42913/98
WyrokETPCz2005-11-08ECLI:CE:ECHR:2005:1108JUD004291398
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, skutkujące utratą wartości z powodu inflacji, stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczoną nieruchomość, które było przypisywalne władzom krajowym i spowodowało utratę wartości kwoty z powodu wysokiej inflacji, naruszyło prawo skarżącego do poszanowania mienia. Trybunał podkreślił, że w takich okolicznościach państwo ma obowiązek zapewnić wypłatę odszkodowania w rozsądnym terminie, aby zachować jego realną wartość i utrzymać sprawiedliwą równowagę między interesem publicznym a ochroną praw własności. Brak skutecznych środków zaradczych na poziomie krajowym, które zapobiegłyby utracie wartości odszkodowania, doprowadził do nałożenia na skarżącego nadmiernego i nieproporcjonalnego obciążenia.Stan faktyczny
W 1995 roku turecka Generalna Dyrekcja Dróg wywłaszczyła działkę należącą do skarżącej spółdzielni w Ankarze pod budowę obwodnicy. Skarżąca otrzymała początkową kwotę odszkodowania, ale uznała ją za niewystarczającą i wystąpiła o dodatkowe odszkodowanie. Sąd krajowy przyznał dodatkową kwotę wraz z odsetkami ustawowymi, jednak Sąd Kasacyjny zmienił datę początkową naliczania odsetek. Ostateczna kwota dodatkowego odszkodowania wraz z odsetkami została wypłacona skarżącej 27 stycznia 1998 roku, co skarżąca uznała za zbyt późne, prowadzące do utraty wartości z powodu wysokiej inflacji.Rozstrzygnięcie
1. Stwierdza, jednogłośnie, że skarga jest dopuszczalna.
2. Stwierdza, jednogłośnie, naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji.
3. Stwierdza, jednogłośnie, że nie ma potrzeby badania skargi na podstawie art. 14 Konwencji.
4. Stwierdza, jednogłośnie, że niniejszy wyrok stanowi wystarczające słuszne zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową.
5. a) Stwierdza, jednogłośnie, że Rząd pozwany ma zapłacić skarżącemu, w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku zgodnie z art. 44 § 2 Konwencji, kwoty przeliczone na liry tureckie według kursu wymiany obowiązującego w dniu płatności:
i. 20 203 (dwadzieścia tysięcy dwieście trzy) euro tytułem szkody majątkowej;
ii. 1 000 (tysiąc) euro tytułem kosztów i wydatków;
iii. że wymienione kwoty są wolne od wszelkich podatków.
b) Stwierdza, jednogłośnie, że od upływu wspomnianego trzymiesięcznego okresu do momentu zapłaty, odsetki proste będą naliczane według stopy równej krańcowej stopie kredytowej Europejskiego Banku Centralnego powiększonej o trzy punkty procentowe.
6. Oddala, jednogłośnie, pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
SINIRLI SORUMLU ÖZULAꢀ YAPI KOOPERATĐFĐ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢁvuru no: 42913/98)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Kasım 2005
Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek
olup ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (42913 / 98) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu
ülkenin kooperatif ꢀirketi Sınırlı Sorumlu Özulaꢀ Yapı Kooperatifi’nin (baꢀvuran) Avrupa
Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 23 Temmuz 1998 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları
Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) Temel Đnsan Haklarını güvence altına alan eski 25. maddesi uyarınca
yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde
Ankara Barosu avukatlarından Ali Elbeyoğlu tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) 1995 yılında baꢀvurana ait Ankara’da bulunan araziyi
çevre yolu yapımı dolayısıyla kamulaꢀtırmıꢀtır.
Kamulaꢀtırma bedeli aynı yıl baꢀvurana ödenmiꢀtir. Baꢀvuran ödenen miktarın yetersiz
olduğu gerekçesiyle ek istimlak bedeli istemiyle Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’ne
baꢀvurmuꢀtur.
Asliye Hukuk Mahkemesi 23 Ekim 1996 tarihli kararla, Đdarenin sözkonusu araziyi aldığı 1
Ekim 1993 tarihinden itibaren hesaplanacak yıllık % 30’luk yasal faiziyle birlikte baꢀvurana
6.394.685.000 TL. ek bedel ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.
Yargıtay 10 Mart 1997 tarihinde, yasal faiz oranının sözü edilen arazinin kullanılmaya
baꢀlandığı önceki tarihten değil, istimlak edildiği 9 Kasım 1995 tarihinden itibaren
hesaplanması kaydıyla Đlk derece mahkemesi’nin kararını onamıꢀtır.
Yasal faiz oranıyla birlikte ek istimlak bedeli 27 Ocak 1998 tarihinde baꢀvurana ödenmiꢀ, bu
miktar 10.646.750.000 TL.’ye yükselmiꢀtir.
HUKUK AÇISINDAN
I. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1., VE AĐHS’NĐN 14. MADDELERĐ’NĐN ĐHLAL
EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuran, Kamulaꢀtırıcı Đdare tarafından verilen ek bedelin geç ödenmesi ve Türkiye’deki
yüksek enflasyon oranı nedeniyle bahsekonu miktarın değer kaybetmesinden ꢀikayetçi
olmaktadır. Baꢀvuran aynı zamanda, yasal faiz uygulanacak miktar ile Devletin borcu
arasındaki farkın orantısız olduğunu eleꢀtirerek bu yönde Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. ve bu
maddeyle birlikte ve ayrı olarak AĐHS’nin 14. maddesi’nin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢀkin
Hükümet, baꢀvuranın Borçlar Kanunu’nun 105. maddesinde öngörülen baꢀvuru yolunu tam
olarak kullanmadığından AĐHS’nin 35 § 1. maddesi uyarınca iç hukuk yollarını tüketmediğini
savunmaktadır. Ödemenin geç yapılması nedeniyle uğranılan gelir kaybı, ilgilinin bu baꢀvuru
yolunu kullanması ve ileri sürdüğü zararın ek kamulaꢀtırma bedelinin dıꢀında olduğunu
kanıtlaması durumunda tazmin edilebilir.
AĐHM, Aka kararında benzer itirazın reddedildiğini hatırlatmaktadır (Bkz. sözü edilen karar,
s. 2678-2679, §§ 34-37). AĐHM, bu sonucu değiꢀtirecek hiçbir gerekçe bulunmadığını
belirterek Hükümetin itirazını reddetmiꢀtir.
AĐHM, yerleꢀik içtihatlarından doğan kriterler ıꢀığında (Bkz. özellikle Akkuꢀ, adı geçen karar)
ve eldeki mevcut unsurların tümünü gözönüne alarak, baꢀvurunun esastan incelenmesi
gerektiği kanaatine varmıꢀtır. AĐHM baꢀvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile
karꢀılaꢀılmadığını tespit etmiꢀtir.
B. Esas hakkında
AĐHM, daha önceki kararlarda benzer ꢀikayetlerin dile getirildiğini ve bunların Ek 1 no’lu
Protokol’ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını dile getirmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuꢀ
kararı, s. 1317, §§ 30-31, ve Aka kararı, s. 2682, §§ 50-51).
AĐHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir
tespiti ve delili sunmadığını incelemektedir. Mahkeme, yerel merciler tarafından ek istimlak
bedelinin geç ödenmesi hususunun mülkiyet sahibinin gelir kaybına neden olan idareye
yükleneceği tespitini yapmaktadır. Bu gecikme sözkonusu sürecin etkinliğini daha da
artırmıꢀtır ki bu durumda Mahkeme, kamu yararının zarureti ve mülkiyet haklarının
korunması bakımından baꢀvuranın özel bir görev üstlendiği görüꢀündedir.
Sonuç olarak Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
Bu tespit ıꢀığında, AĐHM, AĐHS’nin 14. maddesi uyarınca yapılan ꢀikayeti incelemeyi gerekli
görmemektedir.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI
A. Maddi ve manevi tazminat
Baꢀvuran, 134.288 ABD Doları’na yükselen ki yaklaꢀık 111.322 Euro’ya karꢀılık gelmekte,
maddi zarara uğradığını ileri sürmektedir. Baꢀvuran ayrıca manevi zarar için 50.000 ABD
Doları talep etmektedir.
Hükümet bu miktarların aꢀırı ve ispat edilmemiꢀ olduğunu savunmakta, ayrıca, AĐHM’nin
öngöreceği tazminin sebepsiz zenginleꢀmeye neden olmaması gerektiğini ifade etmektedir.
AĐHM, Akkuꢀ kararında (sözü edilen, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) belirlenen ilgili ekonomik
hesaplama yönteminin uygulanacağına itibar ederek baꢀvurana maddi zarar için 20.203 Euro
ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.
Manevi zarara gelince AĐHM, olayların mevcut koꢀulları gözönünde bulundurulduğunda, ihlal
kararının tespitinin adil tazmin için baꢀlı baꢀına yeterli olacağına karar vermiꢀtir.
B. Masraf ve harcamalar
Baꢀvuran, Komisyon ve AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu giderler için 20.000 ABD Doları talep
etmektedir.
Hükümet bu miktarın kanıtlanmadığına itibar etmektedir.
Mahkemeye sunulan unsurlar ve mahkemenin bu yöndeki içtihadı doğrultusunda AĐHM,
baꢀvurana masraf ve harcamalara iliꢀkin toplam 1.000 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına 3
puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin Ek 1 no’lu Protokolü’nün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AĐHS’nin 14. maddesine dair ꢀikayetin incelenmesine gerek olmadığına;
4. Mevcut kararın manevi zarar için tek baꢀına adil bir tazmini oluꢀturduğuna;
5. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin
baꢀvurana;
i.
ii.
iii.
maddi zarar için 20.203 (yirmi bin iki yüz üç) Euro;
masraf ve harcamalar için 1.000 (bin) Euro ödemesine;
belirtilen miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez
Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faizin
uygulanmasına;
6. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢁTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3.
maddelerine uygun olarak 8 Kasım 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło