42560/98

WyrokETPCz2003-12-04ECLI:CE:ECHR:2003:1204JUD004256098

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że strony osiągnęły ugodę, która jest zgodna z poszanowaniem praw człowieka przewidzianych w Konwencji i jej Protokołach Dodatkowych. Zgodnie z art. 37 ust. 1 Konwencji, Trybunał uznał, że nie ma już podstaw do dalszego rozpatrywania skargi, ponieważ ugoda stanowi satysfakcjonujące rozwiązanie kwestii podniesionych w skardze. W związku z tym, Trybunał zdecydował o wykreśleniu sprawy z listy.
Stan faktyczny
Skarżący, Lokman Külter, obywatel turecki urodzony w 1973 roku, był zamieszany w wydarzenia związane z zabójstwami i atakami zbrojnymi w 1991 roku. Został zatrzymany w maju 1992 roku i oskarżony o członkostwo w PKK oraz pomoc nielegalnej organizacji. W trakcie postępowania krajowego skarżący był wielokrotnie aresztowany i zwalniany, a jego zeznania na policji były kwestionowane. W 1998 roku został skazany na 3 lata i 9 miesięcy więzienia, ale wyrok ten został uchylony przez Sąd Kasacyjny w 1999 roku, a sprawa wróciła do ponownego rozpoznania i nadal toczyła się przed sądami krajowymi w momencie zawarcia ugody.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie postanowił wykreślić skargę z listy spraw oraz odnotował zobowiązanie stron do niezwracania się o przekazanie sprawy do Wielkiej Izby.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   ÜÇÜNCÜ KISIM   KÜLTER - TÜRKİYE DA VASI   (Başvuru no: 42560/98)   DOSTANE ÇÖZÜM KARARININ ÖZET ÇEVİRİSİ   Aralık 2003   USUL   Dava, 11 Haziran 1998 tarihinde, bir Türk vatandaşı olan Lokman Külter (başvuran)   tarafından, Sözleşme’nin eski 25. maddesi uyarınca, Komisyona yapılan bir   başvurudan (Başvuru No. 42560/98) kaynaklanmaktadır.   OLAYLAR   Başvuran 1973 doğumludur.   Kasım 1991’de, PKK’dan ayrılan B.S. Şırnak il merkezinde, kimliği belirsiz şahıslar   tarafından öldürülmüştür.   Kasım 1991’de, Şırnak Emniyet Müdürlüğü ile personel lojmanlarına silahlı bir   saldırı düzenlenmiş ve bir polis ile iki şahıs öldürülmüştür.   Nisan 1992’de, başvuran güvenlik güçleri tarafından sorgulanmıştır. Başvuran,   ifadesinde 1991’de PKK’ya katıldığını, ancak 18 Kasım 1991 operasyonunda yer   almadığını belirtmiştir.   Mayıs 1992’de, başvuran Şırnak Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele Şubesi’nce   düzenlenen bir operasyon sırasında göz altına alınmıştır.   Mayıs 1992 tarihli Savcılık ifadesinde, başvuran, Emniyette verdiği ifadeleri   reddetmiştir.   Tutuklanması istemiyle sevk edildiği Şırnak Sulh Ceza Mahkemesi’nde başvuran,   masum olduğunu ileri sürmüş ve Emniyette verdiği ifadelerine itiraz etmiştir. Adı geçen   Mahkeme, başvuranın tutuklanmasına karar vermiştir.   Mayıs 1992 tarihli balistik raporunda, başvuranın gösterdiği silahlardan birinin, B.S.   öldürülmesi olayında kullanıldığı belirtilmiştir.   Eylül 1992 tarihli iddianame ile Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı,   başvuranla birlikte 34 diğer sanığı, Türk Ceza Kanununun 125, 168, 169 ve 3713   sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca PKK üyesi oldum ve yasadışı örgüte yardım ve   yataklık etmek suçlarıyla itham edilmiştir.   Eylül 1992 tarihli karar ile, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, iddia edilen suç   ve delil durumunu göz önüne alarak başvuranın tutukluluk halinin devamına karar   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2003. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   vermiştir.   Başvuranın müteakip duruşmalardaki tahliye talebi benzer gerekçelerle Mahkeme   tarafından reddedilmiştir.   Başvuran, 12 Haziran 1998 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır.   Temmuz 1998 tarihli karar ile, Devlet Güvenlik Mahkemesi, Türk Ceza Kanununun   169. ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca başvuranı üç yıl dokuz ay hapis   cezasına çarptırmıştır.   Temmuz 1998 tarihinde başvuran, Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunmuştur.   Ekim 1999 tarihli ve 27 Ekim 1999 tarihinde açıklanan karar ile Yargıtay,   başvurunun B.S. öldürülmesine karışması nedeniyle, Türk Ceza Kanununun 125.   maddesi uyarınca yargılanması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin   kararını bozmuştur.   Aralık 1999 tarihli duruşmada, Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yargıtay’ın kararına   uyarak, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi’nden, başvuranın ifadesini almasını talep   etmiştir.   Şubat 2000 tarihli duruşmada, başvuranın tutuklanmasına karar verilmiştir.   Söz konusu dava halen ulusal yargı organları önünde devam etmektedir.   HUKUK   Ekim 2003 tarihinde Mahkeme, Hükümetten, aşağıdaki deklarasyon metnini   almıştır:   “Lokman Külter tarafından yapılan ve 42560/98 No. İle kayıtlı başvurunun dostane çözümü   ile ilgili olarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, iyi niyete binaen, başvuranın zararına   karşılık 11.000,- (onbirbin) Euro ve yargılama giderlerine karşılık 1.500,- (binbeşyüz) Euro   olmak üzere 12.500,- (onikibinbeşyüz) Euro ödemeyi teklif ettiğini beyan ederim.   Bu miktara, herhangi bir vergi uygulanmaksızın, başvuranın ve/veya yetkili temsilcisi   tarafından bildirilecek banka hesabına, kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 39.   maddesi uyarınca açıklanmasından sonra üç ay içerisinde, Euro olarak ödenecektir. Ödeme   davayı nihai olarak sonuçlandıracaktır.   Bu miktarın belirtilen süre içinde ödenmemesi durumunda, Hükümet, ödeme tarihine kadar   Avrupa Merkez Bankası’nın belirlediği marjinal kredi faizlerinin üç puan üzerinde basit faiz   ödemeyi taahhüt eder.   Diğer yandan, Hükümet, Sözleşme’nin 43/1. maddesi uyarınca, davanın Büyük Daire önüne   götürülmesini talep etmeyeceğini taahhüt eder.”   Mahkeme, 13 Ağustos 2003 tarihinde, başvuran temsilcisi tarafından imzalanan ve   dostane çözüm önerisini kabul ettiğini belirten bildiri metnini almıştır.   AİHM, tarafların dostane çözüme ulaştığını tespit etmiştir.. Sözkonusu uzlaşmanın,   AİHS ve Ek Protokollerde öngörülen insan haklarına saygı prensibine uygun olduğu   kanaatindedir. (AİHS’nin 37/1. maddesinin son fıkrası, İçtüzüğün 62/3. maddesi).   Dolayısıyla, dava kayıttan düşürülmeye uygundur.   Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,   1- Başvurunun, kayıttan düşürülmesine karar vermiş;   2- Tarafların davayı Büyük Daireye götürmeyecekleri yönündeki taahhütlerini   dikkate almıştır.   Fransızca olarak verilen bu karar, 4 Aralık 2003 tarihinde, İçtüzüğün 77.   maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.   Vincent BERGER   Katip   Georg RESS   Başkan

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło