42605/98

WyrokETPCz2005-12-06ECLI:CE:ECHR:2005:1206JUD004260598

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
1. Czy skazanie skarżącego za przemówienie na demonstracji naruszyło jego prawo do wolności słowa z art. 10 Konwencji? 2. Czy postępowanie przed Sądem Bezpieczeństwa Państwa, w którego skład wchodził sędzia wojskowy, naruszyło prawo skarżącego do rzetelnego procesu przed niezawisłym i bezstronnym sądem z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
W odniesieniu do art. 10 Konwencji, Trybunał uznał, że skazanie skarżącego stanowiło ingerencję w jego wolność słowa. Chociaż ingerencja była przewidziana prawem i miała uzasadniony cel (ochrona integralności terytorialnej), Trybunał stwierdził, że nie była ona „konieczna w społeczeństwie demokratycznym”. Trybunał podkreślił, że przemówienie skarżącego, choć krytyczne wobec rządu, nie nawoływało do przemocy, zbrojnego oporu ani powstania. Waga nałożonej kary (rok więzienia i grzywna) była nieproporcjonalna do celu, co doprowadziło do naruszenia. W kwestii art. 6 ust. 1 Konwencji, Trybunał powtórzył swoje wcześniejsze orzecznictwo, zgodnie z którym obecność sędziego wojskowego w składzie Sądu Bezpieczeństwa Państwa, orzekającego w sprawie cywila, budzi uzasadnione wątpliwości co do niezawisłości i bezstronności sądu, naruszając tym samym prawo do rzetelnego procesu.
Stan faktyczny
Skarżący Fikret Şahin, urodzony w 1964 roku i mieszkający w Ankarze, był członkiem Partii Demokracji i Pokoju (DBP). 1 września 1996 roku wziął udział w demonstracji w Ankarze z okazji „Światowego Dnia Pokoju i Wolności”, gdzie wygłosił przemówienie. 27 września 1996 roku prokurator Sądu Bezpieczeństwa Państwa (DGM) w Ankarze oskarżył go na podstawie art. 312 § 2 Tureckiego Kodeksu Karnego. 21 października 1997 roku DGM w Ankarze skazał go na rok więzienia i grzywnę w wysokości 420 000 TL. Skarżący odbył około pięciu miesięcy kary więzienia między 27 sierpnia 1998 a 20 stycznia 1999 roku, po czym został warunkowo zwolniony.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie stwierdza naruszenie art. 6 § 1 Konwencji. Trybunał jednogłośnie stwierdza, że nie ma potrzeby odrębnego badania innych skarg dotyczących art. 6 Konwencji. Trybunał jednogłośnie stwierdza naruszenie art. 10 Konwencji. Trybunał zasądza na rzecz skarżącego 4 500 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. Odrzuca pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   FĐKRET ꢀAHĐN - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no: 42605/98)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Aralık 2005   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (42605/98) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu ülke   vatandaꢀı Fikret ꢁahin’in (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 3 Temmuz 1998   tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) Temel Đnsan Haklarını güvence altına   alan eski 25. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran, Avrupa Đnsan Hakları   Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul Barosu avukatlarından E. Aslaner tarafından temsil   edilmektedir.   OLAYLAR   Baꢀvuran 1964 doğumlu olup, Ankara’da ikamet etmektedir.   Demokrasi ve Barıꢀ Partisi (DBP) üyesi olan baꢀvuran, 1 Eylül 1996 tarihinde çeꢀitli sivil   toplum örgütlerinin ve siyasi partilerin öncülüğünde «Dünya barıꢀ ve özgürlük günü»   nedeniyle Ankara’da açık havada düzenlenen bir gösteriye katılmıꢀ, burada bir konuꢀma   yapmıꢀtır.   Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Savcısı 27 Eylül 1996 tarihinde   baꢀvuranı TCK’nın 312 § 2. maddesi uyarınca itham etmiꢀtir.   Ankara DGM, 21 Ekim 1997 tarihli bir kararla baꢀvuranı bir yıl hapis ve 420.000 TL. ağır   para cezasına çarptırmıꢀtır.   Baꢀvuran, ꢀartlı salıverildiği 27 Ağustos 1998 ve 20 Ocak 1999 tarihleri arasında yaklaꢀık beꢀ   ay hapis cezasını çekmiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 10. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran, mahkumiyetinin ifade ve düꢀünce özgürlüğüne yönelik bir ihlali oluꢀturduğundan   ꢀikayetçi olmakta ve AĐHS’nin 10. maddesini ileri sürmektedir.   AĐHM, sözkonusu mahkumiyet kararının baꢀvuranın AĐHS’nin 10 § 1. maddesi ile güvence   altına alınan ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaleyi oluꢀturduğu hususunda taraflar   arasında bir ihtilaf bulunmadığını not etmektedir. Yapılan müdahalenin AĐHS’nin 10 § 2.   maddesi uyarınca kanun tarafından öngörüldüğüne, toprak bütünlüğünün korunması gibi   meꢀru bir amacı izlediğine itiraz edilmemektedir (Bkz. Yağmurdereli-Türkiye kararı, no:   29590/96, 40, 4 Haziran 2002). Bu husus dikkate alınmaktadır, bununla birlikte müdahalenin   «demokratik bir toplum için zorunluluk» oluꢀturup oluꢀturmadığının incelenmesi   gerekmektedir.   Hükümet, baꢀvuranın «Kürtlere karꢀı sürdürülen savaꢀ» ifadesiyle terörist örgüt PKK’yı   çağrıꢀtırması nedeniyle baꢀvuranın mahkumiyetinin demokratik bir toplum için gereklilik   oluꢀturduğunu savunmaktadır. Hükümete göre, bu ꢀiddeti teꢀvik etmekte ve Türk ve Kürt   kökenli vatandaꢀlar arasında düꢀmanlık oluꢀturmaktadır. Hükümet, sözkonusu konuꢀmada bir   görüꢀün ifade edilmesinin değil, etnik kökenleri farklı vatandaꢀları ꢀiddetle karꢀı karꢀıya   getirme amacının sözkonusu olduğunu belirtmektedir.   AĐHM, daha önce de benzer sorunları ele alan kararların incelendiğini ve bunların AĐHS’nin   10. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını hatırlatmaktadır (Bkz. özellikle Ceylan-Türkiye   kararı, no: 23556/94, § 38, AĐHM 1999-IV, Öztürk-Türkiye kararı, no: 22479/93, § 74, AĐHM   1999-VI, Đbrahim Aksoy kararı § 80, Karkın-Türkiye kararı, no: 43928/98, § 39, 23 Eylül   ve Kızılyaprak-Türkiye kararı, no: 27528/95, § 43, 2 Ekim 2003).   AĐHM, mevcut baꢀvuruyu mahkemenin yerleꢀik içtihadı ıꢀığında incelemiꢀ ve Hükümetin   davanın farklı sonuçlandırılmasına neden olacak hiçbir tespiti ve delili sunmadığına itibar   etmiꢀtir. AĐHM, konuꢀmada yer alan ifadelere ve konuꢀmanın yapıldığı ortama özellikle   dikkat etmiꢀtir. Bu doğrultuda terörle mücadeleye bağlı özel zorlukları dikkate almıꢀtır. (Bkz.   özellikle sözü edilen Đbrahim Aksoy kararı, § 60, ve Incal-Türkiye kararı, 9 Haziran 1998,   1998-IV, s. 1568, § 58).   Sözü edilen konuꢀmada ülkenin güneydoğusundaki silahlı çatıꢀmanın yol açtığı zararlardan   bahsedilmekte ve bu yönde Hükümetin konumu eleꢀtirilmektedir. AĐHM, Devlet Güvenlik   Mahkemesi’nin gerekçesinde konuꢀmanın halkı kin ve düꢀmanlığa tahrik ettiği ibaresinin yer   aldığını ifade etmektedir. Bununla birlikte AĐHM, iç hukuk mercilerinin vermiꢀ oldukları   kararlardaki gerekçeleri incelemiꢀ ve bunların baꢀvuranın ifade özgürlüğüne müdahaleyi haklı   kılmaya yeterli olmadığına itibar etmiꢀtir (Bkz. mutatis mutandis, Sürek-Türkiye (no:4)   kararı, no: 24762/94, § 58, 8 Temmuz 1999). AĐHM, sözkonusu konuꢀmanın içeriği itibariyle   acı ve olumsuz olduğunu fakat hiçbir ꢀekilde ꢀiddet kullanımını, silahlı direniꢀi veya   ayaklanmayı teꢀvik etmediğine itibar etmektedir. AĐHM nezdinde dikkate alınacak temel   unsur budur (Bkz. a contrario, Sürek-Türkiye kararı (no:1), no: 26682/95, § 62, AĐHM 1999-   IV, ve Gerger-Türkiye kararı, no: 24919/94, § 50, 8 Temmuz 1999).   AĐHM, yapılan müdahalenin orantılılığı sözkonusu olduğunda dikkate alınacak hususlardan   birinin de verilen cezanın ağırlığı olduğunu hatırlatmaktadır. Bu yönde, baꢀvuran, hakkında   verilen bir yıl hapis cezasının beꢀ aylık bölümünü çekerek özgürlüğünden mahrum bırakılmıꢀ   ve 420.000 TL. para cezasını ödemeye mahkum edilmiꢀtir. Bu ꢀartlar altında, AĐHM,   baꢀvuranın mahkumiyetinin AĐHS’nin 10. maddesinde yer alan ilke ile bağdaꢀmadığına itibar   etmektedir. O halde AĐHS’nin 10. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran, kendisini yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bünyesindeki   askeri hakimin varlığı nedeniyle «bağımsız ve tarafsız» bir mahkeme niteliğinde olmadığını   ve adil bir yargılamayı güvence altına alamayacağını ileri sürmektedir. Baꢀvuran ayrıca,   hakkında verilen mahkumiyet kararının tarafınca hazırlanan konuꢀmanın birbiriyle çeliꢀen   kayıtlarını temel alması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanmadığını öne sürmekte ve   AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmektedir.   1. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsızlığı ve tarafsızlığı hakkında   AĐHM, daha önceki kararlarda buna benzer pek çok ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve bunların   AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını belirtmektedir. (Bkz. Özel kararı, §§ 33-   34, ve Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§ 35-36 6 ꢁubat 2003).   AĐHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir   tespiti ve delili sunmadığını kaydetmekte, bunun yanı sıra aralarında askeri bir hakimin de yer   aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi karꢀısında baꢀvuranın TCK’ya dayalı suçlardan   yargılanması konusunda endiꢀe duymasının anlaꢀılabilir olduğu tespitinde bulunmaktadır.   Baꢀvuran, hakkında açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kararını davaya yabancı   gerekçelere dayandırdığı ꢀüphesini duyabilirdi. Bu nedenle baꢀvuranın bu yargı makamının   tarafsız ve bağımsız olmadığı yönündeki ꢀüphelerinin dikkate alınması gerekir. (Incal kararı s.   1573, § 72 ).   AĐHM, baꢀvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin AĐHS’nin 6 § 1.   maddesi uyarınca bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taꢀımadığı sonucuna varmıꢀtır.   Bu nedenle bu madde ihlal edilmiꢀtir.   2. Devlet Güvenlik Mahkemesi önündeki yargı sürecinin adilliği hakkında   AĐHM, daha önce de benzer kararlarda dile getirdiği üzere bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan   yoksun bir mahkemenin kendi yargısına tabi olan kiꢀilere her halükârda adil bir yargılamayı   garanti edemeyeceği hükmüne varıldığını hatırlatmaktadır.   Bu yöndeki bir ihlalin tespiti ıꢀığında, Mahkeme baꢀvuranın adil yargılanma hakkının ihlal   edildiği ꢀikayetini ayrıca incelemeyi gerekli görmemektedir. (Bkz. diğerleri arasında sözü   edilen Çıraklar-Türkiye kararı, 28 Ekim 1998, 1998-VII, s. 3074, §§ 44-45).   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI   A. Tazminat   Baꢀvuran maruz kaldığı zararın tazmini için 6.015 Amerikan Doları maddi, 100.000   Amerikan Doları manevi tazminat talep etmektedir.   Hükümet bu miktarların kanıtlanmadığını savunmaktadır.   AĐHM öne sürülen maddi zarar ile AĐHS’nin 10. maddesinin ihlali arasında hiçbir illiyet bağı   bulunmadığını kaydederek bu talebi reddetmektedir. Đddia edilen manevi zararla ilgili olarak   AĐHM, baꢀvuranın mevcut olayların koꢀulları nedeniyle bazı sıkıntılara maruz kaldığını   değerlendirerek baꢀvurana 4.500 Euro manevi tazminat ödenmesine karar vermiꢀtir.   B. Masraf ve harcamalar   Baꢀvuran, AĐHM’nin maddi ve manevi tazminat için belirlediği miktarın yüzde on beꢀini   yapmıꢀ olduğu yargı giderleri olarak talep etmekte, bu miktarın 3.515 Amerikan Doları’ndan   aꢀağı olamayacağını ileri sürmektedir.   Hükümet bu miktarın hiçbir kanıtlayıcı belgeye dayanmadığını ifade etmektedir.   AĐHM, hakkaniyete uygun olarak, baꢀvurana masraf ve harcamalar için 1.000 Euro   ödenmesine karar vermiꢀtir.   C. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3   puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan yoksun bulunması   nedeniyle AĐHS’nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;   2. AĐHS’nin 6. maddesine iliꢀkin diğer ꢀikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;   3. AĐHS’nin 10. maddesinin ihlal edildiğine;   4. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin   baꢀvurana;   i.   ii.   iii.   manevi tazminat olarak 4.500 (dört bin beꢀ yüz) Euro;   masraf ve harcamalar için 1.000 (bin) Euro ödemesine;   belirtilen miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez   Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faizin   uygulanmasına;   5. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.   maddelerine uygun olarak 6 Aralık 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło