45/04

WyrokETPCz2008-06-17ECLI:CE:ECHR:2008:0617JUD000004504

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy brak rozprawy przed sądami krajowymi w postępowaniu karnym, w którym skarżący został skazany na grzywnę, naruszył prawo do rzetelnego procesu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał przypomniał swoje wcześniejsze orzecznictwo, zgodnie z którym brak możliwości osobistego stawiennictwa przed sędziami i uczestniczenia w rozprawie w postępowaniu karnym stanowi naruszenie prawa do rzetelnego procesu. W niniejszej sprawie, ani sąd pierwszej instancji, ani sąd odwoławczy nie przeprowadziły rozprawy, uniemożliwiając skarżącemu przedstawienie swojej obrony. Rząd nie przedstawił żadnych przekonujących argumentów, które mogłyby doprowadzić Trybunał do odmiennego wniosku.
Stan faktyczny
Skarżący, Mustafa Uğurlu, był zamieszany w incydent na lotnisku w Samsun w grudniu 2002 roku, dotyczący opłat za nadbagaż. W wyniku wzajemnych skarg, Sąd Karny Pokoju w Çarşamba skazał skarżącego i drugą osobę na grzywnę w wysokości około 125 euro. Skarżący odwołał się od wyroku, domagając się rozprawy, jednak Sąd Karny Asliye w Çarşamba odrzucił jego wniosek bez przeprowadzenia rozprawy. Dalsze próby anulowania wyroku na poziomie krajowym również zakończyły się niepowodzeniem.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie orzekł, że skarga jest dopuszczalna. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji z powodu braku rozprawy. Uznał, że samo stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. Zasądził na rzecz skarżącego kwotę 1500 euro tytułem kosztów i wydatków. Odrzucił pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐKĐNCĐ DAĐRE   UĞURLU - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 45/04)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Haziran 2008   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 § 2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2008. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   USUL   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 45/04 numaralı baꢀvurunun nedeni T.C. vatandaꢀı   Mustafa Uğurlu’nun (baꢀvuran) 24 Kasım 2003 tarihinde Temel Đnsan Hakları ve   Özgürlüklerini güvence altına alan Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34. maddesi   uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuran Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (AĐHM) önünde Samsun barosu avukatlarından   Y. Öztürk tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   I. DAVANIN KOꢀULLARI   Baꢀvuran 1961 doğumlu olup Samsun’da ikamet etmektedir.   Aralık 2002 tarihinde Samsun havaalanında çalıꢀtığı sırada baꢀvuran ile N.A. ve annesi   arasında fazla bagaj için ödenmesi gereken para nedeniyle bir olay meydana gelmiꢀtir.   N.A. ve annesi 16 Aralık 2006 tarihinde baꢀvuran hakkında rüꢀvet, darp ve yaralama   suçundan ꢀikayetçi olmuꢀlardır.   Cumhuriyet Savcısı tarafından 17 Aralık 2002 tarihinde dinlenen baꢀvuran N.A. hakkında   hakaret, tehdit, darp ve yaralama suçuyla ꢀikayetçi olmuꢀtur.   Çarꢀamba Cumhuriyet Savcısı TCK’nın 456/4 maddesine dayalı olarak baꢀvuranı ve N.A.’yı   itham etmiꢀtir.   Çarꢀamba Sulh Ceza Mahkemesi 18 Nisan 2003 tarihli bir karar ile CMUK’un 386., 387.,   390., ve 302. maddelerinin uygulanmasına istinaden baꢀvuranı ve N.A.’yı 218.103.000’ꢀer   TL. [yaklaꢀık 125 Euro] ağır para cezasına çarptırmıꢀtır.   Baꢀvuran 15 Mayıs 2003 tarihinde Çarꢀamba Asliye Ceza Mahkemesi’ne baꢀvurarak bu   karara itiraz etmiꢀ, ayrıca Sulh Hukuk Mahkemesi’nde duruꢀma yapılmadığından ꢀikayetçi   olarak Asliye Ceza Mahkemesi’nde bir duruꢀma yapılmasını talep etmiꢀtir.   Asliye Ceza Mahkemesi 27 Mayıs 2003 tarihinde dosya üzerinden ve iddianameye dayalı   olarak baꢀvuranın bu talebini reddetmiꢀtir.   Baꢀvuran 19 Haziran 2003 tarihinde Adalet Bakanı’na baꢀvurarak Cumhuriyet Savcısı’na   Yargıtay önünde sözkonusu cezanın iptali giriꢀiminde bulunması için yazılı emir ile bozma   talimatı vermesini istemiꢀtir.   Cumhuriyet Savcısı 10 Temmuz 2003 tarihinde bu talebin reddedildiği bilgisini edinmiꢀtir.   Ödenmesine gereken ceza üç aꢀamada 15 Eylül, 25 Ekim ve 17 Kasım 2003 tarihlerinde   ödenmiꢀtir.   HUKUK   I. AĐHS’NĐN 6. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuran mahkemelerin duruꢀma gerçekleꢀtirmemesi doğrultusunda davasının hakkaniyete   uygun görülmediğinden ꢀikayetçi olmaktadır. Baꢀvuran bu ꢀekilde münazaralara   katılamadığını ve gerektiği gibi savunma yapamadığını öne sürmektedir. Baꢀvuran AĐHS’nin   6. maddesinin 1. ve 3. paragraflarına atıfta bulunmaktadır.   Hükümet bu iddialara karꢀı çıkmakta ve hükmedilen cezanın AĐHS’nin 6. maddesinde yer   alan esaslara uygun olarak hakkaniyete uygun bir yargı sürecinde verildiğini savunmaktadır.   Hükümet ayrıca, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni Ceza Kanunu ve Ceza   Muhakemesi Kanunu çerçevesinde sözkonusu yargılama yönteminin ortadan kalktığını   eklemektedir.   A. Kabuledilebilirlik hakkında   AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde baꢀvurunun dayanaktan yoksun   olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca baꢀka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru   bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru kabuledilebilir niteliktedir.   B. Esasa dair   AĐHM yargılamanın hiçbir aꢀamasında baꢀvuranın iç hukuktaki mahkemeler önünde bir   duruꢀmaya katılmadığını not etmektedir. Ne cezaya hükmeden sulh ceza mahkemesi önünde   ne itiraz edilen asliye ceza mahkemesi önünde bir duruꢀma gerçekleꢀmiꢀtir. Baꢀvuran   kendisini yargılayan hakimlerin huzuruna ꢀahsen çıkma olanağını hiçbir zaman bulamamıꢀtır.   AĐHM baꢀvuran tarafından dile getirilen benzer bir itirazı daha önce de incelediğini ve   baꢀvuranın ulusal mahkemeler önünde bir duruꢀma yapılması hakkından yoksun kalmasının   ve bu mahkemeler tarafından davasının hakkaniyete uygun görülmemesinin AĐHS’nin 6/1   maddesinin ihlaline yol açtığı sonucuna vardığını hatırlatır (Bkz. sözü edilen Karahanoğlu-   Türkiye kararı ve Tanyar ve Küçükergin-Türkiye kararı no: 74242/01, 5 Aralık 2006).   AĐHM mevcut baꢀvuruyu incelemiꢀ ve Hükümetin Mahkemenin bu davada farklı bir sonuca   ulaꢀmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını belirlemiꢀtir.   Bu nedenle AĐHS’nin 6/1 maddesi bu bakımdan ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASINA ĐLĐꢀKĐN   AĐHS’nin 41. maddesine göre “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve Protokollerinin ihlal edildiğine   karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi   edebiliyorsa, AĐHM, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın adil   tatminine hükmeder.”   A. Tazminat   Baꢀvuran uğradığı manevi zarar için 30.000 Euro talep etmektedir.   Hükümet bu miktara karꢀı çıkmaktadır.   AĐHM baꢀvuranın uğradığı manevi zararın giderilmesi için ihlal tespitinin yeterli olduğuna   itibar etmektedir.   B. Yargılama masraf ve giderleri   Baꢀvuran iç hukukta ve AĐHM önünde yapmıꢀ olduğu yargı giderleri için 10.000 Euro talep   etmektedir. Baꢀvuran ayrıca 4.000 Euro avukatlık ücreti talep etmekte bu yönde avukatı ile   imzaladığı sözleꢀmeyi sunmaktadır. Baꢀvuran ayrıca genel giderler için (ulaꢀım, para cezası,   tıbbi harcamalar, telefon, faks, haberleꢀme, kırtasiye ve tercüme masrafları) 6.000 Euro talep   etmekte, ödemesine hükmedilen 218,15 YTL tutarındaki para cezasına ve 340 YTL   tutarındaki tercüme masrafına iliꢀkin makbuzları sunmaktadır. Baꢀvuran kanıtlayamadığı   diğer tutarlar hususunda takdiri AĐHM’ye bırakmaktadır.   Hükümet bu meblağların aꢀırı olduğuna itibar etmektedir.   AĐHM bu yöndeki yerleꢀik içtihadı dikkate alarak baꢀvurana yargı giderleri için hakkaniyete   uygun 1.500 Euro ödenmesine karar vermiꢀtir.   C. Gecikme Faizi   AĐHM, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç   puanlık bir artıꢀın ekleneceğini belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. Bir duruꢀma yapılmaması nedeniyle AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;   3. Manevi zararı gidermesi için ihlal tespitinin adil bir tatmini oluꢀturduğuna;   a) AĐHS’nin 44 / 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   miktara yansıtılabilecek her türlü vergi ve masraflarla birlikte, ödeme tarihindeki döviz kuru   üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet tarafından baꢀvurana yargı   giderleri için 1.500 (bin beꢀ yüz) Euro ödenmesine;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;   4. Adil tatmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.   paragraflarına uygun olarak 17 Haziran 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   4

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło