43824/07
WyrokETPCz2009-06-23ECLI:CE:ECHR:2009:0623JUD004382407
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy długotrwałe tymczasowe aresztowanie i przewlekłość postępowania karnego naruszyły prawo do wolności i bezpieczeństwa osobistego oraz prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie, a także czy istniał skuteczny środek odwoławczy w sprawie tymczasowego aresztowania?Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że długotrwałe tymczasowe aresztowanie skarżącego, trwające ponad 6 lat i 4 miesiące bez wydania prawomocnego wyroku, naruszyło art. 5 ust. 3 Konwencji, ponieważ władze krajowe nie przedstawiły wystarczających i istotnych powodów uzasadniających tak długi okres pozbawienia wolności. Ponadto, brak skutecznego środka odwoławczego pozwalającego na szybkie rozstrzygnięcie legalności aresztowania lub jego długości, w szczególności poprzez decyzje o przedłużeniu aresztu wydawane bez rozprawy i w nieobecności skarżącego lub jego adwokata, naruszył art. 5 ust. 4. Wreszcie, Trybunał uznał, że postępowanie karne, które trwało ponad 6 lat i 4 miesiące przed sądem pierwszej instancji bez wydania wyroku, przekroczyło "rozsądny termin" wymagany przez art. 6 ust. 1, pomimo złożoności sprawy.Stan faktyczny
Skarżący, Veli Özdemir, urodzony w 1978 roku, został aresztowany 17 stycznia 2003 roku i oskarżony o członkostwo w nielegalnej organizacji oraz próbę obalenia tureckiego porządku konstytucyjnego. Od tego czasu przebywał w areszcie tymczasowym, który był regularnie przedłużany na podstawie podobnych uzasadnień, a jego odwołania były odrzucane. W chwili wydania wyroku ETPCz, po ponad 6 latach i 4 miesiącach, sprawa nadal toczyła się przed sądem pierwszej instancji w Stambule, a skarżący pozostawał w areszcie.Rozstrzygnięcie
Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 3 Konwencji; Stwierdza naruszenie art. 5 ust. 4 Konwencji; Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji; Zasądza 8 000 EUR tytułem szkody niemajątkowej oraz 750 EUR tytułem kosztów i wydatków; Odrzuca pozostałe żądania słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL
AVRUPA
DE L’EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
VELĐ ÖZDEMĐR-TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 43824/07)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Haziran 2009
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2009. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
T.C. vatandaꢀı Veli Özdemir (baꢀvuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 22 Ağustos tarihinde Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin
(Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 43824/07 numaralı
baꢀvuru sonucu bu dava görülmektedir
Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Đstanbul Barosu avukatlarından
E. Kanar tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Baꢀvuran 1978 doğumlu olup halen Tekirdağ cezaevinde tutuklu bulunmaktadır. Yasadıꢀı bir
örgütün mensubu olmakla suçlanan baꢀvuran yakalanarak 17 Ocak 2003 tarihinde gözaltına
alınmıꢀtır. Baꢀvuran dört gün sonra tutuklanmıꢀtır. Türk Anayasal düzenini zor kullanarak
yıkma giriꢀiminde bulunmak suçundan baꢀvuran hakkında 10 Nisan 2007 tarihinde kamu
davası açılmıꢀtır. O tarihten bu yana birçok duruꢀma yapılmıꢀtır. Hakimler neredeyse bir
birinin aynısı gerekçelerle düzenli olarak baꢀvuranın tutukluluk halinin devamına karar
vermiꢀtir. Tutukluluk haline karꢀı yapılan itirazların hepsi reddedilmiꢀtir. Dosyada yer alan
unsurlara göre dava Đstanbul Ağır Ceza Mahkemesi önünde derdesttir ve baꢀvuran mevcut bu
kararın alındığı tarihte halen tutukludur.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 5. MADDESĐNĐN 3. VE 4. PARAGRAFLARININ ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ
ĐDDĐASI HAKKINDA
AĐHS’nin 5/3 maddesine atıfta bulunan baꢀvuran tutukluluk süresinin uzunluğundan ꢀikayetçi
olmaktadır. Baꢀvuran tutukluluk süresinin uzunluğuna karꢀı baꢀvurabileceği etkili bir baꢀvuru
yolunun bulunmadığını ileri sürerek AĐHS’nin 6. ve 13. maddelerini ileri sürmektedir.
Baꢀvuran bu bağlamda ulusal yargının bilhassa duruꢀma yapmaksızın, kendisinin veya
avukatının yokluğunda sadece dosyada yer alan kanıt unsurlarına dayalı olarak tutukluluk
halinin devamına karar verdiğini iddia etmektedir.
AĐHM bu ꢀikayetin AĐHS’nin 5/4 maddesi çerçevesinde inceleneceğini ifade etmektedir.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde ꢀikayetlerin dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle ꢀikayetler kabuledilebilir niteliktedir.
Esas ile ilgili olarak, Hükümet bilhassa baꢀvuranın iꢀlediğinden ꢀüphelenilen suçun niteliğine
oranla ve iꢀlemesi muhtemel ciddi suçlar dikkate alındığında tutukluluk süresinin
uzunluğunun makul olduğunu savunmaktadır. Baꢀvuran Hükümetin bu iddiasına karꢀı
çıkmaktadır.
AĐHM baꢀvuranın 17 Ocak 2003 tarihinden bu yana yani altı yıl dört aydan fazla bir süredir
tutuklu olduğunu saptamaktadır. AĐHM ꢀikayet konusu buna benzer baꢀvuruları daha önce de
incelediğini ve AĐHS’nin 5/3 maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz.
diğer birçokları arasında Dereci-Türkiye no: 77845/01, 24 Mayıs 2005 ve Taciroğlu-Türkiye
kararı no: 25324/02, 2 ꢁubat 2006).
AĐHM Hükümetin bu davada farklı bir sonuca ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit
ve delil sunmadığına itibar ederek AĐHS’nin 5/3 maddesinin bu bakımdan ihlal edildiği
sonucuna varmaktadır.
AĐHS’nin 5/4 maddesine iliꢀkin ꢀikayet ile ilgili Hükümet görüꢀ bildirmemiꢀtir, AĐHM buna
benzer bir ꢀikayetin daha önce de incelendiğini ve sözü edilen bu hükmün ihlal edildiğini
anımsatır (Bkz. Bağrıyanık-Türkiye kararı, no: 43256/04, 5 Haziran 2007). AĐHM bu
baꢀvuruda da farklı bir sonucun alınmasını gerektirecek herhangi bir durumun olmadığı ve
aynı gerekçelerle AĐHS’nin 5/4 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
II. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
AĐHS’nin 6/1 maddesine atıfta bulunan baꢀvuran davasının makul bir sürede görülmesi
hakkının ihlal edildiğini iddia etmektedir.
Hükümet davanın iç hukuktaki mahkemeler nezdinde halen sürüyor olması dolayısıyla iç
hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunmaktadır.
AĐHM bu bağlamda Gülbahar ve Tut-Türkiye kararında (no: 24468/03, 24 ꢁubat 2009) buna
benzer bir itirazı reddettiğini hatırlatmaktadır. Daha önce varmıꢀ olduğu bu sonuçtan
ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel durumun bulunmayıꢀında AĐHM, Hükümetin
itirazını reddetmektedir. AĐHS’nin 35. maddesi bakımından herhangi bir kabuledilemezlik
unsuru bulunmamaktadır. AĐHM bu nedenle ꢀikayeti kabuledilebilir nitelendirmektedir.
Esasa gelince, AĐHM davanın halen devam ettiğini, yalnızca tek dereceli mahkeme önünde
geçen bu sürenin altı yıl dört aydan fazla olduğunu, dosyada yer alan unsurlardan ꢀu ana dek
herhangi bir karara varılmadığının anlaꢀıldığını hatırlatır.
AĐHM daha önce de birçok davada bu baꢀvurudakine benzer sorunların dile getirildiğini,
mahkemenin bu konudaki yerleꢀik içtihadından ileri gelen kıstaslar ıꢀığında «makul süre»
ilkesinin ihlal edildiği sonucuna varıldığını hatırlatır (Bkz. birçokları arasında Frydlender-
Fransa kararı no: 30979/96). Mevcut bu baꢀvuruda dava dosyasında farklı bir sonucun
çıkmasına elveriꢀli herhangi bir delil unsurunun yokluğunda, örgütlü iꢀlenen suçların
karmaꢀıklığı dikkate alınmakla birlikte, AĐHM, AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği
sonucuna varmaktadır.
III. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
Baꢀvuran 55.000 TL. (yaklaꢀık 25.300 Euro) maddi tazminat ve 50.000 TL. (yaklaꢀık 23.000
Euro) manevi tazminat talep etmektedir. Baꢀvuran ayrıca avukatlık temsil gideri için 18.650
TL. (yaklaꢀık 8.580 Euro), iç hukuktaki ve AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargılama
giderlerinin karꢀılığı olarak ise 4.540 TL. (yaklaꢀık 2.100 Euro) talep etmektedir. Baꢀvuranın
avukatı ispat edici belge mahiyetinde Đstanbul Barosu’nun avukatlık ücret tarifesini ve yapılan
çeꢀitli giderlere iliꢀkin bilgilerin (posta, telefon, kırtasiye giderleri, tercüme masrafı,
baꢀvuranın hükümlü bulunduğu sıradaki ulaꢀım giderleri vs.) ayrıntılı bir örneğini ve bu
baꢀvurunun hazırlanması için gereken çalıꢀma süresini sunmaktadır. Hükümet AĐHM’yi bu
talepleri reddetmeye davet etmektedir.
AĐHM tespit edilen ihlal ile öne sürülen maddi tazminat arasında hiçbir illiyet bağı
kuramamakta ve bu talebi reddetmektedir. Buna karꢀın, baꢀvurana manevi tazminat olarak
8.000 Euro ödenmesini uygun görmektedir. Avukatlık giderleri ve yargılama masrafları ile
ilgili olarak AĐHM sunulan tüm delilleri dikkate alarak ve hakkaniyete uygun baꢀvurana
bütün yargılama masraf ve giderleri için 750 Euro ödenmesini kararlaꢀtırmaktadır.
AĐHM Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç
puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
Dava iç hukuktaki mahkemeler önünde altı yıldan fazla bir süredir halen sürmektedir ve
baꢀvuranın halen hükümlü bulunmaktadır. AĐHM, tespit edilen ihlale son vermek için uygun
yolun adaletin tecellisinin gereklerini yerine getirmek için davanın bir an önce
sonuçlandırılması veya AĐHS’nin 5/3 maddesinde öngörüldüğü gibi baꢀvuranın bu süreçte
tahliye edilmesi olduğunun altını çizer (Bkz. Yakıꢀan-Türkiye kararı no: 11339/03, 6 Mart
2007).
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kalan kısmının kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 5. maddesinin 3. ve 4. paragraflarının ihlal edildiğine;
3. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
4. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru
üzerinden TL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından baꢀvurana manevi tazminat
olarak 8.000 (sekiz bin) Euro ve yargılama masraf ve giderleri için 750 (yedi yüz elli) Euro
ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan
fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢁTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragraflarına uygun olarak 23 Haziran 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło