43033/02

WyrokETPCz2009-06-02ECLI:CE:ECHR:2009:0602JUD004303302

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy nadmierna długość postępowania sądowego dotyczącego prawa własności, trwającego od 1965 roku, naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie sądowe, które rozpoczęło się w 1968 roku i nadal trwało w momencie wydania wyroku, przekroczyło rozsądny termin wymagany przez art. 6 ust. 1 Konwencji. Powołując się na swoje ugruntowane orzecznictwo w podobnych sprawach, Trybunał stwierdził, że brak jest jakichkolwiek elementów, które uzasadniałyby odmienne rozstrzygnięcie w niniejszej sprawie. W odniesieniu do zarzutu naruszenia art. 1 Protokołu nr 1, Trybunał uznał skargę za niedopuszczalną, ponieważ krajowe postępowanie dotyczące prawa własności wciąż było w toku, co oznaczało niewyczerpanie krajowych środków odwoławczych i przedwczesność skargi w tym zakresie.
Stan faktyczny
Skarżący, Ali Đhsan Arıkan, Abdülkadir Arıkan, Rifai Arıkan i Aslıhan Yıldız, są obywatelami Turcji. W 1965 roku ich matka wszczęła postępowanie sądowe w celu unieważnienia rejestracji 100 hektarów gruntów rolnych na rzecz osób trzecich i ponownej rejestracji na jej nazwisko. Po jej śmierci w 1972 roku skarżący wstąpili do sprawy. Postępowanie to, dotyczące prawa własności, zostało przekazane do Sądu Katastralnego w Nusaybin w 1968 roku i wciąż było w toku w momencie wydania wyroku przez ETPCz, trwając ponad 40 lat.
Rozstrzygnięcie
Trybunał, jednomyślnie: 1. Uznaje skargę za dopuszczalną w części dotyczącej długości postępowania, a w pozostałym zakresie za niedopuszczalną. 2. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Zasądza, że w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, Państwo Pozwane ma zapłacić każdemu ze skarżących 25 000 euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe, powiększone o odsetki proste równe stopie procentowej Europejskiego Banku Centralnego dla podstawowych operacji refinansujących plus trzy punkty procentowe. 4. Oddala pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ÜÇÜNCÜ DAĐRE   ARIKAN vd -TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:43033/02)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Haziran 2009   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (43033/02) no’lu davanın nedeni (T.C.   vatandaꢀları) Ali Đhsan Arıkan, Abdülkadir Arıkan, Rifai Arıkan ve Aslıhan Yıldız’ın   (baꢀvuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 7 Ağustos 2002 tarihinde Đnsan Hakları ve   Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi -   AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar, Mardin Barosu avukatlarından M. B. Tek ve A. Aydemir tarafından temsil   edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuranlar sırasıyla 1940, 1945, 1956 ve 1952 doğumlu olup Đzmir’de ikamet etmektedirler.   Kasım 1965 tarihinde, baꢀvuranların annesi olan Emine Arıkan, 100 hektarlık tarım   arazisinin üçüncü ꢀahıslar adına yapılan tescilinin iptali ve mağduru olduğu hileli satıꢀ   nedeniyle arazinin kendi adına yeniden tescil edilmesi istemiyle Nusaybin Asliye Hukuk   Mahkemesi’nde dava açmıꢀtır.   1967–1968 yıllarında yapılan kadastro çalıꢀması sırasında ihtilaf konusu taꢀınmazın davalılar   adına tescil edilmesinin ardından dava 15 Mayıs 1968 tarihinde Nusaybin Kadastro   Mahkemesi’ne (dosya no: 1968/3) havale edilmiꢀtir. Annelerinin ölümünün ardından   baꢀvuranlar, 6 Mart 1972 tarihinde müdahil tarafı oluꢀturmuꢀlardır. 21 Haziran 1974   tarihinde, sözkonusu dava aynı konudaki diğer davalarla birleꢀtirilmiꢀtir. Halihazırda, dava   halen Nusaybin Kadastro Mahkemesi’nde derdesttir.   yılından bugüne kadar mahkeme, yüz sekiz tanesi 30 Ocak 1987 tarihinden itibaren   olmak üzere iki yüzden fazla duruꢀma gerçekleꢀtirmiꢀtir. Sözkonusu dönem boyunca   mahkeme, dosya oluꢀturmuꢀ, farklı makamlardan bilgi ve belge talep etmiꢀ, özellikle yerler   hakkında bilirkiꢀi incelemesi yapılmasına iliꢀkin tarafların taleplerini kabul etmiꢀ ve bilirkiꢀi   incelemesi yapılmasına karar vermiꢀ, üçüncü ꢀahısların ihtilaflı taꢀınmazı iꢀgal etmelerini   önlemeye yönelik tarafların taleplerinin incelemiꢀ ve tanıkları dinlemiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar, özellikle 1968 yılından beri dava süresinin AĐHS’nin 6/1 maddesi ile öngörülen   “makul süre” ilkesini ihlal ettiğini iddia etmektedirler.   Davanın çok karıꢀık olduğunu belirterek Hükümet, sözkonusu iddiaya karꢀı çıkmaktadır.   Bununla birlikte AĐHM, sözkonusu ꢀikayete iliꢀkin olarak AĐHS’nin 35. maddesinin 3.   paragrafı çerçevesinde hiçbir kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle   baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   Esasa iliꢀkin olarak ise AĐHM, baꢀvuranların ꢀikayetçi oldukları davanın 15 Mayıs 1968   tarihinde baꢀladığını ve dosyada taraflar tarafından sunulan bilgiye göre halen sona   ermediğini kaydetmektedir. Türkiye’nin kiꢀisel baꢀvuru hakkını tanıdığı 28 Ocak 1987’ye   kadar tek dereceli yargıda on sekiz yıldan fazla bir süre, bu tarihten de bugüne kadar yaklaꢀık   yirmi iki yıl geçmiꢀtir. AĐHM, mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan çok sayıda   dava incelemiꢀ ve konuya iliꢀkin yerleꢀik içtihadından doğan kriterleri göz önüne alarak   “makul süre” gerekliliğine riayet edilmediğini tespit etmiꢀtir (Frydlender-Fransa, baꢀvuru no:   30979/96 ve Cankoçak-Türkiye, baꢀvuru numaraları: 25182/94 ve 26956/95, 20 ꢁubat 2001).   Mevcut davada farklı bir sonuca ulaꢀmak için hiçbir unsur bulunmadığını tespit eden AĐHM,   aynı gerekçelerle AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini belirler.   II. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   HAKKINDA   Baꢀvuranlar, 1968 yılından beri taꢀınmazlarından faydalanmamalarından ꢀikayetçi olmakta ve   bu bağlamda 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.   Hükümet, sözkonusu iddiaya karꢀı çıkmaktadır. Hükümet, malik sıfatına iliꢀkin olayların   yılından önce meydana gelmesi sebebiyle ꢀikayetin AĐHS hükümleri ile ratione   temporis bakımından bağdaꢀmadığını savunmaktadır.   AĐHM, baꢀvuranların mülkiyet hakkına iliꢀkin davalarının ulusal mahkemeler önünde halen   derdest olduğunu tespit etmektedir. Dosya unsurlarının tamamı incelendiğinde, AĐHM, 1   No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında yapılan ꢀikayet hakkında karar verebilmek için   iç hukuktaki yargılamanın sonucunu bilmesi gerektiği kanaatindedir. Ulusal mahkemeler   önündeki yargılamanın halihazırdaki safhasında sözkonusu ꢀikayetin vaktinden önce   sunulduğu sonucuna ulaꢀılmaktadır. AĐHS’nin 35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları uyarınca iç   hukuk yolları tüketilmediğinden baꢀvuranın 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi kapsamında   yaptığı ꢀikayet kabuledilemez niteliktedir.   Yukarıda söylenenler göz önüne alındığında AĐHM, Hükümet’in ratione temporis itirazı   hakkında görüꢀ bildirmeye gerek olmadığı kanaatindedir.   III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar, 1.600.000 Euro’su gelir kaybı, 1.066.400 Euro’su taꢀınmazın değeri olmak üzere   2.666.400 Euro maddi tazminat ve 1.800.000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmaktadır.   Ayrıca baꢀvuranlar, yargılama masraf ve giderleri olarak 600.000 Euro talep etmektedir.   Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.   AĐHM, gerçekliği mesnetten yoksun olduğu için avukatlık ücreti ve masrafların geri ödenmesi   talebini reddetmektedir. Maddi tazminata iliꢀkin olarak AĐHM, tespit edilen ihlalle talep   edilen maddi tazminat arasında bir illiyet bağı görememekte ve sözkonusu talebi   reddetmektedir. Buna karꢀın AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi   kolaylıklarına uygulanan üç puanlık gecikme faizi ile birlikte baꢀvuranların her birine 25.000   Euro manevi tazminat ödenmesi gerektiği kanaatindedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun yargılama süresinin uzunluğu kapsamında yapılan ꢀikayete iliꢀkin   kısmının kabuledilebilir geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna,   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere, her   türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından baꢀvuranların her birine   25.000 Euro manevi tazminat ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç   puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 2 Haziran 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło