42422/04;2102/05;18194/05;18772/05;33222/05;36990/05;37050/05

WyrokETPCz2009-06-16ECLI:CE:ECHR:2009:0616JUD004242204

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania sądowego w Turcji naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji oraz czy brak skutecznego środka odwoławczego w tej kwestii naruszył art. 13 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że długość postępowań krajowych, trwających od około 7 lat i 7 miesięcy do ponad 22 lat, była nadmierna i nie spełniała wymogu „rozsądnego terminu” określonego w art. 6 ust. 1 Konwencji. Oceniając rozsądność terminu, Trybunał wziął pod uwagę złożoność spraw, zachowanie skarżących i władz krajowych oraz znaczenie spraw dla zainteresowanych stron. Trybunał stwierdził, że rząd turecki nie przedstawił żadnych faktów ani argumentów uzasadniających tak długi czas trwania postępowań. Ponadto, Trybunał potwierdził swoje wcześniejsze orzecznictwo, zgodnie z którym w tureckim systemie prawnym brakowało skutecznego środka odwoławczego, który umożliwiałby skarżącym uzyskanie zadośćuczynienia za przewlekłość postępowania, co stanowiło naruszenie art. 13 Konwencji w związku z art. 6 ust. 1.
Stan faktyczny
Siedmiu obywateli Turcji złożyło skargi dotyczące przewlekłości postępowań sądowych w sprawach cywilnych, w tym sporów o nieruchomości, odszkodowań za wypadki samochodowe i spraw katastralnych. Postępowania te trwały od około 7 lat i 7 miesięcy do ponad 22 lat, niektóre z nich nadal toczyły się przed sądami krajowymi w momencie składania skargi do ETPCz. Skarżący zarzucali naruszenie prawa do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie oraz brak skutecznego środka odwoławczego w tej kwestii.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Postanowił połączyć skargi. 2. Uznał za dopuszczalne skargi dotyczące długości postępowania i braku skutecznego środka odwoławczego. 3. Uznał pozostałe części skarg za niedopuszczalne. 4. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 i art. 13 Konwencji. 5. Zasądził zadośćuczynienie za szkody niemajątkowe dla każdego ze skarżących, wraz z odsetkami za zwłokę. 6. Odrzucił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   BAꢀARAN VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no: 42422/04, 2102/05, 18194/05, 18772/05,   33222/05, 36990/05 ve 37050/05)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Haziran 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (42422/04, 2102/05, 18194/05, 18772/05,   33222/05, 36990/05 ve 37050/05) no’lu yedi baꢀvurulu davanın nedeni yedi T.C.   vatandaꢀı’nın (baꢀvuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne Hakları ve Temel   Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS)   34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Ayrıntılar kararın ekinde yer almaktadır.   OLAYLAR   DAVA KOꢀULLARI   1. Baꢀvuru no 42422/04, Türkiye aleyhine Baꢀaran   yılında baꢀvuran, Havza Asliye Hukuk Mahkemesi önünde halen görülmekte olan ve   bir taꢀınmaz mülkün fiilen kullanımına son vermek üzere tazminat talebiyle birlikte açılan   davada müdahil taraf oluꢀturmuꢀtur. Mahkemenin 14 ꢁubat 1996 tarihinde aldığı karar, 17   Eylül 1996 tarihinde Yargıtay tarafından bozulmuꢀtur. Yargıtay, 15 ꢁubat 2005 tarihli   kararında ise söz konusu itirazı reddeden 11 Haziran 2003 tarihli kararı onamıꢀtır. 15 Haziran   tarihinde aldığı kararda Yargıtay, bu defa karar düzeltme talebini reddetmiꢀtir.   Yargılama iki dereceli mahkemeler önünde yaklaꢀık on iki yıl sürmüꢀtür.   2. Baꢀvuru no 2102/05, Türkiye aleyhine Ece   Mayıs 1971 tarihinde baꢀvuran, üçüncü ꢀahıs adına yapılan bazı parsel kayıtlarının iptali   için Mardin Kadastro Mahkemesi önünde kadastro planına itiraz davası açmıꢀtır. 4 Haziran   ile 10 Kasım 1997 tarihli mahkeme kararları Yargıtay tarafından bozulmuꢀtur. Dava   dosyasındaki bilgilere göre, bu yargılama halen ulusal mahkemeler önünde devam etmektedir.   Dolayısıyla bu dava, 22 Ocak 1987 tarihinden itibaren (Türkiye’nin bireysel baꢀvuru hakkını   tanıdığını beyan ettiği tarih) iki dereceli mahkemeler önünde yirmi iki yıl dört aydan fazla   sürmüꢀtür.   3. Baꢀvuru no 18194/05, Türkiye aleyhine Erdoğan ve baꢀvuru no 18772/05, Türkiye   aleyhine Baydur   yılında baꢀvuranlar, murislerinin vefat etmesi sonucu mirasçı olma sıfatlarıyla   Bodrum Mahkemesi önünde görülmeye devam eden kadastro planına itiraz davasına müdahil   olmuꢀlardır. Yargıtay, 28 Kasım 2000 tarihli kararında ilk derece mahkemesinin 27 Mart   tarihli kararını onamıꢀtır. Kadastro Mahkemesi kalemi, 5 Temmuz 2005 tarihinde   baꢀvuranların bilgi edinme talebine verdiği cevapta, tebligat formalitelerinin   tamamlanamaması dolayısıyla karar düzeltme talebinin incelenmek üzere henüz Yargıtay’a   gönderilmediğini bildirmiꢀtir. Dava dosyasındaki bilgilere göre bu yargılama halen devam   etmektedir. Dolayısıyla sözkonusu dava, iki dereceli mahkemeler önünde yaklaꢀık on dört yıl   dört aydan fazla sürmüꢀtür.   4. Baꢀvuru no 33222/05, Türkiye aleyhine Bayrak   Ekim 1998’de baꢀvuran, bir araba kazası sonucunda uğradığı zararın telafisi için Kemer   Asliye Hukuk Mahkemesi önünde M.C.D. isimli ꢀahıs aleyhine tazminat davası açmıꢀtır.   M.C.D. isimli ꢀahıs da aynı ꢀekilde baꢀvuran aleyhine bir tazminat davası açmıꢀtır. Mahkeme   bu iki davayı birleꢀtirme kararı almıꢀtır. Yargılama esnasında mahkeme üç karar almıꢀ ve bu   kararlar Yargıtay tarafından bozulmuꢀtur. Tarafların kazadaki sorumluluk paylarını tespit   eden mahkeme 5 Aralık 2005 tarihli kararında, baꢀvurana 1 269 550 000 Türk Lirası (TRL ;   olayın meydana geldiği dönemde yaklaꢀık 725 EURO) tazminat verilmesine ve baꢀvuranın da   karꢀı tarafa 879 075 000 TRL (olayın meydana geldiği dönemde yaklaꢀık 500 EURO)   ödemesine hükmetmiꢀtir. Bu tutarlara, davaların açıldığı tarihten itibaren iꢀlemek üzere,   gecikme faizleri de ilave edilmiꢀtir. Bu karar, temyize baꢀvurulmadığı için 10 Mayıs 2006   tarihinde kesinleꢀmiꢀtir. Yargılama iki dereceli mahkemeler önünde yaklaꢀık yedi yıl yedi ay   sürmüꢀtür.   5. Baꢀvuru no 36990/05, Türkiye aleyhine Gürkan   Baꢀvuran, 26 Ağustos 1992 tarihinde Bursa Asliye Mahkemesi önünde bir tazminat davası   açmıꢀtır. Ulusal mahkemelerin sırasıyla 1992, 1996 ve 1997 yıllarında üç kez verdiği   yetkisizlik kararı sonrasında dava idare mahkemesine gönderilmiꢀtir. 29 Nisan 2000 tarihli   kararın Danıꢀtay tarafından 26 Nisan 2002 tarihinde onanmasıyla baꢀvuranın itirazı   reddedilmiꢀtir. Danıꢀtay, 30 Mart 2005 tarihinde baꢀvuranın karar düzeltme talebini   reddetmiꢀtir. Böylece yargılama iki dereceli mahkemeler önünde yaklaꢀık on iki yıl yedi ay   sürmüꢀtür.   6. Baꢀvuru no 37050/05, Türkiye aleyhine Arslan ve diğerleri   yılında baꢀvuranlar, mirasçı olma sıfatlarıyla, murislerinin açtığı kadastro tespitlerine   itiraz davasına müdahil olmuꢀlardır. Mahkeme, 11 ꢁubat 2005 tarihli kararında baꢀvuranların   taleplerini reddetmiꢀtir. Bu karar 13 Nisan 2006 tarihinde Yargıtay tarafından onanmıꢀtır.   Dolayısıyla bu yargılama 22 Ocak 1987 tarihinden itibaren (Türkiye’nin bireysel baꢀvuru   hakkını tanıdığını beyan ettiği tarih) iki dereceli mahkemeler önünde on dokuz yıldan fazla   sürmüꢀtür.   HUKUK   I. DAVALARIN BĐRLEꢀTĐRĐLMESĐ   Baꢀvuruların usul ve esas bakımından benzerlik göstermesini dikkate alan AĐHM bu   baꢀvuruların birleꢀtirilerek tek bir dava kapsamında incelenmesinin uygun olduğuna   hükmetmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 6/1 VE 13. MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Tüm baꢀvuranlar, kendileriyle ilgili yargılama sürelerinin AĐHS’nin aꢀağıdaki gibi kaleme   alınan 6. maddesinin 1. paragrafında öngörülen « makul süre » ilkesine aykırı olduğunu ileri   sürmektedir:   A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin   Layihasında iç hukuk yollarının tüketilmediğini iddia eden Hükümet, ayrıca altı aylık   süreye de uyulmadığını ileri sürmekte ve AĐHM’nin baꢀvuruları reddetmesini talep   etmektedir.   AĐHM, Türk hukuk sisteminin davacılara yargılama süresini ꢀikâyet edebilecekleri etkin   bir itiraz yolu sunmadığını daha önce de tespit ettiğini hatırlatmakta (Türkiye aleyhine Tendik   ve diğerleri davası, no 23188/02, prg. 36, 22 Aralık 2005) ve bu nedenle Hükümetin iddiasını   reddetmektedir.   Altı aylık süreye uyma konusunda ise AĐHM, tarafların sunduğu bilgilere göre Türkiye   aleyhine Ece (no 2102/05), Türkiye aleyhine Baydur i(no 18772/05) ve Türkiye aleyhine   Erdoğan (no 18194/05) baꢀvurularıyla ilgili ihtilaflı yargılamaların halen görülmekte   olduğunu gözlemlemektedir. AĐHM, ayrıca diğer bütün baꢀvuruların ulusal mahkemelerin her   yargılama sonrasında verdiği kesin karardan sonra altı aylık süre içerisinde sunulduğunu   kaydetmektedir. Bu itibarla AĐHM, Hükümetin bu iddiasını da reddetmektedir.   AĐHM, içtihadından doğan kıstasların ıꢀığında ve elindeki mevcut unsurların tümü dikkate   alındığında baꢀvurunun esastan incelenmesi gerektiği kanaatine varmaktadır. AĐHM,   baꢀvurunun baꢀka bir kabuledilemezlik gerekçesinin bulunmadığını kaydetmektedir.   Dolayısıyla baꢀvurunun kabuledilebilir ilan edilmesi uygun olacaktır.   B. Esasa iliꢁkin   AĐHM, bir yargılama için makul sürenin, özellikle davanın karmaꢀıklığı, baꢀvuran ve   yetkili makamların tutumu, ilgili taraflar için davanın önemi gibi ꢀartlara ve mahkeme   içtihadını yönlendiren kıstaslara bağlı olarak değiꢀiklik gösterebileceğini hatırlatmaktadır   (bakınız, diğer birçoğu arasından, Fransa aleyhine Frydlender davası [GC], no 30979/96, prg.   43, CEDH 2000-VII).   AĐHM, mevcut davanın konusuna benzer birçok davaya bakmıꢀ ve bu davalarda AĐHS’nin   6. maddesinin 1. paragrafının ihlâl edildiğine hükmetmiꢀtir (bakınız Frydlender, ilgili bölüm   prg. 46).   AĐHM sunulan tüm unsurları inceledikten sonra, Hükümetin mevcut davada farklı düꢀünmeyi   gerektirecek hiçbir olgu ve argüman sunmadığı kanaatine varmakta ve konuyla ilgili yerleꢀik   içtihadını da dikkate alarak, mevcut davada ihtilaflı yargılama süresinin aꢀırı olduğuna ve   « makul süre » ilkesine uymadığına hükmetmektedir.   Dolayısıyla, AĐHS’nin 6. maddesinin 1. paragrafı ihlal edilmiꢀtir.   III. AĐHS’NĐN 13. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar, Türkiye aleyhine Baꢀaran (no 42422/04), Türkiye aleyhine Erdoğan (no   18194/05) ve Türkiye aleyhine Baydur (no 18772/05) baꢀvurularında ayrıca, ulusal   mahkemelerde görülen yargılamanın aꢀırı uzun sürmesi karꢀısında bir itiraz yolunun   bulunmadığından ꢀikâyetçi olmaktadır. Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 6. maddesiyle bağlantılı olarak   13. maddesine atıfta bulunmaktadır.   Madde 13 aꢀağıdaki gibi kaleme alınmıꢀtır:   A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin   AĐHM, baꢀvurunun AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı anlamında açıkça dayanaktan   yoksun olmadığını ve baꢀka bir kabuledilemezlik gerekçesi bulunmadığını kaydetmektedir.   B. Esasa iliꢁkin   AĐHM Tendik ve diğerleri davasının ilgili bölümünde, Türk hukuk sisteminde ilgili kiꢀilere   davalarının AĐHS’nin 6. maddesinin 1. paragrafı anlamında makul süre içerisinde görülmesi   için hukuki bir yaptırım elde etmelerini mümkün kılan herhangi bir itiraz yolunun   bulunmaması nedeniyle AĐHS’nin 13. maddesinin ihlal edildiğine hükmettiğini   hatırlatmaktadır. Mevcut davalarda da bu muhakeme tarzından farklı düꢀünmeyi gerektirecek   bir unsur bulunmamaktadır.   Bu itibarla, Türkiye aleyhine Baꢀaran (no 42422/04), Türkiye aleyhine Erdoğan (no   18194/05) ve Türkiye aleyhine Baydur (no 18772/05) baꢀvurularında AĐHS’nin 13. maddesi   ihlal edilmiꢀtir.   IV. DĐĞER ĐHLAL ĐDDĐALARI HAKKINDA   Baꢀvuranlar, Türkiye aleyhine Ece (no 2102/05), Arslan ve diğerleri (no 37050/05) ve   Türkiye aleyhine Bayrak (no 33222/05) baꢀvurularında mülkiyet dokunulmazlığı haklarının   ihlal edildiğini ileri sürmekte ve 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.   Türkiye aleyhine Baꢀaran (no 42422/04) baꢀvurusunda, AĐHS’nin 1, 6 ve 17. maddeleriyle   birlikte 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine, Türkiye aleyhine Gürkan (no 36990/05)   baꢀvurusunda özet olarak AĐHS’nin 6. maddesine atıfta bulunan baꢀvuranlar sözkonusu hukuk   yargılamalarının sonuçlarına itiraz etmektedir. Arslan ve diğerleri (no 37050/05)   baꢀvurusunda, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta bulunan baꢀvuranlar ayrıca   taleplerinin ulusal mahkeme tarafından reddedilmesine de itiraz etmektedir. Türkiye aleyhine   Erdoğan (no 18194/05) ve Türkiye aleyhine Baydur (no 18772/05) baꢀvurularıyla ilgili olarak   ise baꢀvuranlar, 12 Aralık 2008 tarihli layihalarında 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta   bulunmaktadır.   