47628/99
WyrokETPCz2006-02-02ECLI:CE:ECHR:2006:0202JUD004762899
Analiza orzeczenia
Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.
Zagadnienie prawne
Czy turecki Państwowy Sąd Bezpieczeństwa (DGM), w którego składzie zasiadał sędzia wojskowy, stanowił „bezstronny i niezawisły sąd” w rozumieniu art. 6 ust. 1 Europejskiej Konwencji Praw Człowieka?Ratio decidendi
Trybunał potwierdził swoją ugruntowaną linię orzeczniczą, zgodnie z którą obecność sędziego wojskowego w składzie Państwowego Sądu Bezpieczeństwa (DGM) w Turcji, orzekającego w sprawach dotyczących bezpieczeństwa narodowego, budzi obiektywne i uzasadnione wątpliwości co do bezstronności i niezawisłości tego sądu. Skarżący miał prawo obawiać się, że sąd ten może być kierowany ocenami sprzecznymi z charakterem takich spraw, co narusza prawo do rzetelnego procesu sądowego zagwarantowane w art. 6 ust. 1 Konwencji.Stan faktyczny
Skarżący, Ali Engin Yurtsever, urodzony w 1966 roku, został aresztowany 12 kwietnia 1995 roku w Ankarze w związku z operacją przeciwko nielegalnej organizacji zbrojnej DHKP/C. Został oskarżony o przynależność do tej organizacji. W dniu 27 lutego 1997 roku Państwowy Sąd Bezpieczeństwa w Ankarze (DGM), w którego składzie zasiadał sędzia wojskowy, skazał go na dwanaście lat i sześć miesięcy pozbawienia wolności. Wyrok ten został zatwierdzony przez Sąd Kasacyjny 13 lipca 1998 roku.Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie:
1. Stwierdza naruszenie art. 6 ust. 1 Konwencji.
2. Stwierdza, że samo ustalenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową.
3. Zasądza na rzecz skarżącego kwotę 1 000 EUR na pokrycie kosztów i wydatków.
4. Oddala pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.Pełny tekst orzeczenia
CONSEIL DE
L'EUROPE
AVRUPA
KONSEYİ
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
YURTSEVER - TÜRKİYE DAVASI
(Başvuru no:47628/99)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG ŞUBAT 2006
İşbu karar Sözleşme’nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde
kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
______________________________________________________________________________________
© T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2006. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan
Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,
davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile
Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak
suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 47628/99 başvuru no’lu davanın nedeni, Türk
vatandaşı Ali Engin Yurtsever’in (Başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) Kasım 1998 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi’nin
(AİHS) eski 25. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuran, Ankara Barosu
avukatlarından Ş. Sarıhan tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR doğumlu başvuran, başvuruyu yaptığı sırada Afyon Cezaevi’nde yatmaktaydı.
Başvuran, 12 Nisan 1995 tarihinde, Ankara Emniyet Müdürlüğü polisleri tarafından
yasadışı silahlı örgüt DHKP/C’ye karşı yürütülen operasyonlar çerçevesinde yakalanarak
gözaltına alınmıştır. Başvuran bu örgüte mensup olmakla suçlanmıştır.
Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) yedek hakimi, 26 Nisan 1995 tarihinde,
başvuranı dinledikten sonra, tutuklanmasına karar vermiştir.
DGM Cumhuriyet Başsavcısı, 13 Haziran 1995 tarihli iddianameyle, başvuranla
beraber, sözkonusu örgüte üye olmakla suçlanan birçok kişi aleyhinde ceza davası
başlatmıştır. Cumhuriyet Başsavcısı, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 168§2 ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddelerinin uygulanmasını istemiştir.
Biri askeri hakim olmak üzere üç hakimden oluşan DGM, 27 Şubat 1997 tarihli
kararla, başvuranı, kendisine atılı olaylardan suçlu bulmuş ve on iki yıl altı ay hapis cezasına
çarptırmıştır.
Yargıtay, 13 Temmuz 1998 tarihli kararla 27 Şubat 1997 tarihli kararı onamıştır.
HUKUK AÇISINDAN
I. AİHS’NİN 6§1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, kendisini yargılayan ve mahkum eden Ankara DGM’nin, bünyesinde bir
askeri hakim bulunması nedeniyle kendisine adil yargılanmayı garanti edecek “tarafsız ve
bağımsız bir mahkeme” olmadığını savunmaktadır. Başvuran AİHS’nin 6§1 maddesinin ihlal
edildiğini ileri sürmektedir.
AİHM, bu durumda ortaya çıkan sorunlara benzer sorunları birçok kez irdelemiş ve
AİHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (Bkz. Özel, §§33-34 ve 6 Şubat 2003
tarihli Özdemir-Türkiye kararı, no: 59659/00, §§35-36, 6 Şubat 2003).
AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in, sözkonusu durumda farklı bir sonuca
ulaştırabilecek ne bir olay ne de bir argüman sunduğunu gözlemlemektedir. “Milli Güvenlik”e
ilişkin suçlar hakkında DGM’ye çıkarılan başvuran, aralarında askeri hakimin de bulunduğu
mahkeme heyeti önüne çıkmaktan çekinmesinin anlayışla karşılanacağını belirtmektedir. Bu
nedenden dolayı, başvuran, DGM’nin bu türden davalara ters düşen değerlendirmelerle haksız
yere yönlendirilmelerine izin vermesinden haklı olarak çekinmektedir. Böylece, bu
mahkemenin tarafsızlığı ve bağımsızlığı hakkında başvuran tarafından duyulan şüpheler
objektif olarak kanıtlanmaktadır. (Incal-Türkiye, 9 Haziran 1998 tarihli karar, 1998- IV,
S.1573, §72 in fine).
AİHM, başvuranı yargıladığı ve mahkum ettiği sırada Ankara DGM’nin, AİHS’nin
6§1 maddesi uyarınca tarafsız ve bağımsız bir mahkeme olmadığı sonucuna varmaktadır.
Dolayısıyla bu hüküm ihlal edilmiştir.
II. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Maddi ve Manevi Tazminat
Başvuran, 124.804 Euro tutarında maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmektedir.
İddia edilen maddi zarara ilişkin olarak AİHM, AİHS’ye aykırılık mevcut
olmadığında, DGM önünde sonuçlanan yargılama usulünün sonucu üzerinde değerlendirmeye
gitmez. Sonuç olarak başvurana bu bağlamda tazminat verilmesine gerek yoktur (Bkz.
Findlay-İngiltere, 25 Şubat 1997 tarihli karar, 1997-I, s.284, § 85).
İddia edilen manevi zarara gelince AİHM, dava şartlarında, tespit edilen ihlalin
hakkaniyetli bir tatmin oluşturduğuna dikkati çekmektedir (Çıraklar-Türkiye, 28 Ekim 1998
tarihli karar, 1998-VII, s. 3074, § 49).
AİHM, bir başvuran hakkında verilen mahkumiyetin, 6 § 1 maddesine göre tarafsız ve
bağımsız olmayan bir mahkeme tarafından verildiği görüşüne vardığında, prensip olarak en
uygun tazminin, zamanında, tarafsız ve bağımsız bir mahkeme tarafından başvuranı yeniden
yargılamanın olacağı kanaatine varmaktadır (sözüedilen Gençel, § 27).
B. Masraf ve Harcamalar
Başvuran, AİHM ve ulusal mahkemeler önünde yaptığı masraf ve harcamalar için
3.774 Euro istemektedir.
Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir.
AİHM, konu hakkında elinde bulunan unsurlar ve içtihadını gözönünde bulundurarak,
yapılan bütün masraflar için 1.000 Euro tutarının başvurana ödenmesinin uygun olacağına
kanaat getirmektedir.
C. Gecikme Faizi
Gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın marjinal kredi kolaylıklarına
uyguladığı faiz oranına üç puan eklenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. AİHS’nin 6§1 maddesinin ihlal edildiğine;
2. Mevcut kararın tek başına manevi tazminat için yeterli adli tazmin oluşturduğuna;
3. a) Bu kararın, AİHS’nin 44§2 maddesine göre kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde
ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL’ye çevrilmek üzere Savunmacı Hükümet’in,
miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak başvurana masraf ve harcamalar
için 1.000 (bin ) Euro ödemesine;
b) Belirtilen süre bitiminden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için, yukarıda
belirtilen tutara, Avrupa Merkez Bankası’nın kredi faiz oranına üç puan eklemek suretiyle
gecikme faizi uygulanmasına;
4. Hakkaniyete uygun tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve 2 Şubat 2006 tarihinde, İçtüzüğün 77.
maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
4
© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło