43389/98

WyrokETPCz2006-03-23ECLI:CE:ECHR:2006:0323JUD004338998

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie zasądzonego odszkodowania wraz z niskimi odsetkami, w kontekście wysokiej inflacji, stanowi naruszenie prawa do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że mimo iż sądy krajowe zasądziły odszkodowanie za bezprawne pozbawienie wolności wraz z odsetkami, administracja wypłaciła je z około dwuletnim opóźnieniem. W tym okresie roczna inflacja w Turcji wynosiła 82,8%, podczas gdy ustawowe odsetki za zwłokę wynosiły 30% (a później 50%). Ta różnica między wartością roszczenia w dacie wyroku a wartością w dacie wypłaty, wynikająca z zaniedbań administracji, spowodowała znaczną utratę wartości odszkodowania i nałożyła na skarżącego nadmierne obciążenie, co naruszyło jego prawo do poszanowania mienia.
Stan faktyczny
Skarżący, İsmail Kur, obywatel turecki, został aresztowany 2 grudnia 1993 r. pod zarzutem wspierania nielegalnej organizacji zbrojnej i zwolniony 24 lutego 1994 r. Został uniewinniony 7 kwietnia 1995 r. Wniósł pozew o odszkodowanie za bezprawne pozbawienie wolności. Sądy krajowe zasądziły na jego rzecz odszkodowanie pieniężne i niemajątkowe wraz z odsetkami, jednak administracja wypłaciła je z około dwuletnim opóźnieniem, podczas gdy stopa inflacji znacznie przewyższała stopę odsetek ustawowych.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. uznał skargę za dopuszczalną; 2. stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1; 3. uznał, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową; 4. zasądził na rzecz skarżącego 1 260 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków, wraz z odsetkami za zwłokę; 5. oddalił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   KUR - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:43389/98)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   MART 2006   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde   kesinleꢀecek olup ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 43389/98 baꢀvuru no’lu davanın nedeni, Türk   vatandaꢀı Đsmail Kur’un (Baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 18 Haziran   tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) eski 25.   maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur. Baꢀvuran, Đzmir Barosu avukatlarından Z. Sedef   Özdoğan tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   doğumlu baꢀvuran Đzmir’de ikamet etmektedir.   Baꢀvuran, Tunceli Đl Özel Đdare Müdürlüğü’nde ꢀoför olarak çalıꢀırken, 2 Aralık 1993   tarihinde, yasadıꢀı silahlı örgüte yardım yaptığı gerekçesiyle yakalanmıꢀtır. Baꢀvuran, 3   Aralık 1993 tarihine kadar gözaltında tutulmuꢀ ve bu tarihte Tunceli Sulh Hukuk Mahkemesi   baꢀvuranın tutuklanmamasına karar vermiꢀtir. Cumhuriyet Baꢀsavcısı bu karara itiraz etmiꢀtir.   Tunceli Asliye Ceza Mahkemesi, 3 Aralık 1993 tarihinde baꢀvuranın tutuklu yargılanmasına   karar vermiꢀtir. Baꢀvuran, 24 ꢁubat 1994 tarihinde serbest bırakılmıꢀtır.   Tunceli Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Baꢀsavcısı, baꢀvuranı Türk   Ceza Kanunu’nun 169. maddesi gereğince itham etmiꢀtir. Tunceli DGM, 7 Nisan 1995   tarihinde baꢀvuranın beraatine karar vermiꢀtir. Bu karar baꢀvurana 8 Haziran 1995 tarihinde   tebliğ edilmiꢀtir.   Baꢀvuran, gözaltına alınması ve tutuklanması nedeniyle uğradığı zarar gerekçesiyle,   tazminat davası açmıꢀtır. Baꢀvuran maddi tazminat olarak 753.985.000 TL ve manevi   tazminat için ise 2.500.000.000 TL istemiꢀtir.   Đzmir Ağır Ceza Mahkemesi, 24 Ekim 1996 tarihli kararla, sözkonusu tutukluluk   döneminde baꢀvuranın uğradığı gelir kaybı hakkındaki hesap incelemesini gözönüne alarak,   baꢀvurana maddi tazminat olarak 92.866.000 TL ve manevi tazminat olarak 150.000.000 TL   ödenmesine karar vermiꢀtir. Mahkeme, baꢀvuranın diğer taleplerinin dayanaktan yoksun   olduğuna ve iddia edilen diğer kayıplar kanıtlanmadığına kanaat getirmiꢀtir.   Baꢀvuran, 18 Kasım 1996 tarihinde, Ağır Ceza Mahkemesi kararının, gerekçe   göstermeksizin taleplerinin bir kısmını reddettiğini ileri sürerek temyiz baꢀvurusunda   bulunmuꢀtur.   Yargıtay, 3 Haziran 1997 tarihinde, Ağır Ceza Mahkemesi kararını onamıꢀtır.   Baꢀvurana verilen tutara, yıllık % 30 gecikme faizi de eklenmiꢀtir.   Baꢀvuran, 19 Aralık 1997 tarihinde dosyayı Đzmir Đcra Dairesi’ne sevk ettirmiꢀtir.   Đdare, 7 Haziran 1999 tarihinde, 1997 yılının sonuna kadar olan dönem için yıllık % 30   gecikme faizi ve 1998-1999 yılları için % 50 gecikme faizi ile birlikte 523.800.000 TL   tutarındaki tazminatı baꢀvurana ödemiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   HAKKINDA   Baꢀvuran, Đdare’nin tazminatı ödemede geciktiğini ve Devlet’in borçlarına uygulanan   faizin düꢀük olduğunu belirtmiꢀtir. Baꢀvuran, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesini ileri   sürmektedir.   A. Kabuledilebilirlik Hakkında   AĐHM, tarafların argümanları ıꢀığında, baꢀvurunun esastan incelenmesi gereken ciddi   maddi ve hukuki sorunlara neden olduğuna kanaat getirmektedir. Buradan ꢀikayetin AĐHS’nin   35§3 maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olduğunun söylenemeyeceği sonucu ortaya   çıkmaktadır. AĐHM, baꢀvurunun kabul edilmemesi için baꢀka hiçbir gerekçe tespit   etmemiꢀtir.   B. Esas Hakkında   Hükümet, Ağır Ceza Mahkemesi’nin tazminat adı altında baꢀvurana ödenmesine karar   verdiği miktara, olayların meydana geldiği dönemde yürürlükte olan gecikme faizinin de   eklendiğine dikkati çekmektedir. Sonuç olarak, Đdare 7 Haziran 1999 tarihinde, 1997 yılının   sonuna kadar olan dönem için yıllık % 30 gecikme faizi ve 1998 yılından tazminatın ödendiği   tarihe kadar olan dönem için % 50 gecikme faizi ile birlikte tazminatı baꢀvurana ödemiꢀtir.   Ancak baꢀvuran sözkonusu tazminatı Đdare’nin geç ödemesinden dolayı, hiçbir zarara   uğramamıꢀtır. Zira tazminat yürürlükte olan gecikme faizi ile birlikte baꢀvurana ödenmiꢀtir.   Baꢀvuran bu sava itiraz etmektedir.   AĐHM, ulusal mahkemelerin, 3 Haziran 1997 tarihli nihai kararlarıyla, sözkonusu   tutukluluk nedeniyle baꢀvuranın maruz kaldığı maddi ve manevi zarar adı altında Đdare’yi   tazminat ödemeye mahkum ettiğini tespit etmektedir.   Ancak Đdare, tazminatı (gecikme faizi ile birlikte) 7 Haziran 1999 tarihinde yani   yaklaꢀık iki yıl sonra ödemiꢀtir.   AĐHM, davada ele alınan dönem boyunca Türkiye’deki enflasyonun yıllık % 82,8   olduğunu not etmektedir. Oysa 3095 sayılı Kanun gereğince baꢀvuranın alacaklarına   uygulanan gecikme faiz oranı 1 Ocak 1998 tarihine kadar % 30, daha sonra bu tarihten   itibaren yıllık % 50 olmuꢀtur.   AĐHM’nin kanaatine göre, Yargıtay karar tarihindeki baꢀvuranın alacağının değeri ile   tazminatın ödendiği dönemdeki değer arasındaki fark, baꢀvurana önemli derecede zarara   uğratmıꢀtır (Bkz. uygulanabileceği ölçüde Akkuꢀ-Türkiye, 9 temmuz 1997 tarihli karar, 1997-   IV). Sadece Đdare’nin ihmallerinden kaynaklanan bu fark, AĐHM’yi baꢀvuranın davada aꢀırı   bir yük altında kaldığına dair bir değerlendirmede bulunmaya itmektedir.   Sonuç olarak 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuran, maddi tazminat olarak 1.733 Euro ve manevi tazminat olarak 6.577 Euro   istemektedir.   Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.   Konuya iliꢀkin AĐHM içtihadı ıꢀığında ve elinde bulunan ekonomik veriler ıꢀığında   kendi hesap yöntemini kullanarak AĐHM, maddi tazminat olarak baꢀvurana 1.260 Euro   ödenmesine karar vermektedir.   Manevi tazminat konusunda AĐHM, dava koꢀullarında ihlal tespitinin kendi baꢀına   yeterli adil tazmin oluꢀturduğuna kanaat getirmektedir.   B. Masraf ve Harcamalar   Baꢀvuran ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu masraf ve harcamalar   için 1.500 Euro istemektedir.   Hükümet sözkonusu miktarın aꢀırı olduğuna kanidir.   AĐHM, elinde bulunan unsurları ve içtihadından çıkan kriterleri gözönüne alarak,   hakkaniyete uygun olarak masraf ve harcamalar için baꢀvurana 1.000 Euro ödenmesine karar   vermiꢀtir.   C. Gecikme Faizi   Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına   uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabul edilebilir olduğuna;   2. 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. Mevcut kararın tek baꢀına manevi tazminat için yeterli adil tazmin oluꢀturduğuna;   4. a) Bu kararın, AĐHS’nin 44§2 maddesine göre kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet’in   baꢀvurana,   i. maddi tazminat için 1.260 (bin iki yüz altmıꢀ) Euro;   ii. masraf ve harcamalar için 1.000 (bin ) Euro’yu;   iii. miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutarak ödemesine;   b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda   belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankası’nın kredi faiz oranına üç puan eklemek suretiyle   gecikme faizi uygulanmasına;   5. Hakkaniyete uygun tazminata iliꢀkin diğer taleplerin reddine karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve 23 Mart 2006 tarihinde, Đçtüzüğün 77.   maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło