41123/04
WyrokETPCz2010-05-20ECLI:CE:ECHR:2010:0520JUD004112304
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania spadkowego trwającego ponad 23 lata oraz brak skutecznego środka odwoławczego w prawie krajowym naruszyły prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie (art. 6 ust. 1 Konwencji) oraz prawo do skutecznego środka odwoławczego (art. 13 Konwencji)?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie spadkowe, które trwało ponad 23 lata i nadal było w toku przed sądem pierwszej instancji, przekroczyło „rozsądny termin” wymagany przez art. 6 ust. 1 Konwencji, biorąc pod uwagę kryteria takie jak złożoność sprawy oraz zachowanie stron i władz. Ponadto, Trybunał stwierdził naruszenie art. 13 Konwencji, ponieważ prawo tureckie nie przewidywało skutecznego środka odwoławczego, który pozwoliłby na uzyskanie zadośćuczynienia za nadmierną długość postępowania. Trybunał odwołał się do swojego ugruntowanego orzecznictwa w podobnych sprawach przeciwko Turcji.Stan faktyczny
Skarżący, piętnaście osób, wnieśli w 1979 roku pozew w Turcji, kwestionując sprzedaż nieruchomości przez ich dziadka w 1949 roku, twierdząc, że była to fikcyjna transakcja mająca na celu wydziedziczenie ich matki. Sąd pierwszej instancji oddalił ich roszczenie w 2001 roku, ale Sąd Kasacyjny uchylił to orzeczenie w 2002 roku i przekazał sprawę do ponownego rozpoznania. W chwili wydania wyroku ETPCz w 2010 roku, postępowanie nadal było w toku przed sądem pierwszej instancji, trwając łącznie ponad 23 lata.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Uznał pozostałą część skargi za dopuszczalną.
2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji.
3. Stwierdził naruszenie art. 13 Konwencji.
4. Zasądził skarżącym wspólnie 15 600 euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe.
5. Zasądził skarżącym wspólnie 2 000 euro tytułem zwrotu kosztów i wydatków.
6. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEY
Đ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
BAKIRCIOĞLU VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 41123/04)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Mayıs 2010
Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 / 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup
ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (41123/04) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu
ülkenin on beꢀ vatandaꢀının (baꢀvuranlar) 2 Eylül 2004 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları
Mahkemesi’ne Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ
olduğu baꢀvurudur. Ayrıntılar mevcut karar ekinde yer almaktadır.
Baꢀvuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul Barosu
avukatlarından H. Bakırcıoğlu tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Baꢀvuranlar Đstanbul’da ikamet etmektedir.
Baꢀvuranların anne tarafından dedesi R.Y. 1949 yılında bütün taꢀınmazlarını oğullarına
satmıꢀtır.
R.Y. 15 Ocak 1974 tarihinde vefat etmiꢀtir.
Baꢀvuranlar 12 Nisan 1979 tarihinde dava açmıꢀ, dedelerinin taꢀınmazlarını oğullarına satıꢀını
gerçekleꢀtirmesiyle muvazaalı bir fiili oluꢀturduğunu, bu yolla baꢀvuranların annesini
mirastan aktif olarak yoksun bırakmayı amaçladığını öne sürmüꢀtür.
Kafta Kadastro Mahkemesi 22 Kasım 2001 tarihli bir karar ile baꢀvuranların bu talebini
reddetmiꢀtir.
Yargıtay 5 Kasım 2002 tarihinde bu hükmü bozmuꢀ ve davayı ilk derece mahkemesine
göndermiꢀtir.
Baꢀvuranlar tarafından yapılan karar düzeltme baꢀvurusu 3 Mart 2003 tarihinde
reddedilmiꢀtir.
Dava iç hukuktaki mahkemeler önünde halen derdesttir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar yargılama sürecinin uzunluğunun AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen «makul
süre» ilkesinin ihlalini oluꢀturduğunu ileri sürmektedir.
Hükümet kabuledilebilirlik hususunda davanın iç hukukta halen sürmesi dolayısıyla iç hukuk
yollarının tüketilmediği itirazında bulunmaktadır. Hükümet altı ay kuralına uyulmadığı
gerekçesiyle AĐHM’yi baꢀvuruyu reddetmeye davet etmektedir.
AĐHM Hükümetin itirazını reddetmekte, yerleꢀik içtihadından ileri gelen kıstaslar ve
mahkemeye sunulan delillerin tamamı ıꢀığında bu ꢀikayetin esastan incelenmesi gerektiğine
itibar etmektedir (Bkz. diğer birçokları arasında, Abdulaziz Danıꢀ-Türkiye no: 23573/02, 16
Haziran 2009). AĐHM, ayrıca herhangi bir kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder.
Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Esasa iliꢀkin dikkate alınması gereken dönem Türkiye’nin AĐHM’ye bireysel baꢀvuru hakkını
kabul ettiği 28 Ocak 1987 tarihinde baꢀlamaktadır. Bu tarihte yargılama ilk derece
mahkemesinde yaklaꢀık 7 yıl 10 aydan bu yana devam etmekteydi. Bununla birlikte, bu son
tarihten itibaren geçen sürenin makul olup olmadığını değerlendirmek için davanın hangi
aꢀamada olduğunun dikkate alınması gerekir (Bkz. Yazıcıoğlu-Türkiye no: 43709/98, 2 Ekim
2007). Mevcut halde, AĐHM’ye sunulan delil unsurları ıꢀığında davanın halen ilk derece
mahkemesinde sürdüğü anlaꢀılmaktadır, bu süreç iki dereceli yargılama için 23 yıldan
fazladır.
AĐHM yargılama süresinin makul olup olmadığının davanın ꢀartları ıꢀığında ve özellikle de
davanın karmaꢀıklığı, baꢀvuranın ve ilgili mercilerin tutumu gibi, içtihadında yerleꢀmiꢀ
ölçütlere bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (Bkz. diğer birçokları arasında,
Frydlender-Fransa kararı, no: 30979/96).
AĐHM daha önce de benzer sorunları ortaya koyan baꢀvuruları incelediğini ve AĐHS’nin 6/1
maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatmaktadır (sözü edilen Frydlender).
AĐHM kendisine sunulan bütün unsurları incelemiꢀ ve Hükümetin bu davada farklı bir sonuca
ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını tespit etmiꢀtir. AĐHM bu
konudaki yerleꢀik içtihadını göz önünde bulundurarak sözkonusu yargılama sürecinin aꢀırı
olduğuna ve «makul süre» koꢀulunu karꢀılamadığına itibar etmektedir.
Bu nedenle AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 13. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar yargılamanın aꢀırı uzun sürmesine karꢀılık iç hukukta etkili bir baꢀvuru yolu
bulunmadığından yakınmakta bu bağlamda AĐHS’nin 13. maddesini ileri sürmektedir.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AĐHM esas ile ilgili olarak, Tendik vd.-Türkiye kararında (no: 23188/02, 22 Aralık 2005)
yargılama sürecinin aꢀırı uzunluğuna karꢀın Türk Hukuku’nun herhangi bir baꢀvuru yolu
sunmaması dolayısıyla AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatır.
Mevcut baꢀvuruda daha önce alınan bu sonucun dıꢀına çıkılmasını gerektirecek istisnai bir
durum sözkonusu değildir.
Bu nedenle AĐHS’nin 13. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar AĐHS’nin 41. maddesi ile ilgili olarak 509.682 Euro maddi tazminat ve 152.000
Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu meblağlara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM tespit edilen ihlal kararı ile öne sürülen maddi tazminat talebi arasında bir illiyet bağı
kuramamakta ve bu talebi reddetmektedir. Buna karꢀın, baꢀvuranların belirli bir ölçüde manevi
zarara uğradıklarını kabul etmekte ve baꢀvuranlara manevi tazminat olarak ortaklaꢀa 15.600
Euro ödenmesini kararlaꢀtırmaktadır.
Baꢀvuranlar iç hukuktaki ve AĐHM önündeki yargılama giderleri için 40.226 Euro talep
etmekte, bu yönde Đstanbul Barosunun avukatlık ücret tarifesini, avukatları tarafından çalıꢀma
ve giderler için hazırlanan dekontu sunmaktadır.
AĐHM, AĐHS’nin 41. maddesi gereğince yargılama masraf ve giderleri ile ilgili olarak bir
baꢀvuranın gerçekliğini, gerekliliğini kanıtladığı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde
edebileceğini anımsatır. Ayrıca, yargı giderleri tespit edilen ihlal ile ilintili olduğu ölçüde
karꢀılanabilmektedir (Bkz. örneğin, Beyeler-Đtalya (Adil tatmin) kararı, no: 33202/96, 28 Mayıs
2002; ꢁahin-Almanya no: 30943/96).
AĐHM mahkemeye sunulan deliller ve sözü edilen kıstaslar ıꢀığında yargılama masraflarına
iliꢀkin taleplerin aꢀırı olduğunu kaydetmekte ve iç hukuktaki yargı giderleri için baꢀvuranlara
ortaklaꢀa 1.000 Euro ve AĐHM önünde yapılan giderler için 1.000 Euro ödenmesini
kararlaꢀtırmaktadır.
AĐHM gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına
uyguladığı orana üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini kaydetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ve 13. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru
üzerinden TL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından:
i. baꢀvuranlara ortaklaꢀa 15.600 (on beꢀ bin altı yüz) Euro manevi tazminat
ödenmesine;
ii. yargılama masraf ve harcamaları için baꢀvuranlara ortaklaꢀa 2.000 (iki bin) Euro
ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan
fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢁTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragraflarına uygun olarak 20 Mayıs 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
EK
(Baꢀvuranların adları ve doğum tarihleri)
1. Perihan BAKIRCIOĞLU, 1947 doğumlu.
2. Güneꢀ AKSOY (KUTLU), 1968 doğumlu.
3. Mehmet Zeki KUTLU, 1969 doğumlu.
4. Ömer KUTLU, 1974 doğumlu.
5. Hacı Yusuf KUTLU, 1972 doğumlu.
6. Kasım KUTLU, 1959 doğumlu.
7. Nazım KUTLU, 1930 doğumlu.
8. Türkan GERGERLĐ (KUTLU), 1967 doğumlu.
9. Fidan OKYOL (KUTLU), 1965 doğumlu.
10. Sümer GÜÇLÜ (KUTLU), 1957 doğumlu.
11. Yüksel BAKIRCIOĞLU, 1963 doğumlu.
12. ꢁükrü KUTLU, 1930 doğumlu.
13. Sevim BOYACI (BAKIRCIOĞLU), 1950 doğumlu.
14. Meryem BAKIRCIOĞLU, 1960 doğumlu.
15. Kadriye DEMĐRCĐGĐL (BAKIRCIOĞLU), 1956 doğumlu.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło