42434/98

WyrokETPCz2006-04-11ECLI:CE:ECHR:2006:0411JUD004243498

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy skład tureckiego Sądu Bezpieczeństwa Państwa (DGM) z udziałem sędziego wojskowego naruszył prawo do niezawisłego i bezstronnego sądu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał potwierdził swoją ugruntowaną linię orzeczniczą, zgodnie z którą Sąd Bezpieczeństwa Państwa (DGM), w którego skład wchodzi sędzia wojskowy, nie spełnia wymogów niezawisłego i bezstronnego sądu w rozumieniu art. 6 ust. 1 Konwencji. Obecność sędziego wojskowego w sądzie cywilnym, orzekającym w sprawach dotyczących bezpieczeństwa państwa, budzi uzasadnione obawy co do niezawisłości i bezstronności, które nie zostały rozwiane przez rząd w niniejszej sprawie. W związku z tym, skarżący miał uzasadnione podstawy do kwestionowania bezstronności sądu.
Stan faktyczny
Skarżący, Rıdvan Mut, został aresztowany w 1996 roku i oskarżony o działania związane z PKK. Był sądzony przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa (DGM) w Diyarbakır, w którego skład wchodził sędzia wojskowy. DGM skazało go na pięć lat i dziesięć miesięcy pozbawienia wolności. Wyrok ten został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny. Skarżący zarzucił, że nie był sądzony przez niezawisły i bezstronny sąd.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Stwierdził dopuszczalność skargi. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 § 1 Konwencji z powodu braku niezawisłości i bezstronności Sądu Bezpieczeństwa Państwa. 3. Uznał za niepotrzebne rozpatrywanie skargi dotyczącej rzetelności postępowania. 4. Stwierdził, że samo ustalenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. 5. Zasądził skarżącemu 2 200 Euro na pokrycie kosztów i wydatków. 6. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

͞ ͞ ͞ ͞ ͞ ͞ ͞ ͞ ͞   ͑ ௔ ͑   ௔ ͑   ͞ ͞ ͞ ͞ ͞ ͞ ͞ ͞ ͞   C O N S E I L D E + +   AVRUPA   L ' EUROP E   * KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   MUT- TÜRKİYE DA VASİ   (B a ş v u r u no: 42434/98)   KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ   STRAZBURG   1 N i s a n 2 0 0 6   İşbu karar AÎHS 'nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli   bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (42434/98) başvuru noTu davanın nedeni, bu   ülke vatandaşı Rıdvan Mut’un (başvuran) 15 Mart 1998 tarihinde Avrupa İnsan Hakları   Sözleşmesi’nin (AÎHS) eski 25. maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na   (Komisyon) yapmış olduğu başvurudur.   Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) Diyarbakır Barosu   avukatlarından M.Beştaş tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVA KOŞULLARI   Başvuran, başvurunun yapıldığı sırada Diyarbakır Cezaevi’nde bulunmaktadır.   Başvuran 1991 tarihinde, PKK’ya katılarak gerilla eğitimi almıştır.   ( Başvuran, Körfez savaşı nedeniyle Irak sınırında konuşlanan Türk askeri birliklerinin   varlığından istifade ederek, 8 Kasım 1992 tarihinde, Gülyazı garnizonuna giderek silahını   gü^nlik güçlerine teslim etmiştir. Başvuran, aynı gün gözaltına alınmıştır.     Kasım 1992 tarihinde, başvuran hakkında tutuklama kararı verilmiştir. Başvuran, 3   Aralık 1992 tarihinde tahliye edilmiştir.   9   Ocak 1993 tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı başvurana   dava açarakO Devlet’in toprak bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemlerin cezalandırılmasını   öngören, Türk Ceza Kanunu’un (TCK) 125. maddesi uyarınca başvuranın cezalandırılmasını   talep etmiştir.   Başvuran, 30 Eylül 1996 tarihinde PKK aleyhine yürütülen bir operasyon   çerçevesinde dokuz şüpheli ile birlikte yakalanmıştır.   Başvuran, 4 Ekim 1996 tarihinde, DGM hakimi karşısına çıkarılmıştır. Aynı gün,   yokluğunda verilen tutuklama kararı kendisine tebliğ edilmiş ve başvuran yeniden   hapsedilmiştir.   ^ Cumhuriyet Başsavcısı, 10 Aralık 1997 tarihli iddianamesinde dosya göz önüne   alındığında, başvuran tarafından yapılan eylemin, TCK’nın 125. maddesi uyarınca değil de,   yasadışı silahlı örgüte üye olunmasını suç sayan 168 § 2. maddesi uyarınca değerlendirilmesi   gerektiğini belirtmiştir.   Aralarında askeri hakimin de bulunduğu DGM, 17 Aralık 1997 tarihinde, 19 Ocak   9 9 3 t a r i h l i i d d i a n a m e d e y e r a l a n o l a y l a r n e d e n i y l e , b a ş v u r a n ı b e ş y ı l o n a y h a p i s c e z a s ı n a   mahkum etmiştir.   Başvuran, 18 Aralık 1997 tarihinde, DGM kararım temyiz etmiştir. 20 Mart 1998   tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı görüşlerini yazılı olarak sunmuştur. Yargıtay   Cumhuriyet Başsavcısının görüşleri başvurana tebliğ edilmemiştir.   Yargıtay, 8 Temmuz 1998 tarihli bir kararla temyiz edilen kararı onamıştır.   HUKUK AÇISINDAN   I . A İ H S ’N İ N 6 . M A D D E S İ ’ N İ N İ H L A L E D İ L D İ Ğ İ İ D D İ A S I H A K K I N D A   Başvuran, kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin   bünyesinde bir askeri hakim bulunması nedeniyle “bağımsız ve tarafsız bir mahkeme”   tarafından adilce yargılanmadığı iddiasında bulunmaktadır.   Başvuran, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısinın tebliğnamesinin kendisine tebliğ   edilmediğinden adil olarak yargılanmadığından şikayetçi olmaktadır.   Bu itibarla başvuran, AÎHS’nin 6, maddesine atıfta bulunmaktadır.   A. Kabuledilebilirlik hakkında   ç Hükümet, 22 Haziran 1999 tarihli yasal ve anayasal düzenlemeyle, DGM’lerin   yapısında değişiklik yapıldığını, DGM’lerin bağımsızlık ve tarafsızlıklarına ilişkin sorunun   çözüme kavuşturulduğunu belirtmiş ve başvuranın bu şikayete ilişkin hukuki bir menfaatinin   bulunmadığını ifade etmiştir.   AÎHM, Hükümet tarafından kendisine iletilen bilgileri not etmektedir. AÎHS’ye göre,   DGM’lerin kuruluşuna ve işleyişine ilişkin Kanun’un düzenlenmesini öngören yasal   değişiklikler yapılmıştır. Bununla birlikte, AİHM’nin mevcut davaya ilişkin koşullan tespit   etme yükümlülüğü bulunmaktadır (Nikolava-:Bulgaristan, 25 Mart 1999, Derleme 1999-11, s.   256, § 52). AİHM, ceza davasının başlangıcından sonuna yani 1993 tarihinden 1997 tarihine   kadar, Diyarbakır DGM’nın bünyesinde bir askeri hakim bulunduğunu gözlemlemektedir.   AÎHM, başvuranın şikayetleriyle ilgili olarak, hiçbir kabul edilebilirlik gerekçesiyle   karşılaşamadığım tespit etmektedir. Bu nedenle, başvurunun kabul edilebilir olduğuna ve   esastan incelenmesi gerektiğine kanaat getirmiştir.   B . E s a s h a k k ı n d a   ( î. Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı Hakkında   AİHM, daha önce buna benzer şikayetlerin dile getirildiği birçok dava incelediğini ve   bunların AÎHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlali yönünde sonuçlandığını ortaya koymaktadır (bkz.   adıgeçen Özel, § § 3 3 -3 4 , v e Özdemir no:59659/00 ,§§ 35-36, 6 Şubat 2003).   AÎHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak   hiçbir olgu ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. AİHM, Ceza Kanunu’nda öngörülen ve   cezalandırılan suçlardan Ötürü Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılanan başvuranın,   aralarında asker kökenli bir hakimin yer aldığı mahkeme önüne çıkma konusunda endişe   duymasının anlaşılabilir olduğu kanısındadır. Dolayısıyla başvuran, Devlet Güvenlik   Mahkemesinin davanın gerekçesine yabancı mülahazalar ışığında sebepsiz bir yargı kararı   almasından haklı olarak kaygı duymaktadır. Bu nedenle başvuranın, bu yargı merciinin   tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki şüphelerinin, nesnel bir biçimde haklı gerekçelere   dayandığı kabul edilebilir (Incal -Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, Derleme Hükümler ve   Kararlar 1998-IV, s. 1573, § 72).   AİHM, başvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin,   AİHS’nin 6 § 1 maddesinde öngörülen bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taşımadığı   sonucuna varmıştır.   2. Y a rgıla m a n ın a d illiğ i ko n u su n d a   Hükümet bir ihlalin varlığına karşı çıkmaktadır.   AİHM, daha önceki benzer davalarda da dile getirildiği üzere, tarafsızlıktan ve   bağımsızlıktan yoksun bir mahkemenin, hiçbir surette, yargı yetkisi altındaki kişilere adil bir   yargılama süreci temin edebileceğinin varsayılmayacağım hatırlatır.   Başvuranın, davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde görülmesi hakkının   ihlal edildiği tespiti ışığında, AİHM, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin diğer   şikayeti incelemeye gerek olmadığı kanaatine varmıştır (bkz. diğerleri arasında, Çıraklar-   Tiirkiye kararı, 28 Ekim 1998 tarihli karar, Derleme 1998-VII, s. 3074, §§ 44-45; Yargıtay   Cumhuriyet Başsavcısı’nın teblığnamesinin tebliğ edilmemesi konusunda, bkz. Işık-Tiirkiye,   no: 50102/99, §§ 38-39, 5 Haziran 2003;   II. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI HAKKINDA   A. M a d d i v e M a n e v i T a z m i n a t   Başvuran, 42.000 Euro (kırk iki bin) değerinde maddi ve manevi zarara uğradığını   iddia etmektedir.   Hükümet, bu iddialara karşı çıkmaktadır.   İddia edilen maddi zarara ilişkin olarak AİHM, AİHS’nin ihlal edilmemiş olması   halinde Devlet Güvenlik Mahkemesindeki davanın sonucun ne olacağına dair spekülasyon   yapılamayacağını belirterek, başvurana bu yönde bir tazminat ödenmesine gerek olmadığına   karar vermiştir (Bkz, Flndlay-Birleşlk Krallık, 25 Şubat 1997, Derleme 1997-1, s.284, § 85).   Manevi tazminata ilişkin olarak ise AÎHM mevcut davada ihlal tespitinin, adil tazmin   için başlı başına yeterli olduğu kanaatine varmıştır {Çıraklar kararı, s. 3074, § 49).   B . M a s r a f v e H a r c a m a l a r   Başvuran, yerel mahkemeler ve AİHM nezdinde yaptığı masraf ve harcamalar için   4.685 Euro (dört bin altı yüz seksen beş) talep etmektedir.   Hükümet bu iddiaya karşı çıkmaktadır.   Mahkemenin bu konudaki içtihadı ve mevcut unsurlar doğrultusunda AÎHM,   başvurana tüm masraflar için 2.200 (iki bin iki yüz) Euro ödenmesinin makul olduğuna karar   vermiştir.   C . G e c ik m e F a iz i   AİHM, Avrupa Merkez Bankası’mn marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz   oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,   1. A İH S’nin 6. m addesine ilişkin şikayetlerin kabul edilebilir olduğuna;   . D e v l e t G ü v e n l i k M a h k e m e s i n i n b a ğ ı m s ı z v e t a r a f s ı z b i r m a h k e m e n i t e l i ğ i n d e n   yoksun olması nedeni ile AİHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;   . A d il y a rg ıla n m a y a iliş k in ş ik a y e tin in c e le n m e s in in gerekli olmadığına;   . a ) İ l ı l a l k a r a r ı t e s p i t i n i n , a d i l t a z m i n i ç i n b a ş l ı b a ş ı n a yeterli olduğuna;   b) AİHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay   içinde, döviz kum üzerinden Y.T.L. ’ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek her türlü   vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından başvurana masraf ve harcamalar için   2.200 Euro (iki bin iki yüz) ödenmesine;   c) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankasinın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;   . A d i l t a z m i n e i l i ş k i n d i ğ e r t a l e p l e r i n reddine;   karar vermiştir.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77§§ 2 ve 3   maddesine uygun olarak 11 Nisan 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 15.07.2026. · Źródło