46257/99

WyrokETPCz2006-03-02ECLI:CE:ECHR:2006:0302JUD004625799

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy skazanie członków stowarzyszenia za wysłanie ich za granicę bez zgody władz stanowiło naruszenie wolności zrzeszania się z art. 11 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że skazanie skarżących na podstawie art. 43 ustawy nr 2908 stanowiło ingerencję w ich wolność zrzeszania się. Chociaż ingerencja była przewidziana prawem, argumenty rządu dotyczące bezpieczeństwa narodowego i porządku publicznego jako uzasadnionych celów nie przekonały Trybunału. Trybunał zauważył, że środek ten był ogólnym środkiem ochrony obywateli za granicą, ale stosowano go wyłącznie wobec członków stowarzyszeń i wymagał zezwolenia, a nie jedynie powiadomienia. Ponadto, żadne inne państwo członkowskie Rady Europy nie posiadało podobnych przepisów. W związku z tym, ograniczenie to nie było uzasadnione w świetle art. 11 ust. 2 Konwencji.
Stan faktyczny
Trzech obywateli tureckich (Ayşe Tosuner, Ali Serdar Tekin, Osman Murat Ülke) oraz stowarzyszenie İzmir Savaş Karşıtları Derneği (Stowarzyszenie Przeciwników Wojny w Izmirze) byli skarżącymi. Stowarzyszenie podjęło decyzję o wysłaniu swojego członka na spotkanie w Niemczech. Kontrola przeprowadzona przez Ministerstwo Spraw Wewnętrznych wykazała, że nie uzyskano wymaganego zezwolenia na wyjazd zagraniczny. W konsekwencji skarżący zostali skazani na kary pozbawienia wolności, zamienione na grzywny, za naruszenie przepisów ustawy nr 2908, które wymagały zgody na wysyłanie członków stowarzyszeń za granicę. Wyroki zostały utrzymane w mocy przez sądy krajowe.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie stwierdza naruszenie art. 11 Konwencji. Zasądza od rządu tureckiego na rzecz skarżących Osman Murat Ülke i Ali Serdar Tekin po 1 500 EUR tytułem szkody niemajątkowej oraz łącznie 4 000 EUR na rzecz wszystkich skarżących tytułem kosztów i wydatków. Oddala pozostałe żądania słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ĐZMĐR SAVAꢀ KARꢀITLARI DERNEĞĐ - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢁvuru no: 46257 / 99)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   Mart 2006   Đꢀbu karar AĐHS’nin 44§2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde kesinleꢀecek olup   ꢀekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (46257/99) baꢀvuru no’lu davanın nedeni, bu   ülkenin üç vatandaꢀı Ayꢀe Tosuner, Ali Serdar Tekin, Osman Murat Ülke ve Đzmir Savaꢀ   Karꢀıtları Derneği’nin (baꢀvuranlar) Avrupa Đnsan Hakları Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) 34.   maddesi uyarınca Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 28 Aralık 1998 tarihinde   yapmıꢀ olduğu baꢀvurudur.   Baꢀvuranlar Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi önünde Đzmir Barosu avukatlarından M.N.   Terzi tarafından temsil edilmektedirler.   OLAYLAR   Baꢀvuranlar sırasıyla 1950, 1974 ve 1970 doğumlu olup Đzmir’de ikamet etmektedir.   Đzmir Savaꢀ Karꢀıtları Derneği (Dernek) 25 ꢁubat 1994’te Đzmir’de kurulmuꢀtur ve baꢀkanı   doğumlu, Đzmir’de ikamet eden Vedat Zencir tarafından temsil edilmektedir.   Derneğin yönetim kurulu 15 Eylül 1994 tarihinde dernek üyelerinden birinin Green Peace’in   Almanya’da düzenlediği bir toplantıya katılması kararını almıꢀtır.   Mart 1995 tarihinde, derneğin yetkililere giderlerine dair kayıtları iletmemesi, gelir   beyanında bulunmaması, harcama bilançosunu sunmaması gerekçeleriyle Đçiꢀleri   Bakanlığı’ndan gelen müfettiꢀler derneği incelemeye almıꢀtır. Bu inceleme sırasında   müfettiꢀler 2908 sayılı Kanun’un 43. maddesine uygun olarak dernek üyelerinin yurtdıꢀındaki   toplantılara katılımlarında Đçiꢀleri Bakanlığı’ndan gerekli izni almadıklarını tespit etmiꢀlerdir.   Đzmir Cumhuriyet Savcılığı 26 Haziran 1995 tarihinde Osman Murat Ülke’yi, 18 Temmuz   1995’te Ali Serdar Tekin’i, 18 Ağustos 1995 tarihinde Ayꢀe Tosuner’i, 22 Ağustos 1995’te   Canan Kılıç’ı, 14 Eylül 1995 tarihinde Fatma Funda Akbulut’u dernek üyesi olarak   dinlemiꢀtir.   Đzmir Cumhuriyet Savcısı 27 Eylül 1995 tarihinde sunduğu iddianamesinde, 2908 sayılı   Kanun’un 43., 44. ve 82. maddeleri uyarınca yetkililerden gerekli izni almadan yurtdıꢀına   gönderme kararı almaları nedeniyle dernek üyeleri Osman Murat Ülke, Ali Serdar Tekin,   Ayꢀe Tosuner, Canan Kılıç, Fatma Funda Akbulut hakkında ceza davası açmıꢀtır.   Đzmir Asliye Ceza Mahkemesi 5 Haziran 1996 tarihli bir kararla 2908 sayılı Kanun’un 43. ve   82. maddeleri uyarınca Ayꢀe Tosuner’i üç ay üç gün, diğer baꢀvuranları Đçiꢀleri   Bakanlığı’ndan gerekli izni almadıkları gerekçesiyle üç ay hapis cezasına çarptırmıꢀtır.   Mahkeme, hapis cezalarını Ayꢀe Tosuner için 930.000 TL. ve diğer baꢀvuranların her biri için   900.000 TL. para cezasına çevirmiꢀtir.   Yargıtay 26 Mart 1997 tarihli bir kararla Asliye Ceza Mahkemesi’nin hapis cezalarını para   cezasına tam olarak çevirmediği gerekçesiyle kararı bozmuꢀtur.   Asliye Ceza Mahkemesi Yargıtay kararına uygun olarak 14 Temmuz 1997 tarihinde para   cezalarını 465.000 TL. Ayꢀe Tosuner ve diğer baꢀvuranların her biri için 450.000 TL. olarak   belirlemiꢀtir.   Baꢀvuranlar 16 Temmuz 1997 tarihinde temyiz baꢀvurusunda bulunmuꢀtur.   Yargıtay 5 Ekim 1998 tarihinde kararı onamıꢀtır.   Dernek Genel Kurulu’nun 22 Aralık 2001 tarihli kararıyla Đzmir Savaꢀ Karꢀıtları Derneği   feshedilmiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   I. AĐHS’NĐN 11. MADDESĐ’NĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar Đçiꢀleri Bakanlığı’ndan izin talep etmeden dernek üyelerini yurtdıꢀına   gönderdikleri için mahkum edilmelerinden ve barıꢀçıl amaçlı toplanma ve dernek kurma   haklarının tanınmadığından ꢀikayetçi olmakta ve AĐHS’nin 11. maddesinin ihlal edildiğini   ileri sürmektedirler.   AĐHM nezdinde, Đzmir Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2908 sayılı Kanun’un 43. maddesine   dayalı olarak baꢀvuranları mahkum etmesi, bu kiꢀilerin dernek kurma özgürlüğüne yönelik bir   müdahaleyi oluꢀturmaktadır.   Benzer bir müdahale, 2. fıkrada yer alan ve «yasayla öngörülme», «demokratik bir toplum   için gereklilik» gibi meꢀru amaçları izlemesi gibi haller dıꢀında AĐHS’nin 11. maddesinin   ihlaline yol açmaktadır.   AĐHM, ilgililerin mahkumiyetinin 2908 sayılı Kanun’un 43. maddesine dayandığını ve bu   müdahalenin «yasa ile öngörüldüğünü» kaydetmektedir. Bu nokta ihtilafa yol açmamaktadır.   Hükümet, sözü edilen müdahalede «ulusal güvenlik» ve «kamu emniyeti» gibi meꢀru   amaçların izlendiğini savunmaktadır.   Hükümet, 2908 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen iznin yurtdıꢀındaki Türk   vatandaꢀlarının veya Türkiye’deki yabancı vatandaꢀların diplomatik himayelerinin korunması   bakımından ele alınması gerektiği açıklamasını yapmaktadır. Bu kanun devlete   vatandaꢀlarının Dıꢀiꢀleri Bakanlığı aracılığıyla korunmasını, ulusal güvenliğin ve kamu   emniyetinin sağlanmasını öngörmektedir. Kanun, adıgeçenlerin yurtdıꢀında güvenliklerini   sağlamak amacıyla birtakım bilgileri toplamaya dayalı olduğundan baꢀvuranların dernek   kurma özgürlüklerine bir müdahaleyi oluꢀturmamakta, ayrıca devletin egemenliğini sağlama   ve temel hak ve özgürlükleri güvence altına alma amacını taꢀımaktadır. 43. maddenin kendi   topraklarına giriꢀ yapan ve konaklayan yabancıların denetlenmesi bakımından devletlere   tanınan takdir yetkisi uyarınca ele alınması gerekir.   Hükümetin savı AĐHM’yi ikna etmemiꢀtir. Bununla birlikte, alınan tedbir bu durum   karꢀısında dernek üyelerinin yurtdıꢀında korunup gözetilmesi amacıyla alınan genel bir önlem   olarak değerlendirilebilir. Oysa yurtdıꢀında düzenlenen toplantılar barıꢀçıl olduğu tartıꢀmaya   mahal vermeyen vicdani retçilerle ilintilidir. Hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir   toplumda, yerleꢀik düzene karꢀı barıꢀçıl yollardan savunulan siyasi fikirlerin toplanma   özgürlüğüne ve diğer yasal yollardan ifade edilmesine olanak tanınmalıdır (Bkz. Güneri ve   diğerleri-Türkiye kararı, no: 42853/98, 43609/98 ve 44291/98, § 76, 12 Temmuz 2005 ve   Stankov ve Ilinden Makedonya Derneği-Bulgaristan kararı, no: 29221/95 ve 29225/95, § 97,   AĐHM 2001-IX).   AĐHM, bu durumun derneklerin faaliyetlerinin birbirine bağlı olduğu ve yaygınlaꢀtığı bir   dünyada sorun teꢀkil ettiğini değerlendirmektedir. Derneklerin üstlenmiꢀ oldukları rol dikkate   alındığında bu yönde alınan bir önlem kimi kez toplanma ve dernek kurma özgürlüğünü ve   sözkonusu ülkenin demokrasisini etkileyebilir (Bkz. Sosyalist Türkiye Partisi (STP) ve   diğerleri-Türkiye, no: 26482/95, § 36 in fine, 12 Kasım 2003).   Hükümetin savunduğu gibi Đçiꢀleri Bakanlığı izninin yurtdıꢀına giden Türk vatandaꢀlarının   emniyetinin sağlanmasının amaçlandığı farz edilse dahi, AĐHM bu korumanın yalnızca bir   derneğe üye olan Türk vatandaꢀlarına uygulanmasını ꢀaꢀkınlıkla karꢀılamaktadır. Üstelik 43.   maddede öngörülen önlem bir bildirimi değil bir izni öngörmektedir. Baꢀvuranlar kamu erkini   ellerinde bulundurmadıklarından, bir dernek veya dernek üyeleri sıfatıyla hiçbir mahfuz   hisseyi açığa çıkarma veya beyan etme zorunlulukları yoktur (Bkz. a contrario, Rekvenyi-   Macaristan kararı, no: 25390/94, § 41, AĐHM 1999-III). AĐHM, Sözleꢀmeci Devletlerin   «ulusal güvenliğin» ve «kamu emniyetinin» sağlanması adına uygun gördükleri her kararı   alamayacaklarını hatırlatmaktadır (Bkz. mutatis mutandis, Klass ve diğerleri-Almanya kararı,   Eylül 1978, seri: A, no: 28, § 49). Ayrıca, Avrupa Konseyi’ne üye baꢀka hiçbir Devletin   Türk yasalarında derneklere iliꢀkin öngörülen 43. maddeye benzer yasal bir düzenlemesi   bulunmamaktadır. AĐHM son olarak, bu 43. maddenin 17 Temmuz 2004 tarihinde   yürürlükten kaldırıldığını not etmektedir.   Sonuç olarak AĐHM, sözkonusu kısıtlamanın AĐHS’nin 11. maddesinin 2. paragrafındaki   ulusal güvenliğin ve kamu emniyetinin sağlanması gibi meꢀru amaçları içermediğine itibar   etmektedir.   Bu durumda AĐHS’nin 11. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   Bu sonuçla AĐHM, yapılan müdahalenin demokratik bir toplum için gereklilik oluꢀturup   oluꢀturmadığını incelemeyi gerekli görmemektedir.   II. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐ’NĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuranlar Osman Murat Ülke ve Ali Serdar Tekin’in her biri manevi tazminat için 3.000   Euro talep etmektedir. Ayꢀe Tosuner ve feshedilen dernek bu yönde hiçbir talepte   bulunmamıꢀtır.   Hükümet bu miktarlara karꢀı çıkmıꢀtır.   AĐHM, dernek kurma özgürlüklerinin ihlal edildiği neticesiyle baꢀvuranlar Osman Murat   Ülke ve Ali Serdar Tekin’in her birine bu yönde 1.500 Euro ödenmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.   B. Masraf ve Harcamalar   Baꢀvuranlar yargı giderleri için 4.000 Euro talep etmektedir.   Hükümet bu miktara karꢀı çıkmıꢀtır.   Dava dosyasında yer alan unsurlar ıꢀığında AĐHM, talep edilen miktarları makul   karꢀılamaktadır. AĐHM, hakkaniyete uygun olarak baꢀvuranlara birlikte bu yönde talep   ettikleri miktarın ödenmesine karar vermiꢀtir.   C. Gecikme Faizi   Gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı   faiz oranının üç puan fazlası uygulanacaktır.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AĐHM, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. AĐHS’nin 11. maddesinin ihlal edildiğine;   2. a) AĐHS’nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L.’ye çevrilmek suretiyle Savunmacı Hükümetin   baꢀvuranlara;   i. baꢀvuranlardan Osman Murat Ülke’ye ve Ali Serdar Tekin’e her biri için, manevi   tazminat olarak 1.500 (bin beꢀ yüz) Euro ödemesine;   ii. masraf ve harcamalar için baꢀvuranlara toplam 4.000 (dört bin) Euro ödemesine;   iii. yukarı belirtilen miktarların her türlü vergiden muaf tutulmasına;   b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Hükümet   tarafından, Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan   fazlasına eꢀit oranda faiz uygulanmasına;   3. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMĐꢀTĐR.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM’nin iç tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3. maddesine   uygun olarak 2 Mart 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiꢀtir.   5

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło