43945/04

WyrokETPCz2010-03-23ECLI:CE:ECHR:2010:0323JUD004394504

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy przewlekłość postępowania sądowego w sprawie cywilnej dotyczącej ustalenia stopnia utraty zdolności do pracy naruszyła prawo do rozpoznania sprawy w rozsądnym terminie z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że postępowanie sądowe, które trwało ponad sześć lat i dziesięć miesięcy w dwóch instancjach, przekroczyło rozsądny termin wymagany przez art. 6 ust. 1 Konwencji. Opierając się na swojej ugruntowanej jurysprudencji, w tym na sprawie Frydlender przeciwko Francji, Trybunał nie znalazł podstaw do odmiennego rozstrzygnięcia. Ponadto, Trybunał odrzucił zarzut rządu dotyczący niewyczerpania krajowych środków odwoławczych, stwierdzając, że turecki system prawny nie oferuje skutecznego środka w przypadku przewlekłości postępowania.
Stan faktyczny
Skarżący, Bahri Bostan, urodzony w 1964 roku i zamieszkały w Ankarze, wniósł 22 maja 1998 roku pozew przeciwko Ministerstwu Obrony Narodowej do Sądu Pracy w Ankarze. Celem pozwu było ustalenie stopnia częściowej utraty zdolności do pracy, wynikającej z warunków zatrudnienia. Sąd Pracy przeprowadził 39 rozpraw i 15 grudnia 2004 roku oddalił powództwo, a Sąd Kasacyjny podtrzymał tę decyzję 28 marca 2005 roku.
Rozstrzygnięcie
Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. Zasądza na rzecz skarżącego 3600 euro tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe, powiększone o odsetki. Oddala pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL   AVRUPA   DE L’EUROPE   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   BOSTAN -TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:43945/04)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Mart 2010   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli   düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (43945/04) no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı   Bahri Bostan’ın (baꢀvuran) Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 20 Eylül 2004 tarihinde   Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme’nin (Avrupa Đnsan   Hakları Sözleꢀmesi - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran, Ankara Barosu avukatlarından Z. Aꢀçıoğlu tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   DAVANIN KOꢁULLARI   Baꢀvuran, 1964 doğumludur ve Ankara’da ikamet etmektedir.   Mayıs 1998 tarihinde, baꢀvuran, Savunma Bakanlığı’na bağlı çalıꢀtığı yerde çalıꢀma   koꢀullarına bağlı olarak meydana gelen kısmi iꢀ gücü kaybı oranının tespit edilmesi için Milli   Savunma Bakanlığı hakkında Ankara Đꢀ Mahkemesi’nde dava açmıꢀtır.   Sözkonusu mahkemede otuz dokuz duruꢀma gerçekleꢀtirilmiꢀ ancak hiçbirinde baꢀvuranın   talebi yerine getirilmemiꢀtir.   Aralık 2004 tarihli bir kararla, bilirkiꢀi raporlarını toplamasının ardından, mahkeme, hiçbir   iꢀ gücü kaybının ortaya konmadığı gerekçesi ile baꢀvuranın talebini reddetmiꢀtir.   Mart 2005 tarihli bir kararla, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıꢀtır.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6/1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran, yargılama süresinin AĐHS’nin 6/1 maddesi ile öngörülen “makul süre” ilkesini ihlal   ettiğini ileri sürmektedir.   Kabuledilebilirliğe iliꢀkin olarak, Hükümet, sözkonusu ꢀikayeti ulusal mahkemeler önünde   sunmaması nedeniyle baꢀvuranın iç hukuk yollarını tüketmediğini savunmaktadır.   AĐHM, Türk hukuk düzeninin yargılanabilirlere cezai yargılama süresinin çok uzun   olmasından ꢀikayetçi olma imkanı sağlayan etkili bir iç hukuk yolu sunmadığı tespitinde   bulunarak daha önce benzer bir itirazı reddetmiꢀtir (Tendik ve diğerleri-Türkiye, baꢀvuru no:   23188/02, 22 Aralık 2005). AĐHM, aynı gerekçe ile Hükümet’in itirazını reddetmektedir.   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   Esas ile ilgili olarak, AĐHM, ihtilaflı yargılamanın, davanın açıldığı tarih olan 22 Mayıs 1998   tarihinde baꢀladığını ve Yargıtay karar tarihi olan 28 Mart 2005 tarihinde sona erdiğini   kaydetmektedir. Dolayısıyla sözkonusu yargılama iki dereceli yargıda altı yıl on aydan fazla   sürmüꢀtür.   AĐHM, mevcut davada ortaya konan sorunlara benzer sorunları müteaddit defalar incelemiꢀ   ve konuya iliꢀkin sahip olduğu içtihattan doğan kriterleri göz önüne aldığında “makul süre”   gerekliliğinin ihlal edildiğini tespit etmiꢀtir (Frydlender-Fransa, baꢀvuru no: 30979/96). Đꢀbu   davada farklı bir sonuca ulaꢀmak için hiçbir neden göremeyen AĐHM, AĐHS’nin 6/1   maddesinin ihlal edildiği kanaatindedir.   AĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, baꢀvuran, maruz kaldığı manevi zarar   için 30.000 Euro talep etmektedir. Baꢀvuran, yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin miktarı   AĐHM’nin takdirine bırakmaktadır.   Hükümet sözkonusu iddialara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM, belgelendirilmediğinden dolayı yargılama masraf ve giderlerine iliꢀkin talebi   reddetmektedir. Buna karꢀın, AĐHM, hakkaniyete uygun olarak baꢀvurana, Avrupa Merkez   Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artıꢀ eklenerek   belirlenen gecikme faizi ile birlikte 3.600 Euro manevi tazminat ödenmesi gerektiği   kanaatindedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet   tarafından baꢀvurana miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak 3.600 Euro   (üç bin altı yüz Euro) manevi tazminat ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 23 Mart 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   3

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło