47311/99

WyrokETPCz2003-10-09ECLI:CE:ECHR:2003:1009JUD004731199

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy sąd bezpieczeństwa państwa (DGM) z udziałem sędziego wojskowego spełnia wymóg niezawisłego i bezstronnego sądu z art. 6 ust. 1 Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał potwierdził swoją ugruntowaną linię orzeczniczą, zgodnie z którą sądy bezpieczeństwa państwa w Turcji, w skład których wchodzili sędziowie wojskowi, nie spełniały wymogów niezawisłego i bezstronnego sądu w rozumieniu art. 6 ust. 1 Konwencji. Obecność sędziego wojskowego w składzie sądu orzekającego w sprawie cywilnej, zwłaszcza w kontekście zarzutów związanych z przynależnością do organizacji nielegalnej, budziła uzasadnione obawy co do niezawisłości i bezstronności. Rząd nie przedstawił żadnych nowych argumentów ani dowodów, które mogłyby zmienić to ustalenie.
Stan faktyczny
Skarżący, Ertan Özkan, urodzony w 1978 roku, był studentem w Tokat. 26 sierpnia 1997 roku został aresztowany przez Wydział Antyterrorystyczny Policji w Tokat pod zarzutem członkostwa w nielegalnej organizacji TKP/ML-TİKKO. W jego miejscu zamieszkania znaleziono dokumenty wspierające tę organizację. Skarżący odmówił podpisania oświadczenia na policji. 10 grudnia 1997 roku Sąd Bezpieczeństwa Państwa w Ankarze skazał go na trzy lata i dziewięć miesięcy pozbawienia wolności za pomoc nielegalnej organizacji i posiadanie/rozpowszechnianie jej dokumentów. Wyrok ten został utrzymany w mocy przez Sąd Kasacyjny 9 listopada 1998 roku.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznał skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdził naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji w odniesieniu do niezawisłości i bezstronności Sądu Bezpieczeństwa Państwa w Ankarze. 3. Uznał, że nie ma potrzeby badania pozostałych zarzutów na podstawie art. 6 Konwencji. 4. Stwierdził, że samo stwierdzenie naruszenia jest wystarczającym zadośćuczynieniem. 5. Zasądził od Rządu pozwanego na rzecz skarżącego kwotę 2 000 EUR tytułem kosztów i wydatków. 6. Oddalił pozostałe żądania dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ   Ertan ÖZKAN - TÜRKİYE DA VASI   (Başvuru no: 47311/99)   NİHAİ KARARININ ÖZET ÇEVİRİSİ   STRASBOURG   Ekim 2003   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (47311/99) başvuru no'lu davanın   nedeni Ertan Özkan'ın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna 3 Mart 1999   tarihinde Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına   alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.   Başvuran Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul'da avukat E.   Çıtak tarafından temsil edilmektedir.   OLAYLAR   doğumlu Başvuran Ertan Özkan, olayların meydana geldiği sırada Tokat'ta   öğrenci imiş.   Ağustos 1997 tarihinde, başvuran yasadışı bir örgüt olan TKP/ML-TİKKO (Türkiye   Komünist Partisi/Marksist Leninist- TİKKO) üyesi olmakla Tokat Emniyet Müdürlüğü   Terörle Mücadele Şubesi tarafından tutuklanarak göz altına alınmışlardır. Başvuranın   ikametgahında yapılan aramalar sonucunda emniyet adıgeçen örgüt yanlısı belge ve   doküman bulmuştur. Başvuran gözaltı sırasında ifade tutanağını imzalamayı   reddetmiştir.   Ağustos 1997 tarihinde, başvuran ilk önce Tokat Cumhuriyet Savcılığında ifade   alınmış ve daha sonra Tokat Sulh Hakimi karşısına çıkarılmıştır.   Eylül 1997'de Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı TCK'nın 168   § 2 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesine dayanarak başvuranı   yasadışı örgüt TKP/ML-TİKKO mensubu olma suçu ile itham etmiş ve mahkumiyetini   istemiştir.   Cumhuriyet Savcısı 12 Kasım 1997 tarihli duruşmada sunmuş olduğu iddianamesinde   bu defa başvuranı TCK'nın 169. maddesine dayalı olarak yasadışı bir örgüte yardım   etme suçu ile itham etmiştir.   Ankara DGM, 10 Aralık 1997 tarihli kararı ile başvuranı TCK'nın 169. maddesine dayalı   olarak yasadışı bir örgüte yardım etme ve bu örgüte ait doküman bulundurma ve   dağıtma suçundan suçlu bulmuş ve adı geçeni üç yıl dokuz ay hapis cezasına   çarptırmıştır.   Kasım 1998'de Yargıtay 10 Aralık 1997 tarihli kararı onamıştır.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2003. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   HUKUK AÇISINDAN   I. AİHS'NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLMESİNE İLİŞKİN   Başvuran kendisini yargılayan ve mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin bir   yanda bünyesinde askeri hakimi bulundurması diğer yanda susma hakkını   kullanmak istediği halde poliste ifadesinin alınarak ve imzalatılması nedeniyle   «tarafsız ve bağımsız» bir mahkeme olarak kabul edilemeyeceğini iddia etmektedir.   Başvuran ayrıca Yargıtay'daki süreçte Cumhuriyet Başsavcısının görüşünün tebliğ   edilmemesi ve bu görüşe yanıt verememesi nedeniyle savunma haklarının   tanınmadığını savunmakta, AİHS'nin 6 §§ l ve 3. maddelerinin ihlal edildiğini ileri   sürmektedir.   A. Kabul edilebilirlik üzerine   Hükümet AİHM'den Devlet Güvenlik Mahkemesinin yapısıyla ilgili şikayetin altı ay   kuralına uyulmadığı gerekçesiyle reddetmesi talebinde bulunmaktadır. Hükümet   başvuranın DGM'nin 10 Aralık 1997'de almış olduğu karardan itibaren altı ay   içerisinde başvuruda bulunması gerektiğini dile getirmiştir. Oysa başvuran   başvurusunu 3 Mart 1999'da yapmıştır.   AİHM, benzer şikayetlerin Özdemir-Türkiye davasında da dile getirildiğini   hatırlatmış, (sözü edilen karar, § 26) bu neticeyi değiştirecek hiçbir unsur   bulamadığı sonucuna varmıştır. Dolayısıyla Hükümetin yapmış olduğu itiraz   reddedilmektedir.   AİHM, mahkemenin bu yöndeki içtihatları (Bkz. özellikle Çıraklar-Türkiye kararı, 28   Ekim 1998, 1998-VII) ve mahkemeye sunulan unsurlar ışığında başvurunun esas   bakımından incelenmesi gerektiğine itibar etmekte ve başvuruyu kabul edilemez   bulmak için bir gerekçe bulunmadığını ifade etmektedir.   B. Esasa ilişkin   1. Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığına ve tarafsızlığına ilişkin   Mahkeme daha önceki kararlarda buna benzer pek çok şikayetlerin dile getirildiğini   ve bunların AİHS'nin 6 § l maddesinin ihlal edildiği yönünde sonuçlandırıldığını   ortaya koymaktadır. (Bkz. söz edilen Özel kararı, §§ 33-34, ve Özdemir kararı, §§   35-36).   AİHM, mevcut davada Hükümetin davanın seyrini farklı şekilde sonuçlandıracak   hiçbir tespiti ve delili sunmadığını incelemekte olup bunun yanı sıra başvuranın   aralarında askeri bir hakimin de yer aldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin TCK'ya   dayalı olarak yapmış olduğu yargılama hususunda endişe duymasının anlaşılabilir   olduğu kanısındadır. Üstelik Devlet Güvenlik Mahkemesinin davanın gerekçesine   yabancı mülahazalar ışığında başvuran hakkında sebepsiz bir yargı kararı aldığı   sonucu çıkmaktadır. Bu nedenle başvuranın bu yargı makamının tarafsız ve   bağımsız olmadığı yönündeki şüphelerinin dikkate alınması gerekmektedir, (sözü   edilen Incal kararı s. 1573, § 72 ).   AİHM, başvuranı yargılayıp mahkum eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin AİHS'nin 6   § 1 maddesinde yer alan bağımsız ve tarafsız bir mahkeme niteliğini taşımadığı   sonucuna varmaktadır.   2. Cezai yargılama sürecine ilişkin   Hükümet bir ihlalin olduğu iddiasına karşı çıkmaktadır.   AİHM, benzer olaylarda tarafsızlıktan ve bağımsızlıktan yoksun bir mahkemenin adil   ve hakkaniyete uygun bir yargılama sürecini garanti altına alamayacağım   hatırlatmaktadır.   Başvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlal   edildiğinin tespiti ışığında Mahkeme mevcut şikayeti incelemeye gerek   duymamaktadır (Bkz. diğerleri arasında sözü edilen Çıraklar karan, s. 3074, §§ 44-   45).   II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI   AİHS'nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.   A. Maddi ve manevi tazminat   Başvuran uğramış olduğu maddi zararın tazminini Mahkemenin takdirine bıraktığını   savunmakta ve manevi tazminat için 20.000 Euro talep etmektedir.   Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.   İddia edilen maddi tazminata ilişkin olarak AİHM, Devlet Güvenlik Mahkemesi   önündeki sürecin Sözleşmenin ihlali ile sonuçlanmadığı haller üzerinde durmadığını   kaydederek başvurana bu yönde bir tazminat ödenmesine gerek olmadığını ifade   etmektedir. (Findlay-İngiltere karan, 25 Şubat 1997, s.284, § 85).   Manevi tazminatla ilgili olarak Mahkeme, olayların koşullan dikkate alındığında ihlal   kararının tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna karar vermiştir, (söz   edilen Çıraklar kararı, s. 3074, § 49).   B. Masraf ve harcamalar   Başvuran, AİHM nezdinde yapmış olduğu masraf ve harcamalara ilişkin 10.000 Euro   talep etmekte, bu yönde bir kanıt sunmamaktadır.   Hükümet bu miktara karşı çıkmaktadır.   Mahkemenin bu konudaki içtihadı doğrultusunda AİHM, başvurana hakkaniyete   uygun olarak 2.000 Euro ödenmesini kararlaştırmıştır.   C. Temerrüt Faizi   AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı %3 'lük bir   faiz oranının uygulanacağını belirtmektedir.   BU SEBEPLERDEN DOLAYI MAHKEME OYBİRLİĞİYLE,   1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna ;   2. Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin bağımsızlığına ve tarafsızlığına ilişkin   AİHS'nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine ;   3. AİHS'nin 6. maddesine ilişkin diğer şikayetlerin incelenmesine gerek olmadığına ;   4. mevcut kararın adil tazmin için başlı başına yeterli bir karar olduğuna ;   5. a) AİHS'nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay   içinde, miktara yansıtılabilecek KDV, pul, harç ve masraflarla birlikte, ödeme   tarihindeki döviz kuru üzerinden T.L.'ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümetin   başvurana masraf ve harcamalar için 2.000 (iki bin) Euro ödemesine;   b) Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, sözkonusu sürenin   bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar, Hükümetin, Avrupa Merkez   Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizi   uygulamasına;   6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;   KARAR VERMİŞTİR.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3.   maddelerine uygun olarak 9 Ekim 2003 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło