42911/98
WyrokETPCz2006-04-04ECLI:CE:ECHR:2006:0404JUD004291198
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy niewystarczająca stopa odsetek ustawowych zastosowana do dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie oraz opóźnienie w wypłacie tego odszkodowania naruszyły prawo do poszanowania mienia, chronione art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, przypisywalne władzom krajowym, spowodowało utratę dochodów przez właścicieli nieruchomości. To opóźnienie zwiększyło nieskuteczność procesu i doprowadziło do nałożenia na skarżących nadmiernego obciążenia, co zakłóciło sprawiedliwą równowagę między wymogami interesu publicznego a ochroną praw własności. Trybunał odwołał się do swojego ugruntowanego orzecznictwa w podobnych sprawach, w których stwierdzano naruszenia art. 1 Protokołu nr 1 w kontekście opóźnionych i niewystarczających wypłat odszkodowań za wywłaszczenie.Stan faktyczny
W 1991 roku Generalna Dyrekcja Dróg w Turcji wywłaszczyła grunty należące do skarżących w Izmirze w celu budowy obwodnicy. Skarżący uznali wypłacone odszkodowanie za niewystarczające i złożyli wniosek o dodatkową kwotę do Sądu Cywilnego Pierwszej Instancji w Izmirze. Po odwołaniach i uchyleniu przez Sąd Kasacyjny, sąd pierwszej instancji w 1995 roku zasądził dodatkową kwotę wraz z odsetkami, co zostało potwierdzone przez Sąd Kasacyjny w 1996 roku. Ostateczna kwota, wraz z odsetkami, została wypłacona skarżącym 26 stycznia 1998 roku.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną; 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1; 3. Orzekł, że stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową; 4. a) Zobowiązał Rząd pozwany do zapłaty skarżącym łącznie 127 342 (sto dwadzieścia siedem tysięcy trzysta czterdzieści dwa) euro tytułem szkody majątkowej, przeliczonej na liry tureckie według kursu wymiany w dniu płatności i wolnej od wszelkich podatków, w terminie trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku; b) Orzekł, że od upływu tego terminu do dnia zapłaty, do powyższej kwoty będą naliczane odsetki proste według stopy równej stopie oprocentowania kredytów Europejskiego Banku Centralnego powiększonej o trzy punkty procentowe; 5. Oddalił pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF EUROPE
KONSEYİ
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
BODUR VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no: 42911 / 98)
Kararın Özet Çevirisi
STRAZBURG Nisan 2006
İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup
şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
__________________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Haklan Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın
adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri
Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı'na atıfta bulunmak suretiyle ticari
olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (42911/98) başvuru no’lu davanın nedeni bu ülke
vatandaşları Zeynure Çağlayan, Ayla Üge ve Özdemir Bodur’un (Başvuranlar) Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi’ne 21 Haziran 1998 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin
Temel İnsan Haklarını güvence altına alan eski 25. maddesi uyarınca yapmış olduğu
başvurudur. Başvuranlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İzmir Barosu
avukatlarından Suat Sert tarafından temsil edilmektedirler.
OLAYLAR
Karayolları Genel Müdürlüğü (İdare) 1991 yılında başvuranlara ait İzmir’de bulunan araziyi
çevre yolu yapımı dolayısıyla istimlak etmiştir.
Başvuranlar İdare tarafından ödenen miktarın yetersiz olduğu gerekçesiyle ek bedel istemiyle
İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurmuştur.
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 29 Kasım 1993 tarihinde alınan karar Yargıtay
tarafından bozulmuş ve dosya Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiştir. Ekim 1995’te yeniden düzeltilen kararla Asliye Hukuk Mahkemesi başvuranlara
6.705.000.000 TL. ek bedel ödenmesine ve taşınmazın İdareye geçtiği tarih olan 4 Aralık tarihinden itibaren hesaplanacak basit faiz oranının uygulanmasına karar vermiştir.
Yargıtay, İlk derece mahkemesinin kararını 5 Mart 1996’da onamıştır.
Yasal faiz oranıyla birlikte 17.370.029.000 TL.’ye ulaşan ek bedel başvuranlara 26 Ocak tarihinde ödenmiştir.
HUKUKA DAİR
I. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİ’NİN İHLAL EDİLMESİNE DAİR
Başvuranlar ek kamulaştırma bedeline uygulanan yasal faiz oranının yetersiz kaldığından ve
İdarenin bu miktarı geç ödemesinden şikayetçi olmakta ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1.
maddesinin ihlal edildiğinden şikayetçi olmaktadırlar.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Hükümet, başvuranların AİHS’nin 35. maddesi çerçevesinde iç hukuk yollarını
tüketmediklerini ve Borçlar Kanunu’nun 105. maddesinde öngörülen başvuru yolunu
kullanmadıklarını savunmaktadır. Ödemenin geç yapılmasıyla uğranıldığı öne sürülen gelir
kaybının tazmini için başvuranlar bu başvuru yolunu kullanmış olsalardı yasal faiz oranının
dışında tazminat elde edebilirlerdi.
AİHM, daha önce de benzer bir şikayetin dile getirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz. sözü edilen
Aka kararı, s. 2678-2679, §§ 34-37). Bu sonucu değiştirecek hiçbir gerekçe yer almamaktadır
ve Hükümetin itirazı reddedilmektedir.
AİHM, mahkemenin bu yöndeki yerleşik içtihatları (Bkz. özellikle Akkuş kararı) ve sunulan
unsurların bütünü ışığında, bu şikayetin esastan incelenmesi gerektiğine itibar etmektedir.
Şikayetin bu bölümünün kabuledilemez bulunması için hiçbir gerekçe tespit edilmemiştir.
B. Esas hakkında
AİHM, daha önceki kararlarda benzer şikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuş
kararı, s. 1317, §§ 30-31, ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50-51).
AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir
tespiti ve delili sunmadığını incelemektedir. Mahkeme, yerel merciler tarafından ek istimlak
bedelinin geç ödenmesi hususunun mülkiyet sahibinin gelir kaybına neden olan idareye
yükleneceği tespitini yapmaktadır. Bu gecikme sözkonusu sürecin etkinliğini daha da
artırmıştır ki bu durumda AİHM, kamu yararının zarureti ve mülkiyet haklarının korunması
arasındaki dengeyi bozacak şekilde başvuranların gereğinden fazla yük altında kaldığı
görüşündedir.
Sonuç olarak Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS’NİN 41. MADDESİ’NİN UYGULANMASI
A. Maddi zarar ve masraf ve harcamalar
Başvuranlar 10 Nisan 2002 tarihli yazılı görüşlerinde 698.074 Amerikan Doları, yaklaşık
570.471 Euro’ya karşılık gelen maddi zarara uğradıklarını ileri sürmektedirler.
Buna karşın, rakam belirtmeksizin uğradıkları manevi zararın tazminini talep etmektedirler.
Hükümet bu miktarları ispat edilmemiş olarak değerlendirmekte ve tazminat miktarının
sebepsiz zenginleşme kaynağı olmaması gerektiğini savunmaktadır.
AİHM, Akkuş kararında (sözü edilen, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) belirlenen ilgili ekonomik
hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında, başvuranlara maddi
tazminat olarak 127.342 Euro’nun ödenmesini kararlaştırmıştır.
Manevi zararla ilgili olarak AİHM, ihlal kararının tespitinin başlı başına bir adil tazmini
oluşturduğu kanısındadır.
Başvuranların yargı giderleri konusunda hiçbir rakam telaffuz etmemeleri doğrultusunda
AİHM, bu yönde bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.
B. Gecikme Faizi
AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3
puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Mevcut kararın manevi zarar için tek başına adil bir tazmini oluşturduğuna;
4. a) AİHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek ve her türlü vergiden muaf
olmak üzere Savunmacı Hükümetin maddi zarar için başvuranlara birlikte 127.342 (yüz yirmi
yedi bin üç yüz kırk iki) Euro ödemesine;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin
uygulanmasına;
5. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.
maddelerine uygun olarak 4 Nisan 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło