48262/99

WyrokETPCz2005-05-31ECLI:CE:ECHR:2005:0531JUD004826299

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie odszkodowania za wywłaszczone grunty oraz niewystarczające odsetki w warunkach wysokiej inflacji naruszyły prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał stwierdził, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania, zasądzonego przez sądy krajowe, było przypisane władzom odpowiedzialnym za wywłaszczenie i spowodowało dodatkową stratę dla skarżących w odniesieniu do ich wywłaszczonej ziemi. W połączeniu z długością całego postępowania sądowego, to opóźnienie spowodowało, że skarżący ponieśli osobiste i nadmierne obciążenie, które zakłóciło sprawiedliwą równowagę między interesem publicznym a prawem do poszanowania mienia. Trybunał odwołał się do swojego wcześniejszego orzecznictwa, w którym stwierdzano naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 w podobnych okolicznościach, gdzie wysoka inflacja i niewystarczające odsetki prowadziły do znacznej deprecjacji wartości odszkodowania.
Stan faktyczny
Skarżący, Ali Aslangiray, Fatma Özbilge i Gülsüm Özbilge, wnieśli pozwy przeciwko Generalnej Dyrekcji Dróg w Turcji w 1993 roku, twierdząc, że ich grunty zostały bezprawnie wywłaszczone pod budowę tamy bez wypłaty odszkodowania. Po długotrwałym postępowaniu sądowym, które trwało około ośmiu lat, sądy krajowe zasądziły odszkodowanie wraz z odsetkami. Administracja wypłaciła należne kwoty w listopadzie 1998 roku. Skarżący skarżyli się, że wartość odszkodowania uległa znacznej deprecjacji z powodu wysokiej inflacji w Turcji i niewystarczających odsetek za zwłokę, co stanowiło naruszenie ich prawa do poszanowania mienia.
Rozstrzygnięcie
ETPCz jednogłośnie: 1. Stwierdza, że skarga jest dopuszczalna. 2. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji. 3. Uznaje za zbędne rozpatrywanie zarzutu z art. 6 ust. 1 Konwencji. 4. Uznaje za zbędne rozpatrywanie zarzutu z art. 14 Konwencji. 5. Stwierdzenie naruszenia stanowi wystarczające zadośćuczynienie za szkodę niemajątkową. 6. Zasądza odszkodowanie materialne: Ali Aslangiray 340 Euro, Fatma Özbilge 235 Euro, Gülsüm Özbilge 480 Euro, wraz z odsetkami za zwłokę. 7. Oddala pozostałą część roszczeń skarżących o słuszne zadośćuczynienie.

Pełny tekst orzeczenia

COUNCIL   AVRUPA   OF EUROPE   KONSEYİ   AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ   DÖRDÜNCÜ DAĐRE   ASLANGĐRAY VE DĐĞERLERĐ – TÜRKĐYE DAVASI   (Baꢀvuru no: 48262/99)   KARAR   STRAZBURG   Mayıs 2005   NĐHAĐ   12.10.2005   Bu karar, AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Üzerinde ꢀekle iliꢀkin   değiꢀiklik yapılabilir.   ______________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan   Hakları Genel Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri,   davanın adının tam olarak belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile   Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak   suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   Aslangiray ve Diğerleri – Türkiye Davası’nda,   Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi (Dördüncü Daire),   Baꢀkan Nicolas BRATZA   Yargıçlar, R.TÜRMEN,   K. TRAJA,   S. PAVLOVSKI,   L. GARLICKI,   L. MIJOVIC,   J. SIKUTA ve   Bölüm Sekreteri M. O’BOYLE’un katılımı ile 10 Mayıs 2005 tarihinde kapalı   oturumda toplanmıꢀ ve anılan tarihte izleyen kararı vermiꢀtir:   USUL   1.Dava, Ali Aslangiray, Fatma Özbilge ve Gülsüm Özbilge isimli üç Türk vatandaꢀı   (“baꢀvuranlar”) tarafından 4 Mayıs 1999 tarihinde, Đnsan Hakları ve Temel Özgürlükler   Sözleꢀmesi’nin (“Sözleꢀme”) 34. maddesine dayanarak Türkiye aleyhine AĐHM’ye yapılan   baꢀvurudan (no. 48262/99) kaynaklanmaktadır.   2. Baꢀvuranlar, Ankara Barosu’na bağlı R.T. Bektaꢀ isili avukat tarafından temsil   edilmiꢀlerdir. Türk Hükümeti, (“Hükümet”), AĐHM’deki yargılamalar için bir Ajan tayin   etmemiꢀtir.   3.8 Temmuz 2004 tarihinde, AĐHM, baꢀvuruyu kısmen kabuledilmez bulmuꢀ ve   artırma bedeline iliꢀkin yetersiz faize, yetkililerin artırma bedeli ödenmesindeki gecikmesine,   iꢀlemlerin uzunluğuna, Devlet’e olan Devletçe ödenecek borçların faiz oranları arasındaki   farklar ve Devlet borçlarının icra iꢀlemlerine tabi olmaması gerçeğine iliꢀkin ꢀikayeti   Hükümet’e bildirmeye karar vermiꢀtir. AĐHS’nin 29 § 3. maddesinin hükümlerince   baꢀvurunun esaslarını, kabuledilebilirliği ile aynı anda incelemeye karar vermiꢀtir.   OLAYLAR   I.DAVA ꢁARTLARI   4.19 Temmuz 1993 tarihinde, baꢀvuranlar, Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi’nde   Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhinde ayrı ayrı davalar açmıꢀtır. Baraj inꢀaatı için herhangi   bir ödeme yapılmaksızın arsalarına kanunsuz olarak el konulduğunu iddia etmiꢀ ve bunun   tazmin edilmesini talep etmiꢀlerdir.   5.2 Aralık 1993 tarihinde, Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi, bir bilirkiꢀi heyetinin   baꢀvuranların arsasının değerlendirmesini yaptığından ve Tapu’da arsanın maliki olarak adı   geçenlere yetkililer tarafından ilgili meblağ ödendiğinden, davaların baꢀvuranların arsalarına   kanunsuz olarak el konulmasından kaynaklanan tazmin taleplerinden ziyade,   kamulaꢀtırmadan kaynaklanan tazminat talepleri olarak nitelendirilmesi gerektiğine karar   vermiꢀtir. Mahkeme, idarenin, arsaların baraj suları altında kaldığı tarih olan 1986’dan   itibaren geçerli olmak üzere, baꢀvuranlara, artırma bedeli ile yasal faiz oranının ödenmesine   kara vermiꢀtir.   6.6 Ekim 1994 tarihinde, Yargıtay, birinci derece mahkemesinin kararlarını bozmuꢀ ve   davaların kamulaꢀtırmadan kaynaklanan tazmin talebi olarak nitelendirilemeyeceğine   hükmetmiꢀtir. Baꢀvuranlar, Yargıtay kararlarının düzeltilmesini talep etmiꢀtir.   7.7 Mart 1995 tarihinde, Yargıtay, kararlarını düzeltmiꢀ ve davaların kamulaꢀtırmadan   kaynaklanan tazminat talepleri olarak nitelendirilebileceğine hükmetmiꢀtir. Birinci derece   mahkemesinin kararlarını, yalnızca yasal faiz oranının iꢀlemeye baꢀladığı tarih bağlamında   onamıꢀtır.   8.9 Ekim 1997 tarihinde, birinci derece mahkemesi, Yargıtay’ın kararına uymuꢀtur.   