43883/04
WyrokETPCz2008-05-20ECLI:CE:ECHR:2008:0520JUD004388304
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy opóźniona wypłata odszkodowania za wywłaszczenie nieruchomości oraz niewystarczające odsetki ustawowe w warunkach wysokiej inflacji naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, w połączeniu z niewystarczającą stopą odsetek ustawowych w obliczu wysokiej inflacji, nałożyło na skarżącą nadmierne i nieproporcjonalne obciążenie. Stwierdzono, że wina za niewypłacenie odszkodowania leżała po stronie administracji wywłaszczającej. Taka sytuacja zakłóciła sprawiedliwą równowagę między wymogami interesu publicznego a ochroną prawa własności skarżącej, prowadząc do naruszenia art. 1 Protokołu nr 1.Stan faktyczny
Skarżąca, Naile Öz, urodzona w 1949 roku, mieszka w Tarsus. Jej nieruchomość została wywłaszczona przez Gminę Metropolitalną İçel 27 sierpnia 1996 roku w celu poszerzenia drogi. Odszkodowanie w wysokości 136 500 000 TL (ok. 1 158 EUR) zostało wypłacone 12 lutego 1997 roku. Skarżąca, uznając kwotę za niewystarczającą, wniosła 24 lutego 1997 roku pozew o dodatkowe odszkodowanie. Sąd krajowy przyznał jej dodatkowe 1 003 300 000 TL (ok. 5 766 EUR) wraz z odsetkami ustawowymi 8 sierpnia 1997 roku, co zostało potwierdzone przez Sąd Kasacyjny 11 maja 1998 roku. Pomimo prawomocnego orzeczenia, administracja nie wypłaciła odszkodowania aż do 10 sierpnia 2006 roku, a odsetki ustawowe okazały się niewystarczające w obliczu wysokiej inflacji.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną; 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1; 3. Zasądził na rzecz skarżącej 3 181 EUR tytułem szkody majątkowej, płatne w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, wraz z odsetkami prostymi; 4. Oddalił pozostałe roszczenia o słuszne zadośćuczynienie.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
ÖZ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no: 43883/04 )
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Mayıs 2008
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup bazı
ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan ve 43883/04 numaralı baꢀvurunun nedeni T.C.
vatandaꢀı Naile Öz’ün (baꢀvuran) 17 Kasım 2004 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları
Mahkemesi’ne (AĐHM) Temel Đnsan Hakları ve Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa
Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Ankara barosu avukatlarından T.
Akıllıoğlu, A. Aktay ve Ö. Yıldız tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
1. DAVANIN KOꢀULLARI
Baꢀvuran 1949 doğumlu olup Tarsus’ta ikamet etmektedir. Ağustos 1996 tarihinde Đçel Büyükꢀehir Belediyesi (Đdare) yol geniꢀletme çalıꢀması
amacıyla baꢀvurana ait taꢀınmazı kamulaꢀtırmıꢀtır.
Bilirkiꢀi komisyonu 24 Eylül 1996 tarihli bir rapor ile arsanın değerini 136.500.000 TL (o
dönemde yaklaꢀık 1.158 Euro) olarak belirlemiꢀ ve kamulaꢀtırma bedeli taꢀınmazın 12 ꢁubat tarihindeki devri sırasında baꢀvurana ödenmiꢀtir.
Ödenen kamulaꢀtırma bedelini yetersiz bulan baꢀvuran ek kamulaꢀtırma bedeli talebiyle 24
ꢁubat 1997 tarihinde Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açmıꢀtır.
Asliye Hukuk Mahkemesi 8 Ağustos 1997 tarihli kararı ile baꢀvuranın talebini kısmen yerinde
bulmuꢀ ve Đdarenin mezkur taꢀınmazın 12 ꢁubat 1997 tarihindeki devrinden geçerli olmak
üzere yansıtılacak yasal faiz oranı ile birlikte baꢀvurana 1.003.300.000 TL (o dönemde
yaklaꢀık 5.766 Euro) ek kamulaꢀtırma tazminatı ödemesine karar vermiꢀtir. Mahkeme aynı
kararla Đdarenin aynı zamanda 109.389.474 TL (o dönemde yaklaꢀık 63 Euro) yargı gideri ile
avukatlık ücretini ödemesine de hükmetmiꢀtir.
Yargıtay 11 Mayıs 1998 tarihli kararı ile Đlk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır.
Yargıtay 24 Haziran 1998 tarihinde Đdare tarafından yapılan temyiz talebini reddetmiꢀtir.
Baꢀvuranın 27 Eylül 2004 tarihinde Đdare hakkında baꢀlattığı icra takibi sonuçsuz kalmıꢀtır. Ağustos 2006 tarihinde bu baꢀvurunun yapılmasından yaklaꢀık bir yıl dokuz ay sonra Đdare
tarafından baꢀvurana yasal faiziyle birlikte 7.225,25 YTL (o dönemde yaklaꢀık 3.884 Euro) ek
kamulaꢀtırma tazminatı ile yargı gideri ve avukatlık ücreti için 689,23 YTL (yaklaꢀık 370
Euro) ödenmiꢀtir.
II. ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMALARI
Kamulaꢀtırma alanındaki iç hukuk ve uygulamaları hakkında bkz. Akkuꢀ-Türkiye kararı (9
Temmuz 1997 ve Aka-Türkiye kararı, 23 Eylül 1998).
HUKUK
III. EK 1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI
HAKKINDA
Baꢀvuran bir yanda ek kamulaꢀtırma tazminatının geç ödenmesi ve diğer yanda sözkonusu
tazminata uygulanan yasal faizin o dönemde Türkiye’de yüksek olan enflasyon karꢀısında
yetersiz kalması nedeniyle iki bakımdan mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden ꢀikayetçi
olmaktadır. Baꢀvuran bu yönde Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesini ileri sürmektedir.
A. Kabuledilebilirlik hakkında
Hükümet AĐHS’nin 35. maddesine uygun olarak iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle
AĐHM’yi baꢀvuruyu reddetmeye davet etmektedir. Hükümet bu bağlamda, geç yapılan
ödemenin neden olduğu zararın giderilmesi için baꢀvuranın Borçlar Kanunu’nun 105.
maddesinde öngörülen baꢀvuru yolunu kullanmadığını savunmaktadır.
Baꢀvuran bu sava karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM Borçlar Kanunu’nun 105. maddesinde yer alan baꢀvuru yolunun etkisiz oluꢀu
nedeniyle benzer bir ꢀikayetin daha önce reddedildiğini hatırlatır (Bkz. özellikle sözü edilen
Aka kararı). Bu nedenle aynı gerekçeyle yapılan ön itirazı reddetmektedir.
AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun
olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru
bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esasa dair
AĐHM bundan önce de bu baꢀvurudakine benzer sorunları ortaya koyan davaların ele
alındığını ve bunların Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlali ile sonuçlandığını
kaydetmektedir (Bkz. sözü edilen Akkuꢀ s.1310, par. 30-31, ve Aka s.2682, par. 50-51
kararları).
AĐHM, incelemelerinde Hükümet’in davayı farklı ꢀekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve
delil sunmadığını not etmektedir. AĐHM, ulusal mahkemelerce hükme bağlanan ek tazminatın
ödenmemesindeki kusurun kamulaꢀtırmayı yapan idareye ait olduğunu ve bu gecikmenin
baꢀvuranları mülkiyetin kamulaꢀtırmasına ilaveten ayrı bir zarara daha soktuğunu tespit
etmektedir. Bu zarar yasal faiz oranının enflasyona göre yetersiz kalıꢀıyla iki katına çıkmıꢀtır.
AĐHM’yi baꢀvuranın toplum yararının gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının
korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alıꢀılmıꢀın dıꢀında ve ölçüsüz
bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düꢀünmeye sevk etmektedir.
Sonuç olarak, Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.
IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI
AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine
karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi
edebiliyorsa, AĐHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil
tatminine hükmeder.”
A. Maddi ve manevi tazminat
Baꢀvuran 3.181 Euro maddi, 5.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu miktarlara karꢀı çıkmaktadır.
AĐHM maddi zarar ile ilgili olarak, Akkuꢀ-Türkiye kararında (sözü edilen s.1311, par.35-36)
uygulanan hesaplama yöntemi ıꢀığında baꢀvurana talep ettiği maddi tazminatın tamamının
ödenmesini uygun görmektedir.
Manevi zarara gelince, AĐHM mevcut koꢀullarda ihlal kararının kendisinin adil bir tatmini
oluꢀturduğuna itibar etmektedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuran AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu avukatlık giderleri için 5.000 Euro talep etmekte
buna karꢀılık bu talebini destekleyici bir belge sunmamaktadır.
Hükümet bu miktara itiraz etmektedir.
AĐHM’nin 41. maddesine göre bir baꢀvuran gerçekliğini, gerekliğini kanıtladığı makul
miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AĐHM bu baꢀvuruda baꢀvuranın avukatlık
giderlerini kanıtlayıcı herhangi bir belge sunmadığı saptamasını yapmaktadır. Bu durumda
AĐHM baꢀvurana avukatlık ücreti baꢀlığı altında bir ödeme yapılmasını gerekli
görmemektedir.
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı
faiz oranına 3 puanlık bir artıꢀ eklenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesi’nin ihlal edildiğine;
3. a) AĐHS’nin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç
ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve her
türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana 3.181 (üç
bin yüz seksen bir) Euro maddi tazminat ödenmesine;
b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına
kadar, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının
üç puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına,
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢀTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragraflarına uygun olarak 20 Mayıs 2008 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło