42894/04;42904/04;42905/04;42906/04;42907/04;42908/04;42909/04;42910/04
WyrokETPCz2009-01-13ECLI:CE:ECHR:2009:0113JUD004289404
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy niewykonanie prawomocnego orzeczenia sądu krajowego zasądzającego zaległe wynagrodzenia, spowodowane odmową zapłaty przez podmiot publiczny, stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia (art. 1 Protokołu nr 1) oraz prawa do rzetelnego procesu (art. 6 ust. 1 Konwencji)?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że prawomocne i wykonalne orzeczenie sądu krajowego tworzy 'mienie' w rozumieniu art. 1 Protokołu nr 1. Długotrwałe niewykonanie takiego orzeczenia przez władze krajowe, nawet w obliczu trudności finansowych podmiotu publicznego, stanowi nieuzasadnioną ingerencję w prawo własności. Ponadto, prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji obejmuje prawo do wykonania prawomocnego wyroku. Brak możliwości wyegzekwowania orzeczenia sądowego czyni prawo dostępu do sądu iluzorycznym i jest niezgodny z zasadą państwa prawa. Trudności finansowe nie mogą usprawiedliwiać tak długotrwałego niewykonania orzeczenia.Stan faktyczny
Ośmiu skarżących, obywateli Turcji, było pracownikami gminy Şölen, których umowy o pracę zostały rozwiązane 29 kwietnia 1999 r. W 1999 r. wnieśli oni pozwy do Sądu Cywilnego Pierwszej Instancji w Ergani, domagając się wypłaty zaległych wynagrodzeń i innych świadczeń. Sąd ten wydał wyroki częściowo na ich korzyść w listopadzie i grudniu 1999 r. Gmina Şölen odmówiła wykonania tych wyroków, przenosząc środki na specjalne konto przeznaczone na usługi publiczne, co uniemożliwiło skarżącym wyegzekwowanie należności przez dziewięć lat.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: łączy skargi; uznaje skargi za dopuszczalne; stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji; stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji; nakazuje Rządowi pozwanemu wypłatę skarżącym kwot zasądzonych przez Sąd Cywilny Pierwszej Instancji w Ergani wraz z ustawowymi odsetkami za zwłokę, a także 5 000 EUR każdemu skarżącemu tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe oraz 500 EUR każdemu skarżącemu tytułem kosztów i wydatków, powiększonych o odsetki za zwłokę; oddala pozostałe roszczenia skarżących dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
ARAT VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE
(Başvuru no. 42894/04, 42904/04, 42905/04, 42906/04, 42907/04, 42908/04,
42909/04 ve 42910/04 )
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Ocak 2009
Đşbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir.
Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Bu dava, Mehmet Arat, Hacı Atsız, Mehmet Atsız (Hakim oğlu), Edip Çelik, Ramazan
Alaca, Erdal Güneş, Mehmet Atsız ve Mehmet Can (“başvuranlar”) adlı sekiz T.C. vatandaşı
tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 6 Eylül 2004 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel
Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Avrupa Đnsan Hakları Sözleşmesi -
AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapılan 42894/04, 42904/04, 42905/04, 42906/04, 42907/04,
42908/04, 42909/04 ve 42910/04 numaralı sekiz başvuru sonucu görülmektedir.
Başvuranlar Diyarbakır Barosu avukatlarından Fırat Ülger tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Sırasıyla 1975, 1970, 1972, 1967, 1963, 1972, 1961 ve 1972 doğumlu başvuranlar Şölen
beldesinde ikamet etmektedirler.
Başvuranların tümü Şölen Belediye’sinde işçi olarak çalışırken 29 Nisan 1999 tarihinde
sözleşmeleri feshedilmiştir.
Başvuranlar 1999 yılında değişik tarihlerde Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Şölen
Belediyesi hakkında dava açmışlar, geçerli yasa uyarınca ödenmemiş maaşlarıyla hak
kazandıkları diğer maddi ödemelerin yapılmasını talep etmişlerdir.
Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi 3 Kasım 1999 ve 30 Aralık 1999 tarihlerinde verdiği
kararlarda başvuranların iddialarını kısmen kabul etmiştir.
Başvuranlar Aralık 1999 ile Mart 2000 tarihleri arasında Şölen Belediyesi hakkında icra
takibine başlamış, Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ödenmesine hükmettiği meblağı
yasal faiziyle beraber almak istemişlerdir.
Başvuranların talep ettiği meblağlar aşağıdaki gibidir:
Başvuru no.
Başvuran
Türk Lirası
olarak meblağ
791.793.180
1.481.705.734
3.670.205.743
Yaklaşık olarak
Euro karşılığı
1.440
42894/04
42904/04
42905/04
Mehmet Arat
Hacı Atsız
Mehmet Atsız
(Hakim oğlu)
Edip Çelik
Ramazan Alaca
Erdal Güneş
Mehmet Atsız
Mehmet Can
2.700
6.680
42906/04
42907/04
42908/04
42909/04
42910/04
3.299.888.955
3.409.954.582
976.729.112
4.918.063.504
2.792.467.421
6.000
6.200
1.780
8.950
5.080
Đcra takibi sırasında başvuranlar paralarını Şölen Belediyesi’nin Ziraat Bankası’ndaki
hesabından çekmeye çalışmışlar ancak bu girişimden sonuç alamamışlardır. Banka, Şölen
Belediyesi’nin hesaba yatırdığı paranın kamu hizmetleri için ayrılmış özel fona tahsis
edilmesi nedeniyle ödeme yapmayı reddetmiştir. Bunun ardından Şölen Belediyesi Ergani
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını uygulamamak için tüm parasal varlığını özel fona
aktarmıştır.
Bu kararın verilmesi sırasında başvuranların paralarını alma girişimleri sürmekteydi.
HUKUK
Başvuruların olaylar ve hukuk açısından benzerlikleri göz önünde bulundurulduğunda,
AĐHM bunları birleştirmenin uygun olduğu kanısındadır.
I. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ
ĐDDĐASI
Başvuranlar Şölen Belediyesi’nin Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararını
uygulamamasının AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde kendilerini
mülkiyetlerinden yoksun bıraktığından şikayetçi olmuştur.
Hükümet bu sava itiraz etmiş, başvuranların paralarının ödenmemesinin ardında yatan
nedenin Şölen Belediyesi’nin karşı karşıya olduğu mali sorunlar olduğunu belirtmiştir. Ergani
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı geçerliliğini koruduğu için başvuranlar mülkiyetlerinden
mahrum bırakılmamıştır.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Hükümet, başvuranların paralarını almak için başlattıkları icra takibinin halen devam
etmesi nedeniyle iç hukuk yollarını tüketme koşulunu yerine getirmediklerini savunmuştur.
Hükümet ayrıca başvuranların ulusal mahkemelerde esas olarak AĐHS’yle ilişkili şikayet
sunmadıklarını belirtmiştir. Başvuranlar iç hukuk yollarını tüketme koşulunu yerine
getirdiklerini, ulusal düzeydeki çabalarının halen sürmekte olduğunu ileri sürmüşlerdir. Şölen
Belediyesi ulusal mahkemelerin kararını uygulamamak için elinden gelen her şeyi yapmıştır.
AĐHM, Devlet aleyhine açtığı dava sonucunda lehine icra edilebilir bir karar alınan
kimselerden kararın uygulanması için ilave süreçlere başvurmalarının istenemeyeceğini
yineler (bkz. Demirhan ve Diğerleri; Metaxas - Yunanistan, 8415/02). Her koşulda,
başvuranların 1999 yılının Aralık ayından bu yana yararlandığı hukuk yolları, ulusal
makamları borçlu oldukları meblağları ödemeye zorlayacak sonuca götürme yolunda makul
olasılıklar sunmaktan uzak olmuştur.
Sonuç olarak AĐHM, Hükümet’in iç hukuk yollarının tüketilmesine ilişkin itirazını
reddeder.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde bu şikayetin dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca başka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esaslar
AĐHM, icraya konulabilirliği yeterince ispat edildiği takdirde bir “alacağın” Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesi çerçevesinde bir “mülk” teşkil edebileceğini yinelemektedir (bkz.
Stran Greek Refineries ve Stratis Andreadis - Yunanistan).
Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999 yılında aldığı karar başvuranlara icra
edilebilir bir alacak sağlamış, başvuranlar 1999 ve 2000 yıllarında icra takibi başlatmışlardır.
Başvuranların lehlerinde olan sözkonusu kararları uygulatma imkânlarının bulunmaması, 1
no’lu Protokolün 1. maddesinin ilk paragrafının birinci cümlesinde belirtilen mülkiyet
dokunulmazlığı hakkına bir müdahale teşkil etmiştir.
Ulusal makamlar Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararlarını uygulamayarak
başvuranların hakkı olan paraları almalarını engellemişlerdir. Hükümet bu müdahale için
hiçbir gerekçe sunmamış, AĐHM ise kaynak yetersizliğinin böylesi bir ihmali haklı
çıkaramayacağı kanısına varmıştır (bkz. mutatis mutandis, Ambruosi - Đtalya, 31227/96).
Dolayısıyla AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin tüm başvuranlara ilişkin
olarak ihlal edildiği anlaşılmıştır.
II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Başvuranlar Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararlarının uygulanmamasının
AĐHS’nin 6/1 maddesini de ihlal ettiğinden şikayetçi olmuştur.
Hükümet bu sava itiraz etmiştir.
AĐHM, bu şikayetin yukarıda incelenen şikayetle bağlantılı olduğunu, bu nedenle benzer
biçimde kabuledilebilir ilan edilmesi gerektiğini kaydeder.
AĐHM, 6/1 maddenin herkese mahkemelerde medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili
her türlü talepte bulunma hakkı sağladığını; maddenin bu şekilde “dava hakkı”nı da
kapsadığını, hukuk mahkemelerinde dava açma imkanı sağlayan mahkemeye erişim hakkının
da bunun bir parçası olduğunu yineler. Sözleşmeye taraf bir ülkenin adli sisteminin nihai ve
zorunlu bir yargı kararının taraflardan birinin hilafına yerine getirilmemesine göz yumması
halinde AĐHS’nin 6/1 maddesi ile güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkı aldatıcı
olacaktır. 6/1 maddenin davacılara tanınan yargısal teminatları – adil yargılanma, duruşma
yapılması ve davanın makul sürede görülmesi -, güvence altına alırken, yargı kararlarının icra
edilmesini güvence altına almadığını düşünmek mümkün değildir. 6. maddeyi yalnızca
mahkemeye erişim ve davaların işleyişiyle ilişkili olduğu biçimde yorumlamak, Sözleşmeye
Taraf Devletlerin AĐHS’yi kabul ettiklerinde gözetmeyi taahhüt ettikleri hukukun üstünlüğü
ilkesiyle bağdaşmayacak durumlara mahal verirdi. Bu nedenle, bir mahkeme kararının
uygulanması, 6. maddenin amaçları doğrultusunda “yargılamanın” bir parçası olarak
değerlendirilmelidir (bkz. Hornsby - Yunanistan).
Bir devlet borcunu ödememek için kaynak yetersizliğini mazeret olarak sunamaz. Bir
kararın icrasında yaşanan gecikme belirli koşullarda mazur kabul edilebilirse de bu
gecikmenin 6/1 maddesi ile güvence altına alınan bir hakkın özüne halel getirmemesi gerekir
(bkz. Immobiliare Saffi - Đtalya [BD], 22774/93). Mevcut davada Şölen Belediyesi’nin
yaşadığı iddia edilen mali zorluklardan ötürü başvuranların lehlerine sonuçlanan bir davanın
sonucundan yararlanmaları engellenmemelidir.
Oysa ki, yukarıda işaret edildiği üzere, Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999 yılında
aldığı karar hiçbir şekilde uygulanmamıştır.
Yukarıda belirtilenler ışığında, AĐHM, makamların mevcut davada nihai yargı kararını
uygulamak için alınması gereken önlemleri dokuz yıl boyunca almayarak 6/1 maddenin
hükümlerini tüm olumlu etkilerinden yoksun bıraktıkları kanısına varır.
Buna göre AĐHS’nin 6/1 maddesi tüm başvuranlar bakımından ihlal edilmiştir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre:
“Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek
Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde,
hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”
A. Tazminat
Başvuranlar maddi tazminat olarak aşağıdaki meblağları talep etmişlerdir. Bu meblağlar,
başvuranların şikayetlerini AĐHM’ye sundukları 3 Temmuz 2008 tarihinde geçerli olan döviz
kuru üzerinden Savunmacı Devlet’in ulusal para biriminden Euro’ya çevrilmiştir.
Başvuranlara göre, bu meblağlar Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kendilerine
ödenmesine hükmettiği meblağ, yasal faizi, ulusal mahkemelerde kendilerini temsil eden
avukatlar için ödenen avukatlık ücreti ve ulusal mahkemelerde meydana gelen diğer
masrafları kapsamaktadır. Meblağlar aşağıdaki gibidir:
Mehmet Arat: 2.322 Euro (EUR)
Hacı Atsız: 6.164 EUR
Mehmet Atsız (Hakim oğlu): 13.589 EUR
Edip Çelik: 11.161 EUR
Ramazan Alaca: 10.474 EUR
Erdal Güneş: 2.943 EUR
Mehmet Atsız: 9.024 EUR
Mehmet Can: 5.714 EUR
Başvuranların her biri manevi tazminat olarak 50.000’er EUR talep etmişlerdir.
Hükümet başvuranların talep ettiği meblağlara itiraz etmiş, taleplerin hiçbir kanıtla
desteklenmediğini ve farazi hesaplamalara dayandırıldığını öne sürmüştür. Ayrıca manevi
tazminat taleplerinin haddinden yüksek ve dayanaksız olduğunu belirtmiştir.
AĐHM, AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlalinin tespit edilmesi
çerçevesinde, başvuranların maddi tazminat hakkı bulunduğu kanısındadır. Başvuranların
şikayetinin Şölen Belediyesi’nin kendilerine borçlu olduğu meblağı ödememesinden
kaynaklandığı düşünüldüğünde, AĐHM, Hükümet’in, ödenmemiş bu borcu, iç hukuka göre
geç ödenen borçlara uygulanan faizle beraber ödemesinin, başvuranların maddi tazminat
taleplerini tatmin edeceği sonucuna varır.
Ulusal mahkeme kararının uygulanmadığı geniş zaman dilimi nedeniyle AĐHS’nin 6/1
maddesinin ihlal edildiği tespiti göz önüne alındığında, AĐHM, başvuranların maruz kaldıkları
zararın yalnızca ihlalin tespit edilmesiyle yeterince telafi edilemeyeceği kanısına varır.
AĐHM, davanın koşulları ile içtihadını göz önünde bulundurarak (bkz. Demirhan ve Diğerleri;
Aygün ve Diğerleri - Türkiye, 5325/02, 5353/02 ve 27608/02; Çiçek ve Öztemel ve Diğerleri -
Türkiye, 74069/01, 74703/01, 76380/01, 16809/02, 25710/02, 25714/02 ve 30383/02)
başvuranların her birine 5000’er EUR manevi tazminat ödenmesine hükmeder.
B. Yargılama gideri
Sekiz başvurandan her biri AĐHM önünde meydana gelen yargılama gideri için 2.934’er
EUR talep etmişlerdir. Başvuranlar taleplerini desteklemek için kendileri ve avukatları
tarafından imzalanmış harç anlaşmasını sunmuşlardır.
Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
AĐHM’nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı
ve makul bir meblağ olduğu takdirde başvurana geri ödenir. Bu davada, AĐHM, sahip olduğu
bilgiler ve yukarıda belirtilen ölçütler ışığında, başvuranların her birine, tüm başlıklar
altındaki masrafları kapsayacak biçimde 500’er EUR tazminat ödenmesinin makul olduğu
sonucuna varmıştır.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına
üç puanlık bir artışın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiştir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE
1. Başvuruları birleştirmeye;
2. Başvuruların kabuledilebilir olduğuna;
3. AĐHS’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
4. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
5. (a) AĐHS’nin 44. maddesi’nin 2. fıkrası gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç
ay içinde, Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kendilerine ödenmesine hükmettiği
meblağın, ulusal hukukta geçerli olan yasal gecikme faiziyle beraber Savunmacı Hükümet
tarafından başvuranlara ödenmesine; ayrıca aynı süre içinde Savunmacı Hükümet’in
başvuranlardan her birine izleyen meblağları, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru
üzerinden Savunmacı Hükümet’in ulusal para birimine çevrilmek üzere ödemesine;
(i) uygulanabilecek her türlü vergi ile beraber 5.000 EUR (beş bin Euro) manevi
tazminat ve
(ii) uygulanabilecek her türlü vergi ile beraber 500 EUR (beş yüz Euro) yargılama
gideri
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı
oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Başvuranların adil tatmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine
KARAR VERMĐŞTĐR.
Đşbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve
3. fıkraları uyarınca 13 Ocak 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Sally Dollé
Zabıt Katibi
Françoise Tulkens
Başkan
6
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 29.07.2026. · Źródło