46771/99

WyrokETPCz2006-03-28ECLI:CE:ECHR:2006:0328JUD004677199

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy niewykonanie przez władze krajowe orzeczeń sądowych unieważniających pozwolenie na eksploatację kopalni złota, która stwarzała zagrożenie dla zdrowia i środowiska, stanowiło naruszenie prawa do poszanowania życia prywatnego i rodzinnego (art. 8) oraz prawa do rzetelnego procesu (art. 6 ust. 1) Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że art. 8 Konwencji ma zastosowanie, ponieważ działalność kopalni złota z użyciem cyjanidu stwarzała realne zagrożenie dla życia prywatnego i rodzinnego skarżących. Stwierdził naruszenie tego artykułu, ponieważ władze krajowe, pomimo prawomocnych orzeczeń sądowych unieważniających pozwolenie na eksploatację kopalni, podjęły działania (w tym nieopublikowaną decyzję Rady Ministrów), które faktycznie umożliwiły kontynuację działalności kopalni, pozbawiając skarżących skutecznych gwarancji proceduralnych. Trybunał uznał również naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji, podkreślając, że niewykonanie prawomocnych orzeczeń sądowych przez administrację podważa zasadę praworządności i pewności prawa, pozbawiając skarżących skutecznej ochrony sądowej ich praw cywilnych.
Stan faktyczny
Skarżący, mieszkańcy okolic Bergamy w Turcji, sprzeciwiali się eksploatacji kopalni złota w Ovacık metodą cyjanizacji, obawiając się o swoje zdrowie i środowisko. Sądy krajowe, w tym Rada Stanu, unieważniły pozwolenie na eksploatację, uznając ją za niezgodną z interesem publicznym. Pomimo tych orzeczeń, władze administracyjne, w tym Rada Ministrów, podjęły kroki umożliwiające kontynuację działalności kopalni, ignorując wyroki sądowe i pozbawiając skarżących skutecznej ochrony.
Rozstrzygnięcie
1. Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. 2. Stwierdza naruszenie art. 8 Konwencji. 3. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji. 4. Stwierdza, że nie ma potrzeby odrębnego badania skarg dotyczących art. 2 i 13 Konwencji. 5. Zasądza na rzecz każdego skarżącego 3 000 (trzy tysiące) EUR tytułem zadośćuczynienia za szkody niemajątkowe. 6. Zasądza na rzecz skarżących łącznie 5 000 (pięć tysięcy) EUR tytułem zwrotu kosztów i wydatków. 7. Oddala pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

C O N S E I L D E   L ' E U R O P E   AVRUPA   KONSEYĐ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   ÖÇKAN VE DĐĞERLERĐ - TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no:46771/99)   KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ   STRAZBURG   MART 2006   Đꢀbu karar Sözleꢀme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koꢀullar çerçevesinde   kesinleꢀecek olup ꢀekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 46771/99 baꢀvuru no’lu davanın nedeni, Türk   vatandaꢀı Ali Öçkan ve isimleri ekli listede bulunan diğer üç yüz on dört kiꢀinin (Baꢀvuranlar)   Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’ne (AĐHM) 25 Eylül 1998 tarihinde, Avrupa Đnsan Hakları   ve Temel Özgürlükleri Sözleꢀmesi’nin (AĐHS) eski 25. maddesi uyarınca yapmıꢀ oldukları   baꢀvurudur. Baꢀvuranlar, Đzmir Barosu avukatlarından S. Özay tarafından temsil   edilmektedirler.   OLAYLAR   Dava, Bergama ilçesi (Đzmir) sınırları dahilinde, Ovacık’ta altın madeni iꢀletmesi   izninin verilmesi ile ilgilidir. Bu konu AĐHM’nin 10 Kasım 2004 tarihinde verdiği kararın   konusuyla aynıdır (Taꢀkın ve diğerleri, no: 46177/99, AĐHM 2004-...).   Baꢀvuranlar, Bergama ve çevre köylerinde oturan ꢀahıslardır.   Sonradan Normandy Madencilik A.ꢁ adını alan E. M. Eurogold Madencilik Anonim   ꢁirketi “ꢁirket”, 16 Ağustos 1989 tarihinde, altın aramalarını baꢀlatma iznini almıꢀtır. Daha   sonra ꢁirket mevzuatın gerekli kıldığı diğer izinleri almıꢀtır.   sayılı Çevre Kanunu’nun 10. maddesine uygun olarak, çevre üzerindeki etkinin   değerlendirilmesi prosedürü Çevre Bakanlığı’nın inisiyatifi ile baꢀlatılmıꢀtır.   Ekim 1992 tarihinde, etki incelemeleri ile ilgili hazırlıklar çerçevesinde, halka açık   bir toplantı düzenlenmiꢀtir. Köy halkı bu toplantı sırasında özellikle ağaçların kesimini,   patlayıcı ve sodyum siyanür kullanımını kınamıꢀ; ayrıca, atıkların yeraltı suları içine sızması   konusundaki kaygılarını dile getirmiꢀtir. Atık barajı, deprem durumunda doğacak riskler ve   kapanıꢀtan sonra altın madeninin durumu hakkındaki birçok soru, toplantıda hazır bulunan   uzmanlara sorulmuꢀtur. Özellikle bir referandumun tertip edilmesi ve gerekli önlemlerin   alınması talep edilmiꢀtir.   Etki incelemesi, yirmi yedi aylık bir hazırlıktan sonra Çevre Bakanlığı’na   sunulmuꢀtur. Bakanlık, bu incelemenin sonuçlarına dayanarak, 19 Ekim 1994 tarihinde,   Ovacık altın madenine iꢀletme müsaadesinin verilmesini kararlaꢀtırmıꢀtır.   Kasım 1994 tarihinde, baꢀvuranların da aralarında bulunduğu Bergama ve çevre   köyleri halkı, Çevre Bakanlığı tarafından kabul edilmiꢀ olan izin verme kararının iptal   edilmesi için Đzmir Đdare Mahkemesi’ne baꢀvuruda bulunmuꢀlardır. Değerli madenin   çıkarılması için ꢀirket tarafından siyanür kullanılmasının tehlikeleri, özellikle yeraltı su   tabakasının kirlenmesi, mahalli bitki ve hayvanların yokedilmesi riskleri, belirtilen gerekçeler   arasında yer almıꢀtır. Ayrıca, bu türden bir iꢀletme yönteminin insan sağlığı ve güvenliği için   gösterdiği tehlikeyi belirtmiꢀlerdir.   Đdari Mahkeme, 2 Temmuz 1996 tarihinde, baꢀvuranların talebini reddetmiꢀtir.   Mahkeme’nin değerlendirmesine göre, altın madeni çevresel etki değerlendirmesi kapsamında   tayin edilen kriterlere uygundu ve itiraz edilen karar, çevreyi etkileyebilen projeler ile ilgili   izin prosedürüne uygun olarak alınmıꢀtı.   Baꢀvuranların baꢀvurduğu Danıꢀtay, 13 Mayıs 1997 tarihinde, Mahkeme’nin kararını   bozmuꢀtur. Kendisine sunulan muhtelif uzman raporları ve çevresel etki değerlendirmesi   tarafından ortaya konan ꢀekli ile sözkonusu madencilik faaliyetinin fiziki, ekolojik, estetik,   sosyal ve kültürel etkilerini değerlendirmeye almıꢀtır. Bu incelemelerin, yerel ekolojik sistem   ile insan sağlığı ve güvenliği için sodyum siyanür kullanımının tehlikelerini ortaya koyduğunu   belirtmiꢀ; sözkonusu maden iꢀletme müsaadesinin hiçbir ꢀekilde kamu yararına uygun   olmadığı ve ꢀirketin taahhüt ettiği güvenlik önlemlerinin, bu tür faaliyetlerin içerdiği riskleri   yok etmek için yeterli olmadığı sonucuna varmıꢀtır.   Đdari Mahkeme, Danıꢀtay kararına uyarak, 15 Ekim 1997 tarihinde, Çevre Bakanlığı   tarafından kabul edilen izin verme kararını iptal etmiꢀtir.   Danıꢀtay, 1 Nisan 1998 tarihinde, idari mahkeme kararını onamıꢀtır.   Bu arada, Danıꢀtay Kararı, 20 Ekim 1997 tarihinde, Çevre Bakanlığı’na bildirilmiꢀtir.   Bakanlık, 23 Ekim 1997 tarihinde, Danıꢀtay kararına göre, anlaꢀmazlık konusu iꢀletmeye   izinlerin veriliꢀ ꢀartlarını gözden geçirmek üzere yetkili mercileri göreve davet etmiꢀtir.   Aynı zamanda, baꢀvuranlar, idari yargı kararlarının uygulamaya konmasını sağlamak   üzere, 24 Aralık 1997 tarihinde, Çevre Bakanı’na, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’na,   Orman Bakanı’na ve Đzmir Valisi’ne bir ihbar mektubu göndermiꢀlerdir.   Đzmir Valiliği, 27 ꢁubat 1998 tarihinde altın madeninin kapatılmasını kararlaꢀtırmıꢀtır.   Hükümet’e göre, maden Nisan 2001 tarihine kadar faaliyette bulunmamıꢀtır.   ꢁirket, müsaade almak üzere 12 Ekim 1998, 28 Ocak ve 3 Mart 1999 tarihlerinde   muhtelif bakanlıklara baꢀvurmuꢀtur.   Dönemin baꢀbakanı, ꢀirketin talebi konusuna doğrudan müdahale etmiꢀtir. Baꢀbakanın   baꢀvurusu üzerine Danıꢀtay, 5 Aralık 1999 tarihli istiꢀare niteliğinde olan bir görüꢀle, 3 Mayıs   tarihli kararının altın madenlerinin iꢀletilmesinde siyanür kullanımının mutlak   yasaklanması olarak yorumlanamayacağını ve özel durumların dikkate alınabileceğini   belirtmiꢀtir.   Baꢀbakan, buna paralel olarak, Mart 1999 tarihinde, altın madeni iꢀletmesinde siyanür   kullanımının muhtemel etkisi hakkında bir rapor hazırlaması için Türkiye Bilimsel ve Teknik   Araꢀtırma Kurumu’nu «TÜBĐTAK» görevlendirmiꢀtir.   TÜBĐTAK tarafından hazırlanan uzmanlık raporu «TÜBĐTAK Raporu» Ekim 1999   tarihinde teslim edilmiꢀtir. Bu rapor, Danıꢀtay kararında belirtilen insan sağlığı ile çevreyi   tehdit eden risklerin, «sıfır atık» prensibine dayalı olan ve çevre ile uyumlu yüksek bir   teknolojinin kullanımına bağlı olarak tamamen kaldırıldığı veya kabul edilebilir sınırların   altına çekildiği ve ekolojik sistem üzerindeki etki riskinin, bilimsel kriterlere göre, kabul   edilebilir seviyenin çok altında kaldığı sonucuna varmıꢀtır.   Bakanlar Kurulu, 29 Mart 2002 tarihinde, Bergama (Đzmir) ilçesi sınırları dahilinde   Ovacık ve Çamköy civarında bulunan ve Normandy Madencilik A.ꢁ. ꢀirketine ait altın   madeninin faaliyetlerine devam edebileceğine iliꢀkin «bir prensip kararı» almıꢀtır. Bu karar,   kamuya açıklanmamıꢀtır.   Danıꢀtay Sekizinci Dairesi, 30 Temmuz 2002 tarihinde, 29 Mart 2002 tarihli Bakanlar   Kurulu kararının usul yönünden iptalini amaçlayan ve Đzmir Barosu tarafından yapılan iptal   müracaatını usulden kabul edilmez bulmuꢀtur.   Danıꢀtay Genel Kurulu, 7 Mart 2004 tarihinde, 30 Temmuz 2002 tarihli kararı   bozmuꢀtur. Danıꢀtay Genel Kurulu, söz konusu altın madeni faaliyetlerinin tekrar baꢀlatılması   ile ilgili iꢀlemlerin bu karara dayandırılmıꢀ olmasına rağmen itiraz konusu olan Bakanlar   Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayınlanmamıꢀ olduğunu ve kararın kamuya   açıklanmadığını özellikle dikkate almıꢀtır. Danıꢀtay Genel Kurulu, itiraz konusu kararın bir   kopyasını edinmek için davacı tarafın karꢀılaꢀtığı imkansızlık karꢀısında, idari yargı   merciinin, etkili bir hukuki baꢀvurunun yapılmasını sağlamak üzere bu sureti elde etmesi   gerektiğini değerlendirmiꢀtir.   Danıꢀtay Altıncı Dairesi, 23 Haziran 2004 tarihinde, Bakanlar Kurulu kararının   yürütülmesinin durdurulmasını kararlaꢀtırmıꢀtır.   Bakanlar Kurulu kararının iptali ile ilgili müracaatı halen Danıꢀtay önünde   bulunmaktadır.   Đzmir Valiliği, 23 Haziran 2004 tarihli karara dayanarak, 18 Ağustos 2004 tarihinde   maden iꢀletmesinin durdurulmasını kararlaꢀtırmıꢀtır.   Çevre ve Orman Bakanlığı, 27 Ağustos 2004 tarihli bir yazı ile, ꢁirket tarafından   sunulan nihai etki incelemesi konusunda olumlu görüꢀ verdiğini Normandy Madencilik A.ꢁ.   ꢀirketine bildirmiꢀtir.   HUKUK AÇISINDAN   I. KABUL EDĐLEBĐLĐRLĐK HAKKINDA   Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 2, 6, 8 ve 13. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmektedirler.   Hükümet hiçbir kabul edilemezlik itirazında bulunmamıꢀtır.   AĐHM, baꢀvuranların sayısının taraflar arasında ihtilaf konusu teꢀkil ettiğini   gözlemlemektedir. Sonuç olarak ilk etapta baꢀvuranların avukatı beꢀ yüz beꢀ baꢀvurandan   oluꢀan bir liste sunmasına rağmen, bütün vekaletnameleri sunamamıꢀtır. Hükümet ise, bazı   baꢀvuranların imzaladığı baꢀvurunun takibinden vazgeçtiğine dair mektuplar sunmuꢀtur.   AĐHM, elinde bulunan unsurların tümünü gözönüne alarak, üç yüz on beꢀ baꢀvuranın   gerekli ve uygun ꢀekilde doldurdukları vekaletnamelerini sunduğunu belirtmektedir. Ancak,   AĐHM, tarafların argümanları ıꢀığında, sözkonusu baꢀvuranlar tarafından sunulan ꢀikayetlerin,   baꢀvurunun incelendiği bu aꢀamada çözüme kavuꢀturulamayacak ancak esastan incelemeyi   gerektiren ciddi maddi ve hukuki sorunlara neden olduğu kanaatindedir; buradan yola çıkarak,   bu ꢀikayetin AĐHS’nin 35§3 maddesince açıkça dayanaktan yoksun olduğu söylenemez.   Ayrıca, baꢀka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi saptanmamıꢀtır.   II. AĐHS’NĐN 8. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar, ulusal makamlar tarafından siyanür yöntemi ile altın madeni   iꢀletmeciliğine izin verilmesi yönündeki kararla AĐHS’nin 8. maddesi ile güvence altına   alınan haklarının ihlal edildiğini iddia etmektedirler.   Hükümet, 8. maddenin bu davaya uygulanamayacağını ileri sürmekte ve baꢀvurunun   kabul edilemez bulunmasını talep etmektedir.   AĐHM, Taꢀkın ve diğerleri (sözüedilen karar, § 113) kararında, madencilik faaliyetinin   tehlikeli etkilerinin, bir çevre etkin değerlendirmesi çerçevesinde özel ve aile hayatıyla   yeterince yakından ilgili olduğunu ortaya koyacak ꢀekilde tespit edildiğinde, AĐHS’nin 8.   maddesinin duruma uygulandığını hatırlatmaktadır.   Bu durumda AĐHM, ilgililerin, sözkonusu madenin iꢀletilmesi için sodyum siyanür   suyla yıkama tekniğine baꢀvuran Ovacık altın madeni çevresinde bulunan köylerde   yaꢀadıklarını not etmektedir. Yapılan birçok araꢀtırma, altın madeninin neden olduğu riskleri   ortaya koymuꢀtur. Bu çalıꢀmalara dayanarak Danıꢀtay, 13 Mayıs 1997 tarihinde verilen izin   kararının kamu menfaatiyle bağdaꢀmadığı sonucuna varmıꢀtır. Sonuç olarak 8. maddenin   uygulanabilirliği konusunda bir ꢀüphe bulunmamaktadır.   AĐHM, çevre sorunları üzerinde etkisi olan Devlet kararlarına konu teꢀkil etmiꢀ bir   davada, yapacağı incelemenin iki yönünün bulunduğunu hatırlatmaktadır. Birincisi, 8.   maddeye uygun olduğundan emin olmak amacıyla ulusal mercilerin kararının maddi içeriğini   değerlendirebilir. Đkincisi, kiꢀi menfaatlerinin gözönünde bulundurulup bulundurulmadığını   doğrulamak amacıyla karar alma süreciyle ilgilenebilir (Bkz. mutatis mutandis, Hatton ve   diğerleri-Birleꢀik Krallık, no: 36022/97, § 99, AĐHM 2003-VIII).   Ovacık altın madenine izin verilmesi konusunda ulusal makamların aldıkları kararın   içeriği hakkında AĐHM, kararın kamu menfaatine uygun olmadığına dair ulusal mahkemelerin   vardığı sonucu bertaraf etmek için hiçbir neden görmemektedir. Geriye karar alma sürecinin,   8. madde tarafından tanınan usul güvencelerine riayet edilerek geliꢀip geliꢀmediğini   doğrulamak kalmaktadır.   AĐHM, Devlet için çevre ve ekonomi politikasına iliꢀkin karmaꢀık sorunları irdelemek   sözkonusu olduğunda, karar alma süreci öncelikle, çevre ve kiꢀi haklarını ihlal edebilecek   faaliyetlerin etkilerini tespit edecek ve önleyecek ꢀekilde uygun soruꢀturma ve araꢀtırmaların   yapılmasını ve böylece birbiriyle çatıꢀan çeꢀitli menfaatler arasında dengenin sağlanmasını   gerektirdiğini hatırlatmaktadır. Halkın, yapılan araꢀtırmaların sonuçlarına ve karꢀı karꢀıya   olduğu tehlikenin değerlendirilmesini sağlayan bilgilere ulaꢀmasının önemi kuꢀku   götürmemektedir. Sonuç olarak ilgili kiꢀiler, karar alma sürecinde menfaatlerinin ya da   görüꢀlerinin yeterince gözönünde bulundurulmadığına kanaat getirdikleri takdirde, her türlü   karara, eyleme ya da ihmale kaꢀı mahkemeler önünde itirazda bulunabilmelidir (Taꢀkın ve   diğerleri, § 118).   Bu durumda, 19 Ekim 1994 tarihinde Ovacık altın madenine Çevre Bakanlığı   tarafından verilen izin kararının öncesinde, uzun sürede yürütülen bir dizi soruꢀturma ve   inceleme yapılmıꢀtır. Öncelikle, etki incelemesi gerçekleꢀtirilmiꢀtir. Daha sonra 26 Ekim   tarihinde bölge halkını bilgilendirme toplantısı düzenlenmiꢀtir. Baꢀvuranlar ve bölgede   yaꢀayan halk, sözkonusu inceleme de dahil olmak üzere uygun bütün belgelere   ulaꢀabilmiꢀlerdir.   Mayıs 1997 tarihinde Danıꢀtay, 19 Ekim 1994 tarihli kararı iptal etmiꢀtir. Danıꢀtay   kararı, yaꢀam hakkı ve çevre hakkı ile ilgili Devletin pozitif yükümlülüğüne dayanmaktadır.   Ancak, sözüedilen Taꢀkın ve diğerleri kararında belirtildiği gibi, Ovacık altın   madeninin kapatılması kararı 27 ꢁubat 1998 tarihinde, yani 13 Mayıs 1997 tarihli kararın   verilmesinden on ay sonra ve Đdare’ye kararın tebliğ edilmesinden dört ay sonra verilmiꢀtir.   Ayrıca, 1 Nisan 2000 tarihinde Baꢀbakan’ın müdahalesinin ardından değiꢀik   Bakanlıklar tarafından verilen izinlerin yasallığı hakkında uzun süren anlaꢀmazlığın tek   kaynağı, Đdare’nin yargı kararlarına ve ulusal mevzuata uymayı reddetmesidir. Ulusal   mahkemelerin vurguladıkları gibi sözkonusu izinler, Çevresel Etki Değerlendirmesi   Yönetmeliği’nin 6. maddesi gözönüne alındığında etki incelemesine dayanan iznin verilmesi   kararı olmadan hiçbir yasal temeli olamaz. Ayrıca hiç kimse, mahkemelerin iptal ettiği kararın   yerini alacak yeni bir kararın olduğunu ileri sürmemektedir.   AĐHM, Đdare’nin, hukuk Devleti’nin bir parçasını oluꢀturduğunu ve adaletin en iyi   ꢀekilde iꢀlemesinin Đdare’nin yararına olduğunu, eğer Đdare görevini yerine getirmekte   ihmalkarlıkta bulunursa veya yerine getirmeyi reddederse ya da geç yerine getirirse, yargıya   baꢀvuran kiꢀinin faydalandığı güvencelerin var olma nedenlerini kaybedeceğini   hatırlatmaktadır (Bkz. mutatis mutandis, Hornsby-Yunanistan, 19 Mart 1997 tarihli karar,   1997-II, s. 510-511, § 41).   Bu tespit zorunludur. Zira dava koꢀullarından, Türk mevzuatının sunduğu usul   güvencelerine ve adli kararlarla sözkonusu güvencelerin somutlaꢀtırılmasına karꢀın, Bakanlar   Kurulu’nun 29 Mart 2002 tarihinde, aleni olarak açıklanmayan bir kararla, 2001 yılının Nisan   ayında tekrar faaliyete geçen altın madeninin faaliyetlerine devam etmesine izin verdiği   açıkça ortaya çıkmaktadır. Böylece makamlar, baꢀvuranların elinde bulunan usul   güvencelerini, her türlü etkililiğinden yoksun bırakmıꢀlardır.   AĐHM, Savunmacı Devlet’in baꢀvuranların özel ve aile yaꢀamlarına saygı hakkını   güvence altına alma zorunluluğunu, AĐHS’nin 8. maddesine aykırı olarak yerine getirmediğini   tespit etmektedir.   Sonuç olarak bu hüküm ihlal edilmiꢀtir.   III. AĐHS’NĐN 6§1 MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar, Đdare’nin idari mahkeme kararlarına uymayı reddetmesinin medeni   hakları bakımından etkili adli koruma haklarını ihlal ettiğini iddia etmektedirler. Baꢀvuranlar   AĐHS’nin 6§1 maddesini ileri sürmektedirler.   AĐHM, Taꢀkın ve diğerleri kararında (§130-134), baꢀvuranların Türk hukuku   gereğince çevrenin ihlal edilmesine karꢀı korunma haklarının bulunduğunu savunulabilir bir   ꢀekilde ileri sürebileceğinden ve idari mahkemeler önündeki yargılamanın sonucunun   ilgililerin medeni hakları ile ilgili olduğundan dolayı, 6. maddenin bu duruma   uygulanabileceği sonucuna varmıꢀtır. Bu davada aynı durum sözkonusudur.   AĐHM, yukarıda belirtildiği üzere, Danıꢀtay’ın 13 Mayıs 1997 tarihinde verdiği   kararın, bu amaçla öngörülen süre zarfında yerine getirilmediğini tespit etmektedir.   Baꢀbakan’ın giriꢀimi üzerine Bakanlık izinlerine dayanan 13 Nisan 2001 tarihinde Ovacık   altın madeninin faaliyetlerinin yeniden baꢀlatılması kararının hiçbir yasal dayanağı yoktur ve   idari mahkemelerin de vurguladığı gibi yargı kararını dikkate almama anlamına gelmektedir.   Böyle bir durum ise, hukukun üstünlüğü ve adli kararların güvenliğine dayanan hukuk   Devleti’ne zarar vermektedir.   Yukarıdaki değerlendirmeleri gözönüne alarak, AĐHM, ulusal makamların Đzmir Đdare   Mahkemesi’nin 15 Ekim 1997 tarihinde verdiği ve 1 Nisan 1998 tarihinde Danıꢀtay   tarafından onanan kararına gerçekten ve makul süre içinde uymadıklarına ve böylece   AĐHS’nin 6§1 maddesinin her türlü etkililiğinden yoksun bırakıldığına kanaat getirmektedir.   Dolayısıyla AĐHS’nin 6§1 maddesi ihlal edilmiꢀtir.   III. AĐHS’NĐN 2 VE 13. MADDELERĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI HAKKINDA   Baꢀvuranlar, ulusal makamların siyanürle altın madeni iꢀletilmesine izin vermelerinin   ve bu makamların idari mahkemelerin verdiği kararlara uymayı reddetmelerinin sırasıyla   yaꢀam haklarını ve etkili adli koruma haklarını ihlal ettiğini savunmaktadırlar. Baꢀvuranlar   AĐHS’nin 2 ve 13. maddelerini ileri sürmektedirler.   AĐHM, bu ꢀikayetlerin özü itibariyle yukarıda değerlendirilen AĐHS’nin 8 ve 6§1   maddeleri açısından sunulan ꢀikayetlerle aynı olduklarını tespit etmektedir. Dolayısıyla   AĐHM, ꢀikayetleri ileri sürülen hükümler açısından ayrıca incelemeye gerek olmadığına   kanaat getirmektedir.   IV. AĐHS’NĐN 41. MADDESĐNĐN UYGULANMASI HAKKINDA   A. Tazminat   Baꢀvuranlar, her birinin uğradığı maddi ve manevi zararın 10.000 Euro olduğuna   kanidirler. Baꢀvuranlar madenin iꢀletilmesinden kaynaklanan birçok sağlık problemlerinin   bulunduğunu ifade etmektedirler. Aynı ꢀekilde baꢀvuranlar, hayvanlarını kaybetmeleri ve   bölgede büyük oranda zirai faaliyetlerin azalması nedeniyle mali zarara uğradıklarını   belirtmektedirler.   Hükümet, baꢀvuranların talebinin aꢀırı olduğu ve sebepsiz zenginleꢀmeye neden   olacağı kanaatindedir.   AĐHM, tespit edilen ihlaller arasında illiyet bağı ve baꢀvuranların maruz   kalabilecekleri herhangi bir maddi ya da fiziki zarar görmemektedir. Ayrıca dosyada bu   iddiayı destekleyecek hiçbir delil bulunmamaktadır. Dolayısıyla maddi ve fiziki zararla ilgili   iddiaları reddetmek uygun olacaktır.   AĐHM iddia edilen manevi zarar konusunda ise, incelenen olaylarla aynı olan olaylar   nedeniyle AĐHS’nin 6 ve 8. maddelerinin ihlal edildiği sonucuna varılan ilke kararını daha   önce verdiğini hatırlatmaktadır (Bkz. Taꢀkın ve diğerleri). Sonuç olarak ve dava koꢀullarını   gözönüne alarak, AĐHM hakkaniyete uygun olarak baꢀvuranların her birine 3.000 Euro   verilmesine karar vermektedir.   B. Masraf ve Harcamalar   Baꢀvuranlar, avukat ücreti olarak 146.300 Euro istemektedirler. Ayrıca miktar   belirtmeksizin ulusal mahkemeler ve AĐHM önünde yaptıkları masraf ve harcamaların   ödenmesini istemektedirler. Baꢀvuranlar taleplerine dayanak olarak hiçbir delil   sunmamaktadırlar.   Hükümet bu iddiaların aꢀırı olduğunu ve kanıtlanmadığını belirtmektedir.   AĐHM, AĐHS’nin 41. maddesi bakımından yalnızca gerçekten yapıldığı ve makul   tutarda olduğu ortaya konulan masrafların ödendiğini hatırlatmaktadır (Nikolova-Bulgaristan,   no: 31195/96, § 79, AĐHM 1999-II). Dolayısıyla AĐHM, masraf ve harcamalar adı altında   baꢀvuranlara toplu olarak 5.000 Euro verilmesinin makul olduğuna karar vermektedir.   C. Gecikme Faizi   Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına   uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBĐRLĐĞĐYLE,   1. Baꢀvurunun kabul edilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 8. maddesinin ihlal edilmiꢀ olduğuna;   3. AĐHS’nin 6. maddesinin ihlal edilmiꢀ olduğuna;   4. AĐHS’nin 2. ve 13. maddelerine yönelik ꢀikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek   olmadığına;   5. a) AĐHS’nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleꢀtiği tarihten itibaren 3 ay içinde,   ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere, Savunmacı   Hükümet’in,   i. manevi tazminat için her bir baꢀvurana 3.000 (üç bin) Euro,   ii. masraf ve harcamalar için baꢀvuranlara ortaklaꢀa 5.000 (beꢀ bin) Euro   iii. sözkonusu miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödemesine,   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet’in,   Avrupa Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eꢀit   oranda faiz uygulanmasına;   6. Adil tazmine iliꢀkin diğer taleplerin reddine;   karar vermiꢀtir.   Đꢀbu karar Fransızca olarak hazırlanmıꢀ ve AĐHM Đçtüzüğü’nün 77 §§ 2 ve 3 maddesi   gereğince 28 Mart 2006 tarihinde yazılı olarak bildirilmiꢀtir.   EK   BAꢀVURANLARIN LĐSTESĐ   23. Tahsin DURGUT   1. Ali ÖÇKAN   24. Mehmet PALABIYIK   25. Hasan ZEYBEK   26. Aydoğan AKBAꢁ   27. Halil KARAHAN   28. Yılmaz OR   2. Đrfan BĐLGĐN   3. Mesut KUZU   4. Đbrahim ÖNER   5. Fatma BĐLGĐN   6. Mustafa YOLDAꢁ   7. Selahattin YOLDAꢁ   8. Hüseyin ĐNCE   29. Sadife KARAHAN   30. Ahmet BARLAS   31. Mustafa ÇETĐN   9. Hanife ALDAꢁ   10. Ayꢀe ÖZKAN   11. Fatma ÇETĐN   32. Alahattin CEYLAN   33. Nurittin ÜNAL   34. Gülzade PALABIYIK   35. Halil ÇETĐN   12. Nezihe ESENOĞLU   13. Ekrem PARLAK   14. Hüseyin KOCABIYIK   15. Müsembe SAVCI   16. Ömer ÇETĐN   36. Sabahattin AKKAYA   37. Tarkan GÜRBÜZ   38. Halit YILMAZ   39. Yılmaz ACAR   17. Tacettin ALDAꢁ   18. Erol ÖZAKSU   19. Zeliha PARLAK   20. Hüseyin ZEYBEK   21. Süleyman BEKTAꢁ   22. Ali Rıza KURAL   40. Yeliz OR (GEZER)   41. Selma ÖZ (DOĞAN)   42. Yaꢀar KARAĞAÇ   43. Osman ALTIPARMAK   44. Mehmet AYMAN   45. Yasemin ĐKĐZ   70. Orhan ÇETĐN   46. Nurten OR   71. Mehmet GÜRBÜZ (ENVEROĞLU)   72. Đsmail GÜRBÜZ   73. Alaattin BĐLĐꢁĐK   74. Đrfan YORGUN   47. Saadet ĐKĐZ   48. Sıddıka ꢁAHĐN   49. Cemile GEÇKĐN   50. Halime DURGUT   51. Özlem KESKĐN   52. Niyazi KURAL   53. Ahmet BĐLĐꢁĐK   54. Yılmaz GÖKTAꢁ   55. Adnan ÖNER   75. Ahmet YORGUN   76. Erdal GÜMÜꢁ   77. M. Emin HOꢁYILMAZ   78. Cemil KORKMAZ   79. Đhsan ASLAN   80. Hasan KARAAĞAÇ   81. Mustafa HOꢁYILMAZ   82. Demirali YILMAZER   83. Medhi BIÇAKÇI   84. Abdurrahman BULUT   85. Hüseyin ÖZYILDIZ   86. Serkan HOꢁYILMAZ   87. Ergül KAYSI   56. Türkay AKBAꢁ   57. Ayꢀe KESKĐN   58. Mehmet Emin KARACAOĞLU   59. Münir ALDAꢁ   60. Cemal KILINÇ   61. Hamza KURAL   62. Yusuf KURAL   63. Mustafa UMAÇ   64. Baꢀak GENĐꢁ   88. Cemil BĐLGĐN   89. Fadıl ÇAMLAR   65. Taner UMAÇ   90. Saniye KOÇ   66. Sabahattin BĐLĐꢁĐK   67. Levent YORGUN   68. Hüseyin KURAL   69. Mehmet Mustafa ALTINTAꢁ   91. Hayriye HACIOĞLU   92. Adnan ASLAN   93. Sinan YILDIRIM   94. Ahmet ꢁerif KESKĐN     95. Teyfik KOÇ   120. Ayten BODUR   121. Đhsan BODUR   96. Güven GĐRGĐN   97. Sevim ÇANTAR   98. Đlyas ÇAKAR   122. Suyet ÜNEK   123. Ayꢀe ÇAKAR   99. Mustafa KÖROĞLU   100. Hüseyin ALDAꢁ   101. Galip ÇAMLAR   102. Ürküꢀ KÖROĞLU   103. Halise KARACAÇOĞLU   104. Fadime KARACAÇOĞLU   105. Fatma ÖZ   124. Yusuf ĐKĐZ   125. Zayide ÖZDEN   126. Hüseyin DOĞAN   127. Zafer AKÇĐT   128. Edip KĐRAY   129. Kemal KĐRAY   130. Fülzade PALABIYIK   131. Rüstem KURHAN   132. Yılmaz KĐRAY   133. Đsmet DOĞAN   134. Nazmi ÇAMLAR   135. Sabire ÇAMLAR   136. Hatice ÇAMLAR   137. Güney HACIOĞLU   138. Hüseyin DAL   106. Umran KARACAÇOĞLU   107. Kezban KARA   108. Naim DURAN   109. Mehmet GÖKÇEOĞLU   110. Emine ÖZKAN   111. Gülter BARLAS   112. Sevgi DURGUT (BIÇAK)   113. Hüseyin ÖÇKAN   114. Fatma SEZER   139. Hatica ALDAꢁ   140. Đbrahim YAMAN   141. Yeliz ÇAMLAR (GÜLSER)   142. Gülꢀen ÇAMLAR   143. Hasan ÇAMLAR   144. Erkan DURGUT   115. Gülay ĐNCE   116. Fatma BIÇAK   117. Cemile GEÇKĐN   118. Sırrı BODUR   119. Mehmet Emin ULUDAĞ     145. Fatma DAL   170. Nuran KURAL   146. Fatma AYNUR   147. Muharrem SEZER   148. Nesrin BODUR (GÜL)   149. Yusuf COꢁKUN   150. Kemal TOSUN   151. ꢁirin GĐRGĐN   171. Nergiz YORGUN   172. Fatma YORGUN   173. Fatma KURAL   174. Fatma ALTINTAꢁ   175. Yaꢀar TOPUZ   176. Đlyas YAMAN   152. Erdoğan KILIÇ   153. Đlknur PARLAS   154. Müꢀerref GÜRBÜZ   155. Nazan GÜRBÜZ   156. Ahmet GÜRBÜZ   157. Đbrahim YOLDAꢁ   158. Dudu TOSUN   177. Mehmet GÜRBÜZ   178. Mehmet KONUꢁKAN   179. ꢁerif Ahmet KAYSI   180. Levent AYMAN   181. Muhuttin AKOL   182. Abdullah ꢁĐVKA   183. Mehmet DOĞDU   184. Zeynel ÖZÇOBAN   185. Hasan SEVĐNÇ   186. ꢁuayyip DAL   159. Sefa DÖNMEZ   160. Musa PALAS   161. Havva DEMĐR (GÜRBÜZ)   162. Nazire GÜRBÜZ   163. Zülbiye ÇAĞLAYAN   164. Canel UMAÇ   187. Osman ERGAN   188. Hasan ENGĐN   189. Nurettin ÖZYILDIZ   190. Hüseyin AKGÜN AROL   191. Sadık ꢁĐMꢁĐR   165. Canan GÜRBÜZ   166. Zehra GÜRBÜZ   167. Gülizar UMAÇ   168. Dudu YILDIZ   192. ꢁükret SEVGENER   193. Ahmet ÜNALEROĞLU   194. Sezayi UÇAR   169. Đnci KURAL     195. Doğan GÜNGÜL   196. Hüseyin GENÇ   197. Recai ÖNEL   220. Mustafa SOLAK   221. Đsmail Hakkı EROL   222. Ramazan GÖKÇEOĞLU   223. Ayhan AKBAꢁ   224. Mehtap ÖZTÜRK   225. Đlhan ÖNER   198. Mehmet DĐKBAꢁ   199. Ömer DOĞDU   200. Alaattin TOPYANAK   201. Necati YARICI   202. Sezgin AYTAN   203. Ali Yücel ꢁAHĐN   204. Hasan AVCI   226. Erhan ÖNER   227. Mehmet ÖNER   228. Necip GÜLBEBEK   229. Feyyaz Fedridun ASLAN   230. Kadir YEꢁĐKAYA   231. Erdoğan ARAL   232. Nuri ÜNAL   205. Alper TANIK   206. Yahya ALTINTAꢁ   207. Mehmet CANDAN   208. Erhan GÜNDÜZ   209. Enver ATEꢁ   233. Celal Ahmet HOꢁYILMAZ   234. Abil ÜRKMEZ   235. Ayhan YETĐM   210. Nail ÇETĐN   211. Đlknur TUNALI   212. Hüseyin Avni ÖZER   213. Zühtü ALDAꢁ   236. Ali EROL   237. Mehmet EROL   238. Hasan KORKMAZ   239. Yusuf ASLAN   214. Bayram Ali DOĞAN   215. Abdurrahman ĐNCE   216. Mehmet ÖCKAN   217. Gülsüm BEKTAꢁ   218. Emin CANDAN   219. Abdulkadir KOCAMAZ   240. Alaettin EROL   241. Ramazan DAL   242. Ali Tahsin KÖSE   243. Özcan DURMAZ   244. Osman KOCAMAZ     245. Nazife KOCAMAZ   246. Arife KARACA   247. Ali KOCAMAZ   248. Süleyman KOCAMAZ   249. Semra GÖKÇEOĞLU   250. Ali Đhsan KARACA   251. Ayꢀe KARACA   252. Arife KARACA   253. Ali ADALI   270. Namık KARA   271. Kerim ꢁEN   272. Mehmet DOĞRUL   273. Mehmet Emin KURAL   274. ꢁemseddin ÖZDEMĐR   275. Cemil KURAL   276. Mehmet BODUR   277. Nevzat DURAN   278. Nail DURAN   254. Nuray ÖCKAN   279. Savaꢀ BODUR   280. Đbrahim EFTAL   281. Sedat GÜMÜꢁ   282. Musa KURAL   283. Zeynel AKKAY   284. Aydın ÇETĐN   255. Aysun KESKĐN   256. Muharrem KURHAN   257. Rıza ALTINTAꢁ   258. Meral ANDAꢁ   259. Kemal Ceylan AKÇĐT   260. Aynur KURHAN   261. Perihan ÖÇKAN   262. Fahrettin KESKĐN   263. Bedriye KESKĐN   264. Fatma KURAL   285. Nigar PALAS   286. ꢁener TAVLI   287. Ali ATILGAN   288. Necmi CEYLAN   289. Atlan KAYMAK   290. Erdem ÇOꢁKUN   291. Bayram BALTA   292. Arife KESKĐN   293. Yusuf KESKĐN   294. Hüseyin KESKĐN   265. Veli ANDAꢁ   266. Zeynel ALTINTAꢁ   267. Đsmail SARALĐOĞULLARI   268. Semiha KURAL   269. Yaꢀar DURMAZ     295. Serpil KILIÇ   296. Senem KILIÇ   297. Gülcan PALAS   298. Ramazan GĐRGĐN   299. Salih BAꢁKAYA   300. Veli KESKĐN   301. Menekꢀe KESKĐN   302. Serap KESKĐN   303. Canfide KILIÇ   304. Serpil AKÇAN   305. Hikmet GĐRGĐN   306. Hüseyin BAꢁKAYA   307. Gülhan KAYMAK   308. Celal Ahmet KAYMAK   309. Halil TAVLI   310. Đsmet BAꢁKAYA   311. Murat TAVLI   312. Muharrem PALAS   313. Fidan GÜLBALTA   314. Metin TOSUN   315. Hatice TOSUN   15

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło