4574/06
WyrokETPCz2010-05-20ECLI:CE:ECHR:2010:0520JUD000457406
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy odmowa przyznania pomocy prawnej i konieczność uiszczenia wysokiej opłaty sądowej naruszyły prawo skarżącego do skutecznego dostępu do sądu zgodnie z art. 6 ust. 1 Konwencji?Ratio decidendi
Trybunał uznał, że wymagana opłata sądowa w wysokości 2 042 TL (około 1 265 EUR w tamtym czasie) stanowiła nadmierne obciążenie dla skarżącego, biorąc pod uwagę jego sytuację ekonomiczną, potwierdzoną zaświadczeniem o ubóstwie. Trybunał podkreślił, że fakt reprezentowania przez adwokata nie świadczy o zdolności skarżącego do pokrycia wszystkich kosztów sądowych. Ponadto, Trybunał zauważył, że decyzja sądu krajowego o odmowie pomocy prawnej nie była uzasadniona, co uniemożliwiło skuteczną i konkretną ocenę sytuacji skarżącego. W konsekwencji, odmowa pomocy prawnej na wczesnym etapie postępowania całkowicie pozbawiła skarżącego możliwości rozpatrzenia jego sprawy przed sądem, naruszając jego prawo do skutecznego dostępu do sądu.Stan faktyczny
Skarżący, Adnan Özdemir, urodzony w 1983 roku, wniósł pozew o odszkodowanie w wysokości 150 000 TL (około 93 015 EUR) do Wojskowego Najwyższego Sądu Administracyjnego w Ankarze z powodu zachorowania na wirusowe zapalenie wątroby typu B podczas służby wojskowej. Jednocześnie złożył wniosek o pomoc prawną, przedstawiając zaświadczenie o ubóstwie. Sąd krajowy poinformował go o konieczności uiszczenia opłaty sądowej w wysokości 2 042 TL (około 1 265 EUR) i odrzucił jego wniosek o pomoc prawną bez uzasadnienia. Ponieważ skarżący nie uiścił opłaty, jego sprawa została uznana za niezłożoną.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 3. Zasądził na rzecz skarżącego 3 000 EUR tytułem zadośćuczynienia za szkodę niemajątkową. 4. Odrzucił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL
A V R U PA
DE L’EUROPE
KONSEYĐ
AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ
ĐKĐNCĐ DAĐRE
ADNAN ÖZDEMĐR -TÜRKĐYE DAVASI
(Baꢀvuru no:4574/06)
KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ
STRAZBURG Mayıs 2010
Đꢀbu karar AĐHS’nin 44/2 maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecektir. ꢁekli
düzeltmelere tabi olabilir.
________________________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2010. Bu gayrıresmi özet çeviri Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve Đnsan Hakları Genel
Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmıꢀ olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak
belirtilmiꢀ olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koꢀulu ile Dıꢀiꢀleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve
Đnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (4574/06) no’lu davanın nedeni, T.C. vatandaꢀı
A d n a n Ö z d e m i r ’ i n ( b a ꢀvu r a n) Av r u p a Đnsan Hakları Mahkemesi’ne 05 Ocak 2006 tarihinde
Đnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına iliꢀkin Sözleꢀme ’ ni n ( Avr up a Đnsan
Hakları Sözleꢀme s i - AĐHS) 34. maddesi uyarınca yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.
Baꢀvuran, Van Barosu avukatlarından A. Bayar tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOꢁULLARI
Baꢀvuran, 1983 doğumludur ve Van’da ikamet etmektedir. Haziran 2005 tarihinde, baꢀvuran, askerlik hizmeti sırasında yakalandığı Hepatit B
hastalığı nedeniyle Ankara Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nde tazminat davası açmıꢀtır.
Baꢀvuran, 150.000 TL (sözkonusu dönemde yaklaꢀık 93.015 Euro) maddi ve manevi tazminat
talebinde bulunmuꢀtur. Ayrıca baꢀvuran, mahkeme harcını ödeyecek ekonomik durumu
olmadığı gerekçesi ile adli yardım talebinde bulunmuꢀtur. Baꢀvuran, muhtarlık tarafından
düzenlenen fakirlik belgesini belge olarak sunmuꢀtur.
A s k e r i Y ü k s e k Đdare Mahkemesi, baꢀvuranın avukatını, yargılama masrafı olarak 2.042 TL
(olayların meydana geldiği dönemde yaklaꢀık 1.265 Euro) olan pul harcının ödenmesi
gerektiği hususunda bilgilendirmiꢀtir. Temmuz 2005 tarihinde, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Usulü
Kanunu’nun 465. maddesinde belirtilen koꢀulları karꢀılamadığı gerekçesi ile baꢀvuranın adli
y a r d ı m t a l e b i n i r e d d e t m i ꢀtir. Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi, mahkeme harcının otuz gün
içerisinde yatırılmaması durumunda davanın açılmamıꢀ sayılacağını belirtmiꢀtir. Karar
gerekçelendirilmemiꢀtir. Temmuz 2005 tarihinde, baꢀvuranın avukatına ödeme emri gönderilmiꢀtir. Askeri Yüksek
Đdare Mahkemesi, otuz gün içerisinde baꢀvuran tarafından harcın yatırılmaması durumunda
davanın açılmamıꢀ sayılacağını hatırlatmıꢀtır.
Baꢀvuran, sözkonusu miktarı ödeyememiꢀtir. Eylül 2005 tarihinde, Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi, mahkeme harcının ödenmesi
talebini yinelemiꢀtir. Kasım 2005 tarihinde, mahkeme harcı ödenmediğinden Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi,
davanın açılmamıꢀ sayılmasına hükmetmiꢀtir.
HUKUK
Baꢀvuran, mahkeme harcı ve adli yardım talebinin reddedilmesi nedeniyle Askeri Yüksek
Đdare Mahkemesi’nde sorumluluk davası açma imkanından yoksun bırakılmasından
ꢀikayetçidir. Bu konuda baꢀvuran, AĐHS’nin 3. , 6. ve 13. maddelerinin ihlal edildiği
kanaatindedir.
Hükümet, mahkemeye eriꢀim hakkının mutlak olmadığını ve zımnen kabul edilmiꢀ bazı
sınırlamalara tabi olabileceğini zira eriꢀim hakkının doğası gereği, devlet tarafından bir
düzenleme gerektirdiğini hatırlatmaktadır. AĐHS’nin 6/1 maddesi davacıların “medeni hak ve
yü k ü m l ü l ü k l e r i ne ” i l i ꢀkin kararlar hakkında mahkemeye eriꢀim hakkını etkin bir biçimde
güvence altına almakta ise de bu hususta kullanılacak araçların seçimini devlete
bırakmaktadır. Mahkemeye eriꢀim hakkına getirilen kısıtlama, meꢀru bir amaç taꢀıdığı ve
kullanılan araçla amaç arasında makul bir orantılılık iliꢀkisi mevcut olduğu sürece AĐHS’nin
6/1 maddesine uygun düꢀer. Sözkonusu sınırlama mali nitelikte olabilir. Adaletin tecellisi
bir kiꢀinin mahkemeye eriꢀim hakkına maddi kısıtlamalar getirilmesini haklı kılabilir.
Mahkemelere yapılan taleplere iliꢀkin masrafların ödenmesi gerekliliği, AĐHS’nin 6/1
ma d d e s i a nl a mı nd a ma hk e me ye e r i ꢀim hakkının sınırlaması olarak kabul edilemez.
Hükümet, mahkeme harcı miktarının ve baꢀvurana adli yardım talebinin reddedilmesinin iç
hukuka uygun olduğunu savunmaktadır. Hakimler baꢀvurana adli yardım yapılmasına gerek
olmadığına kanaat getirmiꢀlerdir. Zira baꢀvuran, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun
465. maddesi uyarınca talebinin yerindeliğini gösteren bir kanıt sunmamıꢀtır. Hükümet,
baꢀvuranın bir avukat tarafından temsil edildiğini, dava sırasında bir kiꢀiyi ücretsiz olarak
temsil eden bir avukatın baroyu bilgilendirmesi gerektiğini ancak mevcut davada böyle bir
durumun sözkonusu olmadığını kaydetmektedir. Hükümet, baꢀvuranın, avukat tutmak için
y e t e r l i g e l i r i o l d u ğu dolayısıyla mahkeme harcını da ödeyebileceği sonucuna ulaꢀmı ꢀtır.
Hükümet’e göre, adli yardım talebinin reddi, özüne halel getirecek ꢀekilde ve düzeyde
baꢀvuranın mahkemeye eriꢀim hakkını sınırlandırmamıꢀtır.
Baꢀvuran, Hükümet’in argümanlarına itiraz etmekte ve iddialarını yinelemektedir.
A ĐHM, baꢀvuranın ꢀikayetini AĐHS’nin 6/1 maddesi açısından inceleyecektir (bkz, bu
bağlamda, Sabri Aslan ve diğerleri- Türkiye, baꢀvuru no: 37952/04, 15 Aralık 2009, Serin-
Türkiye, baꢀvuru no: 18404/04, 18 Aralık 2008 ve Ciğerhun Öner-Türkiye, baꢀvuru no:
33612/03, 20 Mayıs 2008).
Kabuledilebilirlik ile ilgili olarak, AĐHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde
baꢀvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AĐHM, ayrıca, baꢀka açılardan
bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle baꢀvuru
kabuledilebilir niteliktedir.
Esas ile ilgili olarak, konuya iliꢀkin genel ilkeleri açısından AĐHM, yerleꢀik içtihadına atıfta
bulunmaktadır (sözü edilen Bakan).
Mevcut davada, AĐHM, mahkeme harcının ödenmemesinin, Askeri Yüksek Đdare
Mahkemesi’nin davanın açılmamıꢀ saymasına yol açtığını gözlemlemektedir. Đstenilen
ma hke me h a r cı mi kt a r ı 2 . 042 T ür k Li r a s ı i d i ( o l a yl a r ı n me yd a n a ge ld i ği dönemde yaklaꢀık
1.265 Euro). AĐHS’nin amacının teorik ya da hayali hakları değil gerçek ve etkili hakları
korumak olduğunu (Artico-Đtalya, 13 Mayıs 1980) göz önüne alan AĐHM, ilgili ekonomik
veriler açısından, sözkonusu miktarın baꢀvurana aꢀırı yük yüklediği kanaatindedir. Nitekim
mu ht a r tar a fı nda n ba ꢀvuranın adına düzenlenen fakirlik belgesi baꢀvuranın maddi durumunu
belirlemek için yeterli olmuꢀtur. Ayrıca, baꢀvuranın bir avukat tarafından temsil edilmesi,
baꢀvuranın yargılama masraflarının tamamını karꢀılayacak imkanlara sahip olduğunun
göstergesi değildir. Baꢀka b ir d e yi ꢀle
,
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi’nin
değerlendirmesinde fakirlik belgesini göz önüne alması gerekirdi; oysa mevcut davada böyle
bir durumun sözkonusu olmadığını tespit etmek gerekmektedir. Ayrıca Askeri Yüksek Đdare
Mahkemesi’nin kararı hiçbir ꢀekilde gerekçelendirilmemiꢀ olduğundan, baꢀvurannın durumu
etkili ve somut bir incelenmemiꢀtir. (bkz, aynı bağlamda, sözü edilen Serin, ve sözü edilen
Ciğerhun Öner).
Ayrıca AĐHM, ilk derece mahkemesi tarafından yargılamanın ilk safhasında adli yardım
talebinin reddedilmesinin, baꢀvuranı, davasının bir mahkeme önünde görülme imkanından
tamamen yoksun bıraktığını tespit etmektedir.
Dolayısıyla sözkonusu unsurlar göz önüne alındığında AĐHM, Adnan Özdemir’in, Ankara
Yüksek Đdare Mahkemesi’ne somut ve etkili eriꢀim hakkından faydalanamadığı kanaatindedir.
Dolayısıyla AĐHS’nin 6/1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.
A ĐHS’nin 41. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, baꢀvuran, 100.000 TL (yaklaꢀık
45.500 Euro) maddi tazminat talep etmektedir. Ayrıca baꢀvuran, 150.000 TL (yaklaꢀık 68.250
Euro) manevi tazminat istemektedir. Baꢀvuran, yargılama masraf ve giderlerinin de
ödenmesini talep etmekte ancak rakam belirtmemekte ve belge sunmamaktadır.
Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.
Maddi tazminat ile ilgili olarak AĐHM, ilke olarak, AĐHS’nin 6/1 maddesi ile güvence altına
alınan mahkemeye eriꢀim hakkına yönelik bir ihlalin telafisi için en uygun yolun baꢀvuran
isteği üzerine ve uygun zamanda baꢀvuranın davasının görülmesi olacağını hatırlatmaktadır
(bkz, aynı anlamda, sözü edilen Mehmet Suna Yiğit).
Manevi tazminat ile ilgili olarak, AĐHM, hakkaniyete uygun olarak, baꢀvurana 3.000 Euro
ödenmesine hükmetmektedir.
Belirtilen bir miktarın olmaması ve belgelendirilmemesi nedeniyle AĐHM, yargılama masraf
ve giderlerine iliꢀkin talebi reddetmektedir.
A ĐHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı
orana üç puanlık bir artıꢀ eklenerek belirlenmesinin uygun olaca ğına hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,
1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AĐHS’nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AĐHS’nin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet
tarafından baꢀvurana her türlü vergiden muaf tutularak 3.000 Euro manevi tazminat
ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet
tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç
puan fazlasına eꢀit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine iliꢀkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMĐꢁTĐR.
Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3.
paragraflarına uygun olarak 20 Mayıs 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.
5
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło