44662/98
WyrokETPCz2007-07-19ECLI:CE:ECHR:2007:0719JUD004466298
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy obecność sędziego wojskowego w składzie tureckiego Sądu Bezpieczeństwa Państwa (DGM) naruszyła prawo skarżących do niezależnego i bezstronnego sądu, gwarantowane przez art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał potwierdził swoje ugruntowane orzecznictwo, zgodnie z którym obecność sędziego wojskowego w składzie Sądu Bezpieczeństwa Państwa, zwłaszcza w sprawach dotyczących bezpieczeństwa narodowego, budzi uzasadnione wątpliwości co do niezależności i bezstronności sądu. Skarżący mieli obiektywne podstawy do obaw, że sąd nie był wolny od wpływu czynników niezgodnych z jego celem, co doprowadziło do stwierdzenia naruszenia art. 6 ust. 1 Konwencji.Stan faktyczny
Skarżący, Mahmut Ümit Yürekli i Nuran Öz, zostali aresztowani w październiku/listopadzie 1994 roku i przetrzymywani w areszcie. W ich domach znaleziono materiały do produkcji materiałów wybuchowych i dokumenty organizacji skrajnie lewicowej. Zostali oskarżeni o członkostwo w nielegalnej organizacji i skazani przez Sąd Bezpieczeństwa Państwa (DGM) na karę dwunastu lat i sześciu miesięcy pozbawienia wolności. Sąd Kasacyjny uchylił wyrok DGM dla dwóch skarżących w zakresie kwalifikacji prawnej czynu, ale skarga do ETPCz dotyczyła braku niezależności i bezstronności DGM.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznaje pozostałą część skargi za dopuszczalną. 2. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Stwierdza, że nie ma potrzeby rozpatrywania innej skargi dotyczącej art. 6 ust. 1 Konwencji. 4. Stwierdza, że samo stwierdzenie naruszenia art. 6 ust. 1 Konwencji stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową skarżących. 5. Zasądza skarżącym Mahmutowi Ümitowi Yürekli i Nuran Öz, wspólnie, kwotę 1.000 Euro na pokrycie kosztów i wydatków, powiększoną o wszelkie podatki. 6. Odrzuca pozostałe żądania zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
C O N S E I L D E
L ' E U R O P E
AVRUPA
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ÜÇÜNCÜ DAĐRE
ÖZ VE YÜREKLĐ - TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no:44662/98)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Temmuz 2007
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup
bazı ꢀekli düzeltmelere tabi olabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2007. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan 44662/98 no’lu davanın nedeni T.C vatandaꢀları
Ali Ekber Öz, Mahmut Umit Yürekli ve Nuran Öz’ün (“baꢀvuranlar”) Avrupa Đnsan Hakları
Komisyonu’na (“Komisyon”) 20 Nisan 1998 tarihinde Avrupa Đnsan Hakları ve Temel
Özgürlüklerin Korunması Sözleꢀmesinin (“AĐHS”) eski 25. maddesi uyarınca yapmıꢀ
oldukları baꢀvurudur.
Baꢀvuranlar, Barosu avukatlarından Aydın Barosu avukatlarından S.S. Atmaca tarafından
temsil edilmektedirler. Temmuz 2003 tarihinde Mahkeme baꢀvuran Ali Ekber Öz açısından baꢀvuruyu
kabuledilemez bulmuꢀtur.
OLAYLAR
A. DAVANIN KOꢀULLARI
Baꢀvuranlar Ali Ekber ve Nuran Öz, 2 Ekim 1994 tarihinde Antalya Đl Emniyet Müdürlüğü
Terörle Mücadele ꢁubesi’ne bağlı ekiplerce yakalanmıꢀlardır. Baꢀvuranlar on gün süreyle
gözaltında tutulmuꢀlardır. Baꢀvuranların evlerinde yapılan arama sonucunda patlayıcı madde
yapımında kullanılan malzeme ve aꢀırı sol bir örgüte ait dokümanlar ele geçirilmiꢀtir.
Baꢀvuran Mahmut Ümit Yürekli ise Antalya Đl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele
ꢁubesi’ne bağlı ekiplerce Kasım 1994 tarihinde yakalanmıꢀtır. Yürekli, sekiz gün süreyle
gözaltında tutulmuꢀtur.
Antalya Sulh Ceza Mahkemesi 11 Ekim 1994 tarihinde aldığı kararla üç baꢀvuranın tutuklu
yargılanmasına hükmetmiꢀtir.
Đzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı 27 Ekim 1994 tarihli iddianamesinde Türk Ceza
Kanunu’nun 168. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yasadıꢀı bir örgüte üye olmak suçundan
üç baꢀvuranın mahkumiyetini talep etmiꢀtir.
DGM, 27 Mart 1996 tarihli kararında baꢀvuranların suçlarını sabit görerek on iki yıl altı ay
hapis ve ömür boyu kamu hizmetinden men cezasına çarptırılmalarına hükmetmiꢀtir.
Yargıtay, itiraz edilen kararı baꢀvuranlar Nuran Öz ve Mahmut Ümit Yürekli’ye iliꢀkin
olarak, suçlarının TCK’nın 169. maddesi (yasadıꢀı bir örgüte yardım ve yataklık etme suçunu
düzenleyen kanun hükmü) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle 3 Temmuz tarihinde bozmuꢀtur.
HUKUK
I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA
Baꢀvuranlar Nuran Öz ve Mahmut Umit Yürekli kendilerini yargılayan ve mahkum eden
Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bünyesinde askeri hakim bulunması dolayısıyla adil dava
güvencesi sunabilecek nitelikte ‘bağımsız ve tarafsız’ bir mahkeme olmadığını iddia
etmektedirler. Yine yargılamanın hakkaniyete uygun yapılmaması bağlamında baꢀvuranlar,
gözaltında tutuldukları sırada yasal olmayan yollardan toplanan kanıt unsurları temelinde
mahkum edildiklerini savunmaktadırlar.
A. Kabuledilebilirliğe iliꢁkin
Hükümet, AĐHS’nin 35. maddesinde öngörülen altı ay süresi kuralına uyulmadığı
gerekçesiyle AĐHM’yi bu ꢀikayeti reddetmeye davet etmektedir. Hükümet, bu ꢀikayetle ilgili
kesinleꢀmiꢀ yargı kararının DGM tarafından verilen karar olduğunu savunmaktadır. Bu
hususta Hükümet, olayların meydana geldiği dönemde Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin
oluꢀumunun ulusal mevzuatla düzenlenmiꢀ olması sebebiyle Yargıtay’ın konuyla ilgili olarak
hüküm verme yetkisinin olmadığını savunmaktadır. Hükümet, baꢀvuranların iç hukuk
yollarının etkisiz kaldığını farkettikleri anda, yani DGM’nin karar verdiği 27 Mart 1996
tarihinden itibaren baꢀvuruda bulunmaları gerektiği sonucuna varmaktadır. Hükümet, buna
karꢀın baꢀvuranların 20 Nisan 1998 tarihinde baꢀvuru yaptıklarına dikkat çekmektedir.
AĐHM, Özdemir – Türkiye (no: 59659/00, prg. 26, 6 ꢁubat 2003) davasında benzer bir itirazı
reddettiğini anımsatır. Daha evvel vardığı sonuçtan ayrılması için herhangi bir gerekçe
görmeyen AĐHM, Hükümet’in bu itirazını reddeder.
Ayrıca AĐHM, iç hukuk yollarının tüketilmesi meselesini, Hükümet’in bu hususu gündeme
getirmekten vazgeçmiꢀ olması sebebiyle, ex officio incelemeye gerek olmadığı kanaatindedir.
Elindeki unsurların tamamını dikkate alan AĐHM, içtihadından doğan ölçütler ıꢀığında (Đncal
- Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, ve Çıraklar – Türkiye, 28 Ekim 1998) baꢀvuranların
ꢀikayetlerinin esastan incelenmesi gerektiği kanaatine varmaktadır. AĐHM ayrıca, sözkonusu
ꢀikayetlerle ilgili olarak herhangi bir kabuledilemezlik gerekçesi bulunmadığını tespit
etmektedir.
B. Esasa iliꢁkin
1. Devlet güvenlik mahkemesi’nin bağımsızlık ve tarafsızlığı hakkında
AĐHM, mevcut davada farklı bir sonuca varmasını sağlayabilecek nitelikte herhangi bir olgu
ya da kanıtın Hükümet tarafından sunulmadığını değerlendirmektedir. AĐHM, bir Devlet
Güvenlik Mahkemesi önünde ‘ulusal güvenlik’ konusuyla alakalı suçlamalara cevap veren
baꢀvuranların, askeri yargıya mensup bir subayın da aralarında bulunduğu hâkimlerin
karꢀısına çıkmaktan endiꢀe duymasının anlaꢀılır bir durum olduğu tespitini yapmaktadır. Bu
nedenle baꢀvuranın meꢀru bir ꢀekilde, mahkemenin amacına aykırı birtakım mülahazaların
etkisinde kalmasından kaygı duyması mümkündü. Bu itibarla baꢀvuranın adıgeçen
mahkemenin bağımsızlık ve tarafsızlığı konusunda beslediği ꢀüphelerin objektif gerekçelere
dayandığı mütalaa edilebilir (Incal – Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, § 72, in fine).
AĐHM, baꢀvuranı yargılayarak mahkûm ettiği dönemde DGM’nin bağımsız ve tarafsız bir
mahkeme olmadığı sonucuna varmaktadır.
2. Yargılamanın hakkaniyete uygunluğu hakkında
AĐHM benzer davalarda, bağımsızlık ve tarafsızlıktan yoksun olduğu kanıtlanmıꢀ bir
mahkemenin, yargısına tabi kimselere hiçbir biçimde adil dava güvencesi sunamayacağına
hükmettiğini hatırlatmaktadır.
Baꢀvuranların davalarının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından görülme hakkı
yönünden yapılan ihlal tespitini göz önünde bulunduran AĐHM, mevcut ꢀikayeti incelemeye
gerek olmadığı kanaatine varmaktadır (bkz., diğerleri arasında, Çıraklar – Türkiye, 28 Ekim tarihli karar, prg. 44 ve prg. 45).
II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Baꢀvuranlar Mahmut Ümit Yürekli ve Nuran Öz’ün her biri uğradıkları maddi ve manevi
zararların tazmini için 15.000 Euro talep etmektedir.
Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.
AĐHM, mevcut dava koꢀullarında ihlal tespitinin baꢀvuranın uğradığı manevi zarar için baꢀlı
baꢀına adil tatmin teꢀkil edeceği kanaatindedir (Çıraklar, adıgeçen, prg. 49).
AĐHM’ye göre, mevcut davada olduğu gibi, bir kimsenin AĐHS’nin bağımsızlık ve tarafsızlık
koꢀullarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından mahkum edilmesi durumunda, ilgilinin
talep etmesi halinde, yeniden yargılanma yapılması veya davanın yeniden açılması, ilke
olarak, tespit edilen ihlalin giderilmesi bakımından uygun bir yol teꢀkil etmektedir (Öcalan –
Türkiye, no: 46221/99, prg. 210, ve Gençel – Türkiye, no: 53431799, prg. 27, 23 Ekim 2003).
B. Yargılama masraf ve giderleri
Baꢀvuranlar ayrıca, ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde yaptıkları yargılama masraf ve
giderleri için 6.000 Euro talep etmektedirler.
Hükümet bu meblağı aꢀırı bulmaktadır.
AĐHM içtihadına göre bir baꢀvurana, yaptığı masraf ve harcamaların geri ödemesi ancak
sözkonusu masraf ve harcamaların gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul yönü ortaya
konulduğu sürece yapılmaktadır. Mevcut davada AĐHM, baꢀvuranların bir avukatlık ücret
sözleꢀmesi ya da yaptıklarını iddia ettikleri harcamalara iliꢀkin herhangi bir belge
sunmadıklarını tespit etmektedir. Bununla birlikte AĐHM, baꢀvurularını sunmak için birtakım
masraf ve harcamalar yapmıꢀ olmaları gerektiği hususunun inkar edilemeyeceği kanaatinden
hareketle, adli yardım baꢀlığı altında baꢀvuranlara 1.000 Euro ödenmesinin makul olacağına
hükmetmektedir. AĐHM bu meblağın baꢀvuranlara ortaklaꢀa ödenmesine hükmeder.
C. Gecikme faizi
AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç
puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE
1. Baꢀvurunun geriye kalanının kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. AĐHS’nin 6/1 maddesi yönünden yapılan diğer ꢀikayeti incelemeye gerek olmadığına;
4. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği tespitinin baꢀvuranların uğradığı manevi zarar için
baꢀlı baꢀına adil bir tatmin teꢀkil ettiğine;
5. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet
tarafından yargılama masraf ve giderleri için miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve
kesintiden muaf tutularak baꢀvuranlar Mahmut Ümit Yürekli ve Nuran Öz’e ortaklaꢀa
1.000 Euro (bin Euro) ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan
fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;
Karar vermiꢀtir.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve
3. paragraflarına uygun olarak 19 Temmuz 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 12.07.2026. · Źródło