42208/02;43491/02;43495/02
WyrokETPCz2005-12-22ECLI:CE:ECHR:2005:1222JUD004220802
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy nieprzekazanie skarżącym opinii Prokuratora Generalnego Sądu Kasacyjnego naruszyło prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji? Czy skarżący zostali szczegółowo poinformowani o zarzutach zgodnie z art. 6 ust. 3 lit. a Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że brak możliwości ustosunkowania się do opinii Prokuratora Generalnego Sądu Kasacyjnego, która choć niewiążąca, mogła mieć wpływ na decyzję sądu kasacyjnego, narusza zasadę równości broni i prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji. Trybunał podtrzymał swoje wcześniejsze stanowisko wyrażone w sprawie *Göç przeciwko Turcji*. Natomiast w kwestii poinformowania o zarzutach, Trybunał stwierdził, że skarżący otrzymali wystarczające informacje w protokołach zatrzymania i akcie oskarżenia, co pozwoliło im na przygotowanie obrony, a zatem nie doszło do naruszenia art. 6 ust. 3 lit. a.Stan faktyczny
Skarżący, Ferman Ayçoban, Aziz Yiğit i Şirin Meygil, zostali aresztowani w czerwcu 1999 roku pod zarzutem członkostwa w organizacji Hizbullah, po tym jak ich nazwiska znaleziono na dyskach twardych komputerów przejętych podczas policyjnego nalotu. Początkowo przyznali się do zarzutów na policji, ale później wycofali te zeznania, twierdząc, że zostały wymuszone. Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Diyarbakır skazał ich na 12 lat i 6 miesięcy więzienia, opierając się na zeznaniach policyjnych wspartych danymi komputerowymi. Sąd Kasacyjny utrzymał wyrok w mocy, biorąc pod uwagę opinię Prokuratora Generalnego, która nie została przekazana skarżącym.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargi dotyczące braku szczegółowych informacji o zarzutach i nieprzekazania opinii Prokuratora Generalnego za dopuszczalne. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji z powodu nieprzekazania pisemnych opinii Prokuratora Generalnego. 3. Stwierdził brak naruszenia art. 6 ust. 3 lit. a Konwencji w związku z brakiem szczegółowych informacji o zarzutach. 4. Uznał, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za wszelką szkodę niemajątkową. 5. Zasądził skarżącym łącznie 1000 euro tytułem kosztów i wydatków. 6. Oddalił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYİ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ÜÇÜNCÜ DAĐRE
AYÇOBAN VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE
(Baꢀvurular no. 42208/02, no. 43491/02 ve no. 43495/02)
KARAR
STRAZBURG Aralık 2005
Bu karar AĐHS’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen ꢀartlarda kesinlik kazanacaktır. Ancak, ꢀekle
iliꢀkin değiꢀiklik yapılabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Ayçoban ve Diğerleri – Türkiye davasında,
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Üçüncü Daire),
Baꢀkan B.M. ZUPANČIČ,
Yargıçlar J. HEDIGAN,
L. CAFLISCH,
R. TÜRMEN,
M. TSATSA-NIKOLOVSKA,
E. MYJER,
DAVID THÓR BJÖRGVINSSON,
Bölüm Sekreteri V. BERGER’in katılımı ile kapalı oturumda 1 Aralık 2005 tarihinde
toplanmıꢀ ve anılan tarihte izleyen kararı vermiꢀtir:
USUL
1. Dava, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleꢀmesi’nin (“Sözleꢀme”) 34.
maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, Ferman Ayçoban, Aziz Yiğit ve ꢁirin
Meygil (“baꢀvuranlar”) isimli Türk vatandaꢀları tarafından, 18 Kasım 2002 tarihinde Avrupa
Đnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan üç baꢀvurudan (no. 42208/02, no. 43491/02 ve no.
43495/02) kaynaklanmaktadır.
2. Baꢀvuranlar, Diyarbakır Barosu’na bağlı avukat M. Özbekli tarafından temsil
edilmiꢀtir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) AĐHM huzurundaki iꢀlemler için bir Ajan tayin
etmemiꢀtir.
3. 1 Kasım 2004 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi, Daire’lerinin yapısını
değiꢀtirmiꢀtir (Đç Tüzük 25 § 1. madde). Bu dava, yeni oluꢀturulmuꢀ Üçüncü Daire’ye
verilmiꢀtir (Đç Tüzük 52 § 1. madde).
4. 13 Ocak 2005 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi baꢀvuruları
birleꢀtirmiꢀtir. Ayrıca, baꢀvuruları kısmen kabuledilmez ilan etmeye karar vermiꢀ ve
suçlamaların niteliği ve nedenine iliꢀkin en kısa zamanda ve ayrıntılı olarak bilgi
verilmemesine ve Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın görüꢀlerinin baꢀvuranlara
bildirilmemesine iliꢀkin ꢀikayetleri bildirmeye karar vermiꢀtir. AĐHS’nin 29 § 3. maddesi
uyarınca, AĐHM, baꢀvuruların esaslarını kabuledilebilirliği ile birlikte incelemeye karar
vermiꢀtir.
5. Baꢀvuranlar ve Hükümet kabuledilebilirlik ve esaslara iliꢀkin görüꢀ bildirmiꢀlerdir
(Đç Tüzük 59 § 1. madde).
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
6. Baꢀvuranlar sırasıyla 1973, 1975 ve 1980 doğumludurlar. Türkiye’de Elazığ
Hapishanesi’nde tutuklu bulundurulmuꢀlardır.
7. 14 Mart 1999 tarihinde, polis, Mardin’de Hizbullah tarafından hücre olarak
kullanılan bir daireye baskın yapmıꢀtır. Polis memurları, operasyonda, diğer ꢀeylerin yanı sıra,
üç bilgisayar hard diski ele geçirmiꢀlerdir. Bu hard disklerde baꢀvuranların isimleri Hizbullah
üyeleri olarak kayıtlıdır.
8. 4 Haziran 1999 tarihinde, baꢀvuranlar, Hizbullah üyeleri olmaları ꢀüphesi üzerine,
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ꢁubesi polis memurları tarafından
yakalanmıꢀlardır. Aynı tarihte, polis memurları, baꢀvuranların yasadıꢀı örgüt üyelerine karꢀı
yürütülen bir operasyon sırasında tutuklanmıꢀ olduklarını ifade eden gözaltı tutanakları
düzenlemiꢀlerdir.
9. 5 Haziran 1999 tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı,
Mardin’deki baskında ele geçirilen eꢀyaları mahkeme gözetimine almak amacıyla bu
eꢀyaların, içinde hard disklerin de kaydedildiği, bir listesini hazırlamıꢀtır.
10. 11 Haziran 1999 tarihinde, baꢀvuranlar polise ifade vermiꢀlerdir, bu ifadelerde
haklarındaki suçlamaları kabul etmiꢀlerdir. Aynı tarihte, Savcı’nın ve ondan sonra Diyarbakır
Devlet Güvenlik Mahkemesi tetkik hakiminin huzuruna çıkarılmıꢀlar, hem polis tarafından
alınan ifadelerin doğruluğunu hem de haklarındaki bütün suçlamaları reddetmiꢀlerdir. Tetkik
Hakimi, baꢀvuranların tutuklu yargılanmalarını hükmetmiꢀtir.
11. 25 Haziran 1999 tarihinde, Savcı, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne,
Ceza Kanunu’nun 168 § 2. maddesi uyarınca, baꢀvuranları Hizbullah üyeleri olmakla
suçlayan bir iddianame sunmuꢀtur.
12. Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’ndeki duruꢀmalarda, baꢀvuranlar, baskı
altında alındığını iddia ederek polis ifadelerinin içeriğini reddetmiꢀlerdir. Mahkeme, - yine
aynı örgütün üyeleri olmakla suçlanan - M.Ç., M.P. ve A.Y. tarafından alınan polis ifadelerini
baꢀvuranlara okumuꢀtur ve onlardan bunların üzerine yorumda bulunmalarını istemiꢀtir.
Baꢀvuranlar bu kiꢀileri tanımadıklarını ve ifadelerin aleyhlerinde olan kısımlarını kabul
etmediklerini ifade etmiꢀlerdir. Mahkeme ayrıca baꢀvuranlara hard disklerin çıktılarını
okumuꢀtur ve onlara, bunlara yönelik karꢀı iddialarını sormuꢀtur. Onlar bu belgelerin içeriğini
reddetmiꢀlerdir. Ayrıca, bilgisayar hard disklerinde adlarının nasıl yer almıꢀ olduğuna dair bir
bilgilerinin olmadıklarını ifade etmiꢀlerdir.
13. 27 Aralık 2001 tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, baꢀvuranların
polis ifadelerinin, örgütün bilgisayar verilerinden elde edilen bilgiler ve baꢀka deliller
tarafından desteklendiğini kaydetmiꢀtir. Dolayısıyla, iddia makamının talebine uygun biçimde
baꢀvuranları sözkonusu suçtan mahkum etmiꢀ ve onları on iki yıl ve altı ay hapis cezasına
çarptırmıꢀtır. Baꢀvuranlar temyiz etmiꢀtir.
14. Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı, yazılı görüꢀlerinde, mahkemenin, Diyarbakır
Devlet Güvenlik Mahkemesi kararını onamasını tavsiye etmiꢀtir.
15. 27 Mayıs 2002 tarihinde, Yargıtay, inter alia, Baꢀsavcı’nın görüꢀünü gözönünde
tutarak, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını onamıꢀtır.
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK
16. Sözkonusu zamanda ilgili iç hukukun açıklaması Göç – Türkiye kararında
bulunabilir ([BD], no. 36590/97, § 34, AĐHM 2002-V).
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
17. Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 6 § 3 (a) maddesi uyarınca, haklarındaki suçlamaların
niteliği ve nedeninin ayrıntılı olarak kendilerine bildirilmemiꢀ olması gerekçesiyle adil
yargılamadan yoksun bırakılmıꢀ olduklarını iddia etmiꢀlerdir. Ayrıca, Yargıtay Cumhuriyet
Baꢀsavcısı’nın yazılı görüꢀlerinin kendilerine bildirilmediğinden, dolayısıyla karꢀı iddialarını
ortaya koyma fırsatından yoksun bırakılmaktan ꢀikayetçi olmuꢀlardır. AĐHS’nin 6 §§ 1 ve 3.
maddesinin ilgili kısımları ꢀöyledir:
“1. Herkes, … cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, … bir
mahkeme tarafından davasının … hakkaniyete uygun … olarak görülmesini istemek hakkına
sahiptir.
3. Her sanık en azından aꢀağıdaki haklara sahiptir:
a) Kendisine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve
ayrıntılı olarak haberdar edilmek;
…”
A. Kabuledilebilirlik
18. Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin 35 § 3.
maddesinin anlamı dahilinde, bu ꢀikayetlerin temelsiz olmadığını kaydeder. AĐHM, ayrıca,
ꢀikayetlerin baꢀka açılardan da kabuledilmez olmadığını kaydeder. Dolayısıyla,
kabuledilebilir ilan edilmelidirler.
B. Esaslar
1. Suçlamaların niteliğinin ve nedeninin ayrıntılı olarak bildirilmemesi
19. Hükümet, baꢀvuranlara yakalandıkları zaman haklarındaki suçlamaların bildirilmiꢀ
olduğunu belirtmiꢀtir. Yakalanmalarını müteakip, yasal iꢀlemlere uygun olarak, suçlamalar
hakkında gerekli bilgileri içeren gözaltı tutanakları hazırlanmıꢀtır. Buna ek olarak,
baꢀvuranlar, mahkemedeki konuꢀmalarında, haklarındaki suçlamalara iliꢀkin ayrıntılı ifadeler
vermiꢀlerdir.
20. Baꢀvuranlar iddialarını sürdürmüꢀlerdir.
21. AĐHM, AĐHS’nin 6 § 3 (a) maddesinin sanığa, kendisine yöneltilen suçlamanın
nedeninden, örneğin suçlandığı ve suçlamanın dayandığı fiiller, ve suçlamanın niteliğinden,
örneğin sözkonusu fiillerin yasal sınıflaması, haberdar edilme hakkını tanıdığını anımsar.
Buna ek olarak, suçlamanın niteliği ve nedeni hakkındaki bilgi, sanığın savunmasını uygun
olarak hazırlamasını sağlayacak ölçüde yeterli olmalıdır.
22. AĐHM, ilk olarak, yakalamadan sonra düzenlenen gözaltı tutanaklarının,
suçlamalar hakkında bilgi içerdiğini ve baꢀvuranlar tarafından imzalandığını kaydeder.
AĐHM, ayrıca, baꢀvuranlar aleyhinde sunulan iddianamenin, baꢀvuranların suçlandıkları
suçlamaları belirlemelerini sağlayacak somut yeterlilikte olduğunu kaydeder. Đddianame,
ꢀüpheli suçların ayrıntılı bir açıklamasını ve suç iꢀlemeleri hakkında iddia edilen olayları
içermiꢀtir. Baꢀvuranlar, yerel mahkemede bu kararlara itiraz edebilmekteydiler ve bu yönde
avukatlar tarafından yardım görmüꢀlerdir. Bu ꢀartlarda, AĐHM, baꢀvuranların haklarındaki
suçlamalar konusunda tam bilgi aldıklarına dair bir ꢀüphe olamayacağını değerlendirir.
23. AĐHM, dolayısıyla, AĐHS’nin 6 § 3 (a) maddesinin ihlal edilmediği kararına varır.
2. Cumhuriyet Savcısı’nın Yargıtay’a sunulan yazılı görüꢀlerinin bildirilmemesi
24. Hükümet, Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın yazılı görüꢀünün Yargıtay üzerinde
bağlayıcı bir nitelik taꢀımadığını belirtmiꢀtir, zira Yargıtay, Savcı’nın görüꢀüne bakmadan,
temyize iliꢀkin karar vermekte serbesttir. Hükümet, ayrıca, baꢀvuranların temsilcisinin, her
zaman dava dosyasına bakma ve dosyada ilgili belge hakkında bilgi edinme hakkı olduğunu
ileri sürmüꢀtür. Son olarak, Hükümet, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 316.
maddesinin 27 Mart 2003 tarihli yeni düzeltmesine dikkat çekmiꢀtir, bu madde, artık,
Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın yazılı görüꢀünün taraflara tebliğ edilmesi gerektiğini
öngörür.
25. Baꢀvuranlar iddialarını sürdürmüꢀlerdir.
26. AĐHM, aynı ꢀikayeti geçmiꢀte incelemiꢀ olduğunu ve Göç – Türkiye kararında
(yukarıda anılan, § 14) AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlalini tespit ettiğini kaydeder. O
kararda, AĐHM, Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın görüꢀlerinin niteliğini ve baꢀvurana cevap olarak
yazılı görüꢀte bulunma imkanının verilmediği gerçeğini gözönünde tutarak, baꢀvuranın
karꢀılıklı iꢀlemler hakkının ihlal edilmiꢀ olduğu kararını vermiꢀtir (loc. cit. § 55).
27. AĐHM, bu davayı incelemiꢀtir ve yukarıda belirtilen davadaki kararlarından
sapmasını gerektirecek istisnai durumlar görmemiꢀtir.
28. Dolayısıyla, AĐHS’nin 6 § 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
29. AĐHS’nin 41. maddesi ꢀöyledir:
“ Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Sözleꢀmeci Taraf’ın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,
zarar gören tarafın hakkaniyete uygun bir surette tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
30. Baꢀvuranların her biri 30.000 Euro (Euro) maddi ve manevi tazminat talep
etmiꢀtir.
31. Hükümet, talep edilen miktarların haddinden fazla ve haksız olduğunu iddia
etmiꢀtir.
32. AĐHM, baꢀvuranların, AĐHS haklarının ihlali sonucunda maddi zarara
uğradıklarını kanıtlamadıklarını kaydeder. Dolayısıyla, bu baꢀlık altındaki talepleri reddeder.
Ayrıca, baꢀvuranların uğradığı herhangi bir manevi zarara karꢀı, ihlal tespitinin baꢀlı baꢀına
yeterli tazmin oluꢀturduğunu değerlendirir.
B. Mahkeme Masrafları
33. Baꢀvuranlar, ayrıca, AĐHM’de yapılan mahkeme masraflarına karꢀılık 1.570 Euro
talep etmiꢀtir. Kanıtlayıcı herhangi bir belge sunmamıꢀlardır.
34. Hükümet, talebin haddinden fazla ve asılsız olduğunu belirtmiꢀtir. Hükümet,
baꢀvuranlar tarafından, iddialarını kanıtlamak için hiçbir makbuz veya baꢀka hiçbir belgenin
sunulmamıꢀ olduğunu iddia etmiꢀtir.
35. AĐHM, mevcut bilgilere istinaden kendi kararını vererek, bu baꢀlık altında, 1.000
Euro tazminat ödenmesini makul değerlendirir.
C. Gecikme faizi
36. AĐHM, gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere
uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar
verir.
BU SEBEPLERLE, AĐHM OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Suçlamaların niteliğinin ve nedeninin ayrıntılı olarak bildirilmemesi ve Cumhuriyet
Baꢀsavcısı’nın görüꢀlerinin bildirilmemesine iliꢀkin ꢀikayetlerin kabuledilebilir olduğuna;
2. Cumhuriyet Savcısı’nın yazılı görüꢀlerinin bildirilmemesi dolayısıyla AĐHS’nin 6 § 1.
maddesinin ihlal edildiğine;
3. Suçlamalara iliꢀkin en kısa zamanda ve ayrıntılı olarak bilgi verilmemesi sebebiyle
AĐHS’nin 6 § 3. maddesinin ihlal edilmediğine;
4. Baꢀvuranların uğradığı herhangi bir manevi zarara karꢀı, ihlal tespitinin baꢀlı baꢀına yeterli
tazmin oluꢀturduğuna;
5. (a) Sorumlu Devlet’in, baꢀvuranlara, AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın
kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde, mahkeme masrafları olarak toplam 1.000 Euro
(bin Euro) artı tabi olabilecek her türlü vergiyi ödeme günündeki kur üzerinden Yeni Türk
Lirası’na dönüꢀtürülmek üzere ödemesine;
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aꢀılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için
yukarıdaki miktara Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli faizinin üç puan
fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Baꢀvuranın adil tazmin talebinin kalanının reddine
KARAR VERĐR.
Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesi
uyarınca 22 Aralık 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
Vincent BERGER
Sekreter
Boštjan M. ZUPANČIČ
Baꢀkan
6
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 18.07.2026. · Źródło