Elindeki mevcut unsurların tümünü dikkate alan AĐHM, önüne getirilen iddialar   hakkındaki bilgisi çerçevesinde AĐHS ve Ek Protokoller tarafından teminat altına alınan hak   ve özgürlüklerin ihlal edildiğini kanıtlayan herhangi bir unsur görmediğini kaydetmektedir.   Bu itibarla, söz konusu ꢀikayetler AĐHS’nin 35. maddesinin 3 ve 4. paragrafları uyarınca   kabuledilemez ilan edilmelidir.   V. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuranlar takip eden paragraflarda belirtilen tutarlarda maddi ve manevi tazminat ve   AĐHM ve iç hukuktaki mahkemeler önünde yapmıꢀ oldukları yargılama masraf ve giderlerini   talep etmektedir.   1. Baꢀvuru no: 42422/04 Türkiye aleyhine Baꢀaran   - - Manevi ve maddi tazminat : 45.000 Euro   Yargılama masraf ve giderleri: baꢀvuran bu baꢀlık altında net bir rakam telaffuz   etmemektedir. Bunun yanı sıra, iç hukukta yapmıꢀ olduğu harcamalar için 70 Euro’luk   seyahat gideri faturasını, 60 Euro’luk duruꢀma harcını, 21 Euro’luk mahkeme masrafını   belirtir makbuz ila yaklaꢀık 4.350 Euro temsil giderini ve Yargıtay önünde temsil   edilmesi için yapmıꢀ olduğu 220 Euro tutarındaki avukat masrafını sunmaktadır.   AĐHM bu meblağın toplamda 5.110 TL (yaklaꢀık 2220 Euro) olduğunu belirtmektedir.   Baꢀvuran iç hukuktaki mahkemeler nezdinde yapmıꢀ olduğu avukatlık sözleꢀmesini   sunmaktadır.   2. Baꢀvuru no 2102/05, Türkiye aleyhine Ece   - Maddi tazminat : 2.200.000 Euro   - Manevi tazminat: 1.800.000 Euro   - Yargılama giderleri: 850.000 Euro   -Avukatlık ücreti: baꢀvuran AĐHM’den temsil giderinin karꢀılanmasını talep   etmektedir. Bu yönde ayrıntılı olarak hazırlanmıꢀ avukatlık masraflarını gösteren listeyi   sunmakta, fakat herhangi bir fatura ya da avukatlık ücreti makbuzunu iletmemektedir.   3. Baꢀvuru no 18194/05, Türkiye aleyhine Erdoğan ve baꢀvuru no 18772/05, Türkiye   aleyhine Baydur   - Maddi tazminat: baꢀvuranların her biri için 15.000 Euro.   - Avukatlık ücreti: baꢀvuranların her biri için 1.100 Euro.   - Baꢀvuranlar Türkiye barolar Birliği’nin hazırladığı resmi ücret tarifesine göre AĐHM   önündeki temsil için avukatlarına 2.200 Euro ödenmesini talep etmektedir. Baꢀvuranlar   herhangi bir kanıtlayıcı belge sunmamıꢀtır.   4. Baꢀvuru no 33222/05, Türkiye aleyhine Bayrak   - Maddi tazminat : 4.098 TL (yaklaꢀık 1.800 Euro)   - Manevi tazminat: 10.000 Euro   - Yargılama giderleri: tercüme masrafları için 225 TL (yaklaꢀık 100 Euro). Kanıtlayıcı   belge niteliğinde baꢀvuran çok sayıda yeminli tercümandan alınan makbuzları   sunmaktadır. Baꢀvuran ayrıca posta giderleri için 25 TL (yaklaꢀık 13 Euro)   istemektedir.   5. Baꢀvuru no 36990/05, Türkiye aleyhine Gürkan   - Maddi tazminat : 50.000 Euro   - Manevi tazminat: 50.000 Euro   6. Baꢀvuru no 37050/05, Türkiye aleyhine Arslan ve diğerleri   - Maddi tazminat : 50.000 Euro   - Manevi tazminat: 35.000 Euro ( her baꢀvuran için 5.000 Euro)   - Yargılama giderleri: 1.500 Euro   - Baꢀvuranlar herhangi bir fatura ya da avukatlık ücreti makbuzu sunmamıꢀtır.   Hükümet bu meblağlara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM tespit edilen ihlal kararı ile öne sürülen maddi tazminat arasında hiçbir illiyet bağı   kuramamakta ve bu talepleri reddetmektedir. AĐHM buna karꢀın baꢀvuranların belirli bir   ölçüde manevi zarara uğradıklarını kabul etmektedir. AĐHM hakkaniyete uygun olarak   baꢀvuranlara aꢀağıda yer alan miktarların ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.   - - - Baꢀvuru no: 42422/04: 9.900 Euro,   Baꢀvuru no: 2102/05: 20.600 Euro,   Baꢀvuru no: 18194/05: 12.100 Euro,   - - - - Baꢀvuru no: 18772/05: 12.100 Euro,   Baꢀvuru no: 33222/05: 4.900 Euro,   Baꢀvuru no: 36990/05: 9.100 Euro,   Baꢀvuru no: 37050/05: baꢀvuranların her birine 5.000 Euro.   B. Yargılama masraf ve giderleri   Mahkemenin bu yöndeki yerleꢀik içtihadına göre bir baꢀvuran yapmıꢀ olduğu masraf ve   harcamaların gerçekliğini ve gerekliliğini makul oranlarda ortaya koyduğu ölçüde bir   tazminat elde edebilir. Đlgili kanıtlayıcı belgelerin bulunmadığı dikkate alınarak ve sözü edilen   kıstaslar ıꢀığında AĐHM yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin talepleri reddetmektedir.   C. Gecikme Faizi   AĐHM Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına   üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvuruların birleꢀtirilmesine;   2. Yargılama süresinin uzunluğu ve etkili iç hukuk yolu bulunmadığı kapsamında   yapılan ꢀikayetlerin kabuledilebilir olduğuna;   3. Baꢀvuruların geri kalan kısımlarının kabuledilemez olduğuna;   4. AĐHS’nin 6/1 ve 13. maddelerinin ihlal edildiğine;   5. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, her türlü   vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından baꢀvuranların her birine   aꢀağıdaki miktarların manevi tazminat olarak ödenmesine:   i. baꢀvuru no: 42422/04, Baꢀaran-Türkiye:   9.900 Euro (dokuz bin dokuz yüz Euro);   ii. baꢀvuru no: 2102/05, Ece-Türkiye:   20.600 Euro (yirmi bin altı yüz Euro);   iii. baꢀvuru no: 18194/05, Erdoğan-Türkiye:   12.100 Euro (on iki bin yüz Euro);   iv. baꢀvuru no: 18772/05, Baydur-Türkiye:   12. 100 Euro (on iki bin yüz Euro);   v. baꢀvuru no: 33222/05, Bayrak-Türkiye:   4.900 Euro (dört bin dokuz yüz Euro);   vi. baꢀvuru no: 36990/05, Gürkan-Türkiye:   9.100 Euro (dokuz bin yüz Euro):   vii. baꢀvuru no: 37050/05, Arslan ve diğerleri:   5.000 Euro (beꢀ bin Euro);   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   6. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 16 Haziran 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   EK   Baꢁvuruların numaraları, isimleri Baꢁvuranların isimleri ve doğum   ve tarihleri   tarihleri, avukatların isimleri   Özalp Baꢀaran   42422/04   Baꢀaran -Türkiye     Eylül 2004   Mehmet Ali Ece     2102/05   Ece- Türkiye   Ekim2004   ( Mehmet Baki Tek)   Leyla Erdoğan   18194/05   Erdoğan -Türkiye     Mayıs 2005   (Belkıs Baysal)   Ayla Baydur   18772/05   Baydur -Türkiye     Nisan 2005   ( Belkıs Baysal)   Bekir Bayrak   33222/05   Bayrak - Türkiye     Ağustos 2005   (Vahap Kuzu)   Yıldırım Gürkan   36990/05     Gürkan- Türkiye   Ekim 2005   Đsmail Arslan’ın mirasçıları :   Ali Arslan - 1936   37050/05   Arslan ve diğerleri- Türkiye   Ekim 2005   Emine Aksu - 1939   Zeynep Arslan - 1940   Ayꢀe Pak - 1933   Fatma Seyhan - 1923   Mehmet Arslan - 1944   Zekiye Yıldız - 1927   Talat Saygılı   9

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 29.07.2026. · Źródło