42590/98

WyrokETPCz2005-12-20ECLI:CE:ECHR:2005:1220JUD004259098

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy skazanie właściciela gazety za opublikowanie oświadczenia organizacji terrorystycznej stanowiło naruszenie wolności wyrażania opinii (art. 10 Konwencji) oraz czy postępowanie przed Państwowym Sądem Bezpieczeństwa, w skład którego wchodził sędzia wojskowy, naruszyło prawo do rzetelnego procesu (art. 6 ust. 1 Konwencji)?
Ratio decidendi
W odniesieniu do art. 10 Konwencji, Trybunał uznał, że chociaż ingerencja w wolność wyrażania opinii była przewidziana prawem i służyła uzasadnionym celom, to jednak nie była "konieczna w demokratycznym społeczeństwie". Trybunał podkreślił, że treść artykułu miała charakter informacyjny, nie nawoływała do przemocy, oporu zbrojnego ani buntu, a także nie podżegała do nienawiści. W związku z tym, nałożone kary (wysoka grzywna i zamknięcie gazety) były nieproporcjonalne do zamierzonego celu. Co do art. 6 ust. 1 Konwencji, Trybunał podtrzymał swoje wcześniejsze orzecznictwo, stwierdzając, że obecność sędziego wojskowego w składzie Państwowego Sądu Bezpieczeństwa podważała jego niezawisłość i bezstronność, co uzasadniało obawy skarżącego o rzetelność procesu.
Stan faktyczny
Skarżący, Vedat Korkmaz, urodzony w 1965 roku i mieszkający w Stambule, był głównym udziałowcem i właścicielem gazety Evrensel. 29 października 1995 roku gazeta opublikowała artykuł zatytułowany „Dementi od DHKC”, w którym organizacja DHKC zaprzeczała swojemu udziałowi w napadzie na sklep jubilerski. W następstwie tego, 13 listopada 1995 roku, prokurator Państwowego Sądu Bezpieczeństwa (DGM) wszczął postępowanie karne przeciwko skarżącemu na podstawie art. 6 ust. 2 ustawy nr 3713 o zwalczaniu terroryzmu. 18 kwietnia 1996 roku DGM skazał skarżącego na grzywnę w wysokości 160 830 000 lir tureckich i nakazał zamknięcie gazety na dziesięć dni. Sąd Kasacyjny (Yargıtay) podtrzymał wyrok 18 listopada 1997 roku.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza naruszenie art. 6 Konwencji. Stwierdza naruszenie art. 10 Konwencji. Zasądza 2500 EUR tytułem szkody majątkowej i niemajątkowej oraz 1500 EUR tytułem kosztów i wydatków. Oddala pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   KORKMAZ - TÜRKĐYE DAVASI (no:3)   (Baꢀvuru no:42590/98)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Aralık 2005   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup bazı   ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (42590/98) baꢀvuru no’lu davanın   nedeni, Vedat Korkmaz’ın (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Komisyonu’na (Komisyon) 11   Mayıs 1998 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) eski 25. maddesi uyarınca   yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul Barosu   avukatlarından K. T. Sürek tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢀULLARI   Baꢀvuran 1965 doğumlu olup Đstanbul’da ikamet etmektedir.   Vedat Korkmaz Deniz Basın Yayın Sanayii ve Ticaret Limited ꢁirketi’nin en büyük   ortağı olup, yayımlanan 3.500 tirajlı Evrensel gazetesinin sahibidir.   Evrensel gazetesinin 29 Ekim 1995 tarihli nüshasında “DHKC’den Yalanlama”   baꢀlıklı bir haber yayımlanmıꢀtır. Sözkonusu haber bir mücevher dükkanının soyulması ile   ilgiliydi. Soyguncuların yasadıꢀı DHKC örgütünden olduğu yönündeki haberlerin tüm basında   yer almasının ardından örgüt bu haberleri yalanlamıꢀ ve Evrensel’in de aralarında bulunduğu   çok sayıda gazete bu haberi yayımlamıꢀtır.   Kasım 1995 tarihinde DGM Cumhuriyet Savcısı, terör örgütlerinin bildiri veya   açıklamalarını yayımlayanların cezalandırılmasını öngören 3713 sayılı Kanun’un 6§2.   maddesi gereğince baꢀvuran aleyhine ceza davası açmıꢀtır.   Baꢀvuran DGM önündeki savunmasında dava konusu haberin yalnızca bilgi mahiyetli   olduğunu iddia etmiꢀtir.   Nisan 1996 tarihinde DGM baꢀvuranı 160.830.000 Türk Lirası ağır para cezasına   çarptırmıꢀtır, bu tutar bir önceki aya ait ortalama gazete satıꢀlarının %90’ına tekabül   etmekteydi. DGM aynı zamanda Evrensel gazetesinin on gün kapatılmasına karar vermiꢀtir.   Baꢀvuran 22 Nisan 1996 tarihinde kararın temyizine gitmiꢀtir. Gerekçe olarak da   AĐHS’nin 6 ve 10. maddelerini göstermiꢀtir.   Kasım 1997 tarihinde, Yargıtay DGM’nin 18 Nisan 1997 tarihli kararını onamıꢀtır.   Baꢀvurana 80.000.000 Türk Lirası tutarında ödeme yapmıꢀtır.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 10. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran ceza mahkumiyetinin AĐHS’nin 10. maddesine aykırı olarak, ifade   özgürlüğü hakkını ihlal ettiğinden ꢀikayetçi olmaktadır.   AĐHM dava konusu mahkumiyetin baꢀvuranın AĐHS’nin 10§1 maddesi ile güvenceye   alınan ifade özgürlüğüne müdahale teꢀkil ettiğinin taraflar arasında tartıꢀma konusu   oluꢀturmadığının altını çizmektedir. Bununla birlikte müdahalenin kanun tarafından   öngörüldüğü ve 10§2 madde uyarınca kamu düzeninin, ulusal güvenliğin ve toprak   bütünlüğünün korunması gibi pek çok meꢀru amaç taꢀıdığı da tartıꢀma götürmezdir (Bkz.   Yağmurdereli –Türkiye, no: 29590/96, §40, 4 Haziran 2002). AĐHM bu değerlendirmeyi kabul   etmektedir. Bununla birlikte burada önemli olan müdahalenin “demokratik toplumda gerekli   olup olmadığının” tespit edilmesi konusudur.   Hükümet, dava konusu yazının terörist bir örgütün beyanını içermesi sebebiyle,   baꢀvuranın mahkum edilmesinin demokratik toplumda gerekli olduğunu belirtmektedir.   AĐHM daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren baꢀka davalar da   incelemiꢀ ve AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıꢀtır (Bkz. özellikle   Ceylan-Türkiye [GC], no: 23556/94, § 38, CEDH 1999-IV; Öztürk-Türkiye [GC], no:   22479/93, § 74 CEDH 1999-VI, Đbrahim Aksoy-Türkiye no: 28635/95, 30171/96 ve 34535/97,   § 80, 10 Ekim 2000; Karkın-Türkiye, no:43928/98, § 39, 23 Eylül 2003 ve Kızılyaprak-   Türkiye, no: 27528/95, § 43, 2 Ekim 2003).   AĐHM mevcut davayı içtihatları ıꢀığı altında incelemiꢀ ve Hükümetin davayı farklı   ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığını tespit etmiꢀtir. AĐHM metinlerde   kullanılan kelimeler ile bunların kullanıldığı bağlamı özel olarak dikkate almıꢀ ve   incelemesine sunulan davayı çevreleyen koꢀulları, özellikle de terörle mücadeleye bağlı   zorlukları gözönünde bulundurmuꢀtur (Bkz. Đbrahim Aksoy, adıgeçen karar, § 60, ve Đncal-   Türkiye, 9 Haziran 1998, Karar ve Hükümlerin Derlemesi 1998-VI, s. 1568, § 58).   Dava konusu yazıda DHKC örgütünün bir soyguna karıꢀtığı ile ilgili olarak çıkan   haberleri yalanladığı ifade edilmekteydi.   AĐHM, DGM’nin dava konusu bilginin yayımlanmasının, Terörle Mücadele   Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca suç teꢀkil ettiğine karar vermekle yetindiğini   gözlemlemiꢀtir.   AĐHM ulusal mahkemelerin kararlarında yer alan gerekçeleri inceleyerek bunların   baꢀvuranın ifade özgürlüğü hakkına müdahaleyi haklı göstermeye yeterli görülemeyeceği   sonucuna varmıꢀtır (Bkz., mutatis mutandis, Sürek-Türkiye (no:4) [GC], no: 24762/94, § 58, 8   Temmuz 1999). Mahkeme özellikle yasadıꢀı örgüt üyesinin görüꢀmeler yapmasının ya da   beyanda bulunmasının ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaleyi tek baꢀına haklı   kılmayacağını hatırlatmaktadır (Bkz. Özgür Gündem, adıgeçen karar, § 63). AĐHM dava   konusu bilgi yazısında kullanılan ifadelerin olgusal içerikli olduğunu, ꢀiddete, silahlı direniꢀe   ya da isyana teꢀvik etmediğini gözlemlemektedir. AĐHM, ayrıca kine teꢀvik edici bir konuꢀma   olmamasının dikkate alınması gereken temel unsur niteliğinde olduğunu düꢀünmektedir (Bkz.   a contrario, Sürel-Türkiye no:1 [GC], no: 26682/95, § 62, CEDH 1999-IV, ve Gerger-   Türkiye [GC], no: 24919/94, §50, 8 Temmuz 1999).   AĐHM, müdahalenin orantılılığı sözkonusu olduğunda, verilen cezaların niteliği ile   ağırlığının da gözönünde bulundurulacak unsurlar olduğunu hatırlatır. Bu itibarla AĐHM,   baꢀvuranın 160.830.000 TL para cezasına mahkum edildiğini kaydeder. Bu koꢀullar altında   AĐHM baꢀvuranın mahkum edilmesinin “demokratik toplumda gereklilik” ilkesi ile   bağdaꢀmadığı görüꢀündedir. Dolayısıyla AĐHS’nin 10. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin,   bünyesinde bir askeri hakim bulunmasından dolayı, adil bir yargılama sağlayabilecek   “bağımsız ve tarafsız bir mahkeme” olmadığı iddiasında bulunmaktadır. Baꢀvuran ayrıca   Yargıtay Cumhuriyet Savcısı’nın tebliğnamesinin kendisine tebliğ edilmediğinden ꢀikayetçi   olmaktadır. Baꢀvuran AĐHS’nin 6 §§ 1 ve 3 b) maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmektedir.   1. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı Hakkında   AĐHM daha önce buna benzer ꢀikayetlerin dile getirildiği birçok dava incelediğini ve   bunların AĐHS’nin 6 § 1 maddesinin ihlali yönünde sonuçlandığını ortaya koymaktadır (Bkz.   adıgeçen Özel-Türkiye, no: 42739/98, §§ 33-34, 7 Kasım 2002, ve Özdemir-Türkiye   no:59659/00, §§ 35-36, 10 Temmuz 2001).   AĐHM mevcut davayı incelemiꢀ ve Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde sonuçlandıracak   hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıꢀtır. AĐHM, Ceza Kanunu’nda öngörülen   suçlardan ötürü Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanan baꢀvuranın, aralarında asker   kökenli bir hakimin yer aldığı mahkeme önüne çıkma konusunda endiꢀe duymasının   anlaꢀılabilir olduğu kanısındadır. Dolayısıyla baꢀvuran, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin   davanın gerekçesine yabancı mülahazalar ıꢀığında yönlendirilmesinden haklı olarak kaygı   duymaktadır. Bu nedenle baꢀvuranın, bu yargı merciinin tarafsız ve bağımsız olmadığı   yönündeki ꢀüphelerinin dikkate alınması gerekmektedir (Incal –Türkiye, s. 1573, §72 in fine).   AĐHM, baꢀvuranları yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin   AĐHS’nin 6 § 1 maddesinde öngörülen bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taꢀımadığı   sonucuna varmıꢀtır.   2. Yargıtay Cumhuriyet Baꢀsavcısı’nın tebliğnamesinin bildirilmemesi hakkında   AĐHM, daha önceki benzer davalarda da dile getirildiği üzere, tarafsızlıktan ve   bağımsızlıktan yoksun bir mahkemenin, hiçbir surette, yargı yetkisi altındaki kiꢀilere adil bir   yargılama temin edebileceğinin varsayılamayacağını hatırlatır.   Baꢀvuranın, davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme önünde görülmesi hakkının   ihlal edildiği tespiti ıꢀığında, AĐHM, Sözleꢀme’nin 6. maddesine dayanan diğer ꢀikayeti   incelemeye gerek olmadığı kanaatine varmıꢀtır (Bkz. diğerleri arasında adıgeçen Çıraklar-   Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, Derleme 1998-VII, §§ 44-45).   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   AĐHS’nin 41. maddesinde belirtilen unsurlar.   A. Tazminat   Baꢀvuran, ödediği para cezasından ve gazetenin toplatılmasından dolayı 16.240   Amerikan Doları (bin beꢀ yüz) değerinde maddi zarara uğradığını iddia etmekte, uğradığı   manevi zararın tazmini için ise 3.000 Amerikan Doları (üç bin) talep etmektedir.   Parasal kayba uğradığı iddiası ile ilgili olarak AĐHM baꢀvuranın olayların geçtiği   dönemde yaklaꢀık 500 Euro’ya (beꢀ yüz) tekabül eden 80.000.000 Türk Lirası tutarında   ödeme yaptığına iliꢀkin belge sunduğunu gözlemlemektedir. Gazetenin kapatılmasıyla ilgili   olarak ileri sürülen iddialar konusunda ise, baꢀvuran AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edilmesi   nedeniyle kazanç kaybına uğradığını ispatlayacak hiçbir delil sunmamaktadır, bu nedenle   AĐHM bu talebi reddetmektedir. Manevi tazminatla ilgili olarak AĐHM baꢀvuranın davanın   koꢀulları nedeniyle bir takım sıkıntılar yaꢀamıꢀ olabileceğini kabul etmektedir. AĐHM   uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini için baꢀvurana 2.500 Euro ödenmesine karar   vermiꢀtir.   AĐHM bir mahkumiyet kararının AĐHS uyarınca tarafsız ve bağımsız olmayan bir   mahkeme tarafından verildiği sonucuna vardığında, prensip olarak en uygun tazminin,   baꢀvuranın talebi üzerine yeni bir davanın ya da prosedürün yeniden açılması olacağı   kanaatine varmıꢀtır (Bkz. Öcalan-Türkiye [GC], no: 46221/99, § 210 in fine, CEDH 2005-…).   B. Masraf ve Harcamalar   Baꢀvuran, AĐHM ve yerel mahkemeler nezdinde yaptığı masraf ve harcamalar için   3.000 Euro (üç bin) tazminat talebinde bulunmaktadır.   AĐHM içtihatlarına göre, baꢀvurana ancak gerçekten yapılan ve makul bir miktardaki   masraf ve harcamaların geri ödenebileceğini hatırlatır. Elindeki mevcut unsurlar göz önüne   alındığında AĐHM masraf ve harcamalar için 1.500 Euro (bin beꢀ yüz) ödenmesinin makul   olduğuna karar vermiꢀtir.   C. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz   oranına üç puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AĐHM OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. AĐHS’nin 6. maddesinin ihlal edildiğine;   2. AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44§2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay   içinde, Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana, maddi ve manevi tazminat için 2.500 Euro   (iki bin beꢀ yüz), masraf ve harcamalar için 1.500 Euro (bin beꢀ yüz) ödenmesine ve bu   miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;   b) bu miktarların ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ye çevrilmesine;   c) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar   Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç   puan fazlasına eꢀit oranda basit faizi ödenmesine;   4. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3   maddesine uygun olarak 20 Aralık 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   6

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło