42432/98

WyrokETPCz2004-05-19ECLI:CE:ECHR:2004:0519JUD004243298

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niewystarczające odsetki od dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, w kontekście wysokiej inflacji, naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że odpowiedzialność za opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania spoczywa na organie wywłaszczającym. Stwierdził, że opóźnienie i przedłużające się postępowanie sądowe spowodowały, że skarżący ponieśli straty, które zakłóciły "sprawiedliwą równowagę" między ogólnym interesem publicznym a prawem do korzystania z mienia. W konsekwencji, niewystarczające odsetki w obliczu wysokiej inflacji doprowadziły do naruszenia prawa do poszanowania mienia.
Stan faktyczny
Skarżący, mieszkańcy Stambułu, byli właścicielami gruntów wywłaszczonych przez Dyrekcję Generalną Dróg Krajowych we wrześniu 1993 roku. Otrzymali początkowe odszkodowanie, a następnie, po postępowaniu sądowym, dodatkowe odszkodowanie. To dodatkowe odszkodowanie, w wysokości 45 692 700 000 TL, zostało wypłacone dopiero w grudniu 1997 roku, z odsetkami rocznymi w wysokości 30%, podczas gdy średnia roczna inflacja w latach 1993-1999 wynosiła 81,7%. Skarżący twierdzili, że odszkodowanie straciło na wartości z powodu wysokiej inflacji i niewystarczających odsetek.
Rozstrzygnięcie
Trybunał stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 Konwencji. Stwierdza, że nie ma potrzeby odrębnego badania skargi na podstawie art. 14 Konwencji w związku z art. 1 Protokołu nr 1. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. Zasądza od pozwanego państwa na rzecz skarżących kwotę 1 000 000 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 1 000 EUR na pokrycie kosztów i wydatków, płatne w lirach tureckich w dniu płatności, wraz z odsetkami za zwłokę. Oddala pozostałe roszczenia skarżących dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   ÜÇÜNCÜ DAİRE   KOÇAK VE DİĞERLERİ-TÜRKİYE Davası   (Başvuru no:42432/98)   KARAR   STRAZBURG   Mayıs 2004   Koçak ve diğerleri - Türkiye Davasında,   Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (3. Daire),   Sn. G. RESS, Başkan,   Sn. L. CAFLISCH,   Sn. R. TÜRMEN,   Sn. B. ZUPANCIC,   Sn. J. HEDIGAN,   Sn. M. TSATSA-NİKOLOVSKA,   Sn. H.S. GREVE, Yargıçlar,   ile Daire Sekreteri Sn. V. BERGER'in katılımı ile Avrupa İnsan Hakları   Mahkemesi Heyet olarak toplanmış, 29 Nisan 2004 tarihinde yapılan görüşmeler   sonucunda, yukarıda belirtilen tarihte benimsenmiş olan aşağıdaki karara varmıştır:   OLAYLAR   DAVANIN KOŞULLARI   Sırasıyla 1943 ve 1939 doğumlu olan başvuranlar, İstanbul'da yaşamaktadır.   Eylül 1993 tarihinde, Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü İstanbul'da bulunan   başvuranlara ait olan arsaları kamulaştırmıştır. Bilirkişi heyeti arsaların değerini   belirlemiş ve kamulaştırma tarihinde başvuranlara tazminatı ödenmiştir.   Şubat 1994 tarihinde, başvuranların tazminatın artırılmasına yönelik talebini   müteakip Kartal ilk derece mahkemesi, başvuranlara karar tarihinde geçerli oran olan   yıllık %30 yasal faizle birlikte 48,410,250,000 TL ek tazminat verilmesine   hükmetmiştir. Ulusal mahkeme, 6 Eylül 1993 tarihini, yasal faizin başlangıç tarihi   olarak saptamıştır. Taraflar karara itirazda bulunmuştur.   Mayıs 1994 tarihinde Yargıtay ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.   Kasım 1994 tarihinde, davayı yeniden inceleyen ilk derece mahkemesi ek tazminat   tutarını 45,692,700,000 TL olarak yeniden belirlemiştir. Taraflar itirazda   bulunmadığından karar, nihai hale gelmiştir. 29 Aralık 1997 tarihinde idare,   başvuranlara 95,426,696,000 TL tutarında ek tazminatını faiziyle birlikte ödemiştir. Ek   tazminatın faizi, ilk derece mahkemesinin başvuranların lehine verdiği karar   tarihinden 31 Aralık 1997 tarihine kadar geçerli olan yıllık yasal faiz oranıyla   hesaplanmıştır.   - 1999 yılları arasında yıllık enflasyon ortalama %81,7 olarak   gerçekleşmiştir.   İLGİLİ İÇ HUKUK YOLLARI VE UYGULAMASI   İlgili iç hukuk yolları Mahkemenin 23 Eylül 1998 tarihli Aka - Türkiye kararında   belirtilmiştir.   HUKUK   NO'LU PROTOKOLÜN 1.MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI   Başvuranlar, kamulaştırma için, mahkeme sürecinden üç yıl bir ay yirmi gün   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2004. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   sonra, ödenen ek tazminatın değerini yitirdiğini çünkü faiz oranının Türkiye'deki   yüksek enflasyon oranını karşılamadığını ileri sürmüştür. Başvuranlar 1 No'lu   Protokolün 1. maddesine dayanmaktadır. Anılan madde şöyledir:   "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı   vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası   hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.   Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını   düzenlemek veya vergilerin yada başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için   gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."   A. Kabul edilebilirlik   Hükümet, başvuranların, Sözleşmenin 35 § 1 maddesinin gerektirdiği şekilde, iç   hukuk yollarını tüketmediklerini çünkü Borçlar Kanununun 105. maddesinde   öngörülen hukuk yolunu kullanmadıklarını iddia etmiştir. Bu madde uyarınca   başvuranlar, kayıplarının, faiz miktarını aştığını kanıtlayabilirse, geç ödemeden   kaynaklanan kayıplarını tazmin edebilirdi.   Mahkeme, benzer bir davada (bkz. Aka - Türkiye karan), hükümetin ön itirazını   reddettiğini göz önüne alarak, hükümetin itirazını reddetmiştir.   B. Esaslar   Mahkeme, benzer davalarda 1 No'lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği   sonucuna varmıştır.   Hükümetin sunduğu iddiaları ve olguları inceleyen Mahkeme, davayı, diğer   benzer davalardan ayıran bir özelliğinin olmadığını düşünmektedir. Mahkeme, ek   tazminat miktarının geç ödenmesinin sorumluluğunun, kamulaştırmayı yapan kuruma   ait olduğuna ve bu gecikmenin arsaları kamulaştırılan başvuranların zarar etmesine   neden olduğu sonucuna varmıştır. Mahkeme, gecikme ve dava sürecinin uzaması   sonucunda başvuranların, genel kamu yararı ile mülkiyetinden yararlanma hakkının   arasında korunması gereken adil dengeyi bozacak derecede kayba uğradığına   hükmetmiştir.   Sonuç olarak 1 No'lu Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.   NO'LU PROTOKOLÜN 1. MADDESİ BAĞLAMINDA SÖZLEŞMENİN 14.   MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI   Başvuranlar, ayrıca, 1 No'lu Protokolün 1. maddesi bağlamında Sözleşmenin   14. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuranlar, söz konusu dönemde,   devletin, alacakları için yıllık %84 faiz uygulamasına karşın gecikmiş borç   ödemelerine yıllık %30 faiz uyguladığından şikayetçi olmuştur.   A. Kabul edilebilirlik   Mahkeme, bu şikayetin, Sözleşmenin 35 § 3 maddesi uyarınca, açıkça   dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilebilir bulunmaması için başka bir gerekçe   bulunmadığı kanısındadır.   B. Esaslar   No'lu Protokolün 1. maddesiyle ilgili verdiği hükmün ışığında Mahkeme,   davanın, 1 No'lu Protokolün 1. maddesi bağlamında Sözleşmenin 14. maddesi   uyarınca ayrıca incelenmesine gerek olmadığına karar vermiştir.   SÖZLEŞMENİN 41.MADDESİNİN UYGULANMASI   Sözleşmenin 41. maddesi aşağıdaki gibidir:   "Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,   hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."   A. Maddi ve manevi zarar   Başvuranlar maddi tazminat için 3,458,806 ABD Dolarının yanı sıra manevi   tazminat olarak da 500,000 ABD Doları talep etmiştir.   Hükümet bu konuda bir görüş sunmamıştır.   Akkuş kararında uygulanan yöntem çerçevesinde ve ilgili ekonomik verileri   dikkate alan Mahkeme başvuranlara, ödeme gününde Türk Lirasına çevrilmek üzere,   1,000,000 Euro maddi tazminat verilmesini uygun bulmuştur.   Mahkeme ayrıca başvuranların manevi tazminata hakkı bulunduğunu göz   önünde bulundurmaktadır. Bu mayanda Mahkeme, ihlale ilişkin kararının yeterli bir   manevi tatmin oluşturacağı görüşündedir.   B. Yargılama giderleri ve masraflar   Başvuranlar, Komisyon ve Mahkeme önündeki süreçten dolayı 50,000 Euro   tutarında masrafa girdiklerini iddia etmiştir.   Hükümet, giderler konusunu Mahkemenin sağduyusuna bırakmıştır.   Önündeki bilgiler ve konu üzerindeki içtihadı ışığında Mahkeme, yargılama   gidereri ve masraflar için başvuranlara, ödeme gününde Türk Lirasına çevrilmek   üzere, 1,000 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.   C. Gecikme Faizi   Mahkeme ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankası'nın   uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek faiz oranının   uygulanmasını uygun bulmaktadır.   BU NEDENLERDEN DOLAYI MAHKEME,   1- Başvurunun kabuledüebilir olduğuna;   2- 1 No'lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3- Şikayetin, 1 No'lu Protokol bağlamında Sözleşmenin 14. maddesi uyarınca   incelenmesine gerek olmadığına;   4- İhlale ilişkin kararının yeterli bir manevi tatmin oluşturacağına;   5- (a) davalı Devletin, başvuranlara, Sözleşmenin 44 § 2 maddesi uyarınca   kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, maddi zarar açısından ve   yüklenebilecek her türlü vergi, damga vergisi ve harçla birlikte başvuranlara, ödeme   gününde Türk Lirasına çevrilmek üzere aşağıda belirtilen tutarları ödemesine;   (i) maddi zarar açısından 1,000,000 EUR (birmilyon euro);   (ii) ödenen ücretler ve harcamalar için 1,000 EUR (bin euro);   b) Yukarıda değinilen üç aylık sürenin dolmasından itibaren ödeme gününe   kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz oranına üç puan   eklemek suretiyle elde edilecek faiz oranının uygulanmasına;   6. başvuranların adli tatmine yönelik diğer taleplerinin reddedilmesine karar   vermiştir.   Karar İngilizce olarak hazırlanmış olup, Mahkeme İçtüzüğünün 77 §§ 2 ve 3.   maddeleri uyarınca 19 Mayıs 2004 tarihinde yazılı olarak ilan edilmiştir.   Vincent BERGER   Sekreter   Georg RESS   Başkan

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło