41306/98

WyrokETPCz2004-07-15ECLI:CE:ECHR:2004:0715JUD004130698

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy zarzucane złe traktowanie skarżących w areszcie, brak skutecznego śledztwa oraz naruszenie prawa do rzetelnego procesu i zakazu dyskryminacji stanowiły naruszenie art. 3, 6, 13 i 14 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał, zgodnie z art. 39 Konwencji, odnotował zawarte między stronami ugodę. Stwierdził, że ugoda ta jest oparta na poszanowaniu praw człowieka, zgodnie z definicją zawartą w Konwencji i jej Protokołach, spełniając tym samym wymogi art. 37 ust. 1 Konwencji i reguły 62 ust. 3 Regulaminu Trybunału. W konsekwencji Trybunał uznał, że sprawa powinna zostać skreślona z listy.
Stan faktyczny
Tacettüı Örnek i Abdulvahap Ören, obywatele tureccy, zostali zatrzymani w styczniu 1998 roku. Twierdzili, że podczas aresztu policyjnego byli źle traktowani, w tym bici, rażeni prądem i zmuszani do podpisywania oświadczeń. Raporty medyczne wskazywały na ślady na ich ciałach. Pierwszy skarżący został skazany za pomoc organizacji terrorystycznej, drugi uniewinniony. Pomimo zarzutów tortur, nie wszczęto postępowania karnego przeciwko funkcjonariuszom policji.
Rozstrzygnięcie
Postanawia skreślić sprawę z listy; Odnotowuje zobowiązanie stron do nieżądania ponownego rozpatrzenia sprawy przed Wielką Izbą.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   ÜÇÜNCÜ DAİRE   ÖRNEK VE EREN TÜRKİYE   (Başvuru no: 41306/98)   KARAR (Dostane Çözüm)   STRAZBURG 15 Temmuz 2004   USULİ İŞLEMLER   Dava, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na AİHS'nin eski 25. maddesi   uyarınca Tacettüı Örnek ve Abdulvahap Ören isimli iki Türk vatandaşının 9   Mart 1998 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na yaptıktan 41306/98   no'lu başvurudan kaynaklanmaktadır.   Adli yardım verilen başvuranlar M. Vefa tarafından temsil edilmişlerdir.   Türk Hükümeti ise Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Dairesi Genel Müdür   Yardımcısı Sn. Erdoğan İşcan tarafından temsil edilmiştir.   Başvuru, başvuranlara gözaltındayken kötü muameleye uğramalan ile   ilgilidir. Sözleşmenin 3,6,13 ve 14. maddelerinin ihlal edildiğinden şikayetçi   olmuşlardır.   Başvuru Sözleşme'ye ek 11 No'lu Protokol'ün yürürlüğe girdiği l Kasım   tarihinde Mahkeme'ye havale edilmiştir.   Başvuru, 22 Haziran 1999 tarihinde sorumlu Hükümet'e bildirilmiştir.   Mahkeme, 9 Ocak 2003 tarihinde başvuru hakkında kısmi kabuledilirlik   karan, ve diğer şikayetlerle ilgili olarak da kabuledilemezlik karan vermiştir.   Her iki taraf da sekreter'in 30 Eylül 2003 tarihli dostane çözüm teklifini   kabul ederek formal deklarasyonları sunmuşlardır.   Davaya Temel Teşkil Eden Olaylar   Mardin Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polis memurlan jandarma   karakoluna bağlı askerlerle birlikte 4 Ocak 1998 tarihinde Yüceli Köyü'ne   gelmişler ve köylüleri meydanda toplamışlardır. Başvuranlar dahil 20 köylüye   PKK'lılann saklandığı yeri sormuşlardır. Son olarak başvuranlar Mardin   Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüşlerdir.   Ocak 1998 tarihinde başvuranlar adli tıp uzmanı tarafından muayene   edilmişlerdir. Hazırlanan raporlarda her iki başvuranın vücudunda da izler   tespit edilmiştir.   Muayenenin ardından başvuranlar Mardin Emniyet Müdürlüğü'ne   götürülmüş ve gözaltına alınmışlardır. Gözaltı süresi boyunca gözleri   bağlanmış, çıplak olarak tutulmuş, soğuk su püskürtülmüş, dövülmüş ve   elektrik şoku verilmiştir. Ölümle tehdit edilmiş ve imza atmaya zorlanmışlardır.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2004. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Başvuranlar 8 Ocak 1998 tarihinde tekrar muayene edilmişlerdir. Doktor   hazırladığı raporlarda 5 Ocak 1998 tarihli raporda belirtilen izlere benzer izler   bulunduğunu belirtmiştir.   Başvuranlar 8 Ocak 1998 tarihinde Mardin Sulh Ceza Mahkemesi   huzuruna çıkarılmışlardır. İlk başvuran hakim huzurunda PKK'ya geçmişte   yiyecek tedariki konusunda yardım ettiğini itiraf etmiştir. İkinci başvuran ise   suçlamaları reddetmiş ancak sadece bir sefer yiyecek konusunda yardımcı   olduğunu söylemiştir. Mahkeme tutuklu yargılanmalarına karar vermiştir.   Ocak 1998 tarihinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı   mahkemeye bir iddianame sunmuş ve başvuranları PKK'ya üye olmakla   suçlamıştır. Suçlamalar Türk Ceza Kanunu'nun 168/2 ve Terörle Mücadele   Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca yapılmıştır.   Başvuranlar hazırlık duruşması için 23 Ocak 1998 tarihinde Diyarbakır   Devlet Güvenlik Mahkemesi huzuruna çıkarılmışlardır. Mahkeme   başvuranların tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.   Başvuranların avukatı 19 Mart 1998 tarihinde Mardin Emniyet   Müdürlüğü'nde görevli polis memurlarınca işkence gördüklerini iddia etmiştir.   Polis memurları hakkında cezai işlemlerin başlatılmasını istemiştir. Mahkeme,   bu talebi daha sonraki bir aşamada incelemeye karar vermiştir.   Başvuranlar 28 Mayıs 1998 tarihinde ifadelerin baskı altındayken   verildiğini ileri sürmüşler ve ayrıca ikinci başvuran tüberküloz olduğu için   kefaletle serbest bırakılmasını istemişlerdir. Ancak bu talep reddedilmiştir.   Diyarbakır DGM 26 Kasım 1998 tarihinde ilk başvuranı Türk Ceza   Kanununun 169. maddesi uyarınca terör örgütüne yardım ve yataklık   etmekten suçlu bulmuş ve üç yıl dokuz ay hapse mahkum etmiştir. Mahkeme   ayrıca ikinci başvuranın beraat etmesine karar vermiştir.   İlk başvuran, temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay'a   gözaltındayken işkenceye uğradığını ve iki raporla kötü muamele izlerinin   kanıtlandığım belirtmiştir.   Yargıtay 6 Temmuz 1999 tarihinde başvuruyu reddetmiştir.   Başvuranlara işkence eden polis memurları aleyhinde cezai işlem   başlatılmamıştır.   HUKUK   Mahkeme, 1 Haziran 2004 tarihinde Hükümet'in deklarasyonunu almıştır:   "1.Hükümet, mevcut Türk yasalarına ve Hükümetin bu tür fiilleri   engelleme çabalarına rağmen, gözaltındaki kimselerin yetkililer tarafından   kötü muameleye maruz bırakılmalarından üzüntü duymaktadır. Kötü   muameleye başvurmanın Sözleşmenin 3. maddesinin ihlali anlamına geldiği   kabul görmektedir. Hükümet, etkili soruşturma yapılması ve bu tür fiillerin   yasaklanması için bütün tedbirlerin alınacağını taahhüt eder. Bu bağlamda   34382/97 no'lu başvuru ile ilgili olarak verilen taahhütlere atıfta bulunmuş ve   bu taahhütleri yerine getirmek için kararlılığını tekrarlamıştır. Sözkonusu   davadakine benzer şartlarda meydana gelen kötü muamele davalarında daha   etkili soruşturma yapılması ile sonuçlanan yeni idari ve yasal tedbirlerin   alındığını belirtmiştir.   Türk Hükümeti, Tacettin Örnek ve Abdulvahap Eren 'e 41306/98 no ile   kayıtlı başvuru ile ilgili olarak dostane çözüme gitmek için bütün masraflar   dahil olmak üzere 50,000 Euro (4000 Euro mahkeme masrafları içindir)   ödemeyi teklif eder. Mahkeme masrafları da dahil olmak üzere maddi ve   manevi tazminatı da kapsayacak olan bu meblağ, uygulanabilecek bütün   vergilerden muaf olacak ve başvuran ve/veya temsilcisi tarafından belirlenen   bir banka hesabına Euro olarak yatırılacaktır. AİHS'nin 39. maddesi gereğince   AİHM'nin kararını açıklamasını takip eden üç ay içinde ödenecektir. Bu ödeme   davanın nihai çözümünü oluşturacaktır. Sözkonusu üç ayın aşılması   durumunda Hükümet, Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz oranına üç   puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygulanmasına karar vermiştir.   3.Hükümet, Türkiye aleyhindeki bu ve benzer davalar ile ilgili olarak,   Delegeler Komitesi tarafından yapılan denetimin bu bağlamda gelişmenin   devam etmesini sağlamak için uygun bir mekanizma olduğu görüşündedir. Bu   amaçla gerekli işbirliği devam edecektir.   4.Son olarak Hükümet, AÎHM karar verdikten sonra, Sözleşmenin 43.   maddesinin 1.paragrafı gereğince davanın Büyük Daireye gönderilmesini   talep etmeyeceğini taahhüt eder".   25. Başvuranların yasal temsilcisince imzalanan deklarasyon 17 Mayıs   tarihinde Mahkemeye sunulmuştur.   Türk Hükümeti'nin Tacettin Örnek ve Abdulvahap Eren'e 41306/98 no ile   kayıtlı başvuru ile ilgili olarak dostane çözüme gitmek için bütün masraflar   dahil olmak üzere 50,000 Euro (4000 Euro mahkeme masrafları içindir)   ödemeyi teklif ettiğini ve sözkonusu deklarasyonda bazı taahhütlerde   bulunduğunu öğrendik.   Başvuranlar ile konuyu istişare ettikten sonra, teklifi kabul ettiğimizi ve   başvuranların dava ile ilgili bütün taleplerinden vazgeçtiğini bildiriyoruz.   Davanın nihai çözüme kavuştuğunu ve Sözleşmenin 43. maddesinin 1.   paragrafı gereğince, Büyük Daire 'ye gönderilmesini talep etmeyeceğimizi   taahhüt ediyoruz."   AİHM, taraflar arasında varılan uzlaşmayı dikkate almıştır. (Sözleşmenin   39. maddesi). Çözümün Sözleşme ve Protokollerinde tanımlandığı şekilde   insan haklarına saygı gösterilmesine dayalı olduğu konusunda tatmin   olmuştur. (Sözleşmenin 37. maddesinin 1. paragrafı ve iç Tüzüğün 62.   maddesinin 3. paragrafı ).   Bu nedenlerden dolayı dava kayıttan düşürülmelidir.   YUKARIDAKİ NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBİRLİĞİYLE   1. Davanın listeden düşürülmesine karar vermiş;   2. Tarafların Büyük Daire huzurunda davanın tekrar görüşülmesini   istemeyeceği konusunda vermiş olduğu taahhütü dikkate almıştır.   Karar, İngilizce olarak hazırlanmış olup İç Tüzüğün 77. maddesinin 2. ve   3. paragrafları gereğince 15 Temmuz 2004 tarihinde yazılı olarak tebliğ   edilmiştir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło