41676/98

WyrokETPCz2006-05-04ECLI:CE:ECHR:2006:0504JUD004167698

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy długość zatrzymania skarżących bez postawienia przed sędzią naruszyła prawo do wolności i bezpieczeństwa (art. 5 ust. 3 Konwencji)? Czy skarżący zostali należycie poinformowani o zarzutach (art. 6 ust. 3-a Konwencji) i czy mieli zapewnioną pomoc prawną (art. 6 ust. 3-c Konwencji) w postępowaniu karnym?
Ratio decidendi
Trybunał orzekł, że zatrzymanie skarżących na 7 i 9 dni bez postawienia przed sędzią, nawet w sprawach dotyczących terroryzmu, przekroczyło rozsądny termin przewidziany w art. 5 ust. 3 Konwencji. Trybunał podkreślił, że choć śledztwa w sprawach terrorystycznych stwarzają szczególne problemy, nie zwalnia to władz z obowiązku zapewnienia kontroli sądowej nad zatrzymaniem. W odniesieniu do art. 6 ust. 3-a, Trybunał uznał, że protokoły zatrzymania zawierały informacje o zarzutach. Co do art. 6 ust. 3-c, Trybunał stwierdził, że dwóch skarżących zostało uniewinnionych, a pozostali mieli zapewnioną reprezentację prawną w dalszych etapach postępowania, a sądy krajowe opierały się na różnorodnych dowodach, nie tylko na zeznaniach złożonych bez adwokata.
Stan faktyczny
Czterech obywateli Turcji, Mehmet Ertuğrul Yılmaz, Murat Han, Gültekin Açık i Çiçek Han, zostało aresztowanych w grudniu 1996 roku pod zarzutem przynależności do nielegalnej organizacji terrorystycznej. Çiçek Han była zatrzymana przez 7 dni, a pozostali skarżący przez 9 dni, zanim zostali postawieni przed sędzią, który zarządził ich aresztowanie. Gültekin Açık i Mehmet Ertuğrul Yılmaz zostali skazani przez sądy bezpieczeństwa państwa (DGM), a ich wyroki zostały utrzymane w mocy przez Sąd Kasacyjny. Murat Han i Çiçek Han zostali uniewinnieni.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznaje skargę dotyczącą art. 5 ust. 3 Konwencji za dopuszczalną, a pozostałą część skargi za niedopuszczalną. 2. Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji. 3. Orzeka, że Rząd pozwany ma zapłacić, w terminie trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, 1 500 euro (tysiąc pięćset) Çiçek Han oraz po 2 500 euro (dwa tysiące pięćset) każdemu z pozostałych skarżących (Yılmaz, Açık i Han) tytułem szkody niemajątkowej, a także łącznie 870 euro (osiemset siedemdziesiąt) skarżącym tytułem kosztów i wydatków, przeliczonych na nowe liry tureckie według kursu wymiany obowiązującego w dniu płatności, plus wszelkie podatki, które mogą być naliczone. 4. Orzeka, że od upływu wspomnianego trzymiesięcznego terminu do dnia zapłaty, od powyższych kwot będą naliczane odsetki zwykłe według stopy równej krańcowej stopie oprocentowania Europejskiego Banku Centralnego powiększonej o trzy punkty procentowe. 5. Oddala pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

ღꢀ A ꢀღ   _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _   ^ ^ C O N S E I L D E   L 'E U R O P E   jl ,   AVRUPA   K O N SE Y İ   . *   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   Mehmet Ertuğnd YILMAZ ve Diğerleri - TÜRKİYE DA VASİ   (Başvuru no:41676/98)   KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   STRAZBURG   M A Y I S 2 0 0 6   İşbu karar Sözleşme'nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşıdlar çerçevesinde   kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   ı Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 41676/98 başvuru no’lu davanın nedeni, dört   Türk vatandaşı Mehmet Ertuğrul Yılmaz, Murat Han, Gültekın Açık ve Çiçek Han’ın   (Başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) 24 Haziran 1997 tarihinde,   Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi’nin (AİHS) eski 25. maddesi   uyarınca yapmış oldukları başvurudur. Başvuranlar, avukat yardımından faydalanarak, İzmir   Barosu avukatlarından Z.S. Özdoğan tarafından temsil edilmektedirler.   OLAYLAR   Başvuranlar Mehmet Eıtuğrul Yılmaz, Murat Han, Gültekin Açık ve Çiçek Han   sırasıyla 1969, 1970, 1973 ve 1970 doğumlu olup, İzmir ve Uşak Hapishanelerinde   tutukludurlar.   Çiçek Han dışında, '‘Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist Birlik TKP/ML-B”   adlı yasadışı örgüte mensup olmakla suçlanan diğer başvuranlar, İsparta Emniyet Müdürlüğü   Terörle Mücadele Şubesi polisleri tarafından 16 Aralık 1996 tarihinde yakalanmışlardır.   Olayların meydana geldiği dönemde hamile olan Çiçek Han, aynı şubeye bağlı polisler   tarafından 18 Aralık 1996 tarihinde yakalanmıştır.   Her başvuran hakkındaki imzalı yakalama tutanağı, "TKP/ML-B’”ye mensup olmak   olan yakalama gerekçesini içermektedir.   İsparta Cumhuriyet Başsavcısının talebi üzerine ve aynı ilin Sulh Mahkemesi   tarafından 20 Aralık 1996 tarihinde verilen kararla başvuranların gözaltı süreleri 24 Aralık   9 9 6 ta r ih in e k a d a r u z a tılm ış tır . B u s o n ta r ih te , İ s p a r ta S u lh M a h k e m e s i h a k im i b a ş v u r a n la r ın   tutuklanmalarına karar vermiştir.   İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Başsavcısı, 6 Şubat 1997   tarihli iddianameyle, Gültekin Açık’m Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 168 ve 169. maddeleri   ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesi gereğince silahlı çeteye mensup   olmak ve yasadışı örgüte yardım etmekten mahkum edilmesini istemiştir.   Erzincan DGM Cumhuriyet Başsavcısı, 6 Mart 1997 tarihli iddianameyle diğer üç   başvuranın da aynı hükümlerden mahkum edilmesini istemiştir.   Başvuranlar, tutuklu bulundukları süre boyunca avukatlarıyla düzenli olarak görüşmüş   ve DGM önündeki yargılamada avukatları tarafından temsil edilmişlerdir.   İzmir DGM, 13 Kasım 1997 tarihinde kararım vermiş ve Açık’ı beş yıl ağır hapis ve   üç yıl kamu hizmetinden men edilme cezasına çarptırmıştır. DGM, kararında birçok kanıt   arasında olay yeri keşif ve arama tutanakları, evinde bulunan yasadışı örgüte ait yayınlar ve   tanık ifadelerine yer vermiştir. Verilen mahkumiyet kararı 2 Temmuz 1998 tarihinde verilen   Yargıtay kararı tarafından onanmıştır. Başvuran Yargıtay önünde avukatı tarafından temsil   edilmiştir.   Erzurum DGM, 12 Mart 1999 kararla Murat Han ve Çiçek Han’ın delil   yetersizliğinden beraatına karar vermiştir.   Mehmet Ertuğrul Yılmaz aynı kararla on iki yıl altı ay hapis cezasına çarptırılmıştır.   DGM verdiği karar gerekçelerinde başvuramn sorgulama sırasında yaptığı itiraflara ve ele   geçirilen başvurana ait Kalaşnikof marka silahına yer vermiştir. Belirtilmeyen bir tarihte   avukatı tarafından temsil edilen Yılmaz hakkında verilen mahkumiyet karan, Yargıtay   tarafından onanmıştır.   HUKUK AÇISINDAN   I . A İ H S ’ N İ N 5 § 3 M A D D E S İ N İ N İ H L A L E D İ L D İ Ğ İ İ D D İ A S I H A K K I N D A   Başvuranlar, gözaltı süresinin uzunluğundan şikayetçi olmaktadırlar. Başvuranlar   AÎHS’nin 5§3 maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler.   A. Kab ul E d i l e b i l i r l i k H a k k ı n d a   AİHM, şikayetin AÎHS’nin 35§3 maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun   olmadığı tespitinde bulunarak, başvurunun kabuledilemez bulunması için başka hiçbir   gerekçe bulunmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla başvuruyu kabuledilebilir ilan etmek   uygun olacaktır.   B. Esas Hakkında   B . E sa s H a k k ın d a   Hükümet bu davada uygulanan ve kanun tarafından öngörülen süreyi aşmayan gözaltı   süresinin meşruluğunu ileri sürmektedir. Bu itibarla, başvurana atılan suçlar gibi terör   suçlarına ilişkin yürütülen soruşturmaların zorluklarına ve benzeri suçların “kanıtların elde   edilmesinin zor olması sebebiyle dosyanın hazırlanması için başlatılan hazırlık soruşturma   aşamasında” zaman gerektiğine dikkati çekmektedir.   AİHM, terör suçlarıyla ilgili olarak yürütülen soruşturmaların hiç kuşkusuz yetkili   makamları özel bir takım sorunlarla karşı karşıya bıraktığını daha önce birçok kez kabul   etmiştir (Bkz., diğerleri arasında Brogan ve diğerleri-Birleşik Krallık 29 Kasım 1988 tarihli   karar, Murray-Birleşik Krallık 28 Ekim 1994 tarihli karar, Aksoy-Türkiye 18 Aralık 1996   tarihli karar, Sakık ve diğerleri-Türkiye 26 Kasım 1997 tarihli karar, Demir ve diğerleri-   Türkiye 23 Eylül 1998 tarihli karar, ve Dikme-Tiirkiye, no: 20869/92). Bununla birlikte bu,   yetkili makamların yerel mahkemeler ve AÎHM tarafından yapılacak her türlü denetiminden   uzak bir şekilde şüphelileri yakalayıp gözaltına alma hakkına sahip oldukları anlamına   gelmemektedir (Bkz. mııtatis mutandis, Murray kararı).   AİHM, gözaltı sürelerinin Çiçek Han’ın yedi gün ve diğer üç başvuranın ise dokuz   gün olduğunu gözlemlemektedir.   AİHM, Brogan ve Diğerleri kararında toplumu teröre karşı koruma amacı gütse de,   ilgilinin lıakim karşısına çıkartılmadan dört gün ve altı saat gözaltında tutulmasının AİHS’nin   5§3. maddesinde belirtilen süreyi aştığına karar verdiğini hatırlatmaktadır (Brogan ve   diğerleri kararı).   Dolayısıyla AİHM başvuranların “hakim karşısına çıkarılmaksızm” yedi ve dokuz gün   boyunca gözaltında tutulmasının gerekliliğini kabul edemez.   Sonuç olarak AİHS’nin 5§3 maddesi ihlal edilmiştir.   II. AİHS’NİN 6§1 VE 3 -a MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA   Başvuranlar, haklarında yapılan suçlamanın niteliği ve nedeni konusunda en kısa   sürede haberdar edilmediklerini iddia etmektedirler. Bu bağlamda başvuranlar, aleyhlerinde   başlatılan'cezai yargılamanın haksız olduğunu belirtmektedirler.   Kabiıledilebilirlik Halikında   Hükümet, bu sava itiraz etmektedir. Hükümet başvuranların yakalandıkları andan   itibaren haklarında yapılan suçlamanın niteliği ve nedeni konusunda kendilerine bilgi   verildiğini ileri sürmektedir.   AİHM, başvuranlar tarafından imzalanan yakalama tutanaklarının haklarında yapılan   suçlamanın niteliği ve nedenini içerdiğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla bu şikayet açıkça   dayanaktan yoksun olup, AİHS’nin 35§3 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.   ( III. AİHS’NİN 6§1 VE 3 -c MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA   Başvuranlar, sorgulama sırasında avukatı tarafından temsil edilmediğinden dolayı adil   yargılamadan faydalanamadığıııı iddia etmektedir. Başvuranlar AİHS’nin 6§1 ve 3 -c   maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedirler.   Kabulcdilebilirlik Hakkında   Hükümet bu sava itiraz etmektedir. Hükümet, başvuranların hepsinin, hem DGM hem   de Yargıtay önünde avukat tarafından temsil edildiklerini vurgulamaktadır,   AİHM, ilk olarak Çiçek Han ve Murat Han’ın DGM önündeki yargılamanın   sonucunda beraat ettiğini gözlemlemektedir. Dolayısıyla AİHS’nin 6§1 maddesi bakımından   başvuranlar mağdur olarak nitelendirilemez.   ^ AİHM, hapis cezasına çarptırılan Mehmet Ertuğrul Yılmaz ve Gültekin Açık   konusunda, 6. maddenin 3 -c paragrafında yer verilen hakkın, İ. paragrafta yer alan ceza   alanındaki adil yargılama kavramının önemli unsurunu oluşturduğunu hatırlatmaktadır (Bkz.   îmbrioscia-îsviçre 24 Kasım 1993 tarihli karar).   AİHM, başvuranların hepsinin, hem DGM hem de Yargıtay önünde avukat tarafından   temsil edildiklerini gözlemlemektedir.   Başvuranlar, görüşlerini ve delil unsurlarını sunabilecekleri ve tanıkları   dinletebilecekleri muhakeme usulü sonucunda mahkum edilmişlerdir. Ayrıca, ulusal   mahkemeler başvuranların suçluluğunun ortaya konulması amacıyla sanık ifadelerine, olay   yeri keşif tutanaklarına ve maddi delillere dayanmışlardır.   Böylece AİHM, dosyada bulunan unsurları ve yargılamanın genel incelemesini   gözönüne alarak, başvuranların adil yargılanma hakkından mahıum bırakılmadıklarına kanaat   getirmektedir. Bu koşullarda başvurunun bu kısmının incelenmesinden, AİHS’nin 6§1 ve 3   maddesinin ihlaline dair hiçbir belirti ortaya çıkmamaktadır (Bkz. örneğin Yılmaz Karakaş-   Türkiye (karar), no: 68909/01, 9 Kasım 2004).   Buradan şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu ortaya çıkmakta ve AİHS’nin   35§3 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.   IV. A İH S ’NİN 41. M A D D E S İN İN UY G U L A N M A SI HA K K IN D A   A. T a z m i n a t   Başvuranlar, uğradıkları maddi zarar altında her biri için 2.000 Euro ve manevi zarar   adı altında 6.000 Euro istemektedirler.   Hükümet, bu talebi abartılı bulmakta ve AİHM’nin ihlal tespit etmesi durumunda,   bunun yeterli tazminat oluşturacağına kanaat getirmektedir.   AİHM, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında nedensellik bağı   görmemekte ve talebi reddetmektedir. Buna karşın AİHM, başvuranların yedi ve dokuz gün   gözaltında kaldıklarını ortaya koymakta ve bunun manevi zarara neden olduğuna kanaat   getirmektedir. AİHM, davanın farklı yönlerini gözönüne alarak, AİHM 41. maddeye uygun   olarak başvuran Çiçek Han’a 1.500 ve diğer üç başvuranın her birine 2.500 Euro manevi zarar   ödenmesine karar vermiştir.   ( B . M a s r a f v e H a r c a m a l a r   Başvuranlar, ulusal mahkemeler ve AİHM önünde yapmış oldukları masraf ve   harcamalar için ortaklaşa 3.500 Euro istemektedirler.   Hükümet bu tutarın abartılı olduğuna kanidir.   AİHM içtihadına göre, masraf ve harcamalar ancak gerçekliği, gerekliliği ve makul   oranda oldukları ortaya konulduğu takdirde başvurana ödeme yapılmaktadır. Bu davada   AİHM, elinde bulunan unsurları, yukanda belirtilen kriterleri ve adli yardım adı altında   Avrupa Konseyi’nin daha önce ödediği 630 Euro’yu gözönüne alarak, yapılan bütün   masraflar için 870 Euro tutarının makul olduğuna kanaat getirmekte ve başvuranlara ortaklaşa   ödenmesine karar vermiştir.   ( C . G e c ik m e fa iz i   AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı basit faiz   oranına 3 puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,   1. AİHS’nin 5§3 maddesine göre yapılan şikayet konusunda başvurunun kabuledilebilir   olduğuna ve başvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;   2. A İ H S ’n i n 5§3 m a d d e s i n i n i h l a l ed il d i ğ i n e ;   . a) B u k ararın , A İH S ’n in 4 4 § 2 m ad d esin e g ö re k esin leştiğ i tarih ten itib aren ü ç ay için d e   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere Savunmacı   Hükümet’in, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak manevi tazminat için   Çiçek Han’a 1.500 Euro (bin beş yüz) ve başvuranlar Yılmaz, Açık ve Han’ın her birine 2.500   Euro (iki bin beş yüz) ve masraf ve harcamalar için başvuranlara ortaklaşa 870 Euro (sekiz   yüz yetmiş) ödemesine;   b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda   belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankası’nın kredi faiz oranına üç puan eklemnek suretiyle   gecikme faizi uygulanmasına;   4. H akkaniyete uygun tazm inata ilişkin diğer taleplerin reddine karar vermiştir.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve 4 Mayıs 2006 tarihinde, İçtüzüğün 77.   maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.   < 6

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło