42921/02

WyrokETPCz2009-10-20ECLI:CE:ECHR:2009:1020JUD004292102

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania administracyjnego o odszkodowanie naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji, uznając, że postępowanie administracyjne o odszkodowanie, trwające ponad cztery lata i trzy miesiące, było nadmiernie długie. W ocenie tej Trybunał wziął pod uwagę brak szczególnej złożoności sprawy, fakt, że zachowanie skarżących nie przyczyniło się do opóźnienia, oraz znaczenie sprawy dla skarżących, którzy utracili główne wsparcie finansowe w wyniku śmierci bliskiego. Podkreślono również, że skarżący mieli osobisty interes w szybkim zakończeniu postępowania ze względu na różnicę między stopą inflacji a ustawowymi odsetkami od zasądzonego odszkodowania.
Stan faktyczny
W dniu 6 grudnia 1996 r. Şah İsmail Altındağ, ojciec i mąż wielu skarżących, zginął w wyniku strzelaniny między członkami Hizbullah a strażnikami wiejskimi. Prokuratura w Diyarbakırze przekazała sprawę do Państwowego Sądu Bezpieczeństwa w Diyarbakırze, gdzie postępowanie karne było nadal w toku w momencie złożenia skargi do ETPCz. Skarżący wnieśli pozew o odszkodowanie przeciwko Ministerstwu Spraw Wewnętrznych do Sądu Administracyjnego w Diyarbakırze. Po odrzuceniu wniosku o pomoc prawną i uznaniu wniosku za niedopuszczalny z powodu braku wcześniejszego wniosku administracyjnego, skarżący ponowili swoje żądania. Sąd administracyjny zasądził odszkodowanie materialne i niemajątkowe, które zostało wypłacone skarżącym 14 marca 2002 r., po odrzuceniu przez Radę Stanu wniosku Ministerstwa o wstrzymanie wykonania.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną w zakresie zarzutów dotyczących nadmiernej długości postępowania (art. 6 ust. 1 Konwencji) i art. 1 Protokołu nr 1, a w pozostałym zakresie za niedopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Stwierdził, że nie ma potrzeby odrębnego badania art. 1 Protokołu nr 1. 4. Zasądził łącznie 6 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe dla Necli Altındağ, Barana Altındağ, Zelal Altındağ i Pelin Altındağ, wraz z odsetkami. 5. Oddalił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ÜÇÜNCÜ DAĐRE   ALTINDAĞ VE ĐPEK - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 42921/02)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Ekim 2009   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 / 2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (42921/02) baꢀvuru no’lu davanın nedeni bu   ülkenin 13 vatandaꢀı, Necla Altındağ, Zelal Altındağ, Pelin Altındağ, Remziye Đpek, Fatma   Đpek, Hanife Altındağ, Asya Altındağ, Baran Altındağ, Đhsan Altındağ, Süleyman Altındağ,   Abdullah Altındağ, Muhammet Altındağ ve Zülküf Altındağ’ın (baꢀvuranlar) 20 Eylül 2002   tarihinde Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS)   34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Diyarbakır Barosu   avukatlarından S. Korkmaz ve A. Süer tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuranlar sırasıyla 1970, 1989, 1993, 1965, 1975, 1940, 1981, 1987, 1977, 1967, 1933,   ve 1979 doğumlu olup Diyarbakır’da ikamet etmektedir.   Aralık 1996 tarihinde birçok baꢀvuranın babası ꢁah Đsmail Altındağ, Hizbullah mensupları   ile köy korucuları arasında çıkan silahlı çatıꢀmada Hizbullah mensuplarının açtığı ateꢀle   öldürülmüꢀtür.   Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı 24 Aralık 1996 tarihinde konu (ratione materia) bakımından   yetkisizlik kararı vererek davayı Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne (DGM)   göndermiꢀtir. Mevcut baꢀvurunun AĐHM’ye yapıldığı sırada dava halen devam etmekteydi ve   cinayetin faillerine yönelik herhangi bir ceza davası sonuçlanmamıꢀtı.   Eylül 1997 tarihinde baꢀvuranlar Diyarbakır Đdare Mahkemesi’ne giderek Đçiꢀleri   Bakanlığı aleyhinde tazminat davası açmıꢀ ve adli yardım talebinde bulunmuꢀlardır.   Baꢀvuranlar maddi tazminat taleplerine iliꢀkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 3.500.000.000   TL (yaklaꢀık 18420 Euro) maddi tazminat ve 5.200.000.000 TL manevi tazminat talebinde   bulunmuꢀtur.   Eylül 1997 tarihinde Đdare Mahkemesi, adli yardım talebini reddederek baꢀvuranların otuz   gün içinde yargılama masraflarını ödemeleri gerektiğini bildirmiꢀtir.   Ekim 1997 tarihinde Đdare Mahkemesi bir ön talebin yapıldığı bilgisinin verilmediği   gerekçesiyle baꢀvuruyu kabul etmemiꢀ, 9 Aralık 1997 tarihinde bunu idari talep olarak Đçiꢀleri   Bakanlığı’na iletmiꢀtir.   Nisan 1998 tarihinde Đçiꢀleri Bakanlığı’ndan herhangi bir yanıt gelmemesini olumsuz bir   zımni cevap olarak değerlendiren baꢀvuranlar tazminat taleplerini yinelemiꢀ ve aynı rakamları   talep etmiꢀlerdir.   Belirtilmeyen bir tarihte bilirkiꢀi raporunu tamamlayarak müteveffanın eꢀine ve çocuklarına   17.798.661.902 TL maddi tazminat ödenmesi gerektiğini belirtmiꢀtir.   Mahkeme 21 Mart 2001 tarihli bir karar ile Bakanlığın müteveffanın eꢀi Necla Altındağ ve   çocukları Baran Altındağ, Zelal Altındağ ve Pelin Altındağ’a 3.500.000.000 TL (yaklaꢀık   4.000 Euro) ödemesine hükmetmiꢀ ve bunun adı geçenlerin önceki talepleri olduğunu   vurgulamıꢀtır.   Mahkeme sözkonusu bu meblağa Đçiꢀleri Bakanlığı’na tazminat talebinin yapıldığı tarihten   itibaren basit gecikme faizi oranının uygulanmasını istemiꢀtir. Mahkeme herhangi bir talepte   bulunmayan baꢀvuran Pelin Altındağ haricinde, Necla Altındağ’a 500.000.000 TL ve diğer   baꢀvuranların her birine 200.000.000 TL manevi tazminat ödenmesine ve bu meblağlara yasal   faiz iꢀletilmemesine karar vermiꢀtir. Baꢀvuranlara maddi ve manevi tazminat olarak ödenen   toplam miktar 6.200.000.000 TL’ dır (yaklaꢀık 7.093 Euro).   Baꢀvuranlar temyize gitmemiꢀ, 15 Haziran 2001 tarihinde Diyarbakır Đcra Müdürlüğü’ne   baꢀvurmuꢀtur.   Yine 15 Haziran 2001 tarihinde Bakanlık Danıꢀtay’dan kararın yürütmesinin durdurulmasını   talep etmiꢀtir.   Kasım 2001 tarihinde Danıꢀtay bu talebi reddetmiꢀtir.   ꢁubat 2002 tarihinde Maliye Bakanlığı ödeme için onay vermiꢀtir.   Mart 2002 tarihinde baꢀvuranlara toplam 15.103.250.000 TL (yaklaꢀık 12.690 Euro)   ödenmiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6/1 VE MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar yargılama süresinin uzunluğu nedeniyle AĐHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen   «makul süre» ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.   Hükümet bu iddiaya karꢀı çıkarak yargı sürecinin uzunluğunun makul olduğunu   savunmaktadır.   AĐHM, AĐHS’nin 35/3 maddesi uyarınca sözkonusu ꢀikayetin herhangi bir kabuledilemezlik   gerekçesi içermediğini kaydetmektedir. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   AĐHM esas ile ilgili olarak, baꢀvuranların ꢀikayetçi oldukları sürecin 9 Aralık 1997 tarihinde   baꢀlayıp 14 Mart 2002 tarihinde sona erdiğini not etmektedir. Bu süre dört yıl üç aydan   fazladır. Zira, AĐHM daha önce de buna benzer sorunları ortaya koyan birçok baꢀvuruyu   incelediğini ve mahkemenin bu konudaki yerleꢀik içtihadı ıꢀığında «makul süre» ilkesinin ihlal   edildiği sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. diğer birçokları arasında Frydlender-Fransa kararı   no: 30979/96).   AĐHM ayrıca davanın özel bir karmaꢀık yapısının bulunmadığını ve baꢀvuranların tutumunun   sözkonusu sürecin uzamasına etki etmediğini vurgular. AĐHM diğer hususların yanı sıra   mevcut baꢀvuruda dört baꢀvuranın babaları ve eꢀlerinin ölümü nedeniyle temel mali bir   destekten yoksun kaldıkları göz önüne alındığında davanın baꢀvuranlar açısından ne denli   önem arz ettiğini hatırlatır (Bkz. diğerleri arasında, Zimmermann ve Steiner-Đsviçre kararı, 13   Temmuz 1983). Bu itibarla, enflasyonun reel oranı ile yasal faiz oranı arasındaki fark dikkate   alındığında tazminata hükmeden yargı kararının ivedilikle sonuçlanmasında baꢀvuranların ꢀahsi   olarak büyük menfaatleri bulunmaktaydı (Bkz. diğerleri arasında, mutatis mutandis,   Obermeier-Avusturya, 28 Haziran 1990, seri A, no: 179, Caleffi-Đtalya 24 Mayıs 1991 ve   Karakaya-Fransa, 26 Ağustos 1994, seri A, no:289-B).   Bu baꢀvuruda farklı bir sonuca ulaꢀılmasını sağlayacak herhangi bir unsurun yokluğunda,   AĐHM aynı gerekçelere dayalı olarak AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna   varmaktadır.   II. AĐHS’YE EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ   ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar yargılamanın uzunluğu nedeniyle Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ile güvence   altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden yakınmaktadır.   AĐHM, bu ꢀikayetin yukarıda incelenen ꢀikayet ile ilintili olduğunu anımsatarak ꢀikayeti   kabuledilebilir ilan etmektedir.   AĐHS’nin 6/1 maddesinde yapılan ihlal tespiti ıꢀığında, AĐHM bu hükmün ayrıca   incelenmesine gerek olmadığını saptamaktadır (Bkz. Zanghi-Đtalya kararı, 19 ꢁubat 1991, seri   A, no: 194-C).   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar 40.000 Euro maddi tazminat ve dört baꢀvuran için 20.000 Euro manevi tazminat   talep etmektedir. Baꢀvuranlar ayrıca yakınlarının vefatı, yargılamanın hakkaniyete uygun   olmaması ve iç hukukta kendilerine verilen meblağın yetersiz olması nedeniyle manevi   tazminat olarak 10.000 TL (talebin yapıldığı dönemde 5.000 Euro) talep etmektedir.   Hükümet bu meblağlara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM maddi zarar ile ilgili olarak yapılan ihlal tespiti ile öne sürülen talep arasında hiçbir   illiyet bağı kuramamakta ve bu talebi reddetmektedir. AĐHM ayrıca baꢀvuranların yakınlarının   vefatı nedeniyle toplu halde yaptıkları manevi tazminat talebini de reddetmektedir.   Buna karꢀılık, AĐHM müteveffanın eꢀi Necla Altındağ, çocukları Baran Altındağ, Zelal   Altındağ, Pelin Altındağ’a ortaklaꢀa 6.000 Euro manevi tazminat ödenmesini ve bu meblağlara   gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı   orana üç puanlık bir artıꢀın eklenmesini uygun görmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Yargılama süresinin aꢀırı olması (AĐHS’nin 6/1 maddesi) ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1.   maddesi bağlamında baꢀvurunun kabuledilebilir, bunun dıꢀındakiler bağlamında   kabuledilemez olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;   4. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru   üzerinden TL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından müteveffanın eꢀi Necla   Altındağ, çocukları Baran Altındağ, Zelal Altındağ, Pelin Altındağ’a ortaklaꢀa 6.000 (altı bin)   Euro manevi tazminat ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   5. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 20 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło