, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın
adil tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
1. Maddi tazminat
Baꢀvuranlar, mülklerini kaybetmeleri sonucu görmüꢀ oldukları maddi zarar için farklı
miktarlar talep etmiꢀlerdir. Tevfik Gümüꢀoğlu 50,619 ABD Doları (yaklaꢀık 37,390 Euro)
talep etmiꢀtir. Hasan Süslü 49,852 ABD Doları (yaklaꢀık 36,815 Euro), Münip Uslu ise
58,111 ABD Doları (yaklaꢀık 42,915 Euro) talep etmiꢀtir. Baꢀvuranların talepleri, kendileri
tarafından hazırlattırılarak Samandağ Đlk Derece Mahkemesi’ne sunulan bilirkiꢀi raporlarına
dayanmaktadır. Raporlar, 2 Ekim 2001 (no. 40/02 ve 42/02) ve 20 Haziran 2002 (no. 41/02)
tarihlerinde yapılan yerinde incelemenin ardından hazırlanmıꢀtır. Baꢀvuranlar, yukarıda
bahsedilen miktarların yıllar boyu görmüꢀ oldukları maddi zarara tekabül eden gerçek
miktardan çok daha düꢀük olduğunu belirtmiꢀtir.
Hükümet, bu miktarlara itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, tespit edilen ihlalin temelinde mülke el konmasının yasaya aykırılığından
ziyade tazminat ödenmemiꢀ olması yatıyorsa, tazminatın mülkün tam değerini yansıtmasına
gerek olmadığını hatırlatmaktadır (bkz. I.R.S. ve Diğerleri / Türkiye (adil tatmin), no.
26338/95). Bu çerçevede, AĐHM, baꢀvuranların meꢀru tazminat beklentilerini
karꢀılayabilecek bir miktar belirlemeyi uygun görmektedir (bkz. Scordino / Đtalya (no. 1)
[GC], no. 36813/97; Stornaiuolo / Đtalya, no. 52980/99; ve Doğrusöz ve Aslan, yukarıda
kaydedilen).
AĐHM, yukarıdaki unsurlara ve hakkaniyete uygun temellere dayanarak, maddi
tazminat olarak birinci baꢀvuran Tevfik Gümüꢀoğlu’na 29,000 Euro, ikinci baꢀvuran Hasan
Süslü’ye 28,000 Euro, üçüncü baꢀvuran Münip Uslu’ya ise 33,000 Euro ödenmesine karar
verir.
2. Manevi Tazminat
Baꢀvuranların her biri, manevi tazminat olarak 15,000 ABD Doları (yaklaꢀık 11,080
Euro) talep etmiꢀtir.
Hükümet, bu miktara itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, bu dava koꢀullarında, tespit edilen ihlalin yeterli adil tatmin oluꢀturduğunu
belirtmektedir (bkz. Doğrusöz ve Aslan, yukarıda kaydedilen ve Adil Özdemir / Türkiye, no.
35351/02).
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuranlar, ayrıca, yerel mahkemeler ile AĐHM önünde yapmıꢀ oldukları yargılama
masraf ve giderleri için farklı miktarlar talep etmiꢀlerdir. Tevfik Gümüꢀoğlu toplam 788,234
Yeni Türk Lirası [YTL] (yaklaꢀık 437 Euro), Hasan Süslü toplam 795,754 YTL (yaklaꢀık 441
Euro), Münip Uslu ise toplam 737,254 YTL (yaklaꢀık 409 Euro) talep etmiꢀtir. Baꢀvuranlar,
taleplerini desteklemek üzere makbuz gibi belgeler sunmuꢀlardır.
Hükümet, bu miktarlara itiraz etmiꢀtir.
AĐHM, elindeki verilere ve hakkaniyete uygun temellere dayanarak, masrafların
tamamı için baꢀvuranlara ortaklaꢀa 1,200 Euro ödenmesine karar verir.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz
oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Baꢀvuruların birleꢀtirilmesine;
2. 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca yapılan ꢀikayetin kabuledilebilir, baꢀvuruların
kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
3. AĐHS’nin 1 No.lu Protokolü’nün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
4. Tespit edilen ihlalin baꢀvuranların gördüğü manevi zarar için kendi baꢀına yeterli adil
tatmin oluꢀturduğuna;
5. (a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve her
türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından,
(i)
maddi tazminat olarak Tevfik Gümüꢀoğlu’na 29,000 Euro (yirmi dokuz bin Euro),
Hasan Süslü’ye 28,000 Euro (yirmi sekiz bin Euro) ve Münip Uslu’ya 33,000 Euro
(otuz üç bin Euro),
(ii)
yargılama masraf ve giderleri için ortaklaꢀa 1,200 Euro (bin iki yüz Euro)
ödenmesine;
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının
üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Baꢀvuranların adil tatmin talebinin geri kalan kısmının reddine karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77/2. ve 3. maddeleri
gereğince 18 Mart 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
6
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 15.07.2026. · Źródło