45436/99

WyrokETPCz2005-05-24ECLI:CE:ECHR:2005:0524JUD004543699

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie oraz niewystarczające odsetki za zwłokę w warunkach wysokiej inflacji naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczenie, połączone z niewystarczającymi odsetkami za zwłokę w kontekście wysokiej inflacji w Turcji, naruszyło prawo skarżących do poszanowania mienia. Stwierdził, że skarżący ponieśli nadmierne i nieproporcjonalne obciążenie, które zakłóciło sprawiedliwą równowagę między wymogami interesu ogólnego a ochroną prawa własności. Trybunał odwołał się do swojego wcześniejszego orzecznictwa w podobnych sprawach, podkreślając, że rząd nie przedstawił żadnych argumentów ani dowodów, które mogłyby prowadzić do odmiennego rozstrzygnięcia w niniejszej sprawie.
Stan faktyczny
Skarżący, Nuriye i Emin T., byli właścicielami nieruchomości wywłaszczonej przez gminę Bakırköy w 1996 roku. Po otrzymaniu początkowej kwoty, skarżący wystąpili do sądu o podwyższenie odszkodowania, co wygrali w 1997 roku. Sąd krajowy zasądził dodatkowe odszkodowanie w wysokości 39 050 000 000 TL wraz z odsetkami za zwłokę w wysokości 30% rocznie, płatne od 24 listopada 1996 roku. Sąd Kasacyjny potwierdził to orzeczenie. Dodatkowe odszkodowanie wraz z odsetkami zostało wypłacone skarżącym dopiero 1 czerwca 1998 roku, osiągając kwotę 53 378 336 000 TL.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 1 Protokołu nr 1. 3. Uznał, że stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające słuszne zadośćuczynienie w odniesieniu do szkody niemajątkowej. 4. Zasądził na rzecz skarżących 16 300 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 1 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. 5. Odrzucił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   TİRYAKİOĞLU/TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru No: 45436/99)   Strazburg   Mayıs 2005   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (45436/99) başvuru no’lu davanın nedeni, Türk   v a t a n d a ş l a r ı E m i n B ü l e n t T . v e N u r i y e T .’ n i n ( b a ş v u r a n l a r ) A v r u p a İ n s a n H a k l a r ı K o m i s y o n u ’ n a ( K o m i s y o n )   Ekim 1998 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) eski 25. maddesi uyarınca yapmış   oldukları başvurudur.   Ankara Barosu avukatlarından K. B. tarafından temsil edilen başvuranlar, Devletin ek kamulaştırma   bedelini ödemede gecikmesinden ve Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı karşısında gecikme faizinin   yetersiz kalmasından şikâyetçi olarak, 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesine gönderme yapmaktadır.   OLAYLAR   Davanın Koşulları   Başvuranlar Nuriye ve Emin T. sırasıyla 1934 ve 1957 doğumlu olup İstanbul’da   ikamet   etmektedirler.   Ağustos 1996 tarihinde İstanbul İline bağlı Bakırköy Belediyesi (Belediye), başvuranlara ait bir   araziyi kamulaştırmıştır.   Belirlenen kamulaştırma bedeli mülkün devir tarihinde başvuranlara ödenmiştir. Ödenen tutar   üzerinde anlaşmazlık doğunca başvuranlar, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi’ne kamulaştırma bed-   elinin artırılması talebiyle başvuruda bulunmuşlardır.   Eylül 1997 tarihinde başvuranlar Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davayı kazanmış   ve başvuranlara, 24 Kasım 1996 tarihinden itibaren hesaplanmak üzere yıllık 30% oranında gecikme fa-   izi ile birlikte 39.050.000.000 Türk Lirası ek tazminat ödenmesine karar verilmiştir.   Aralık 1997 tarihinde Yargıtay ilk derece mahkemesinin verdiği k ararı onamıştır. Belediye   tarafından yapılan karar düzeltme talebi ise 25 Mart 1998 tarihinde reddedilmiştir.   Haziran 1998 tarihinde başvuranlara, gecikme faizleri ile birlikte ek tazminat ödenmiş ve bu   tarihte sözkonusu tutar 53.378.336.000 TL’ye yükselmiştir.   HUKUK AÇISINDAN   I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’ÜN 1. MADDESİNİN İHLALİ HAKKINDA   Başvuranlar, kendilerini ilgilendiren kamulaştırma prosedürüne ilişkin bir dizi argüman ortaya   koymakta ve esasen Belediyenin ek tazminatı ödemede gecikmesi nedeniyle sözkonusu tazminatın   değer kaybettiğinden ve gecikme faizinin, Türkiye’deki yüksek enflasyon oranı ile karşılaştırıldığında   yetersiz kaldığından şikâyetçi olmaktadırlar. Bu itibarla başvuranlar1 No’lu Ek Protokol’ün 1. mad-   desine atıfta bulunmaktadırlar.   A. Kabuledilebilirlik Hakkında   Hükümet öncelikle, AİHS’nin 35. maddesinde öngörülen altı ay kuralına uyulmadığı için   AİHM’den başvuruyu reddetmesi talebinde bulunmaktadır. Hükümete göre sözkonusu sürenin bitimi   Nisan 1998 tarihi, yani kamulaştırmayı yapan idarenin karar düzeltme başvurusunun Yargıtay   tarafından reddedilmesinin ardından ilk derece mahkemesinin kararının kesinleştiği tarih olmalıydı.   Oysa başvuranlar 26 Ekim 1998 tarihinde Komisyon’a başvuruda bulunmuşlardır.   Başvuranlar bu sava karşı çıkmaktadırlar.   _________________________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel   Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak   belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi   ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   AİHM kendisine yapılan başvurudaki şikâyetin, esas itibarıyla idarenin ek kamulaştırma bedelini   ödemede gecikmesi ve başvuranların bu gecikmeden kaynaklanan kayıpları olduğunu ortaya koyar.   Oysa bu türden bir şikâyet ancak, bu güne kadar AİHM’nin Yargıtay kararından itibaren üç ay olarak   kabul etmiş olduğu belli bir makul süre geçtikten sonra yapılabilirdi (Bkz., özellikle Akkuş, s. 1311, §   35, adıgeçen karar). Bu durumda şikâyetin her halükarda, iç mahkemeler tarafından tayin edilen   tazminat tutarının ödenmesinden, yani ihlali oluşturan durumun sona ermesinden itibaren altı ay   içinde Sözleşme organlarına sunulması gerekmekteydi.   Mevcut davada AİHM, altı aylık sürenin bitimini, İdare tarafından tazminat tutarının ödendiği 1   Haziran 1998 tarihi olduğunu kabul eder. Dolayısıyla başvuranların 26 Ekim 1998 Komisyon’a   başvurularını yapmaları, AİHS’nin 35. maddesine uygundur.   Hükümet’in itirazının reddi uygun görülmüştür.   AİHM, içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle, Akkuş, adıgeçen karar) ve   elindeki mevcut unsurların tümü gözönüne alındığında başvurunun esastan incelenmesi gerektiği   kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile karşılaşılmadığını tespit   etmiştir.   B. Esas hakkında   AİHM daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da incelemiş ve   No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz., özellikle, Akkuş, s. 1310,   § 30-31, adıgeçen karar ve Aka, s. 2682, §§ 50-51, adıgeçen karar).   AİHM Hükümetin görüşlerinde, mevcut davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve   delil sunmadığını kaydeder. Ulusal mahkemelerin kararına göre başvuranlara verilmesi gereken ek   tazminatın ödenmesindeki gecikme, kamulaştırmayı yapan idareden kaynaklanmış olup,   başvuranları, mülklerinin kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha sokmuştur. Sözkonusu   davanın toplam fiili süresi ile ikiye katlanan bu gecikme, AİHM’yi, başvuranların, genel yararın   gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil   dengeyi bozan, alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları yönünde   düşünmeye sevk etmektedir.   Sonuç olarak 1 No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.   III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA   AİHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.   A. Maddi ve Manevi Tazminat   Başvuranlar toplam 275.549 Amerikan Doları (USD) değerinde maddi, 50.000 USD değerinde ise   manevi zarara uğradıklarını iddia etmektedirler.   Hükümet bu iddialara karşı çıkmaktadır.   AİHM, yukarıda sözüedilen Akkuş kararında (s. 1311, §§ 35-36 ve 39) benimsenen hesaplama   yöntemini gözönünde bulundurarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında, başvuranlara maddi tazminat   olarak 16.300 (onaltı bin üçyüz) Euro ödenmesine karar vermiştir.   Manevi tazminat hususunda ise AİHM, mevcut dava koşullarında, bir ihlalin varlığının tespitinin   adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna kanaat getirmiştir.   B. Masraf ve harcamalar   Başvuranlar, AİHM ve yerel mahkemeler nezdinde yaptıkları masraf ve harcamalar için 23.000   Euro tazminat talebinde bulunmaktadır.   Hükümet bu talebin haklı bir gerekçeye dayanmadığı kanaatindedir.   Mahkemenin bu konudaki içtihadı ve mevcut unsurlar doğrultusunda, AİHM, başvuranlara tüm   masraflarla birlikte 1.000 (bin) Euro ödenmesinin makul olduğuna kanaat getirmiştir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,   1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. Manevi tazminatla ilgili olarak, mevcut kararının kendisinin adil tazmin için başlı başına   yeterli olduğuna;   4. a) AİHS’nin 44§2 maddesi uyarınca, kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme   tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek   KDV, pul, harç ve masraflarla birlikte, Savunmacı Devlet tarafından başvurana:   i. maddi tazminat için 16.300 (onaltıbin üçyüz) Euro ödemesine,   ii. masraf ve harcamalar için 1.000 (bin) Euro ödemesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Hükümetin, Avrupa   Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faizi   uygulamasına;   5. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;   Karar vermiştir.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77§§ 2 ve 3 maddesine uygun   olarak 24 Mayıs 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło