43696/04
WyrokETPCz2009-09-29ECLI:CE:ECHR:2009:0929JUD004369604
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy brak dostępu skarżącego do tajnych dokumentów i opinii prokuratora w postępowaniu administracyjnym dotyczącym jego wydalenia ze szkoły wojskowej naruszył prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji, ponieważ skarżący nie miał dostępu do tajnych dokumentów przedstawionych przez Ministerstwo Obrony Narodowej ani do opinii Prokuratora Publicznego w postępowaniu przed Wojskowym Sądem Administracyjnym. Trybunał podkreślił, że zasada równości broni wymaga, aby strony miały dostęp do wszystkich dokumentów i informacji istotnych dla rozstrzygnięcia sprawy. Brak takiego dostępu uniemożliwił skarżącemu skuteczne przedstawienie swojej sprawy i odniesienie się do dowodów przeciwko niemu, co naruszyło rzetelność postępowania. Trybunał odwołał się do swojego ugruntowanego orzecznictwa w podobnych sprawach.Stan faktyczny
Skarżący, Okan Erdoğan, był studentem szkoły wojskowej w Turcji. W marcu 2003 roku został wydalony ze szkoły po tajnym dochodzeniu bezpieczeństwa przeprowadzonym przez Ministerstwo Obrony Narodowej, bez podania konkretnej przyczyny. Odwołał się od tej decyzji do Wojskowego Sądu Administracyjnego, ale nie miał dostępu do tajnych dokumentów ani opinii Prokuratora Publicznego, które były podstawą decyzji o wydaleniu. Sąd krajowy oddalił jego odwołanie, a następnie Ministerstwo Obrony Narodowej pozwało go o zwrot kosztów edukacji, co skutkowało zasądzeniem kwoty około 3000 EUR.Rozstrzygnięcie
Skargi dotyczące art. 6 ust. 1 i 8 (brak dostępu do tajnych dokumentów, brak komunikacji opinii prokuratora, prawo do życia prywatnego) uznane za dopuszczalne, pozostała część skargi za niedopuszczalną. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Stwierdza, że nie ma potrzeby odrębnego badania skargi na podstawie art. 8 Konwencji. Zasądza na rzecz skarżącego 6 500 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe. Zasądza na rzecz skarżącego 2 000 EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków. Oddala pozostałe roszczenia skarżącego dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
COUNCIL
AVRUPA
OF E U R O P E
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
OKAN ERDOĞAN – TÜRKĐYE
(B a ꢀvuru no. 43696/04 )
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Eylül 2009
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir.
ꢁekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Bu dava, Okan Erdoğan (“baꢀvuran”) adlı T.C. vatandaꢀı tarafından Türkiye Cumhuriyeti
aleyhine, 20 Ekim 2004 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin
Sözleꢀme’nin (“Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS”) 34. maddesi uyarınca yapılan
43696/04 numaralı baꢀvuru sonucu görülmektedir.
Baꢀvuran Ankara Barosu avukatlarından M.N. Eldem tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
DAVANIN KOꢀULLARI doğumlu olup Kayseri’de ikamet etmekte olan baꢀvuran askeri okulda öğrenci idi.
Baꢀvuranın babası, baꢀvuranın okula kaydı sırasında, oğlunun okuldan ihraç edilme veyahut
baꢀka nedenlerle ayrılması durumunda eğitim masraflarını geri ödemek için bir taahhütname
imzalamıꢀtır. yılının Mart ayında, Milli Savunma Bakanlığı’nın baꢀvuran ve ailesi hakkında
yaptığı gizli güvenlik soruꢀturmasını takiben baꢀvuranın askeri okulla iliꢀiği kesilmiꢀtir.
Baꢀvurana iliꢀiğinin kesilmesine gerekçe olarak belirli bir neden bildirilmemiꢀtir.
Bunu müteakip, baꢀvuran, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne okuldan ihraç kararının
iptali için baꢀvurmuꢀtur. Dava sırasında baꢀvuran, Milli Savunma Bakanlığı’nın, Askeri
Yüksek Đdare Mahkemesi’ne ilettiği ve baꢀvuranın askeri okuldan ihraç edilmesi kararını
destekleyici nitelikteki gizli bilgi ve belgelere eriꢀememiꢀtir.
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi 10 Aralık 2003 tarihinde, okuldan ihraç kararının iptalini
reddetmiꢀtir. Askeri hizmetin iꢀleyiꢀi için gizli kalması gereken bilgi ve belgelerin baꢀvurana
gösterilemeyeceğini ifade etmiꢀtir. Mahkeme ayrıca, idare tarafından yapılan gizlilik
tasnifine tabi olmadığını ve her bir davada, belgelerin gizliliğini haklı gösterecek sebepler
bulunup bulunmadığını resen değerlendirdiğini vurgulamıꢀtır. Yargılama sürecinde
Cumhuriyet Baꢀsavcısının Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunduğu tebliğnameyi
baꢀvurana iletilmemiꢀtir.
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi 7 Nisan 2004 tarihinde, baꢀvuranın kararın düzeltilmesi
talebini reddetmiꢀtir. Bu karar baꢀvurana 20 Nisan 2004 tarihinde tebliğ edilmiꢀtir.
Milli Savunma Bakanlığı, Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, baꢀvuran hakkında,
eğitim masraflarının geri ödenmesi için dava açmıꢀtır. Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi 3
Mayıs 2004 tarihinde baꢀvuranın Milli Savunma Bakanlığı’na 8 Nisan 2003 tarihinden
itibaren iꢀlemek üzere faiziyle beraber 5.050.500.000 Türk Lirası (TL) (yaklaꢀık 3.000 Euro
(EUR)) ödemesine hükmetmiꢀtir.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6/1 ve 8. MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
Baꢀvuran, AĐHS’nin 6/1 maddesi çerçevesinde, Milli Savunma Bakanlığı’nın Askeri
Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunduğu gizli bilgiye eriꢀememesi ve bu mahkemeye bağlı
Cumhuriyet Baꢀsavcısının mahkemeye sunduğu tebliğnamenin kendine bildirilmemesi
nedeniyle kuvvetlerin eꢀitliği ilkesinin ihlal edildiğinden ꢀikayetçi olmuꢀtur. Ayrıca Milli
Savunma Bakanlığı’nın baꢀvuran ve ailesiyle ilgili yürüttüğü gizli güvenlik soruꢀturmasının
özel hayata saygı gösterilmesi hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle AĐHS’nin 8. maddesi
çerçevesinde ꢀikayetçi olmuꢀtur.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin
Hükümet esas olarak AĐHM’nin Pellegrin – Fransa ([BD], 28541) kararındaki içtihadına
dayanarak, baꢀvuran ile Devlet arasındaki özel iliꢀki nedeniyle AĐHS’nin 6/1 maddesinin
mevcut davaya uygulanamayacağını savunmuꢀtur.
AĐHM, Vilho Eskelinen ve Diğerleri – Finlandiya kararında ([BD], 63235/00) Devlet ile
devlet memurları arasındaki ihtilaflarda 6/1 maddenin uygulanabilirliğine iliꢀkin içtihadını
gözden geçirdiğini kaydeder. AĐHM, belirtilen davada uygulanan yeni ölçütleri göz önünde
tutarak, Hükümet’in, ilk olarak baꢀvuranın ulusal yasalar uyarınca mahkemeye eriꢀim hakkı
bulunmadığını, ikinci olarak ise anlaꢀmazlığın mahiyeti bakımından baꢀvuranın, 6. Madde
kapsamındaki haklarından herhangi bir ꢀekilde mahrum edilmesinin haklı bir gerekçeye
dayandığını ortaya koyamadığını kaydeder. Bu koꢀullarda, AĐHM, 6/1 maddenin mevcut
davada uygulanabilir olduğu kanısındadır. Bu nedenle Hükümet’in ön itirazını reddeder. (bkz.
Miran – Türkiye, 43980/04 ve Topal – Türkiye, 3055/04).
Bu ꢀikayetlerin AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, baꢀka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvurunun bu kısmı kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esaslar
1. Gizli bilgiye eriꢀilememesi ve Cumhuriyet Baꢀsavcısının tebliğnamesinin
bildirilmemesi
Baꢀvuranın Cumhuriyet Baꢀsavcısının tebliğnamesinin bildirilmemesine iliꢀkin
ꢀikayetiyle ilgili olarak Hükümet, baꢀvuranın, Cumhuriyet Baꢀsavcısının tebliğnamesini de
içeren dava dosyasını inceleme olanağının her zaman bulunduğunu savunmuꢀtur. Ayrıca
Cumhuriyet Baꢀsavcısının görüꢀünün idari yargılamalarda mahkeme kararları üzerinde etkisi
olmadığını savunmuꢀtur. Hükümet gizli bilgiye eriꢀilememesiyle ilgili ꢀikayetin esaslarına
iliꢀkin hiçbir görüꢀ sunmamıꢀtır.
AĐHM, daha önce benzer ꢀikayetleri incelediğinive AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal
edildiğisonucuna vardığını kaydeder (bkz. Güner Çorum – Türkiye, 59739/00; Aksoy (Eroğlu)
– Türkiye, 59741/00; Meral – Türkiye, 33446/02; Miran ve Topal). AĐHM mevcut davada
içtihadıdıꢀında kalan bir karar vermesini gerektirecek özel koꢀullar tespit etmemiꢀtir.
Buna göre, baꢀvuranın Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne verilen gizli belgelere
eriꢀememesi ve Cumhuriyet Baꢀsavcısının tebliğnamesinin baꢀvurana bildirilmemesi
AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
2. Özel hayatın korunması hakkı
AĐHS’nin 8. Maddesi kapsamındaki ꢀikayetlere iliꢀkin olarak AĐHM, mevcut davada
ortaya konulan temel hukuki sorunun, baꢀvuranın okuldan ihraç edilmesi kararının iptali
talebinin AĐHS’nin 6. Maddesi çerçevesinde adil yargılama yoluyla reddedilip edilmediğine
iliꢀkin olduğu kanısındadır. AĐHM, bu soruya (yukarıda) olumsuz yanıt verilmiꢀ olduğunu
göz önünde bulundurarak, bu ꢀikayete iliꢀkin ayrı bir karar verilmesinin gerekli olmadığı
düꢀüncesindedir (bkz. Güner Çorum ve Topal).
II. AĐHS’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐA EDĐLEN DĐĞER MADDELERĐ
Baꢀvuran, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi askeri hakimlerden oluꢀtuğundan ve ilk ve tek
derece mahkemesi olarak hareket ettiğinden ve bu da baꢀvuranın etkili baꢀvuru hakkına
müdahale teꢀkil ettiğinden, AĐHS’nin 6/1 ve 13. maddeleri kapsamında, bağımsız ve tarafsız
bir mahkeme tarafından adil bir biçimde yargılanmadığından ꢀikayetçi olmuꢀtur. Ayrıca 6/1
madde çerçevesinde, mahkeme kararlarında Cumhuriyet Baꢀsavcısına atıfta bulunulmadığı
için adil yargılamadan yoksun bırakıldığını ileri sürmüꢀtür. Baꢀvuran askeri okuldan iliꢀiğinin
kesilmesiyle, AĐHS’nin 7. maddesinin ihlal edilerek kanunsuz olarak cezalandırıldığını ileri
sürmüꢀtür. Son olarak, AĐHS’nin 14. Maddesi çerçevesinde babasının bir sendikayla olan
iliꢀkisi nedeniyle askeri okulla iliꢀiğinin kesildiğini öne sürmüꢀtür.
Baꢀvuranın, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmayıꢀı ile bu
mahkemenin kararlarının temyiz edilemeyiꢀine iliꢀkin ꢀikayetleriyle ilgili olarak AĐHM,
öncelikle bu ꢀikayetlerin yalnızca AĐHS’nin 6/1 maddesi bakımından incelenmesi gerektiği
kanısındadır. AĐHM ayrıca bu ꢀikayetlerin daha önce görülen benzer davalarda kabuledilemez
olarak ilan edildiğini kaydeder (bkz. Yavuz ve Diğerleri, 29870; Delcourt – Belçika; Piroğlu
ve Karakaya – Türkiye, 36370/02 ve 37581/02; Karakaya – Türkiye, 5173/05). Buna göre,
AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle uyumlu olarak baꢀvurunun bu kısmının açıkça dayaktan
yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği anlaꢀılmıꢀtır.
Mahkeme kararlarında cumhuriyet baꢀsavcısının ismine atıfta bulunmadığı için açık
duruꢀma yapılmadığı yönünde 6/1 madde kapsamındaki ꢀikayetlere iliꢀkin olarak, AĐHM,
özellikle Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin kendisine bağlı tek Cumhuriyet Baꢀsavcısı
bulundurduğu ve bu savcının kimliğinin kolaylıkla tespit edilebileceği düꢀünüldüğünde, bu
durumun 6/1 madde kapsamında sorun doğurmadığını kaydeder. Buradan hareketle
baꢀvurunun bu kısmı AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle uyumlu olarak açıkça dayaktan yoksun
olduğu gerekçesiyle reddedilmelidir.
AĐHS’nin 7. maddesine iliꢀkin ꢀikayetle ilgili olarak ise, AĐHM, bu hüküm çerçevesinde
baꢀvuranın ceza gerektiren bir suçtan mahkum edilmediğini kaydeder. Dolayısıyla
baꢀvurunun bu kısmı ratione materiae uyuꢀmadığı için AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle
uyumlu olarak reddedilmelidir.
AĐHM, AĐHS’nin 14. maddesine iliꢀkin ꢀikayetle ilgili olarak, baꢀvuranın askeri okulla
iliꢀiğinin kesilmesinin ayrımcı temellere dayandığına iꢀaret eden bir delil sunmadığını
gözlemler. Bu sebeple baꢀvurunun bu kısmının AĐHS’nin 35/3 ve 4 maddesiyle uyumlu
olarak açıkça dayaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği anlaꢀılmaktadır.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI
A. Tazminat
Baꢀvuran, ileride subay olarak sahip olacağı maaꢀ ve emeklilik hakları için 200.000 Euro
(EUR) ile askeri okulla iliꢀiğinin kesilmesinin ardından eğitim masraflarına karꢀılık olarak
babasından ödemesi istenen 4.000 EUR olmak üzere toplam 204.000 EUR maddi tazminat
talep etmiꢀtir. Ayrıca 10.000 EUR manevi tazminat talep etmiꢀtir. Hükümet bu taleplere itiraz
etmiꢀtir.
AĐHM, mevcut davada, adil tatmin karꢀılığı bir tazminatın, yalnızca, baꢀvuranın AĐHS’nin
6. Maddesi kapsamındaki güvenceden fayda sağlayamamasına dayandırılabileceği
kanısındadır. AĐHM, durumun farklı olması halinde davanın sonucuna iliꢀkin tahmin
yürütemez ve dolayısıyla baꢀvuranın maddi tazminat talebini reddeder. Öte yandan AĐHM
baꢀvuranın manevi zarara uğramıꢀ olduğu ve mevcut kararda AĐHS’nin ihlal edildiğinin tespit
edilmesinin bunun için yeterli bir telafi yolu olmadığı kanısındadır. 41. maddeyle uyumlu
olarak, hakkaniyete uygun surette baꢀvurana 6.500 EUR ödenmesine karar verir (bkz. Güner
Çorum; Aksoy (Eroğlu); Miran; Topal).
B. Yargılama giderleri
Baꢀvuran ayrıca ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde meydana gelen mahkeme
masrafları için 37.980 EUR talep etmiꢀtir. Ankara Barosu’nun ücret çizelgesi ve temsilcisiyle
anlaꢀtığı avukatlık masrafları için, AĐHM’den talep edilen toplam tazminatın % 15’i olmak
üzere 32.100 EUR, Adalet Bakanlığı’nın uluslararası davalarda tavsiye ettiği ücret tarifesine
dayanarak 1.300 EUR ve temsilcisinin mevcut dava için harcadığı 45 saatlik mesai için 4.500
EUR (saati 100 EUR) talep etmiꢀtir. Ayrıca posta masrafları ve ulusal mahkeme harcı için 80
EUR talep etmiꢀtir. Baꢀvuran avukatlık masrafı anlaꢀması, temsilcisinin hazırladığı bir mesai
cetveli ve yaptığı harcamaları gösteren çeꢀitli faturalar sunmuꢀtur.
Hükümet taleplere itiraz etmiꢀtir.
AĐHM’nin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı
ve makul bir meblağ olduğu takdirde baꢀvurana geri ödenir. Bu davada, AĐHM, sahip olduğu
bilgiler ve yukarıda belirtilen ölçütler ıꢀığında, baꢀvurana, tüm baꢀlıklar altında yapılan
masraflar için 2.000 EUR tazminat ödenmesinin makul olduğu sonucuna varmıꢀtır.
C. Gecikme Faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına
üç puanlık bir artıꢀın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiꢀtir.
AĐHM, BU GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBĐRLĐĞĐYLE
1. AĐHS’nin 6/1 ve 8. maddeleri kapsamında, baꢀvuranın Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne
sunulan gizli belgelere eriꢀememesine, Cumhuriyet Baꢀsavcısının tebliğnamesinin
baꢀvurana iletilmemesine ve baꢀvuranın özel hayatın korunması hakkına iliꢀkin ꢀikayetleri
kabuledilebilir, baꢀvurunun geri kalanının kabuledilemez olduğuna;
2. Baꢀvuranın Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’ne sunulan gizli belgelere eriꢀememesi ve
cumhuriyet baꢀsavcısının tebliğnamesinin baꢀvurana iletilmemesi nedeniyle AĐHS’nin 6/1
maddesinin ihlal edildiğine;
3. AĐHS’nin 8. maddesi kapsamındaki ꢀikayetin ayrı olarak incelenmesinin gerekli
olmadığına;
4. (a) AĐHS’nin 44. maddesi’nin 2. fıkrası gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç
ay içinde, Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana, ödeme tarihinde geçerli olan döviz
kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere,
(i) uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber 6.500 EUR (altı bin beꢀ yüz Euro)
manevi tazminat;
(ii) uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber yargılama giderleri için 2.000 EUR (iki
bin Euro) manevi tazminat;
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı
oranının üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Baꢀvuranın adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerinin reddedilmesine
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar, Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2. ve
3. fıkraları uyarınca 29 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.
Françoise Elens-Passos
Zabıt Katibi
Françoise Tulkens
Baꢀkan
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 14.07.2026. · Źródło