Buna göre, taꢀınmazın mülkiyetinin Karayolları Genel Müdürlüğü’ne geçtiği 19 Ağustos 1993   tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, idarenin, Ali Aslangiray, Fatma Özbilge ve Gülsüm   Özbilge’ye sırasıyla 303,510,000 TL (yaklaꢀık 1,540 Euro), 216,503,800 TL (yaklaꢀık 1,100   Euro) ve 424,914,000 TL (yaklaꢀık 2,155 Euro) ve yasal faiz oranını ödemesine karar   vermiꢀtir. Karayolları Genel Müdürlüğü temyize gitmiꢀtir.   9.17 Mart 1998 tarihinde, Yargıtay, Baskil Asliye Mahkemesi’nin kararlarını   onamıꢀtır.   10.2 Nisan 1998 tarihinde, Yargıtay, kararları baꢀvuranlara bildirilmiꢀtir.   11.11 Kasım 1998 tarihinde, idare, ödenmesi gereken miktarları faiziyle birlikte   baꢀvuranlara ödemiꢀtir.   II.ĐLGĐLĐ ĐÇ HUKUK VE UYGULAMASI   12.Đlgili iç hukuk ve uygulaması, Akkuꢀ – Türkiye davasında izah edilmiꢀtir (9   Temmuz 1997 kararı, Reports of Judgments and Decisions, 1997-IV, §§ 13-16).   HUKUK   I.1 NO’LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   13.Baꢀvuranlar, yaklaꢀık sekiz yıl sürmüꢀ olan mahkeme iꢀlemlerinden sonra,   kamulaꢀtırma için yetkililerden alabildikleri artırma bedelinin değerinin düꢀtüğünü, zira   ödenebilen gecikme faizinin Türkiye’deki yüksek enflasyon oranına paralel olmadığını ileri   sürerek ꢀikayetçi olmuꢀlardır. 1 no’lu Protokol’ün 1. maddesine atıfta bulunmuꢀlardır. Bu   maddeye göre:   “Her gerçek ve tüzel kiꢀinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı   vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koꢀullara ve   uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.   Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını   düzenlemek veya vergilerin ya da baꢀka katkıların veya para cezalarının ödenmesini   sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel   getirmez.”   A. Kabuledilebilirlik   14. Hükümet, AĐHM’den öncelikle, AĐHS’nin 35. maddesi uyarınca altı aylık zaman   limiti kuralına uyulmaması nedeniyle baꢀvurunun kabuledilemez olduğuna karar verip   reddetmesini istemiꢀtir. Sözkonusu madde uyarınca, sözkonusu zaman, 17 Mart 1998   tarihinden itibaren iꢀlemeye baꢀlamalıdır. Ancak baꢀvuranlar, 4 Mayıs 1999 tarihine kadar,   nihai yerel karardan yaklaꢀık on dört ay sonra, baꢀvurularını AĐHM’ye sunmuꢀlardır.   15. AĐHM, huzurunda sunulan ꢀikayetin, yalnızca yetkili makamların, ek tazminatı   ödeme hususundaki gecikmelerine ve bunun sonucunda baꢀvuranların maruz bırakılmıꢀ   oldukları zarara iliꢀkin olduğunu belirtmiꢀtir.   16. Ödeme, nihayet, 11 Kasım 1998 tarihinde yetkili makamlarca yapılmıꢀtır.   Baꢀvuranlar, baꢀvurularını 4 Mayıs 1999 tarihinde AĐHM’ye sunarak AĐHS’nin 35.   maddesine uymuꢀlardır. Sözkonusu ilk itiraz, bu nedenle reddedilmelidir.   17. Ayrıca Hükümet, Borçlar Kanunu’nun 105. maddesi bağlamında mevcut iç hukuk   yolunu uygun ꢀekilde kullanmamıꢀ olmaları nedeniyle baꢀvuranların, AĐHS’nin 35.   maddesince öngörülen iç hukuk yollarını tüketmemiꢀ olduklarını ileri sürmüꢀtür. Sözkonusu   madde uyarınca, kayıpların, gecikme faizi miktarından fazla olduğu tespit edilmiꢀ olsaydı, ek   tazminatın ödenmesindeki gecikme sonucu uğradıklarını iddia ettikleri kayıplar için tazminat   almaları uygun olurdu.   18. AĐHM, Aka/Türkiye davasında benzer bir ilk itirazı reddetmiꢀ olduğunu gözlemler   (23 Eylül 1998 tarihli karar, Raporlar 1997-VI, sayfa 2678-79, §§ 34-37). Sözkonusu davada   aksini yapmak için bir gerekçe görmemektedir ve bu nedenle, Hükümet’in itirazını reddeder.   19. Đçtihadında oluꢀturduğu ilkeler (bkz., diğer içtihatlar yanında, Akkuꢀ) ve huzurunda   sunulan deliller ıꢀığında, sözkonusu ꢀikayetin esasları hususunda incelenmesi gerektiğine ve   kabuledilemez olduğu sonucuna varmak için gerekçe olmadığına karar vermiꢀtir.   B. Esaslar   20. AĐHM, sözkonusu davada ortaya çıkan esaslara benzer esasların değerlendirildiği   birçok davada 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edilmiꢀ olduğunu tespit etmiꢀtir (bkz.   Akkuꢀ, sayfa 1317, § 31 ve Aka, sayfa 2682, §§ 50-51).   21. Hükümet tarafından sunulan delilleri ve iddiaları inceleyen AĐHM, önceki   davalarda varmıꢀ olduğu sonuçlardan farklı bir sonuca varması için gerekçe olmadığı   kanısındadır. Yerel mahkemelerce ödenmesine karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki   gecikmenin, kamulaꢀtırmadan sorumlu makama atfedilebileceğini ve baꢀvuranın,   kamulaꢀtırılan toprağına ek bir kayba uğramasına neden olduğunu tespit etmiꢀtir. Sözkonusu   gecikme ve bir bütün olarak dava iꢀlemlerinin uzunluğu sonucunda AĐHM, baꢀvuranların,   umumi menfaatler ve mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı   arasında kurulması gereken adil dengeyi sarsan kiꢀisel ve haddinden fazla bir yük taꢀımak   durumunda kaldıkları sonucuna varmıꢀtır.   22. Sonuç olarak, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi ihlal edilmiꢀtir.   II. AĐHS’NĐN 6 § 1. MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLMĐꢁ OLDUĞU ĐDDĐASI   23. Baꢀvuranlar, AĐHS’nin 6 § 1. maddesine dayanarak dava iꢀlemlerinin, makul   olmayan mertebede uzun olması hususunda ꢀikayette bulunmuꢀlardır.   A. Kabuledilebilirlik   24. AĐHM, sözkonusu ꢀikayetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelden   yoksun olduğunu belirtmiꢀtir. Ayrıca, baꢀka bir gerekçeye dayalı olarak kabuledilemez   olmadığı sonucuna varmıꢀtır.   B. Esaslar   25. 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca tespit ettikleri ıꢀığında AĐHM, davanın 6   § 1. madde uyarınca incelenmesinin gerekli olmadığı kanısına varmıꢀtır.   III. 1 NO.LU PROTOKOL’ÜN 1. MADDESĐ ĐLE BĐRLĐKTE AĐHS’NĐN 14.   MADDESĐNĐN ĐHLAL EDĐLDĐĞĐ ĐDDĐASI   26. Baꢀvuranlar, 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi ile birlikte AĐHS’nin 14. maddesi’ne   dayanarak, Devlet’e olan borçların faiz oranı ile sözkonusu tarihteki vadesi geçmiꢀ Devlet   borçlarının faizi arasındaki fark sonucu Devlet’in lehine ortaya çıkan istisnai durum ve Devlet   borçlarının, teminatsız borçlar gibi icra usulüne tabi olmaması hususunda ꢀikayette   bulunmuꢀtur.   A. Kabuledilebilirlik   27. AĐHM, sözkonusu ꢀikayetin AĐHS’nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelden   yoksun olmadığını belirtmiꢀtir. Ayrıca, baꢀka bir gerekçeye dayalı olarak kabuledilemez   olmadığı sonucuna varmıꢀtır.   B. Esaslar   28. 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi bağlamında tespit ettikleri ıꢀığında AĐHM,   davanın 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi ile birlikte AĐHS’nin 14. maddesi uyarınca ayrıca   incelenmesinin gerekli olmadığı kanısındadır.   IV.   AVRUPA   ĐNSAN   HAKLARI SÖZLEꢁMESĐ’NĐN   41.   MADDESĐNĐN   UYGULANMASI   29. AĐHS’nin 41. maddesi ꢀöyledir:   “Mahkeme iꢀbu Sözleꢀme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek   Sözleꢀmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği   takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”   A. Maddi ve manevi tazminat   30. Baꢀvuranlar, maddi zarar karꢀılığında genel toplamda 313.298 ABD Doları   (yaklaꢀık 244.380 Euro) tazminat talep etmiꢀlerdir. Ayrıca, 1.500.000 ABD Doları (yaklaꢀık   1.170.050 Euro) manevi zarar tazminatı talep etmiꢀlerdir.   31. Hükümet onların taleplerine itiraz etmiꢀtir.   32. AĐHM, Akkuꢀ kararında (yukarıda anılan, ss. 2683-84, §§ 55-56) olduğu gibi aynı   hesaplama yöntemini kullanarak ve ilgili ekonomik verileri göz önünde tutarak, Ali   Aslangiray, Fatma Özbilge ve Gülsüm Özbilge’ye, sırasıyla, 340 Euro, 235 Euro ve 480 Euro   maddi tazminat ödenmesine karar verir.   33. AĐHM, baꢀvuranların uğradığı herhangi bir manevi zarara karꢀı, ihlal tespitinin   baꢀlı baꢀına yeterli tazmin oluꢀturduğunu değerlendirir.   B. Mahkeme masrafları   34. Baꢀvuran, AĐHM huzurundaki iꢀlemlere iliꢀkin herhangi bir mahkeme masrafının   ödenmesini talep etmemiꢀtir.   C. Gecikme faizi   35. AĐHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere   uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun   olduğuna karar verir.   BU SEBEPLERLE AĐHM, OYBĐRLĐĞĐ ĐLE   1. Baꢀvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. AĐHS’nin 1 No.’lu Protokol’ünün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. AĐHS’nin 6 § 1.maddesi uyarınca olan ꢀikayeti incelemenin gereksiz olduğuna;   4. AĐHS’nin 14.maddesi uyarınca olan ꢀikayeti incelemenin gereksiz olduğuna;   5. Đhlal tespitinin manevi zarara karꢀı yeterli bir tazmin oluꢀturduğuna;   6. a) Sorumlu Devlet’in, aꢀağıdaki miktarları, AĐHS’nin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın   kesinleꢀtiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde tabi olabilecek, damga vergisi   veya gümrük vergileri her türlü vergiyle birlikte, ödeme günündeki kur üzerinden Yeni   Türk Lirası’na dönüꢀtürmek üzere ödemesine:   (i) Ali Aslangiray’a 340 Euro (üç yüz kırk Euro) maddi tazminat;   (ii) Fatma Özbilge’ye 235 Euro (iki yüz otuz beꢀ Euro) maddi tazminat;   (iii) Gülsüm Özbilge’ye 480 Euro (dört yüz seksen Euro) maddi tazminat;   b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin aꢀılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için   yukarıdaki miktarlara Avrupa Merkez Bankası’nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç   puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;   7. Baꢀvuranların adil tazmin talebinin kalanının reddine   KARAR VERMĐꢁTĐR.   Đngilizce olarak hazırlanmıꢀ ve Mahkeme Đç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesi   uyarınca 31 Mayıs 2005 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiꢀtir.   Michael O’BOYLE   Sekreter   Nicolas BRATZA   Baꢀkan   7

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło