48719/99

WyrokETPCz2005-04-14ECLI:CE:ECHR:2005:0414JUD004871999

Analiza orzeczenia

Sekcja wygenerowana przez AI na podstawie treści orzeczenia — nie stanowi cytatu.

Zagadnienie prawne
Czy opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczone grunty, wraz z niewystarczającymi odsetkami za zwłokę w warunkach wysokiej inflacji, naruszyło prawo do poszanowania mienia z art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji?
Ratio decidendi
Trybunał uznał, że opóźnienie w wypłacie dodatkowego odszkodowania za wywłaszczone grunty, zasądzonego przez sądy krajowe, stanowiło dodatkową szkodę dla skarżącego, niezależną od samego wywłaszczenia. W kontekście wysokiej inflacji w Turcji i niewystarczających odsetek za zwłokę, Trybunał stwierdził, że skarżący został obciążony nadmiernym i nieproporcjonalnym ciężarem, co naruszyło wymóg zachowania sprawiedliwej równowagi między interesem ogólnym a ochroną prawa własności. Trybunał odwołał się do swojego wcześniejszego orzecznictwa w podobnych sprawach, w których stwierdzano naruszenie art. 1 Protokołu nr 1.
Stan faktyczny
Skarżący, Emrullah H., był właścicielem sześciu działek w Ordu, które w 1990 roku zostały wywłaszczone przez Generalną Dyrekcję Urzędu Gruntów pod budowę strefy przemysłowej. Otrzymał odszkodowanie, które uznał za niewystarczające, w związku z czym wniósł sprawę do sądu krajowego o podwyższenie kwoty. Sąd zasądził dodatkowe odszkodowanie wraz z 30% rocznymi odsetkami za zwłokę, a decyzję tę podtrzymał Sąd Kasacyjny. Dodatkowe odszkodowanie zostało wypłacone skarżącemu dopiero w 1998 roku, co w warunkach wysokiej inflacji w Turcji, zdaniem skarżącego, naruszyło jego prawo własności.
Rozstrzygnięcie
Trybunał jednogłośnie: 1. Uznaje skargę za dopuszczalną. 2. Stwierdza naruszenie art. 1 Protokołu nr 1 do Konwencji. 3. Zasądza od Państwa pozwanego na rzecz skarżącego 100 552 EUR tytułem szkody majątkowej oraz 500 EUR tytułem kosztów i wydatków, płatne w ciągu trzech miesięcy od daty uprawomocnienia się wyroku, wraz z odsetkami za zwłokę. 4. Oddala pozostałe roszczenia dotyczące słusznego zadośćuczynienia.

Pełny tekst orzeczenia

CONSEIL DE   L'EUROPE   AVRUPA   KONSEYİ   EMRULLAH HATTATOĞLU/TÜRKİYE DAVASI   (Başvuru No: 48719/99)   Strazburg   Nisan 2005   Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (48719/99) başvuru no’lu davanın nedeni,   Emrullah H.’nin (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na (Komisyon) 28 Ocak 1998 tarihinde   Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) eski 25. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.   Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul Barosu avukatlarından   M.B. H. tarafından temsil edilmektedir.   Başvuranın 6 Haziran 1999 tarihinde vefat etmesi üzerine, mirasçıları Neriman K., Asuman A.,   Murat Bülent H. ve Zeynep D. Hattatoğlu Ö., başvuranın yerine ve onun adına bu davayı sürdürmek   istediklerini belirtmişlerdir. Pratik nedenlerden dolayı mevcut davada Emrullah H.’den “başvuran”   olarak bahsedilecektir.   OLAYLAR   Davanın Koşulları   Başvuran Ordu’da altı adet arsa sahibidir. 1990 yılında Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü (İdare)   tarafından sanayi bölgesi yapımı için bu arsalar kamulaştırılmış, ardından aynı kurumun belirlediği   kamulaştırma bedeli başvurana ödenmiştir.   İdare tarafından ödenen tutarı yetersiz bulan başvuran, Ordu Asliye Hukuk Mahkemesi’ne,   kamulaştırma bedelinin yükseltilmesi talebiyle dava açmıştır. Mahkeme başvuranı haklı bularak İdare   tarafından başvurana, mülkün devir tarihinden itibaren işlemek üzere yıllık 30% oranında gecikme   faiziyle birlikte ek tazminat ödenmesine karar vermiştir. Yargıtay verilen bu kararı onamıştır.   Nisan ve 4 Mayıs 1998 tarihlerinde İdare başvurana, toplam 2.470.464.534 TL. (yaklaşık 9.287   Euro) ödeme yapmıştır.   HUKUK AÇISINDAN   I. 1 NO’LU EK PROTOKOL’UN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA   Başvuran, İdare’nin ek kamulaştırma bedelini ödemede gecikmesi ve Türkiye’deki yüksek   enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizi nedeniyle mülkiyet hakkının   korunmadığından şikâyetçi olmakta ve bu bağlamda, I No’lu ek Protokol’un 1. maddesinin ihlal   edildiğini iddia etmektedir.   A. Kabuledilebilirlik Hakkında   AİHM, içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle Akkuş, adıgeçen karar) ve elindeki   mevcut unsurların tümü gözönüne alındığında, başvurunun esastan incelenmesi gerektiği kanaatine   varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi ile karşılaşılmadığını tespit etmiştir.   B. Esas Hakkında   AİHM daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da incelemiş ve   I No’lu ek Protokol’un 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz., Akkuş, adıgeçen karar, s.   1310, §§ 30-31 ve Aka, adıgeçen karar, s. 2682, §§ 50-51).   AİHM mevcut davayı incelemiş ve Hükümet’in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir   tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre kamulaştırmayı   yapan idare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın ödenmesindeki gecikme,   başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha sokmuştur. Sözkonusu   davanın toplam fiili süresi ile ikiye katlanan bu gecikme, AİHM’yi, başvuranın genel yararın   gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında mevcut olması gereken adil dengeyi   ________________________________________________________________________________________________   © T.C. Dışişleri Bakanlığı, 2005. Bu gayrıresmi özet çeviri Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve İnsan Hakları Genel   Müdür Yardımcılığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Bu çeviri, davanın adının tam olarak   belirtilmiş olması ve yukarıdaki telif hakkı bilgisiyle beraber olması koşulu ile Dışişleri Bakanlığı Avrupa Konseyi ve   İnsan Hakları Genel Müdür Yardımcılığı’na atıfta bulunmak suretiyle ticari olmayan amaçlarla alıntılanabilir.   bozan, alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk   etmektedir.   Sonuç olarak AİHM, I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.   III. AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA   AİHS’nin 41. maddesinde yer alan unsurlar.   A. Maddi ve Manevi Tazminat   Başvuran 365.000 Euro değerinde maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmektedir.   Hükümet bu iddialara karşı çıkmaktadır.   AİHM, Akkuş (adıgeçen karar, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) kararında benimsenen hesaplama   yöntemini gözönünde bulundurarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında, başvurana maddi tazminat   olarak 100.552 (yüz bin beşyüz elliiki) Euro ödenmesine karar vermiştir.   Manevi tazminat hususunda ise AİHM, mevcut dava koşullarında, bir ihlalin varlığının tespitinin   adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna kanaat getirmiştir.   B. Masraf ve harcamalar   Başvuran aynı zamanda, AİHM tarafından verilecek olan tutarın %15’ine denk düşen, Sözleşme   organları nezdinde yaptığı masraf ve harcamaların ödenmesini talep etmektedir.   Hükümet bu konuyu AİHM’nin takdirine bırakmaktadır.   Mahkemenin bu konudaki içtihadı ve mevcut unsurlar doğrultusunda, AİHM, başvurana tüm   masraflarla birlikte 500 (beşyüz) Euro ödenmesinin makul olduğuna kanaat getirmiştir.   C. Gecikme faizi   AİHM, Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı faizden % 3 oranında fazla   gecikme faizi uygulanacağını belirtmektedir.   BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,   1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;   2. I No’lu Ek Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;   3. a) AİHS’nin 44§2 maddesi uyarınca, kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme   tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek KDV,   pul, harç ve masraflarla birlikte, Savunmacı Devlet tarafından başvurana:   i. maddi tazminat için 100.552 (yüz bin beşyüz elliiki) Euro ödemesine,   ii. masraf ve harcamalar için 500 (beşyüz) Euro ödemesine;   b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Hükümetin, Avrupa   Merkez Bankası’nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faizi   uygulamasına;   4. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;   Karar vermiştir.   İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHM’nin iç tüzüğünün 77§§ 2 ve 3 maddesine uygun   olarak 14 Nisan 2005 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.

© Rada Europy / Europejski Trybunał Praw Człowieka, źródło: HUDOC (hudoc.echr.coe.int), pozyskano 13.07.2026. · Źródło